Zuhruf — Dil Profiliالزخرف
830 kelime, 89 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ق ي ض(GYĐ)2×Kabuğu kırmak (tavuk), kırılmak, bölünmek, boşaltmak, özümsemek, tahsis etmek. qayyada (fiil 2) - kader olmak, tahsis edilmek, birisi için hazırlamak.
- ق د و(GD̃W)2×Yaklaşmak, tat ve koku bakımından hoş ve lezzetli olmak. İktida (8. kip) - taklit etmek, kopyalamak, uygun şekilde takip etmek.
- ب ر م(BRM)yalnızca bu suredeTiksinme/nefret/isteksizlik ile etkilenmek, planlamak/düzeltmek/belirlemek, sağlam/katı/güçlü/sağlıklı yapmak, sağlam/güçlü/detaylı bir şekilde yerleştirmek/düzenlemek, düşünmek/tefekkür etmek/değerlendirmek.
- ج ز ا(CZÊ)3×Karşılık vermek, cezalandırmak, ödemek, mükafatlandırmak, yeterli olmak, razı olmak, kesmek, bölmek
- ل ذ ذ(LZ̃Z̃)3×Tatlı (veya baharatlı), lezzetli, hoş, keyif verici, duyuları tatmin eden olmak, uygun bulmak, haz/keyif/zevk almak.
- ف ت ر(FTR)3×Bayraklamak, azalmak, eksilmek, zayıf hissetmek, vazgeçmek, canlılıktan sonra zayıflamak, sakin olmak. Fatratun - duraksama, zaman aralığı.
Nadir çekim formları
- صَفْحًا(SafHen)yalnızca bu surede
- وَمَضٰى(ve meDā)yalnızca bu surede
- ظُهُورِهِ(Zuhūrihi)yalnızca bu surede
- تَرْكَبُونَ(terkebūne)yalnızca bu surede
- لِتَسْتَوُ۫ا(li testevū)yalnızca bu surede
- اسْتَوَيْتُمْ(steveytum)yalnızca bu surede
- وَاَصْفٰيكُمْ(ve eSfākum)yalnızca bu surede
- الْحِلْيَةِ(l-Hilyeti)yalnızca bu surede
- شَهَادَتُهُمْ(şehādetuhum)yalnızca bu surede
- مُسْتَمْسِكُونَ(mustemsikūne)yalnızca bu surede
- مُقْتَدُونَ(muḳtedūne)yalnızca bu surede
- بَرَاءٌ(berā'un)yalnızca bu surede
- الْقَرْيَتَيْنِ(l-ḳaryeteyni)yalnızca bu surede
- مَعِيشَتَهُمْ(meǐyşetehum)yalnızca bu surede
- عَقِبِهِ(ǎḳibihi)yalnızca bu surede
- وَسُرُرًا(ve sururan)yalnızca bu surede
- وَزُخْرُفًا(ve zuḣrufen)yalnızca bu surede
- وَلِبُيُوتِهِمْ(ve li buyūtihim)yalnızca bu surede
- الْقَرِينُ(l-ḳarīnu)yalnızca bu surede
- مُقْتَدِرُونَ(muḳtedirūne)yalnızca bu surede
- وَلِقَوْمِكَ(ve li ḳavmike)yalnızca bu surede
- يَااَيُّهَ(yā eyyuhe)yalnızca bu surede
- اَسْوِرَةٌ(esviratun)yalnızca bu surede
- مُقْتَرِنِينَ(muḳterinīne)yalnızca bu surede
- سَلَفًا(selefen)yalnızca bu surede
- لِلْاٰخِرِينَ(li l-āḣirīne)yalnızca bu surede
- تَحْتِي(teHtī)yalnızca bu surede
- ءَاٰلِهَتُنَا(ālihetunā)yalnızca bu surede
- خَصِمُونَ(ḣaSimūne)yalnızca bu surede
- لِلسَّاعَةِ(li s-sāǎti)yalnızca bu surede
- اَلْاَخِلَّٓاءُ(l-eḣillā'u)yalnızca bu surede
- بِصِحَافٍ(bi SiHāfin)yalnızca bu surede
- يَامَالِكُ(yā māliku)yalnızca bu surede
- مَاكِثُونَ(mākiṧūne)yalnızca bu surede
- مُبْرِمُونَ(mubrimūne)yalnızca bu surede
- الْعَابِدِينَ(l-ǎābidīne)yalnızca bu surede
- وَقِيلِهِ(ve ḳīlihi)yalnızca bu surede
- يَتَّكِؤُ۫نَ(yettekiūne)yalnızca bu surede
- مَتَّعْتُ(metteǎ'tu)yalnızca bu surede
- قَسَمْنَا(ḳasemnā)yalnızca bu surede
- عَبَدْنَاهُمْ(ǎbednāhum)yalnızca bu surede
- يَقْسِمُونَ(yeḳsimūne)yalnızca bu surede
- سَتُكْتَبُ(se tuktebu)yalnızca bu surede
- يُنَشَّؤُ۬ا(yuneşşeu)yalnızca bu surede
- فَاَنْشَرْنَا(fe enşernā)yalnızca bu surede
- يَعْشُ(yeǎ'şu)yalnızca bu surede
- وَعَدْنَاهُمْ(veǎdnāhum)yalnızca bu surede
- يَظْهَرُونَ(yeZherūne)yalnızca bu surede
- جِئْنَاكُمْ(ci'nākum)yalnızca bu surede
- تَمْتَرُنَّ(temterunne)yalnızca bu surede
- وَتَلَذُّ(ve teleƶƶu)yalnızca bu surede
- تُحْبَرُونَ(tuHberūne)yalnızca bu surede
- تَشْتَهِيهِ(teştehīhi)yalnızca bu surede
- اَبْرَمُٓوا(ebramū)yalnızca bu surede
- يُفَتَّرُ(yufetteru)yalnızca bu surede
- فَاسْتَخَفَّ(fe steḣaffe)yalnızca bu surede
- فَاَطَاعُوهُ(fe eTāǔhu)yalnızca bu surede
- يَخْلُفُونَ(yeḣlufūne)yalnızca bu surede
- اٰسَفُونَا(āsefūnā)yalnızca bu surede
- نُرِيهِمْ(nurīhim)yalnızca bu surede
- ضَرَبُوهُ(Derabūhu)yalnızca bu surede
- اَفَنَضْرِبُ(e fe neDribu)yalnızca bu surede
- مُسْرِفِينَ(musrifīne)yalnızca bu surede
- وَمَعَارِجَ(ve meǎārice)yalnızca bu surede
- نُقَيِّضْ(nuḳayyiD)yalnızca bu surede
- يَصُدَّنَّكُمُ(yeSuddennekumu)yalnızca bu surede
- وَلِاُبَيِّنَ(ve li ubeyyine)yalnızca bu surede
- لَيَصُدُّونَهُمْ(le yeSuddūnehum)yalnızca bu surede
- الْخِصَامِ(l-ḣiSāmi)2×
- شَيْطَانًا(şeyTānen)2×
- اَكْثَرَكُمْ(ekṧerakum)2×
- اَوَمَنْ(e ve men)2×
- اُخْتِهَا(uḣtihā)2×
- اُو۫رِثْتُمُوهَا(ūriṧtumūhā)2×
- قُرْءٰنًا(ḳur'ānen)2×
- وَسْـَٔلْ(ve sel)2×
- جَعَلَهَا(ceǎlehā)2×
- فَاصْفَحْ(fe SfeH)2×
- مُسْوَدًّا(musvedden)2×
- جَدَلًا(cedelen)2×
- مَهْدًا(mehden)2×
- السَّاحِرُ(s-sāHiru)2×
- سُقُفًا(suḳufen)2×
- مُتْرَفُوهَا(mutrafūhā)2×
- الْاَزْوَاجَ(l-ezvāce)2×
- مُشْتَرِكُونَ(muşterikūne)2×
- قَرِينٌ(ḳarīnun)2×
- الْاَعْيُنُ(l-eǎ'yunu)2×
- بَطْشًا(beTşen)2×
- جُزْءًا(cuz'en)2×
- وَجَدْتُمْ(vecedtum)2×
- بَاقِيَةٍ(bāḳiyetin)2×
- اَبْوَابًا(ebvāben)2×
- الْمَشْرِقَيْنِ(l-meşriḳayni)2×
- سِرَّهُمْ(sirrahum)2×
- يَارَبِّ(yā rabbi)2×
- نَسْمَعُ(nesmeǔ)2×
- ظَلَمْتُمْ(Zelemtum)2×
- تَحْزَنُونَ(teHzenūne)2×
- يَنْكُثُونَ(yenkuṧūne)2×
- تَذَكَّرُوا(teƶekkerū)2×
- وَيَلْعَبُوا(ve yel'ǎbū)2×
- يَقْضِ(yeḳDi)2×
- نَذْهَبَنَّ(neƶhebenne)2×
- اتَّبِعُونِ(ttebiǔni)2×
- اٰبَٓاءَكُمْ(ābā'ekum)3×
- نَجْوٰيهُمْ(necvāhum)3×
- مُبْلِسُونَ(mublisūne)3×
- مُنْقَلِبُونَ(munḳalibūne)3×
- يَجْمَعُونَ(yecmeǔne)3×
- يَخْرُصُونَ(yeḣruSūne)3×
- كَظِيمٌ(keZīmun)3×
- ظَلَّ(Zelle)3×
- سُخْرِيًّا(suḣriyyen)3×
- بُيُوتَهُمْ(buyūtehum)3×
- يَالَيْتَ(yā leyte)3×
- اسْتَمْسَكَ(stemseke)3×
- مُنْتَقِمُونَ(munteḳimūne)3×
- فَطَرَنِي(feTaranī)3×
- اَهُمْ(e hum)3×
- سَيَهْدِينِ(se yehdīni)3×
- يَاعِبَادِ(yā ǐbādi)3×
- خَلَقَهُنَّ(ḣaleḳahunne)3×
- اَنْعَمْنَا(en'ǎmnā)3×
- وَاَكْوَابٌ(ve ekvābun)3×
- اَجَعَلْنَا(e ceǎlnā)3×
- ظَلَمْنَاهُمْ(Zelemnāhum)3×
- يُطَافُ(yuTāfu)3×
- يَضْحَكُونَ(yeDHakūne)3×
- يُلَاقُوا(yulāḳū)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 108 (%54)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 80 (%40)
- Emir (buyurgan)
- 13 (%6)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 39 (%19)
- Muhatap (2. şahıs)
- 41 (%20)
- Gaib (3. şahıs)
- 121 (%60)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-30 | 49/19/1 | 14/14/41 |
| Orta | 31-60 | 39/29/3 | 20/8/43 |
| Son | 61-89 | 20/32/9 | 5/19/37 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ص ف ح(ṦFḪ)Affetmek/bağışlamak/görmezden gelmek, kaçınmak, kendini uzaklaştırmak, itmek, söndürmek, uzaklaşmak. safhun - af. safhan - uzaklaşma, kaçınma.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.06
- ن ق م(NGM)Cezalandırmak, suçlamak, nefret geliştirmek, intikam almak, zulmetmek, kusur bulmak, onaylamamak, dil veya ceza ile hoşlanmamak.3 ayet · beklenen 0.2 · z=5.85
- ق ر ن(GRN)Bir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun (çoğul qurana) - eş, yoldaş, yakın arkadaş. Muqarranin - birbirine bağlı. Muqrinina - boyun eğdirme yeteneği olan. Muqtarinin - sıra halinde dizilmiş olanlar, eşlik edenler.4 ayet · beklenen 0.5 · z=5.10
- ض ر ب(ĐRB)İyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmak4 ayet · beklenen 0.8 · z=3.72
- خ ص م(ḢṦM)Bir tartışmada mücadele etmek, sağlam/geçerli bir şekilde dava açmak/itiraz etmek, dinleyicinin iddiasından/talebinden vazgeçmesine neden olabilecek bir şey söylemek, bir tartışmada birini yenmek, karşı çıkmak, bir şeyi başka bir şeyin kenarına/yanına veya köşesine koymak.2 ayet · beklenen 0.2 · z=3.60
- ج ع ل(CAL)yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak11 ayet · beklenen 4.4 · z=3.22
- ص د د(ṦD̃D̃)Uzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.3 ayet · beklenen 0.6 · z=3.19
- ا ث ر(ÊS̃R)İz bırakmak, etki etmek, tesir etmek, işaret bırakmak, iz sürmek, nakletmek, rivayet etmek, tercih etmek, seçmek2 ayet · beklenen 0.3 · z=3.13
- س و ع(SWA)Kötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmak3 ayet · beklenen 0.6 · z=3.03
- ص ر ط(ṦRŦ)Düz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.3 ayet · beklenen 0.6 · z=2.97