İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَرِينَ
ke ƶālike ve evraṧnāhā ḳavmen āḣarīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Böyle işte ve onları mîras verdik bir başka topluluğa.
Abdulkadir Gölpınarlı
Böyle işte ve onları mîras verdik bir başka topluluğa.
Adem Uğur
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.
Ahmed Hulusi
İşte böyle. . . Onları başka bir topluma miras kıldık.
Ahmet Tekin
İşte böylece, biz onların servetlerini başka kavimlere, miras olarak devrettik.
Ahmet Varol
İşte böyle. Biz onları başka bir topluluğa miras bıraktık.
Ali Bulaç
İşte böyle; Biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik.
Ali Fikri Yavuz
İşte bize isyan edenlere böyle yaparız. Onların mülklerini başka bir kavme miras bıraktık.
Ali Rıza Safa
İşte böyle oldu. Ve tüm bunlara, başka bir toplumu kalıtçı yaptık.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz de bıraktıklarına başka bir toplumu mirasçı kıldık.
Bekir Sadak
Bu boyledir; onlari baska bir millete miras biraktik.
Celal Yıldırım
Evet bu böyledir. O nimetleri başka bir millete mîras bıraktık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte böyle oldu. Biz de bunları başka bir topluluğa miras olarak verdik.
Diyanet İşleri
İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
Diyanet İşleri (eski)
Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık.
Diyanet Vakfi
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Evet öyle (oldu) ve onları hep başka bir topluluğa miras kıldık!
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet öyle ve hep onları başka bir kavma miras kıldık
Erhan Aktaş
Böylece, sonraki halkı onlara mirasçı kıldık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Böylece, sonraki halkı onlara mirasçı kıldık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece, sonraki halkı onlara mirasçı kıldık.
Fizilal-il Kuran
İşte böyle oldu ve biz onları başka bir topluma miras verdik.
Gültekin Onan
İşte böyle; biz bunları başka bir kavme miras olarak verdik.
Hamdi Döndüren
İşte böyle, biz de onları başka bir topluma miras verdik.
Hasan Basri Çantay
İşte (emir) böyledir. Biz (bütün) bunları başka başka kavmler) e miras verdik.
Hasib Asutay
İşte böyle! Biz onları başka bir topluma miras bıraktık.
Hayrat Neşriyat
İşte böyle! Artık onları, başka bir kavme (İsrâiloğullarına) mîras bıraktık.
İbni Kesir
İşte böyle. Onlara başka kavimleri mirasçı kıldık.
Mehmet Okuyan
İşte böylece onları (o nimetleri) başka bir topluma miras bırakmıştık.
Muhammed Esed
İşte böyle oldu. Ve (sonra) başka bir toplumu (onların geride bıraktıklarına) varis kıldık;
Mustafa İslamoğlu
işte böylece (geride kalmış) oldu. Sonuçta Biz, onların bıraktıklarına başka toplulukları mirasçı kıldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte böyle oldu ve onları başkalar olan bir kavme miras kıldık.
Ömer Öngüt
Bu böyle oldu. Biz de onları başka bir kavme miras bıraktık.
Suat Yıldırım
(28-29) İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi.
Süleyman Ateş
İşte böyle oldu ve biz onları başka bir topluma miras verdik.
Süleymaniye Vakfı
İşte böyle oldu. Biz onları diğer halka (İsrailoğullarına) miras bıraktık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hepsi geride kaldı. Biz de onları başka bir halka (İsrailoğullarına) verdik.
Şaban Piriş
İşte böyle... Onu bir başka topluma miras bıraktık.
Tefhim-ul Kuran
İşte böyle; biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik.
Ümit Şimşek
Bütün bunlara Biz başka bir halkı vâris yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bax belə! Biz o nemətlərə başqalarını varis etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Onları) belə (cəzalandırdıq) və ona (onların sərvətlərinə, mülklərinə) başqalarını (İsrail oğullarını) varis etdik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So wurden sie bestraft, und so gab Gott ihren Besitz anderen Menschen zum Erbe.
Almanca — Der Edle Quran
So (war es). Und Wir gaben es anderen Leuten zum Erbe.
Almanca — M. A. Rassoul
So geschah es, daß Wir all dies einem anderen Volk zum Erbe gaben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Solcherart! Und WIR überließen diese anderen Leuten zum Erbe.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Thus did We put another people of a different race and creed in possession and made them the heirs, whereas their name was the only inheritance they left.
Abdul Haleem
We gave these to another people to inherit.
Abdullah Yusuf Ali
Thus (was their end)! And We made other people inherit (those things)!
Abul A'la Maududi
Thus it was; and We made another people inherit all that.
Aisha Bewley
So it was. Yet We bequeathed these things to another people.
Al-Hilali & Khan
Thus (it was)! And We made other people inherit them (i.e. We made the Children of Israel to inherit the kingdom of Egypt).
Ali Quli Qarai
So it was; and We bequeathed them to another people.
Amatul Rahman Omar
That is how it shall happen (now with the rejecters of the prophet). And We gave all such things to another people.
Arthur John Arberry
Even so; and We bequeathed them upon another people.
Bijan Moeinian
All the above God made to be inherited by other people.
E. Henry Palmer
Thus - and we gave them for an inheritance to another people.
Edip-Layth
Thus it was; and We caused another people to inherit it.
George Sale
Thus We dispossessed them thereof; and We gave the same for an inheritance unto another people.
Hamid S. Aziz
Thus it was, and We gave them as a heritage to another people.
Mahmoud Ghali
Thus (it was); and We made another people to inherit (these favors).
Marmaduke Pickthall
Even so (it was), and We made it an inheritance for other folk;
Mohamed Ahmed - Samira
Thus it was; and We passed them on to another people.
Muhammad Asad
Thus it was. And [then] We made another people heirs [to what they had left],
Mustafa Khattab
So it was. And We awarded it ˹all˺ to another people.
Progressive Muslims
Thus it was!; and We caused another people to inherit it.
Sahih International
Thus. And We caused to inherit it another people.
Sam Gerrans
Thus! And We gave it as an inheritance to another people.
Shabbir Ahmed
Thus it was! And We made another people heirs. (26:59-63).
Syed Vickar Ahamed
Like this (was their end)! And We made other people take over (those things they left behind)!
Taqi Usmani
This is how it happened. And We made other people inherit all this.
The Monotheist Group
Thus it was; and We caused another people to inherit it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il en fut ainsi et Nous fîmes quʹun autre peuple en hérita.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Rewş wiha ya û me miletekî din kire warisê wan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zo was het. En Wij lieten andere mensen het beërven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zoo ontnamen wij hun het bezit daarvan, en wij gaven het, als eene erfenis, aan een ander volk.
Hollandaca — Siregar
Zo is het. En Wij hebben het een ander volk doen erven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Вот так (наказывает Аллах тех, кто проявляет неверие в Аллаха и не благодарит Его за дарованные Им блага)! И даровали Мы это [эти блага] (после Фараона и его приспешников) в наследие другим людям [потомкам Исраила].
Rusça — Osmanov
И все это Мы даровали в наследство другим народам.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Så (blev deras öde)! Och Vi lät andra ärva det (som de lämnade efter sig).