Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?"

قَالُوا رَبَّنَا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَبِيلٍ

ḳālū rabbenā emettenā ṧneteyni ve eHyeytenā ṧneteyni fe ǎ'terafnā bi ƶunūbinā fe hel ilā ḣurūcin min sebīlin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
3اَمَتَّنَاemettenāم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızbizi öldürdün
4اثْنَتَيْنِṧneteyniث ن يBükmek/katlamak, ikiye katlamak, bir şeyin bir parçasını diğerinin üzerine çevirmek, iki ucundan birini diğerine çekmek, bir şeyi diğerine birleştirmek veya eklemek, birini yolundan veya istediği şeyden döndürmek, düşmanlığı gizlemek. İkişer ikişer, çift çift, iki, iki ve iki. Sık sık tekrarlanan. Övmek, birisi hakkında iyi konuşmak. Bir şeyin tekrarı.iki (kez)
5وَاَحْيَيْتَنَاve eHyeytenāح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekve dirilttin
6اثْنَتَيْنِṧneteyniث ن يBükmek/katlamak, ikiye katlamak, bir şeyin bir parçasını diğerinin üzerine çevirmek, iki ucundan birini diğerine çekmek, bir şeyi diğerine birleştirmek veya eklemek, birini yolundan veya istediği şeyden döndürmek, düşmanlığı gizlemek. İkişer ikişer, çift çift, iki, iki ve iki. Sık sık tekrarlanan. Övmek, birisi hakkında iyi konuşmak. Bir şeyin tekrarı.iki (kez)
7فَاعْتَرَفْنَاfe ǎ'terafnāع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıitiraf ettik
8بِذُنُوبِنَاbi ƶunūbināذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçlarımızı
9فَهَلْfe helvar mı?
10اِلٰىilā
11خُرُوجٍḣurūcinخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkmak için
12مِنْminhiçbir
13سَبِيلٍsebīlinس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepbir yol

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlarsa Rabbimiz derler, iki kere öldürdün bizi ve iki kere dirilttin, artık suçlarımızı da söyledik, buradan çıkmamıza bir yol yok mu?

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlarsa Rabbimiz derler, iki kere öldürdün bizi ve iki kere dirilttin, artık suçlarımızı da söyledik, buradan çıkmamıza bir yol yok mu?

Adem Uğur

Onlar: Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır? derler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün (bedenden ayrılma ile yaşanan ve mahşerde benliksizlik yaşamı {ferd olarak gelirler ayetindeki olay}) ve iki kere(sinde) de dirilttin (yeni bir benlikle ba's ettin) de kendimizdeki eksiklikleri itiraf ettik! (Bu durumdan) bir çıkış yolu var mı?"

Ahmet Tekin

Onlar: 'Ey Rabbimiz, bizi iki defa ölü halde bulundurdun, başlangıçta ruhsuz, bilinçsiz, ölü varlıklar, biyolojik hücreler halinde tuttun, dünya hayatının sonunda ecellerimiz gelince de ölümümüzü gerçekleştirdin. Biri ana rahminde hücrelerimize ruh yaydığın, diğeri mahşerde topladığın gün iki defa da hayat verdin. Bunları görüp kudretini anladıktan sonra biz, günahlarımızı itiraf ettik. Buradan, cehennem azâbından kurtulmanın bir yolu var mı?' derler.

Ahmet Varol

Derler ki: 'Rabbimiz! Bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin. Artık günâhlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?"

Ali Fikri Yavuz

(Cehennemde olan kâfirler) şöyle diyecekler: “- Ey Rabbimiz! Bizi (biri dünya hayatının sonunda, diğeri kabirde dirildikten sonra olmak üzere) iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Şimdi günahlarımızı anladık; fakat var mı (dönüb dünyaya) çıkmağa bir yol?”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendimiz! Bizi, iki kez öldürdün ve iki kez yaşam verdin. Suçlarımızı kabul ediyoruz; artık çıkış için bir yol var mı?"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz günahlarımızı itiraf ettik. Çıkış için bir yol var mı?" derler.

Bekir Sadak

Onlar: «Rabbimiz! Bizi iki defa oldurdun, iki defa dirilttin. Biz de suclarimizi itiraf ettik, bir daha cikmaga yol var midir?» derler.

Celal Yıldırım

Derler ki: Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin ve biz de günahlarımızı bir bir açıklayıp kabul ettik; artık çıkış için bir yol var mıdır?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ey rabbimiz!” diyecekler, “Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Şimdi günahımızı itiraf etmiş bulunuyoruz, bir çıkış yolu yok mu?”

Diyanet İşleri

Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?"

Diyanet İşleri (eski)

Onlar: 'Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de suçlarımızı itiraf ettik, bir daha çıkmağa yol var mıdır?' derler.

Diyanet Vakfi

Onlar: Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır? derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kâfirler diyecekler ki: «Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Şimdi günahlarımızı anladık. Fakat çıkmaya bir yol var mı?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Diyecekler ki: "Ey Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere de dirilttin, şimdi günahlarımızı anladık; acaba çıkmanın bir yolu var mı?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Diyecekler ki ya rab! Bizi iki öldürdün iki de dirilttin şimdi günahlarımızı anladık fakat var mı çıkmaya bir yol?

Erhan Aktaş

Dediler ki: "Rabb'imiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dediler ki: "Rabb'imiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dediler ki: "Rabb'imiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?"

Fizilal-il Kuran

Dediler ki: «Rabbimiz, bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi şu ateşten çıkmak için bize bir yol var mı?»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?"

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine onlar şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün ve iki kez de dirilttin. Mademki, günahlarımızı itiraf ettik; O halde bizim için (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?”

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Ey Rabbimiz, bizi iki (defa) öldürdün. İki (defa) da diriltdin. İşte günahlarımızı (bilib) i'tiraaf etdik. Fakat (şöyle) bir çıkmıya bir yol var mı"?

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Rabbimiz! Bizi iki (defa) öldürdün, iki (defa) dirilttin. (4) Biz de günâhlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya bir yol var mıdır?' (4. İlk ölüm, dünya hayatının sonunda, ikinci ölüm kabirde ilk sorgulama yapıldıktan sonra vuku bulacaktır. Birinci dirilme kabirde sorgulama için, ikinci dirilme kıyametten sonra ebedî hayat içindir. Diğer bir görüşe göre, ilk ölüm ana rahmindeki cansızlık hali, ikinci ölüm, dünya hayatının sonunda, birinci diriliş ana rahmindeki diriliş, ikinci diriliş kıyametten sonra ebedi hayat için diriliş.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Rabbimiz! Bizi iki def'a öldürdün ve iki def'a dirilttin; şimdi günahlarımızı i'tirâf ettik; acabâ (bizim için buradan) çıkmaya artık bir yol var mıdır?' derler.

İbni Kesir

Onlar da: Rabbımız; bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de suçlarımızı itiraf ettik. Bir daha çıkmaya yol var mı? derler.

Mehmet Okuyan

Onlar “Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkış yolu var mıdır?” demiş (olacaklar)dır.

Muhammed Esed

(Bunun üzerine) "Ey Rabbimiz!" diye feryad edecekler: "Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin! Peki, günahlarımızı itiraf ettiğimiz şu anda (bu ikinci ölümden) bir kurtuluş yolu yok mudur?"

Mustafa İslamoğlu

Şöyle karşılık verecekler: "Rabbimiz! Sen bizi iki kez öldürdün, iki kez de dirilttin. İşte artık günahlarımızı itiraf ettik: şimdi bizim için bir çıkış yolu yok mudur?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün ve bizi iki defa dirilttin. Artık günahlarımızı itirafta bulunduk, imdi çıkmak için bir yol var mıdır?»

Ömer Öngüt

Onlar: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır?" derler.

Suat Yıldırım

Onlar ise: "Ya Rabbenâ, derler, Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. İşte günahlarımızı itiraf ettik.Şimdi, telafi etme için buradan çıkmaya bir yol yok mudur?"

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için (bize) bir yol var mı (acaba)?"

Süleymaniye Vakfı

Onlar şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Bizi iki şekilde öldürdün, bize iki şekilde hayat verdin. Suçlarımızı da itiraf ettik. Buradan çıkışın bir yolu vardır, değil mi?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar şöyle diyeceklerdir: "Sahibimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa hayat verdin. Suçlarımızı itiraf da ettik. Buradan çıkışın bir yolu vardır, değil mi?."

Şaban Piriş

-Rabbimiz, dediler. Bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin. Günahlarımızı itiraf ediyoruz. Çıkmak için bir yol var mı?

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere de dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?»

Ümit Şimşek

Onlar ise 'Rabbimiz,' derler. 'Bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin. Şimdi günahlarımızı itiraf ediyoruz. Bize bir çıkış yolu yok mu?'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık günahlarımızı itiraf ettik. Buradan çıkmak için bir yol daha var mı?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Sən bizi iki dəfə öldürüb, iki dəfə diriltdin. Biz öz günahlarımızı etiraf etdik. Oddan çıxmağa bir yol varmı?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar deyəcəklər: ″Ey Rəbbimiz! Sən bizi iki dəfə öldürüb, iki dəfə diriltdin (əvvəlcə atalarımızın belində ölü vəziyyətində olduğumuz ikən bizi dünyaya gətirdin. Bir müddət dünyada yaşatdıqdan sonra öldürdün və indi, qiyamət günü yenidən diriltdin). Biz öz günahlarımızı eʼtiraf etdik. İndi (buradan) çıxmağa bir yol varmıdır?″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagen: ʺUnser Herr, Du hast uns zweimal sterben lassen und zweimal lebendig gemacht. So bekennen wir unsere Sünden. Gibt es denn einen Weg, (hier) herauszukommen?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie werden sagen: ʺUnser Herr Du hast uns zweimal sterben lassen und uns zweimal lebendig gemacht, und wir bekennen unsere Sünden. Ist da nun ein Weg, um zu entkommen?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUnser HERR! DU ließest uns zwei mal sterben und zwei mal beleben, dann gaben wir unsere Verfehlungen zu. Gibt es denn zum Herausgehen einen Weg?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall say: " O Allah, our Creator, twice did you deprive us of animate existence by death and twice did you bring us into being and caused us to exist, and now we confess our sins and confess to the charge, but is there a way out of this agony and torment? "

Abdul Haleem

They will say, ‘Our Lord, twice You have caused us to be lifeless and twice You have brought us to life. Now we recognize our sins. Is there any way out?’

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "Our Lord! twice hast Thou made us without life, and twice hast Thou given us Life! Now have we recognised our sins: Is there any way out (of this)?"

Abul A'la Maududi

They will say: "Our Lord, twice have You caused us to die and twice have You given us life. We have now confessed our sins. Is there, then, any way out?"

Aisha Bewley

They will say, ‘Our Lord, twice You caused us to die and twice You gave us life. We admit our wrong actions. Is there no way out?’

Al-Hilali & Khan

They will say: "Our Lord! You have made us to die twice (i.e. we were dead in the loins of our fathers and dead after our life in this world), and You have given us life twice (i.e. life when we were born and life when we are Resurrected)! Now we confess our sins, then is there any way to get out (of the Fire)?" (Tafsir Al-Qurtubi,)

Ali Quli Qarai

They will say, ‘Our Lord! Twice did You make us die, and twice did You give us life. We admit our sins. Is there any way out [from this plight]?’

Amatul Rahman Omar

They will say, `Our Lord! twice You have caused us to die (as the state without life before birth is a sort of death and the end of this life is the second) and twice You have given us life. We confess our sins (now). Is then, there, a way out (of the torment)?'

Arthur John Arberry

They shall say, 'Our Lord, Thou hast caused us to die two deaths and Thou hast given us twice to live; now we confess our sins. Is there any way to go forth?'

Bijan Moeinian

The disbelievers will implore: "You made us die twice and gave live twice too; we confess to our sins. Is there any way out [another chance]?"

E. Henry Palmer

They shall say, 'Our Lord! Thou hast killed us twice, and Thou hast quickened us twice; and we do confess our sins: is there then a way for getting out?'

Edip-Layth

They will say, "Our Lord, You have made us die twice, and You have given us life twice. Now we have confessed our sins. Is there any way out of this path?"

George Sale

They shall say, O Lord, Thou hast given us death twice, and Thou hast twice given us life; and we confess our sins: Is there therefore no way to get forth from this fire?

Hamid S. Aziz

They shall say, "Our Lord! Twice didst Thou makest us die, and twice hast Thou givestn us life, so we do confess our faults; is there then a way to get out?"

Mahmoud Ghali

They will say, "Our Lord, You have caused us twice to die and You have given us life twice; so we (now) confess our guilty (deeds). Is there then any way for going out?"

Marmaduke Pickthall

They say: Our Lord! Twice hast Thou made us die, and twice hast Thou made us live. Now we confess our sins. Is there any way to go out?

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "O Lord, twice You made us die, and twice You made us live. We admit our sins. Is there still a way out for us?"

Muhammad Asad

[Whereupon] they will exclaim: "O our Sus­tainer! Twice hast Thou caused us to die, just as twice Thou hast brought us to life!

Mustafa Khattab

They will plead, "Our Lord! You made us lifeless twice, and gave us life twice.[1] Now we confess our sins. So is there any way out?"

Progressive Muslims

They will Say: "Our Lord, You have made us die twice, and You have given us life twice. Now we have confessed our sins. Is there any way out of this path"

Sahih International

They will say, "Our Lord, You made us lifeless twice and gave us life twice, and we have confessed our sins. So is there to an exit any way?"

Sam Gerrans

(They will say: “Our Lord: twice hast Thou given us death, and twice hast Thou given us life; and we have confessed our transgressions — is there to a way out any path?”)

Shabbir Ahmed

They will say, "Our Lord, twice You have made us die, just as twice You have made us live. But now we confess that we did trail behind in making progress. Is there any way out of this (second death)?"

Syed Vickar Ahamed

They will say: "Our Lord! Twice have You made us (when we were) without life, and twice You have given us Life! Now we have recognized our sins: Then, is there any way to get out (of this)?"

Taqi Usmani

They will say, "Our Lord, You gave us death twice and You gave us life twice. Now we confess our sins. So, is there any way to come out of here?"

The Monotheist Group

They will say: "Our Lord, You have made us die twice, and You have given us life twice. Now we have confessed our sins. Is there any way out of this state?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils diront: ʺNotre Seigneur, Tu nous as fais mourir deux fois et redonné la vie deux fois: nous reconnaissons donc nos péchés. Y a-t-il un moyen dʹen sortir?ʺ

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeggen: ʺOnze Heer, U hebt ons tweemaal laten sterven en tweemaal tot leven gebracht. Wij erkennen dus onze zonden. Is er nog een weg om hier uit te komen?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen zeggen: O Heer! gij hebt ons den dood tweemaal gegeven en gij hebt ons tweemaal het leven geschonken, en wij belijden onze zonden. Is er dus geen weg, om aan dit vuur te ontkomen?

Hollandaca — Siregar

Zij zullen zeggen: ʺOnze Heer, U heeft ons twee maal doen sterven en ons twee maal doen leven. Nu erkennen wij onze zonden: is er dan nog een terugkeer van de weg (de bestraffing)?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажут (неверующие): «Господь наш! Ты сделал так, что мы были неживыми дважды [когда мы были каплей в утробе матери и когда забрал наши души по окончанию нашего жизненного срока] и оживил нас дважды [когда мы родились и когда воскресли]. Мы же признали свои грехи. И нет ли пути к выходу (из Ада) (чтобы мы могли вернуться в земную жизнь, чтобы прожить жизнь в повиновении Тебе)?»

Rusça — Osmanov

Они ответят: ʺГосподи наш! Ты умертвил нас дважды и оживил нас дважды. Ведь мы признались в своих грехах. Нет ли пути к возвращению [в земной мир]?ʺ