(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.

فَقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذِينَ كَفَرُوا وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْسًا وَاَشَدُّ تَنْكِيلًا

fe ḳātil fī sebīli (a)llahi lā tukellefu illā nefseke ve HarriDi l-mu'minīne ǎsā (a)llahu en yekuffe be'se (e)lleƶīne keferū ve(a)llahu eşeddu be'sen ve eşeddu tenkīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَقَاتِلْfe ḳātilق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmak(o halde) savaş
2فِيyolunda
3سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep
4اللّٰهِ(a)llahiAllah
5لَا
6تُكَلَّفُtukellefuك ل فUğraşmak, gayretli olmak, bir nesneye kendini kaptırmak.sen sorumlu değilsin
7اِلَّاillābaşkasından
8نَفْسَكَnefsekeن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendinden
9وَحَرِّضِve HarriDiح ر ضZayıflamak, düzensiz olmak, müsrif olmak, hastalanmak, yorgun olmak, ölüm noktasında yorgun düşmek, aşırı üzüntü veya aşktan tükenmek, sürekli üzüntüden ölüm noktasına gelmek, uzun süreli zihin huzursuzluğu ve hastalık çekmek, bulunduğu yerden kalkamamak veya ayrılamamak, düşük seviyeli veya bayağı veya kötü olmak, ihmal edilmek veya terk edilmek, hiçbir iyiliğe sahip olmamak, birini kışkırtmak/teşvik etmek/kışkırtmak, birini coşkuya veya kavgaya kışkırtmak, kumar oklarıyla oynama veya karıştırmada başkasıyla yarışmak, işe sürekli veya sebatla kendini adamak, kendini veya kendi ruhunu bozmak veya mahvetmek.ve teşvik et
10الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananları
11عَسَىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kiumulur ki
12اللّٰهُ(a)llahuAllah
13اَنْen
14يَكُفَّyekuffeك ف فEl tutmak, vazgeçmek, sakınmak, geri çekilmek, geri tutmak, eli uzatmak.kırar
15بَأْسَbe'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkgücünü
16الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
17كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(lerin)
18وَاللّٰهُve(a)llahuAllah'ın
19اَشَدُّeşedduش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.daha güçlüdür
20بَأْسًاbe'senب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkbaskını
21وَاَشَدُّve eşedduش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.ve daha çetindir
22تَنْكِيلًاtenkīlenن ك لCeza vermek, yıldırmak, uzaklaştırmak, sakındırmak, geri çevirmek, vazgeçirmek, engellemek, caydırmakcezası

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gayrı savaş Allah yolunda, kendinden başkasından sorumlu değilsin sen ve teşvik et inananları. Olur da Allah kâfirlerin zararını ve zulmünü defedip giderir ve Allah'ın azâbı da pek çetindir, cezası da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gayrı savaş Allah yolunda, kendinden başkasından sorumlu değilsin sen ve teşvik et inananları. Olur da Allah kâfirlerin zararını ve zulmünü defedip giderir ve Allahʼın azâbı da pek çetindir, cezası da.

Adem Uğur

Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.

Ahmed Hulusi

Allah uğruna savaş! Nefsinden başkasına sorumlu değilsin! İman edenleri de teşvik et. Umulur ki Allah, hakikati inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü de daha şiddetlidir, yaptıklarının sonucunu yaşatması da daha şiddetlidir.

Ahmet Tekin

O halde, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, sıkıntıları kolaylaştırmak için mü’minleri de savaşa, savaşa hazırlıklı olmaya tekrar tekrar teşvik et. Umulur ki, Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin güçlerini kırar. Güçlü olan Allah’tır. En şiddetli cezalandıracak olan da O’dur.

Ahmet Varol

Allah yolunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin baskınlarını önler. Allah'ın kahrı daha şiddetli ve cezası daha çetindir.

Ali Bulaç

Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.

Ali Fikri Yavuz

(başkaları cihaddan dönerse de) sen, Allah yolunda çarpış. Sen ancak nefsinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Olur ki Allah, o kâfirlerin şiddet ve tazyîkını def eder. Allah, tazyîk ve azab bakımından kâfirlerden daha şiddetlidir.

Ali Rıza Safa

Artık, Allah'ın yolunda savaşmalısın. Sen, kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları yüreklendir; Allah'ın, nankörlük edenlerin gücünü kırması umut edilebilir. Çünkü Allah, güç olarak çok üstün; cezalandırması çok yamandır.

Bayraktar Bayraklı

O halde sen Allah yolunda savaş; çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri teşvik et! Allah kafirlerin gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.

Bekir Sadak

Allah yolunda savas; sen ancak kendinden sorumlusun, inananlari tesvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskinini onler. Allah'in kahri da, ibret alinacak cezasi da pek siddetlidir.

Celal Yıldırım

O halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü'minleri de savaşa teşvîk et. Ola ki Allah, o inkarcıların kuvvet ve saldırısını önler. Allah'ın kuvvet ve saldırısı ise elbette daha şiddetlidir. (Saldırganları) uzaklaştırıp (onlara hakkettikleri) cezayı vermesi de daha ağırdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şu halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlu olursun. Müminleri de teşvik et. Allah, inkâra sapanların gücünü kıracaktır. Allah’ın gücü daha çetin, cezası daha şiddetlidir.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.

Diyanet Vakfi

Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü ve cezası daha çetindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için Allah yolunda çarpış. Ancak nefsinden başkasıyla yükümlü değilsin! Mü'minleri de çarpışmaya teşvik et; umulur ki Allah o küfretmekte bulunanların baskılarını defeder. Allah baskıca daha zorlu, azap vermek bakımından da daha şiddetlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için Allah yolunda çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'mileri de çarpışmağa teşvik et, me'muldur ki Allaha küfretmekte bulunanların tazyikını defetsin, Allah tazyikce de daha şiddetli tenkilce de daha şiddetlidir.

Erhan Aktaş

O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İman Edenleri de teşvik et. Umulur ki Allah Kafirlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah Kafirlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah gerçeği yalanlayan nankörlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı da, cezalandırması da çok daha güçlüdür.

Fizilal-il Kuran

Allah yolunda savaş. Sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşmaya teşvik et de ola ki Allah kafirlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Hiç kuşkusuz Allah'ın kahrı, öldürücü darbesi pek şiddetlidir.

Gültekin Onan

Artık sen Tanrı yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. İnançlıları hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Tanrı, kafirlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Tanrı, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.

Hamdi Döndüren

Artık sen Allah yolunda savaş -çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun- ve mü’minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, inkâr edenlerin gücünü kırar. Çünkü Allah’ın gücü daha üstün, cezası daha şiddetlidir.

Hasan Basri Çantay

Artık Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkasıyle mükellef (sorumlu) tutulmayacksın. İman edenleri de teşvik et. Olur ki Allah o küfredenlerin savletini defeder. Allah, satvetce de çok çetindir, kahr-u ceza bakımından da çok çetindir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Artık, Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkası yüzünden sorumlu tutulmazsın. Müminleri de (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah kuvvetçe daha güçlü ve cezası daha çetindir.

Hayrat Neşriyat

Artık Allah yolunda savaş! (Sen) ancak kendinden mes’ûlsün; mü’minleri de(cihâda) teşvîk et! Umulur ki Allah, o inkâr edenlerin kuvvetini kırar. Çünki Allah, (onlardan)kuvvetce daha çetin ve azab vermek cihetiyle daha şiddetlidir.

İbni Kesir

Allah yolunda savaş. Sen, ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve baskısını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.

Mehmet Okuyan

Allah yolunda savaş! Sen (öncelikle) sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de (savaşa) teşvik et! Allah kâfir olanların gücünü elbette kıracaktır. Allah’ın gücü (azabı) daha ağırdır ve cezası daha şiddetlidir.

Muhammed Esed

O halde sen Allah yolunda savaş çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri ölüm korkusunu yenmeleri için teşvik et! Allah, hakikati inkara kalkışanların gücünü kırmaya muktedirdir; çünkü Allah iradesinde güçlü ve cezalandırmasında şiddetlidir.

Mustafa İslamoğlu

Artık Allah yolunda savaş! Sen kendinden sorumlusun. Yine de mü'minleri uyuşukluktan kurtulmaları için teşvik et! Belki Allah inkarcıların direncini kırar; zira Allah'ın gücü daha çetin ve cezalandırması daha şiddetlidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık Allah yolunda savaşta bulun. Sen nefsinden başkası ile mükellef olmazsın. Mü'minleri de teşvik et. Umulur ki, Allah Teâlâ o kâfir olanların savletini defeder ve Allah Teâlâ savletce daha şiddetlidir ve tenkilce de daha şedîddir.

Ömer Öngüt

Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar. Gücü en şiddetli olan ve cezası en ağır olan Allah'tır.

Suat Yıldırım

Artık Allah yolunda cihad et! Sen ancak kendinden sorumlusun. Müminleri de buna teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin savletini uzaklaştırır. Allah en güçlü ve cezalandırması da en çetin olandır.

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed), Allah yolunda savaş; sen yalnız kendinden sorumlusun! İnananları da (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, kafirlerin gücünü kırar. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha çetindir.

Süleymaniye Vakfı

Sen Allah yolunda savaş! Sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de teşvik et. Belki Allah, o kafirlerin baskınını önler. Allah'ın baskını daha güçlü, caydırıcılığı daha kuvvetlidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah yolunda savaşa gir; sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de özendir ki Allah, o kafirlerin baskınını önlesin. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha ağırdır.

Şaban Piriş

Öyleyse, Allah yolunda savaş, sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve kuvvetlerini yok eder. Allah, kuvvet yönünden de en güçlü; ceza yönünden en şiddetli olandır.

Tefhim-ul Kuran

Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri de hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.

Ümit Şimşek

Artık Allah yolunda savaş. Sen kendi nefsinden sorumlusun; ancak mü'minleri de cihada teşvik et. Bakarsın, böylece Allah kâfirlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü ve cezası ise çok daha şiddetlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah yolunda savaş. Kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar. Allah, kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada daha güçlüdür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən Allah yolunda vuruş! Sən ancaq özünə cavabdehsən. Möminləri də döyüşə təşviq et! Ola bilsin ki, Allah kafirlərin qüvvəsinin qarşısını alsın. Allahın qüvvəsi daha çox, cəzası daha şiddətlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Allah yolunda vuruş (cihad et). Sən yalnız özünə cavabdehsən, lakin möʼminləri də (cihada) təşviq et! Ola bilsin ki, Allah kafirlərin gücünü qırmış (sizi kafirlərin qəzəbindən saxlamış) olsun. Allahın qəzəbi (qəhri) də, əzabı da çox şiddətlidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Kämpfe du für Gottes Sache, du bist nur für dich selbst verantwortlich, und ermutige die Gläubigen zum Kampf, auf daß Gott durch euch der Macht der Ungläubigen Halt gebietet! Gott ist überaus mächtig, und seine Strafe hat keine Grenzen.

Almanca — Der Edle Quran

So kämpfe auf Allahs Weg - du wirst nur für dich selbst verantwortlich gemacht und sporne die Gläubigen an. Vielleicht wird Allah die Gewalt derjenigen, die ungläubig sind, zurückhalten. Allah ist stärker an Gewalt und an Bestrafung.

Almanca — M. A. Rassoul

Kämpfe darum für Allahs Sache du wirst für keinen verantwortlich gemacht außer für dich selbst und feuere die Gläubigen zum Kampf an. Vielleicht wird Allah die Gewalt derer, die ungläubig sind, aufhalten; und Allahs Gewalt ist viel größer und Er ist strenger im Strafen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Also führe den bewaffneten Kampf fi-sabilillah! Dir ist nur auferlegt, dich selbst dazu (zu verpflichten). Doch mobilisiere die Mumin, damit ALLAH die Gewalttätigkeit derjenigen, die Kufr betrieben haben, zurückhält. Und ALLAH ist noch fähiger im Gewalt-Antun und noch härter im Peinigen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, fight O Muhammad in the cause of Allah; you are not responsible for anyone but yourself, But incite those whose hearts have been touched with the divine hand to make war against positive unbelief; perhaps Allah may curb the hostile appetite of those infidels who wish to display their might against you. Allah's Omnipotence infinitely exceeds man's might and when He avenges His right He strikes at the root.

Abdul Haleem

So [Prophet] fight in God’s way. You are accountable only for yourself. Urge the believers on. God may well curb the power of the disbelievers, for He is stronger in might and more terrible in punishment.

Abdullah Yusuf Ali

Then fight in Allah's cause - Thou art held responsible only for thyself - and rouse the believers. It may be that Allah will restrain the fury of the Unbelievers; for Allah is the strongest in might and in punishment.

Abul A'la Maududi

(So, O Messenger!) Fight in the way of Allah -since you are responsible for none except yourself - and rouse the believers to fight, for Allah may well curb the might of the unbelievers. Indeed Allah is strongest in power and most terrible in chastisement.

Aisha Bewley

So fight in the way of Allah – you are only answerable for yourself – and spur on the muminun. It may well be that Allah will curb the force of the kuffar. Allah has greater force and greater power to punish.

Al-Hilali & Khan

Then fight (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in the Cause of Allâh, you are not tasked (held responsible) except for yourself, and incite the believers (to fight along with you), it may be that Allâh will restrain the evil might of the disbelievers. And Allâh is Stronger in Might and Stronger in punishing.

Ali Quli Qarai

So fight in the way of Allah: you are responsible only for yourself, but urge on the faithful [to fight]. Maybe Allah will curb the might of the faithless, for Allah is greatest in might and severest in punishment.

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) fight, therefore, in the cause of Allâh, you are made responsible only for your ownself, and urge on the faithful (to fight a war in self-defence). It may be, Allâh will restrain the fury of those who have chosen disbelief. Allâh is mightier in prowess and stronger in inflicting exemplary punishment.

Arthur John Arberry

So do thou fight in the way of God; thou art charged only with thyself. And urge on the believers; haply God will restrain the unbelievers' might; God is stronger in might, more terrible in punishing.

Bijan Moeinian

Fight for the cause of God. You (Mohammad, as well as any body) are not responsible for any one else but yourself. Encourage the others [to join the fight.] May God neutralize the power of your disbeliever enemies. God is much more powerful [than anyone else in helping you] and has the highest hand in punishment [of the disbelievers.]

E. Henry Palmer

Fight, then, in the way of God; impose not aught on any but thyself, and urge on the believers; it may be that God will restrain the violence of those who misbelieve, for God is more violent and more severe to punish.

Edip-Layth

So fight in the cause of God. You are not responsible except for yourself. Enjoin those who acknowledge, "Perhaps God will put a stop to the might of those who are ingrates." God is far Mightier and far more Punishing.

George Sale

Fight therefore for the religion of God, and oblige not any to what is difficult, except thy self; however excite the faithful to war, perhaps God will restrain the courage of the unbelievers; for God is stronger than they, and more able to punish.

Hamid S. Aziz

Fight, then, in the way of Allah; impose nothing on anyone else but on thyself (or you are responsible only for thyself), and urge on (or rouse, encourage) the believers. Perchance Allah will restrain the violence of those who disbelieve, for Allah is Mightier, severer in punishment.

Mahmoud Ghali

So fight in the way of Allah. You are not charged with (anyone) except yourself. And exhort the believers; it may be that Allah would restrain the violence of (the ones) who have disbelieved. And Allah is more strict in violence and more strict in torture.

Marmaduke Pickthall

So fight (O Muhammad) in the way of Allah Thou art not taxed (with the responsibility for anyone) except thyself - and urge on the believers. Peradventure Allah will restrain the might of those who disbelieve. Allah is stronger in might and stronger in inflicting punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

So fight on in the way of God (irrespective of the others). You cannot compel any one except your own self; but urge the believers to fight. It may well be that God will keep back the might of the infidels, for God's might is greater, and severe His punishment.

Muhammad Asad

Fight thou, then, in God's cause - since thou art but responsible for thine own self - and inspire the believers to overcome all fear of death. God may well curb the might of those who are bent on denying the truth: for God is stronger in might, and stronger in ability to deter.

Mustafa Khattab

So fight in the cause of Allah ˹O Prophet˺. You are accountable for none but yourself. And motivate the believers ˹to fight˺, so perhaps Allah will curb the disbelievers’ might. And Allah is far superior in might and in punishment.

Progressive Muslims

So fight in the cause of God; you are not responsible except for yourself. And enjoin the believers: "Perhaps God will put a stop to the might of those who disbelieved." And God is far Mightier and far more Punishing.

Sahih International

So fight, [O Muúammad], in the cause of Allah ; you are not held responsible except for yourself. And encourage the believers [to join you] that perhaps Allah will restrain the [military] might of those who disbelieve. And Allah is greater in might and stronger in [exemplary] punishment.

Sam Gerrans

So fight thou in the cause of God; thou art not charged save with thyself. And rouse thou the believers: it may be that God will restrain the might of those who ignore warning; and God is stronger in might, and stronger in exemplary punishment.

Shabbir Ahmed

O Messenger! Fight in the Cause of Allah. You are responsible only for your own actions. While conveying the Revelation is your prime duty, you also teach the believers wisdom, knowledge and self-development by serving humanity (2:151). Therefore, inspire the believers to overcome all fear of death. Allah may well restrain the fury of the unbelievers who are bent upon destroying the System. Allah is Strongest in Might, Strict in Restraining.

Syed Vickar Ahamed

Then fight in Allah’s cause— You are held responsible only for yourself— And stir up the believers (to fight with you). It may be that Allah will hold back the fury of the unbelievers; And Allah is the Strongest in might and punishment.

Taqi Usmani

So, fight in the way of Allah. You are not responsible but for yourself, and persuade the believers (to fight in Allah’s way). It is likely that Allah will prevent the mischief of those who disbelieve. Allah is the strongest in power and the mightiest in punishing.

The Monotheist Group

So fight in the cause of God; you are not responsible except for yourself. And enjoin the believers: "Perhaps God will put a stop to the might of those who disbelieved." And God is far Mightier and far more Punishing.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Combats donc dans le sentier dʹAllah, tu nʹes responsable que de toi même, et incite les croyants (au combat) Allah arrêtera certes la violence des mécréants. Allah est plus redoutable en force et plus sévère en punition.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî di riya Xwedê de şer bike. Tu ji xwe tenê têyî berpirsgirtin. Bawermendan, li ser şer dilgerm bike. Xwedê dê hêza wan ên ku kafir in, ji ser we vekişîne. Hêza Xwedê (ji ya wan) xurttir e û cezayê Wî jî dijwartir e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Strijd dus op Gods weg -- jij wordt slechts voor jezelf aansprakelijk gesteld -- en spoor de gelovigen aan. Misschien dat God het geweld van hen die ongelovig zijn zal afwenden. Gods geweld is groter en Zijn strafvoltrekking is strenger.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Strijdt daarom voor Gods zaak, en legt niemand iets moeielijks op, behalve u zelven; spoort echter de godvruchtigen tot den strijd aan, misschien wil God den moed der ongeloovigen verkleinen; want God is sterker dan zij, en meer in staat te straffen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сражайся же (о, Пророк) на пути Аллаха (чтобы возвысить Его Слово)! (И) вменяется это (в обязанность) только самому тебе [не оставляй борьбу на пути Аллаха, даже и если останешься один], и побуждай верующих (к борьбе на пути Аллаха). Может быть, Аллах (тобой и верующими) удержит ярость тех, которые стали неверующими. И (ведь) Аллах самый сильный яростью [могуществом] и самый суровый в наказании!

Rusça — Osmanov

Сражайся во имя Аллаха. Ты ответственен не только за себя, поэтому побуждай к этому других верующих. Быть может, Аллах отвратит от вас ярость неверующих. Ведь Аллах сильнее всех в ярости и в наказании.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Kämpa därför (Muhammad) för Guds sak - du svarar bara för dig själv - och ingjut lugn och dödsförakt hos de troende. Kanske hejdar Gud förnekarnas framfart; Guds slag faller hårdast och Hans straff är av exemplarisk stränghet.