İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ
rabbenā kşif ǎnnā l-ǎƶābe innā mu'minūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, bizden azâbı, gider, şüphe yok ki inandık biz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Rabbimiz, bizden azâbı, gider, şüphe yok ki inandık biz.
Adem Uğur
(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
Ahmed Hulusi
"Rabbimiz! Azap veren halden bizi çıkar; doğrusu biz iman edenleriz (artık)!"
Ahmet Tekin
O gün insanlar felâketi görünce: 'Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.' derler.
Ahmet Varol
'Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz.'
Ali Bulaç
"Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz."
Ali Fikri Yavuz
(Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”
Ali Rıza Safa
"Efendimiz! Cezayı bizden kaldır; kuşkusuz inandık!"
Bayraktar Bayraklı
İnsanlar, "Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz" derler.
Bekir Sadak
Insanlar: «Rabbimiz! Bu azabi bizden kaldir; dogrusu artik biz inananlariz» derler.
Celal Yıldırım
Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; çünkü elbette biz imân edenler olacağız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Rabbimiz, üzerimizden azabı kaldır, bizler artık inanmaktayız” (diyecekler).
Diyanet İşleri
İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
Diyanet İşleri (eski)
İnsanlar: 'Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız' derler.
Diyanet Vakfi
(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O gün insanlar: «Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz» derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
"Ey Rabbimiz, bizden bu azabı aç; çünkü biz inanıyoruz." diyecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbena! bizden bu azabı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler
Erhan Aktaş
"Rabb'imiz! Azabı bizden kaldır. Kuşkusuz biz iman edenleriz."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Rabb'imiz! Azabı bizden kaldır. Kuşkusuz biz inananlarız."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Rabb'imiz! Azabı bizden kaldır. Kuşkusuz biz inananlarız."
Fizilal-il Kuran
«Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz» derler.
Gültekin Onan
"Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider çünkü biz (artık) inançlılarız."
Hamdi Döndüren
(O gün insanlar), “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz.” (derler).
Hasan Basri Çantay
"Ey Rabbimiz, bizden bu azabı açıb kaldır. Çünkü biz iman edeceğiz".
Hasib Asutay
(Müşrikler), 'Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz ' (derler).
Hayrat Neşriyat
(O zaman insanlar:) 'Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz' (derler).
İbni Kesir
Rabbımız; bu azabı bizden kaldır. Doğrusu biz, artık mü'minleriz.
Mehmet Okuyan
(İşte o zaman inkârcılar:) “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır! Şüphesiz ki biz (artık) inanıyoruz.” (diyecekler).
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz (artık Sana) inanıyoruz!" (dedirten).
Mustafa İslamoğlu
Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanmış bulunuyoruz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.
Ömer Öngüt
"Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, doğrusu biz artık iman ediyoruz. " (derler).
Suat Yıldırım
İşte o zaman insanlar: "Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz!" derler.
Süleyman Ateş
"Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
Süleymaniye Vakfı
(Şöyle diyecekler:) "Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır; biz kesinlikle inanan kimseleriz!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Sahibimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır; artık biz gerçekten inanacağız."
Şaban Piriş
-Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.
Tefhim-ul Kuran
«Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.»
Ümit Şimşek
'Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz' derler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz, kaldır bizden bu azabı. Biz gerçekten müminleriz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar: “Ey Rəbbimiz! Bizi bu əzabdan qurtar, biz də iman gətirək”– deyəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Belə bir bəlaya uğrayan müşriklər deyəcəklər:) ″Ey Rəbbimiz! Bizi bu əzabdan qurtar. Biz, həqiqətən iman gətirəcəyik!″ (Məkkə müşriklərinin bu yalvarışından sonra Peyğəmbər əleyhissəlam Allaha dua etmiş, Allah da onları həmin bəladan qurtarmışdı. Lakin müşriklərin çoxu öz sözünün üstündə durmamışdı).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Befreie uns von dieser Strafe, so werden wir glauben!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
ʺUnser Herr, nimm die Strafe von uns hinweg; wir sind (jetzt) ja gläubig.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
ʺUnser Herr, nimm die Pein von uns ; wir wollen glauben.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺUnser HERR, nimm von uns die Peinigung weg! Gewiß, wir sind Mumin.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Thence they shall plead with Allah for alleviating their distress: " O Allah, our Creator ", they shall say: "deliver us from what is burdensome and exhausting to the mind and we will submit and believe with hearts reflecting religious and spiritual virtues".
Abdul Haleem
Lord relieve us from this torment! We believe!’
Abdullah Yusuf Ali
(They will say:) "Our Lord! remove the Penalty from us, for we do really believe!"
Abul A'la Maududi
(People will then say): "Our Lord, remove this scourge from us; we shall believe."
Aisha Bewley
Our Lord, remove the punishment from us. We are really muminun.’
Al-Hilali & Khan
(They will say): "Our Lord! Remove the torment from us, really we shall become believers!"
Ali Quli Qarai
Our Lord! Remove from us this punishment. Indeed we have believed!’
Amatul Rahman Omar
(Seeing this the people will cry out, ) `Our Lord! rid us of this calamity, truly we will be believers. '
Arthur John Arberry
'O our Lord, remove Thou from us the chastisement; we are believers. '
Bijan Moeinian
"Our Lord, remove this disaster as we really believe in you!"
E. Henry Palmer
Our Lord! remove from us the torment; verily, we are believers.
Edip-Layth
"Our Lord, remove the retribution from us; we are those who acknowledge."
George Sale
They shall say, O Lord, take this plague from off us: Verily we will become true believers.
Hamid S. Aziz
(They pray, ) "Our Lord! Remove from us the punishment; surely we are believers. "
Mahmoud Ghali
"Our Lord, lift off from us the torment; surely, we are believers. "
Marmaduke Pickthall
(Then they will say): Our Lord relieve us of the torment. Lo! we are believers.
Mohamed Ahmed - Samira
"O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe. "
Muhammad Asad
O our Sustainer, relieve us of suffering, for, verily, we [now] believe [in Thee]!"
Mustafa Khattab
Our Lord! Remove ˹this˺ torment from us, ˹and˺ we will certainly believe."
Progressive Muslims
"Our Lord, remove the retribution from us; we are believers. "
Sahih International
[They will say], "Our Lord, remove from us the torment; indeed, we are believers. "
Sam Gerrans
“Our Lord: remove Thou from us the punishment; we are believers!”
Shabbir Ahmed
O Our Lord! Relieve us of this suffering. Behold, now we are believers (in Your Laws)."
Syed Vickar Ahamed
(They will say:) "Our Lord! Remove the penalty from us, really, we are believers!"
Taqi Usmani
(Then they will say,) "O our Lord, remove from us the punishment; we will truly believe."
The Monotheist Group
"Our Lord, remove the retribution from us; we are believers."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺSeigneur, éloigne de nous le châtiment. Car, (à présent) nous croyonsʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Hingê ew dê bibêjin:) Xwedayê me! Ezab ji ser me bide alî, bi rastî me îman anî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Onze Heer, hef de bestraffing voor ons op, want wij zijn gelovigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen zeggen: O Heer! neem deze plaag van ons af; waarlijk wij zullen ware geloovigen worden.
Hollandaca — Siregar
(Zij zullen zeggen:) ʺOnze Heer, neem de bestraffing, van ons weg: voorwaar, wij zijn gelovigen.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И скажут люди): «Господь наш! Отврати от нас наказание, (если Ты сделаешь это, то) мы уверуем (в Тебя)!»
Rusça — Osmanov
[Они воскликнут-]: ʺГосподи наш! Избавь нас от наказания, ибо мы веруемʺ.