Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ

ve leḳad āteynā benī isrāīle l-kitābe ve l-Hukme ve n-nubuvvete ve razeḳnāhum mine T-Tayyibāti ve feDDelnāhum ǎlā l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اٰتَيْنَاāteynāا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbiz verdik
3بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarına
4اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
5الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
6وَالْحُكْمَve l-Hukmeح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.ve hüküm
7وَالنُّبُوَّةَve n-nubuvveteن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberve kastedilen/bilinen nebilik
8وَرَزَقْنَاهُمْve razeḳnāhumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.ve onları besledik
9مِنَmine
10الطَّيِّبَاتِT-Tayyibātiط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzel rızıklarla
11وَفَضَّلْنَاهُمْve feDDelnāhumف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekve onları üstün kıldık
12عَلَىǎlāüzerine
13الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, İsrailoğullarına kitap ve hüküm ve peygamberlik verdik ve onları, temiz şeylerle rızıklandırdık ve âlemlere üstün ettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, İsrailoğullarına kitap ve hüküm ve peygamberlik verdik ve onları, temiz şeylerle rızıklandırdık ve âlemlere üstün ettik.

Adem Uğur

Andolsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları dünyalara üstün kıldık.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki İsrailoğullarına Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini, Hikmeti ve Nübüvveti verdik, onları tertemiz yaşam gıdalarıyla besledik ve kendilerini (bunlardan yoksun) alemlere (insanlara) üstün tuttuk.

Ahmet Tekin

Andolsun, biz, İsrâiloğulları’na kitabı, Tevrat’ı; hikmete dayalı hükümranlığı, icra ve yargı yetkisini, şeriatı ve peygamberliği vermiştik. Onlara, temizinden, helâlinden, sağlıklısından rızık ve servetler ihsan etmiştik. Onları âlemlere, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağdaki ve bölgedeki insanlara üstün kılmıştık.

Ahmet Varol

Andolsun biz, İsrail oğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, vaktiyle İsraîloğullarına kitab, hikmet ve peygamber vermiştik. Kendilerini pâk rızıklardan da rızıklandırmıştık. Hem onları, (bulundukları devirde) âlemlerin üstüne faziletli kılmıştık.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, İsrailoğullarına, hem Kitap hem bilgelik hem de peygamberlik verdik. Temiz şeylerle onları geçindirdik. Üstelik onları, evrenlere üstün kılmıştık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, İsrailoğulları'na kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.

Bekir Sadak

And olsun ki Biz, Irailogullarina Kitap, hukum ve peygamberlik verdik; onlari temiz seylerle riziklandirdik; onlari dunyalara ustun kildik.

Celal Yıldırım

And olsun ki, İsrail oğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları iyi-temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları (o çağda yaşayan mevcut) milletlerden üstünkıldık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz, şüphesiz İsrâiloğulları’na da kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları güzel şeylerle rızıklandırdık ve kendilerini diğer topluluklardan üstün kıldık.

Diyanet İşleri

Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyalara üstün kıldık.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları dünyalara üstün kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıştık. Ve onları âlemlerden üstün kılmıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz vaktiyle İsrail oğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Kendilerini temiz rızıklardan rızıklandırmıştık ve alemlerin üstüne geçirmiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için, biz vaktıyle Beni İsraile kitab vermiş, huküm vermiş, nübüvvet vermiştik ve kendilerini pak rızıklardan merzuk kılmıştık, hem alemlerin üstüne geçirmiştik.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, hüküm ve nebilik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, hüküm ve nebilik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.

Fizilal-il Kuran

Andolsun ki biz İsrailoğullarına kitab, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyada üstün kıldık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz biz, İsrail oğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları âlemlere üstün kıldık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz İsrail oğullarına kitab, hukum ve peyğamberlik vermiş, onlara tertemiz rızıklardar vermiş, onları (zamanlarında) alemlerin üstüne çıkarmış idik.

Hasib Asutay

Andolsun, İsrailoğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları âlemlere üstün kıldık. (6) (6. Kendi zamanlarında.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, İsrâiloğullarına kitab, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve kendilerini (o zamanki) âlemlere üstün kıldık.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, İsrailoğullarına kitabı, hükmü ve nübüvveti vermiştik. Onları temiz şeylerden rızıklandırmış ve dünyalara üstün kılmıştık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, (doğru) hüküm (verme yeteneği) ve peygamberlik vermiştik. Onlara temiz şeylerden rızık vermiş ve onları âlemlere (inançsızlara) üstün kılmıştık.

Muhammed Esed

Doğrusu Biz, İsrailoğulları'na (da) vahiy, hikmet ve peygamberlik verdik, onları hayatın güzel nimetleriyle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz İsrailoğullarına da vahyi, iktidarı ve peygamberliği vermiş, onlara iyi ve temiz rızıklar bahşetmiş ve onları (vahyi hayata taşımakla görevlendirip kendi zamanlarının) tüm toplumlarından üstün tutmuştuk.

Ömer Nasuhi Bilmen

Celâlim hakkı için İsrailoğullarına kitap ve hükmü nübüvvet vermiştik ve onları tertemiz şeylerden merzûk etmiştik ve onları âlemlerin üstüne müreccâh kılmıştık.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz İsrâiloğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları âlemlere üstün kıldık.

Suat Yıldırım

Gerçekten Biz İsrailoğullarına, kitap, hükümranlık, hikmet ve nübüvvet verdik. Onları helâl ve has nimetlerle rızıklandırdık ve onları diğer insanlara üstün kıldık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, İsrail oğullarına Kitap, hüküm (hikmet, hükümranlık) ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Şurası kesin ki İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve nebilik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve çağdaşlarına üstün kılmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve nebilik verdik. Onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları çağdaşlarından üstün kıldık.

Şaban Piriş

İsrailoğullarına da kitap, hikmet ve peygamberlik vermiştik. Onları iyi şeylerle rızıklandırmış ve toplumlara üstün kılmıştık.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerden rızıklandırdık ve onları alemlere karşı üstün kıldık.

Ümit Şimşek

Biz İsrailoğullarına da kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları güzel ve temiz nimetlerle rızıklandırdık ve o zamanın milletlerine üstün kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz, İsrailoğullarına Kitap'ı, hükmetme gücünü, peygamberliği verdik, onları temiz yiyeceklerden rızıklandırdık ve kendilerini alemler üzerine imtiyazlı kıldık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz İsrail oğullarına Kitab, hökmranlıq və peyğəmbərlik bəxş etmiş, onlara pak nemətlərdən ruzi vermiş və onları aləmlərdən üstün etmişdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz İsrail oğullarına Kitab, hikmət (Tövratda olmayan hökmlər, yaxud mübahisəli məsələləri ədalətlə həll etmək bacarığı) və peyğəmbərlik əta etmiş, onlara pak neʼmətlərdən ruzi vermiş və onları aləmlərə (zəmanələrindəki bəşər övladına) üstün etmişdik.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben den Kindern Israels das Buch (die Thora), das Urteilsvermögen und das Prophetentum gegeben. Wir versorgten sie mit schönen Gütern und bevorzugten sie vor den Völkern der Welt.

Almanca — Der Edle Quran

Wir gaben ja den Kindern Israʹils die Schrift, das Urteil und das Prophetentum und versorgten sie von den guten Dingen und bevorzugten sie vor den (anderen) Weltenbewohnern.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits ließen WIR den Kindern Israils die Schrift, die Weisheit und die Prophetenschaft zuteil werden, WIR gewährten ihnen Rizq von den Tayyibat , und WIR bevorzugten sie vor den (anderen) Menschen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah asserts: " We gave Bani-Israel (the Children of Israel) the Book and authority and soundness of judgment in the choice of means and ends and bestowed on them the Divine prerogative of Prophethood, We provided them with victuals of the various good and wholesome kinds of provisions, and they wore Our favour to the end that We preferred them above all peoples*. (At the time when idolatry and aetheism prevailed)

Abdul Haleem

We gave scripture, wisdom, and prophethood to the Children of Israel; We provided them with good things and favoured them above others;

Abdullah Yusuf Ali

We did aforetime grant to the Children of Israel the Book the Power of Command, and Prophethood; We gave them, for Sustenance, things good and pure; and We favoured them above the nations.

Abul A'la Maududi

Indeed We endowed the Children of Israel with the Book and Wisdom and Prophethood, and provided them with good things as sustenance, and exalted them above the peoples of the whole world.

Aisha Bewley

We gave the Book and Judgement and Prophethood to the tribe of Israel and provided them with good things and favoured them over all other people.

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave the Children of Israel the Scripture, and the understanding of the Scripture and its laws, and the Prophethood; and provided them with good things, and preferred them above the ‘Âlamîn (mankind and jinn of their time, during that period),

Ali Quli Qarai

Certainly We gave the Children of Israel the Book, judgement and prophethood and We provided them with all the good things, and We gave them an advantage over all the nations,

Amatul Rahman Omar

And indeed We gave the Children of Israel the Scripture (of mosaic law) and power of judgment and prophethood, and provided them with good and pure things and exalted them over the contemporary peoples.

Arthur John Arberry

Indeed, We gave the Children of Israel the Book, the Judgment, and the Prophethood, and We provided them with good things, and We preferred them above all beings.

Bijan Moeinian

I (God) gave the Jews the Scripture, Divine criteria for judgment and Prophet hood. I showered them with good things of life and made them superior [in account of their prescribed style of life] to other nations.

E. Henry Palmer

And we did bring the children of Israel the Book and judgment and prophecy, and we provided them with good things, and preferred them above the worlds.

Edip-Layth

We had given the Children of Israel the book and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.

George Sale

We gave unto the children of Israel the book of the law, and wisdom, and prophecy; and We fed them with good things, and preferred them above all nations:

Hamid S. Aziz

And certainly We gave the Book and the Wisdom and the Prophecy to the children of Israel, and We gave them of the goodly things, and We made them excel over other nations.

Mahmoud Ghali

And indeed We already brought the Seeds (Or: sons) of Israel) the Book, and the Judgment, and the Prophethood, and We provided them with good things, and We graced them over the worlds.

Marmaduke Pickthall

And verily we gave the Children of Israel the Scripture and the Command and the Prophethood, and provided them with good things and favoured them above (all) peoples;

Mohamed Ahmed - Samira

We gave the children of Israel the Book, and the judgement and the prophethood, provided them with good things, favoured them over other people,

Muhammad Asad

AND, INDEED, [already] unto the children of Israel did We vouchsafe revelation, and wisdom, and prophethood; and We provided for them sustenance out of the good things of life, and favoured them above all other people [of their time].

Mustafa Khattab

Indeed, We gave the Children of Israel the Scripture, wisdom, and prophethood; granted them good, lawful provisions; and favoured them above the others.[1]

Progressive Muslims

And We had given the Children of Israel the Scripture, and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.

Sahih International

And We did certainly give the Children of Israel the Scripture and judgement and prophethood, and We provided them with good things and preferred them over the worlds.

Sam Gerrans

And We gave the children of Israel the Writ, and judgment, and prophethood, and provided them with good things, and favoured them above all mankind,

Shabbir Ahmed

And, indeed, We gave to the Children of Israel the Scripture, the Rule and a succession of Prophets, and provided them with good things and bestowed upon them bounties more than other nations of the time. (3:78), (6:90).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We gave the Children of Israel the Book (Torah, the Scripture, its Jewish Laws) and understanding and prophet hood; And We gave them good and pure things for living; And We chose them above the nations,

Taqi Usmani

We gave the children of Isrā’īl the book and the wisdom and the prophet-hood, and provided them with good things, and preferred them above all (people of) the world,

The Monotheist Group

And We had given the Children of Israel the Book, and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons effectivement apporté aux Enfants dʹIsraël le Livre, la sagesse, la prophétie, et leur avons attribué de bonnes choses, et les préférâmes aux autres humains (leurs contemporains);

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be Me kitêb, desthilatî û pêxemberî daye zarûyên Îsraîl û Me ew bi tiştê pak û helal risqdar kirin û me ew di ser xelkê (heyama wan) re girtin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben aan de Israëlieten het boek, de oordeelskracht en het profeetschap gegeven, Wij hebben met goede dingen in hun onderhoud voorzien en Wij hebben hen boven de wereldbewoners verkozen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij gaven den kinderen Israëls het boek der wet, de wijsheid en de profetie, en wij voedden hen met goede dingen en verkozen hen boven alle natiën.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de Kinderen van Israël de Schrift (de Taurât) en de heerschappij en het profeetschap gegeven. En Wij hebben hun van het goede voorzien en Wij hebben hen boven de volkeren (die toen leefden) bevoorrecht.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И Я [Аллах] клянусь, что) Мы даровали потомкам Исраила [пророка Йакуба] книгу [Тору], закон (по которому решаются спорные вопросы между людьми) и пророчество [то, что к ним были посланы большинство пророков из потомков пророка Ибрахима], и даровали Мы удел им из благих (видов пропитания), и предпочли их над (теми) мирами [людьми, которые жили в их время] (посылая к ним много пророков и ниспосылая книги от Аллаха).

Rusça — Osmanov

Прежде Мы даровали сынам Исраила писание, мудрость и пророчество, наделили их благами и возвысили над обитателями миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI GAV Israels barn Skriften och rätt att styra och döma (i enlighet med Guds lag) och Vi lät profeter uppstå bland dem; och Vi sörjde för dem med goda och nyttiga ting och Vi visade dem sådan nåd som Vi inte har visat något annat folk.