Böyle iken ("melekler Allah'ın kızlarıdır" demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِهِ جُزْءًا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُبِينٌ

ve ceǎlū lehu min ǐbādihi cuz'en inne l-insāne le kefūrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلُواve ceǎlūج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve tasarladılar
2لَهُlehuO'na
3مِنْmin-ndan
4عِبَادِهِǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulları-
5جُزْءًاcuz'enج ز اKarşılık vermek, cezalandırmak, ödemek, mükafatlandırmak, yeterli olmak, razı olmak, kesmek, bölmekbir parça
6اِنَّinnegerçekten
7الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
8لَكَفُورٌle kefūrunك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretbir nankördür
9مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bâzı kullarının, onun bir parçası olduğuna, ondan vücuda geldiğine hükmettiler, gerçekten de insan, apaçık bir nankördür elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bâzı kullarının, onun bir parçası olduğuna, ondan vücuda geldiğine hükmettiler, gerçekten de insan, apaçık bir nankördür elbet.

Adem Uğur

Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Ahmed Hulusi

O'na, O'nun kullarından bir cüz kıldılar (Ahad üs Samed oluşunu inkar ile onu cüzlerden oluşmuş kabul ederek çocuğu olduğunu ileri sürdüler). . . Muhakkak ki insan apaçık bir nankördür!

Ahmet Tekin

Onlar, kullarından bir kısmına, Allah’ın akrabası, yakını yakıştırmasında bulundular. İnsan, gerçekten çok nankördür, açıkça azgın kâfirdir.

Ahmet Varol

(Böyleyken) kullarından O'na bir parça nisbet ettiler. [1] Doğrusu insan apaçık bir nankördür.

Ali Bulaç

(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm o kâfirlere, gökleri ve yeri yaratan kimdir? diye sorsan, “Allah’dır” derler. Bununla beraber tuttular), O’na kullarından bir çocuk isnad ettiler (Melekler Allah’ın kızlarıdır, dediler). Gerçekten insan, küfrü aşikâr bir nankördür.

Ali Rıza Safa

O'na, kullarından bir parça yakıştırdılar. Aslında, insan, gerçekten apaçık bir nankördür.

Bayraktar Bayraklı

Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Bekir Sadak

Ama inkarcilar O'na cocuk isnat ettiler. Insan gercekten apacik nankordur. *

Celal Yıldırım

(İnkarcı putperestler ve azgın sapıklar) ise, Allah'a O'nun kullarından bir cüz' (çocuk) yakıştırdılar. Şüphesiz insan (genellikle) açıktan inkarcı ve çok nankördür. (Ancak Allah'ın korudukları müstesna).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kimi kullarını O’nun bir parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankör!

Diyanet İşleri

Böyle iken ("melekler Allah'ın kızlarıdır" demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

Diyanet İşleri (eski)

Ama inkarcılar O'na çocuk isnat ettiler. İnsan gerçekten apaçık nankördür.

Diyanet Vakfi

Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar (bir kısmını O'nun bir parçası saydılar). Gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar, hakıkat insan çok nankör, açık bir küfürbazdır

Erhan Aktaş

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten, o insan, açıkça nankörlük etmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten, o insan, açıkça nankörlük etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten, insan, açıkça nankörlük etmektedir.

Fizilal-il Kuran

Böyle iken kafirler Allah'a çocuk isnad ettiler. İnsan gerçekten apaçık nankördür, gerçeği inkar eder.

Gültekin Onan

(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan açıkça bir kafirdir.

Hamdi Döndüren

Buna rağmen onlar (melekler Allah’ın kızlarıdır, diyerek) Allah’a, kullarından bir parça tasarladılar. Gerçekten insan, apaçık bir nankördür.

Hasan Basri Çantay

(Böyle iken) kullarından kimi Ona bir cüz' isnad etdiler. Hakıykat, insan açıkça küfürbazdır!

Hasib Asutay

(Böyleyken) kullarından bir kısmını O' nun bir parçası saydılar. (4) Gerçekten insan apaçık bir nankördür. (4. Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunun söylenmesi gibi.)

Hayrat Neşriyat

Ama (onlar) kullarından bir kısmını (Îsâ, Üzeyr O’nun çocuğudur, meleklerkızlarıdır diye) O’na bir cüz’ saydılar. Doğrusu insan apaçık bir nankördür.

İbni Kesir

Ama onlar; kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. İnsan, gerçekten apaçık bir nankördür.

Mehmet Okuyan

Onlar (müşrikler), kullarından bir kısmını O’nun (Allah’ın) bir parçası saydılar. Şüphesiz ki (müşrik) insan, apaçık bir nankördür.

Muhammed Esed

Ama hala O'na bir çocuk yakıştırırlar, üstelik yarattıklarından birini! Belli ki, (böyle düşünen) insan şükretmeyi terk etmiş bir nankördür!

Mustafa İslamoğlu

Ama kalkarlar, kullarından birini O'ndan bir parçaymış gibi telakki ederler: Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(14-15) «Ve şüphe yok ki, biz Rabbimize elbette dönüp gidicileriz.» Öyle iken onun için kullarından bir cüz isnat ettiler. Şüphe yok ki, (bu gibi bir) insan elbette apaçık bir küfürbazdır.

Ömer Öngüt

Kullarından bir kısmını O'nun bir cüz'ü kıldılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Suat Yıldırım

Öyle iken, müşrikler tuttular kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür.

Süleyman Ateş

Tuttular, O'na kullarından bir parça tasarladılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.

Süleymaniye Vakfı

Bazı kullarını, Allah'ın bir parçası (evladı) saydılar. Gerçekten insan apaçık nankördür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tutup bazı kullarını, O'nun bir parçası (O'nun evladı) yaptılar. Bu insanların nankörlüğü gerçekten çok açık.

Şaban Piriş

(Buna rağmen) O'na, kendi kullarından bir parça yakıştırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.

Tefhim-ul Kuran

(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.

Ümit Şimşek

Fakat onlar, kullarından bir kısmını, Allah'ın bir parçası saydılar. Doğrusu, insan apaçık bir nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Kullarından O'na bir pay çıkardılar/bir parça isnat ettiler. Hiç kuşkusuz, insan apaçık bir nankördür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Müşriklər Allahın qullarından bəzisini Onun bir hissəsi qəbul etdilər (Ona övladlar və şəriklər qoşdular). Həqiqətən, insan açıq-aydın nankordur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma (müşriklər mələklər Allahın qızlarıdır deyə) Ona Öz bəndələrindən övlad isnad etdilər. Həqiqətən, insan (Allahın neʼmətlərinə) açıq-aşkar naşükürdür!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Aus Seinen Dienern machen sie Ihm jedoch einen Sohn, den sie für einen Teil Seiner Selbst halten. Der Mensch ist offenkundig undankbar.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie stellen Ihm einen Teil von Seinen Dienern (als Seinesgleichen zur Seite). Der Mensch ist ja offenkundig sehr undankbar.

Almanca — M. A. Rassoul

Und aus Seinen Dienern machen sie einen Teil Seiner Selbst. Wahrlich, der Mensch ist offenkundig undankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie schrieben Ihm von Seinen Dienern ein Teil zu. Gewiß, der Mensch ist doch ein deutlicher äußerst Kufr-Betreibender.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet they -the infidels- have incorporated with Him some of His servants as objects of worship and considered them His integral part; indeed man is ungrateful, blasphemous and profane.

Abdul Haleem

Yet they assign some of His own servants to Him as offspring!Man is clearly ungrateful!

Abdullah Yusuf Ali

Yet they attribute to some of His servants a share with Him (in his godhead)! truly is man a blasphemous ingrate avowed!

Abul A'la Maududi

Yet they have made some of His servants a part of Him. Indeed man is most evidently thankless.

Aisha Bewley

They have assigned to Him a portion of His creatures! Truly man is openly ungrateful.

Al-Hilali & Khan

Yet, they assign to some of His slaves a share with Him (by pretending that He has children, and considering them as equals or co-partners in worship with Him). Verily, man is indeed a manifest ingrate!

Ali Quli Qarai

They ascribe to Him offspring from among His servants! Man is indeed a manifest ingrate.

Amatul Rahman Omar

(Though they say that Allâh alone is the Creator of the heavens and the earth) yet they have made some of His servants His part (- His son), such a human being is evidently ungrateful.

Arthur John Arberry

Yet they have assigned to Him a part of His own servants! Man is dearly unthankful.

Bijan Moeinian

[In spit of knowing and recognizing all these favors, ] they dare to raise God’s own creation [hand made idols, the prophets, angles, etc. ] to heaven and deify it. Indeed man is the most unappreciative.

E. Henry Palmer

Yet they make for Him of His servants offspring; verily, man is surely obviously ungrateful.

Edip-Layth

They assigned a share to Him from His own servants! The human being is clearly denying.

George Sale

Yet have they attributed unto Him some of his servants as his offspring: Verily man is openly ungrateful.

Hamid S. Aziz

And yet they attribute to His servants a share in the Godhead; truly man is ungrateful.

Mahmoud Ghali

And they have made up for Him a portion of His bondmen! (i. e., associates with Him) Surely man is indeed evidently a constant disbeliever.

Marmaduke Pickthall

And they allot to Him a portion of His bondmen! Lo! man is verily a mere ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they make some of His creatures His offspring! Man is surely most ungrateful.

Muhammad Asad

AND YET, they attribute to Him offspring from among some of the beings created by Him! Verily, most obviously bereft of all gratitude is man!

Mustafa Khattab

Still the pagans have made some of His creation out to be a part of Him.[1] Indeed, humankind is clearly ungrateful.

Progressive Muslims

And they assigned a share to Him from His own servants! The human being is clearly denying.

Sahih International

But they have attributed to Him from His servants a portion. Indeed, man is clearly ungrateful.

Sam Gerrans

But they have appointed for Him, from among His servants, a portion; man is an obvious ingrate.

Shabbir Ahmed

And yet they have 'made' some of His servants to be a part of Him! Verily, most obviously ungrateful is man!

Syed Vickar Ahamed

Yet, they give to some of His servants a share with Him (in His Supremacy)! Truly, man is known as being unjust and ungrateful.

Taqi Usmani

They have attributed to Him (that He is composed of) parts, (and that too) out of His servants. Surely, man is clearly ungrateful.

The Monotheist Group

And they assigned a share to Him from His own servants! Man is clearly denying.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils Lui firent de Ses serviteurs une partie (de Lui-Même). Lʹhomme est vraiment un ingrat déclaré!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan muşrikan, hin ji bendeyên Xwedê kirine parçeyek jê. Bêguman însan nankorekî aşkera ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij maakten sommigen van Zijn dienaren tot een deel van Hem. De mens is werkelijk duidelijk ondankbaar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toch hebben zij sommige zijner dienaren als zijne kinderen gehouden; waarlijk de mensch is klaarblijkelijk ondankbaar.

Hollandaca — Siregar

En zij stelden naast Hem dienaren van Hem aan als een deel van Hem. Voorwaar, de mens is zeker een duidelijke zeer ondankbare.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сделали они [многобожники] из Его рабов [из творений] для Него часть [приписали Ему детей и сотоварищей]. Поистине, человек однозначно неблагодарен явно [открыто не признает благодеяний Аллаха ему]!

Rusça — Osmanov

[Многобожники] сочли некоторых Его рабов детьми Его. Воистину, человек явно неблагодарен.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH (ÄNDÅ) vill de göra några av de varelser som Han har skapat till en del av Honom själv! Hur otacksam är människan inte!