Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
فَاِنْ اَعْرَضُوا فَقُلْ اَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ
fe in eǎ'raDū fe ḳul enƶertukum Sāǐḳaten miṧle Sāǐḳati ǎādin ve ṧemūde
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yüz çevirirlerse artık de ki: Sizi, Âd ve Semûd'un uğradıkları helâk edici azâba benzer bir azapla korkutmadayım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yüz çevirirlerse artık de ki: Sizi, Âd ve Semûdʼun uğradıkları helâk edici azâba benzer bir azapla korkutmadayım.
Adem Uğur
Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: İşte sizi Ad ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum!
Ahmed Hulusi
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Sizi, Ad ve Semud'un yıldırımı benzeri bir yıldırım ile uyarıyorum!"
Ahmet Tekin
Eğer indirilen âyetlere imandan yüz çevirirler, tebliği engelleme tedbirleri alırlarsa: 'Sizi, Âd ve Semûd yıldırımına benzer bir yıldırımın çarpmaması için uyarıyorum' de.
Ahmet Varol
Eğer yüz çevirirlerse de ki: 'Ben sizi Ad ve Semud'un yıldırımları gibi bir yıldırımla uyardım. [1]
Ali Bulaç
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, bu beyandan sonra Mekke kâfirleri Allah’a ve Peygamberine iman etmekten yine) yüz çevirirlerse, de ki: “- Sizi, Âd ve Semûd’un şiddetli azabı gibi bir azabla korkutuyorum.”
Ali Rıza Safa
Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Âd ve Semud'un yıldırımına benzeyen bir yıldırıma karşı sizi uyardım!"
Bayraktar Bayraklı
Eğer yüzçevirirlerse, de ki: "Ben, 'Ad ve Semud toplumlarını helak eden yıldırıma benzer bir yıldırımla sizi uyarıyorum."
Bekir Sadak
Eger yuz cevirirlerse onlara de ki: «Iste sizi, Ad ve Semud'un basina gelen yildirima benzer bir azap ile uyardim.»
Celal Yıldırım
Buna rağmen yüzçevirirlerse, de ki: Âd ve Semûd'a düşen yıldırımın benzeri bir yıldırımla sizi uyardım.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Eğer onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: “Sizi, Âd ve Semûd’un başına düşen yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum.”
Diyanet İşleri
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Diyanet İşleri (eski)
Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: 'İşte sizi, Ad ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir azap ile uyardım.'
Diyanet Vakfi
Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: İşte sizi Âd ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse de ki: «Ben sizi Âd ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyardım.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse, o zaman de ki: "Size Ad ve Semud'u (çarpan) yıldırım gibi bir yıldırım haber veriyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse o vakıt de ki: size Ad ve Semud saıkası gibi bir saıka haber veriyorum
Erhan Aktaş
Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ad ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Âd ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Adn ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."
Fizilal-il Kuran
Eğer yüz çevirirlerse de ki: «Ben sizi Ad ve Semud kavimlerinin başlarına gelen yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyardım.»
Gültekin Onan
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."
Hamdi Döndüren
Eğer onlar, buna rağmen yüz çevirirlerse, de ki: “Ben, Ad ve Semud kavimlerinin başlarına düşen yıldırımın, sizin başınıza da düşmemesi için, sizi uyarıyorum!”
Hasan Basri Çantay
Eğer onlar (bu beyandan sonra yine imandan) yüz çevirirlerse de ki: "Aad ve Semud (u çarpan) yıldırım gibi size de bir azabı (n gelib çatabileceğini) hatırlatırım".
Hasib Asutay
(Resulüm!) Eğer yüz çevirirlerse de ki: Ben sizi Ad ve Semûd (kavimlerinin) yıldırımlarına benzer bir yıldırımla uyarıyorum!
Hayrat Neşriyat
Buna rağmen yüz çevirirlerse, artık de ki: '(Ben) sizi Âd ve Semûd’un (başına gelen) yıldırımları gibi bir yıldırım (azâbıy)la korkuttum!'
İbni Kesir
Eğer yüz çevirecek olurlarsa; Ad ve Semud'un yıldırımına benzer bir yıldırımla sizi uyarırım, de.
Mehmet Okuyan
Yüz çevirirlerse de ki: “Sizi Âd ve Semûd’un (başına gelen) yıldırım gibi bir yıldırıma (afete) karşı uyarıyorum!”
Muhammed Esed
(Bütün bu kozmik gerçeklere rağmen) onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: "Sizi, 'Ad ve Semud (kabilelerinin başına düşen) yıldırımlara benzer bir yıldırıma karşı uyarıyorum!"
Mustafa İslamoğlu
Bu (cömertliğimize) rağmen yüz çevirirlerse, de ki: "Sizi Ad ve Semud'u çarpan yıldırıma benzer bir (bela) yıldırımıyla uyarıyorum!"
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi onlar eğer yüz çevirirlerse o vakit de ki: «Ben sizi Âd ve Semûd yıldırımı gibi bir yıldırım ile korkutmuş bulunmaktayım.»
Ömer Öngüt
Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: "İşte sizi Âd ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırım (azabı) ile uyardım. "
Suat Yıldırım
Eğer yüz çevirirlerse sen şöyle de: "Ben, sizi Âd ve Semûd halklarını çarpan kasırga gibi bir kasırganın geleceğini bildirerek uyarıyorum."
Süleyman Ateş
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Ben sizi 'Ad ve Semud'un başına düşen yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Süleymaniye Vakfı
Yine de yüz çevirirlerse de ki: "Ben, Ad ve Semud'u çarpan yıldırımın dengi olan bir yıldırıma karşı sizi uyarıyorum."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yüz çevirdiklerinde de ki "Sizi uyarıyorum; Ad halkı ve Semud halkına verilen ceza gibi bir cezaya çarptırılabilirsiniz."
Şaban Piriş
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: -Sizi, Ad ve Semud'un yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.
Tefhim-ul Kuran
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: «Ben sizi, Ad ve Semûd (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyarıp korkuttum.»
Ümit Şimşek
Yüz çevirecek olurlarsa, sen de ki: Ben sizi Âd ve Semud'un başlarına gelen azabın benzeri bir azapla uyarmış bulunuyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
Yüz çevirirlerse şöyle de: "Sizi, Ad ve Semud'a çarpan yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyarıyorum."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əgər üz döndərsələr, de: “Mən sizi də Ad və Səmudu saran ildırıma bənzər bir ildırımın sarsıda biləcəyindən xəbərdar edirəm”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) Əgər (Məkkə müşrikləri sənin bu sözlərindən sonra haqdan, imandan) üz döndərsələr, de: ″Mən sizi Ad və Səmud ildırımı kimi bir ildırımla (bu tayfaları məhv etmiş tükürpədici bir səslə, müdhiş bir əzabla) qorxuduram!″
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie sich abwenden, sage: ʺIch warne euch vor einem Blitzschlag, wie der, der die ʹÂd und die Thamûd ereilte.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Wenn sie sich also abwenden, dann sag: Ich warne euch vor einem Donnerschlag gleich dem Donnerschlag der ʹAd und der Tamud,
Almanca — Muhammad Zaidan
Und sollten sie sich abwenden, dann sag: ʺIch warnte euch vor einem Blitzschlag wie der Blitzschlag von ʹAad und Thamud.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Should they -the unbelievers- as yet turn away and counsel deaf, then say to them: "I warn you of an injurious rout tempest like the thunderbolt which overtook the 'Adites and the Thamudites".
Abdul Haleem
If they turn away, say, ‘I have warned you about a blast like the one which struck 'Ad and Thamud:
Abdullah Yusuf Ali
But if they turn away, say thou: "I have warned you of a stunning Punishment (as of thunder and lightning) like that which (overtook) the 'Ad and the Thamud!"
Abul A'la Maududi
But if they turn away, tell them: "I warn you against a sudden scourge like that which struck Ad and Thamud."
Aisha Bewley
If they turn away, then say, ‘I warn you of a lightning-bolt like the lightning-bolt of ‘Ad and of Thamud. ’
Al-Hilali & Khan
But if they turn away, then say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I have warned you of a Sâ‘iqah (a destructive awful cry, torment, hit, a thunderbolt) like the Sâ‘iqah which overtook ‘Âd and Thamûd (people)."
Ali Quli Qarai
But if they turn away, say, ‘I warn you of a thunderbolt, like the thunderbolt of ‘Ād and Thamūd. ’
Amatul Rahman Omar
But if even now they turn away then say, `I have warned you of a scourge which will be like the scourge (that befell the people) of `âd and Thamûd. '
Arthur John Arberry
And We adorned the lower heaven with lamps, and to reserve; that is the ordaining of the All-mighty, the All-knowing. But if they turn away, then say, 'I warn you of a thunderbolt like to the thunderbolt of Ad and Thamood.'
Bijan Moeinian
If the disbelievers [after being reminded of God’s greatness] still persist, then say: "I am warning of a disaster like the thunderbolt which descended upon the nations of Ad and Thamud. "
E. Henry Palmer
But if they turn aside, then say, 'I have warned you of a thunder-clap like the thunder-clap of 'Ad and Thamud;
Edip-Layth
But if they turn away, then say, "I have warned you of destruction like the destruction of Aad and Thamud."
George Sale
If the Meccans withdraw from these instructions, say, I denounce unto you a sudden destruction, like the destruction of Ad and Thamûd.
Hamid S. Aziz
But if they turn aside, then say: "I have warned you of a scourge like the scourge of A'ad and Thamud. "
Mahmoud Ghali
Yet in case they veer away, then say, "I warn you of a (stunning) thunderbolt like to the (stunning) thunderbolt of c?d and Thamûd. "
Marmaduke Pickthall
But if they turn away, then say: I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt (which fell of old upon the tribes) of A'ad and Thamud;
Mohamed Ahmed - Samira
If even then they turn away, tell them: "I forewarn you of a terrible punishment like the thunderbolt that fell upon the 'Ad and Thamud. "
Muhammad Asad
BUT IF they turn away, say: "I warn you of [the coming of] a thunderbolt of punishment like the thunderbolt [that fell upon the tribes] of Ad and Thamud!"
Mustafa Khattab
If they turn away, then say, ˹O Prophet,˺ "I warn you of a ˹mighty˺ blast, like the one that befell ’Ȃd and Thamûd."
Progressive Muslims
But if they turn away, then Say: "I have warned you of a destruction like the destruction of 'Aad and Thamud. "
Sahih International
But if they turn away, then say, "I have warned you of a thunderbolt like the thunderbolt [that struck] 'Aad and Thamud.
Sam Gerrans
Then if they turn away, say thou: “I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt of ʿĀd and Thamūd,”
Shabbir Ahmed
But if they turn away, then tell them, "I warn you of a thunder (of Requital) like the thunder of Aad and Thamud. "
Syed Vickar Ahamed
But if they turn away, then you say (to them): "I have warned you of a sudden punishment (as of thunder and lightning) like that which (overtook) the ‘Ad and the Samood (Thamud people)!"
Taqi Usmani
So, if they turn away, then say, "I have warned you of a calamity like the calamity of ‘Ād and Thamūd,
The Monotheist Group
But if they turn away, then say: "I have warned you of a destruction like the destruction of 'Aad and Thamud."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Sʹils sʹen détournent, alors dis-leur; ʺJe vous ai avertis dʹune foudre semblable à celle qui frappa les ʹAad et les Tamûdʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Îcar eger ew berê xwe (ji îmanê) vegerînin, (ji wan re) bibêje: Ez we bi yek helakê hişyar dikim, mîna wê helaka ku bi serê qewmê Ad û Semûd de hatî.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En als zij zich afwenden zeg dan: ʺIk waarschuw jullie voor een donderslag als de donderslag van de ʹAad en de Thamoed.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien de bewoners van Mekka zich aan deze onderrichtingen onttrekken, zeg: Ik kondig u eene plotselinge vernietiging aan, zooals de vernietiging van Ad en Thamoed.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Если же они [эти неверующие] отвернутся (после того, как им было разъяснено об Аллахе и о Его Слове), то скажи (им): «Я предостерег вас о поражающем (наказании), которое подобно поражающему (наказанию), (постигшего) ‘адитов и самудян (которые не уверовали в своего Господа и ослушались Его посланников)».
Rusça — Osmanov
А если они не внемлют, то скажи [, Мухаммад]: ʺЯ увещеваю вас молнией, подобной молнии, [поразившей] народы ʹад и самудʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men säg, om (lyssnarna) drar sig undan: ʺJag varnar er för en katastrof som den (som förintade stammarna) Aad och Thamud!ʺ