Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكِيلًا

ve yeḳūlūne Tāǎtun fe iƶā berazū min ǐndike beyyete Tāifetun minhum ğayra elleƶī teḳūlu ve(a)llahu yektubu mā yubeyyitūne fe eǎ'riD ǎnhum ve tevekkel ǎlā (a)llahi ve kefā bi(a)llahi vekīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler ki
2طَاعَةٌTāǎtunط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.peki (tamam)
3فَاِذَاfe iƶāfakat
4بَرَزُواberazūب ر زÇıktı/geldi/bayıldı/ileri gitti, yayınlandı, ortaya çıktı, belirgin/açık/aşikar hale geldi, belirgin/çıkıntılı hale geldi, ortaya koydu, üretmek/yayınlamak, açığa çıkardı, geride bırakmak/geçmek, bir şeyin ötesine geçmek, hoş/güzel görünüm ve zeka ile karakterize edilmiş bir adam, ağaçsız geniş arazi veya açık alançıkınca
5مِنْmin-dan
6عِنْدِكَǐndikeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.senin yanın-
7بَيَّتَbeyyeteب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirgeceleyin kurarlar
8طَائِفَةٌTāifetunط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmabirtakımı
9مِنْهُمْminhumiçlerinden
10غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.tersini
11الَّذِيelleƶīşeyin
12تَقُولُteḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylemiş olduğun
13وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
14يَكْتُبُyektubuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetyazmaktadır
15مَاşeyleri
16يُبَيِّتُونَyubeyyitūneب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirgeceleyin düşünüp kurdukların
17فَاَعْرِضْfe eǎ'riDع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.sen aldırma
18عَنْهُمْǎnhumonlara
19وَتَوَكَّلْve tevekkelو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.ve dayan
20عَلَىǎlā
21اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
22وَكَفٰىve kefāك ف يYeterli olmak, yetmek.ve yeter
23بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah
24وَكِيلًاvekīlenو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.vekil olarak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bizden itaat etmek derlerse de yanından ayrıldılar mı onların bir kısmı, geceleyin senin dediğinden bambaşka şeyler kurar, Allah da onların kurduklarını yazar. Yüz çevir onlardan de dayan Allah'a, Allah yeter koruyucu olarak.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bizden itaat etmek derlerse de yanından ayrıldılar mı onların bir kısmı, geceleyin senin dediğinden bambaşka şeyler kurar, Allah da onların kurduklarını yazar. Yüz çevir onlardan de dayan Allahʼa, Allah yeter koruyucu olarak.

Adem Uğur

Başüstüne derler, ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; sana vekil olarak Allah yeter.

Ahmed Hulusi

"Başüstüne" derler, ama yanından ayrılınca, içlerinden bir grup, geceleyin dediklerinin zıddına kurgular yaparlar. Allah da onların yaptıkları kurguları yazar! Artık onlardan yüz çevir ve Allah'a güven, işini O'na havale et! Vekiyl olarak, Allah Esma'sının, hakikatinde de olan "Vekiyl" ismi özelliği yeter!

Ahmet Tekin

Sana: 'Baş üstüne, emrin yerine getirilecek, devletine itaat edilecektir' derler. Senin yanından ayrılınca da, içlerinden bir kısmı geceleyin gizlice, gündüz senin söylediklerinin aksini tasarlarlar. Allah da onların gece gizlice tasarladıklarını yazar, kaydeder. Sen onların faaliyetlerine karşı tedbir al, sonuçlarını Allah’tan bekle, Allah’a güvenip dayan, işlerini Allah’a havale et. Hâmi ve güvence olarak Allah hepsine karşı sana yeter.

Ahmet Varol

'Baş üstüne' diyorlar. Senin yanından ayrıldıklarında ise onlardan bir grup geceleyin senin söylediklerinden ayrı hesaplar kuruyorlar. Allah onların geceleyin kurdukları hesapları yazıyor. Sen onlara aldırma ve Allah'a güven. Allah vekil olarak yeter.

Ali Bulaç

"Tamam, kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Ali Fikri Yavuz

Huzurunda münafıklar: “- Baş üstüne, işimiz itaattır” derler. Sonra da yanından çıktıklarında içlerinden bir kısmı, dediklerine aykırı olarak geceleyin söz uydururlar. Allah onların kurup yaptıkları tezviratı yazıyor. Onun için sen, yüzlerine vurma, onlardan vazgeç ve Allah’a güvenip dayan. Allah vekil olarak yeter.

Ali Rıza Safa

"Peki, kabul!" derler. Ama senin yanından ayrıldıklarında, onların arasından bir küme, gecenin karanlığında, söylediklerinin tam tersini tasarlar. Allah, gecenin karanlığında onların tasarladıklarını zaten yazıyor. Onlara aldırış etme ve Allah'a güven. Koruyucu olarak, Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, "Biz sana itaat ediyoruz" derler; ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; vekil olarak Allah sana yeter.

Bekir Sadak

«eki» derler, fakat senin yanindan ciktiklarinda, iclerinden bir takimi, geceleyin senin dediklerinden baska bir sey kurarlar. Allah gece tasarladiklarini yaziyor, onlara aldiris etme. Allah'a guven, vekil olarak Allah yeter.

Celal Yıldırım

(Münafıklar): «Bizden sana itaat !»dedi(er. Yanından ayrılıp dışarı çıktıklarında onlardan bir kısmı senin dediğinin başka (ölçü ve değişik hükmüyle) geceler; (yani aksine bir yol, bir plân kurmaya çalışır). Allah onların neler kurup gecelediklerini (bir bir) yazıyor. Böyle olunca da sen onlardan vazgeç; Allah'a güvenip dayan. Vekîl olarak Allah yeter.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“İşimiz itaat” diyorlar, yanından ayrılınca da içlerinden bir grup, içinden, senin söylediğinin tersini kuruyor, Allah da onların içlerinden kurduklarını kaydediyor. Sen de bunlardan yüz çevir ve Allah’a güven, (güvenilecek) vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri

Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri (eski)

'Peki' derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.

Diyanet Vakfi

«Başüstüne» derler, ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; sana vekil olarak Allah yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sana «Peki» derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. Allah onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. Allah'a güven. Vekil olarak Allah yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana "Baş üstüne!" diyorlar; sonra da yanından ayrıldıklarında içlerinden bir takımı söylediklerinin aksine tezvirat yapıyorlar, Allah da yaptıkları tezviratı kaydediyor. Onun için sen yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et! Allah vekil olarak yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Baş üstüne diyorlar sonra da yanından çıktıklarında içlerinden bir takımı dediklerinin hilafına tezvirat yapıyorlar, Allah da yaptıkları tezviratı kaydediyor, onun için sen yüzlerine vurmaktan vaz geç de Allaha havale et Allah vekil yeter

Erhan Aktaş

Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, "itaat ettiklerini" söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, "itaat ettiklerini" söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

Fizilal-il Kuran

Yüzüne karşı 'peki' derler. Fakat onların bir gurubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan komplolar kurarlar. Hiç şüphesiz Allah onların geceleri kurdukları komploları yazıyor. Sen onlara aldırış etme, Allah'a güven. Vekil olarak Allah sana yeter.

Gültekin Onan

"Tamam, kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Tanrı, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Tanrı'ya tevekkül et. Vekil olarak Tanrı yeter.

Hamdi Döndüren

Onlar, (senin yanında iken), “Emrine uyduk.” derler; ama senin yanından ayrıldıklarında, onlardan bir kısmı, geceleyin senin dediklerinden başka şeyler kurarlar. Ama Allah geceleyin ne düşünüp kurduklarını yazıyor. Onun için sen, onlardan uzak dur ve sadece Allah’a güvenip dayan. Çünkü Allah vekil olarak yeter!

Hasan Basri Çantay

(Sana) "Hayhay" derler. Fakat senin yanından ayrıldıkları zaman da onlardan bir güruh geceleyin senin söyleyegeldiğinden başkasını kurar (lar). Allah onların gizlice ne planlar kurduklarını yazıyor. Onun için sen onlardan yüz çevir (aldırış etme). Allaha güvenib dayan, Allah, bir vekil olarak, yeter.

Hasib Asutay

(Sana) 'Baş üstüne' derler, ama yanından çıktıklarında onlardan bir kısmı, senin dediğinden başka gizlice planlar kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; vekil olarak Allah yeter.

Hayrat Neşriyat

Bununla berâber (münâfıklar, kendilerine bir şey emrettiğin zaman:) 'Baş üstüne!' derler; fakat senin yanından çıktıkları zaman onlardan bir tâife, senin söylediğinden başkasını geceleyin uydurur. Allah ise, geceleri (ne hîleler) kurmakta olduklarını yazıyor (hesâbını sormak üzere, kaydediyor). Artık (sen) onlara aldırma ve Allah’a tevekkül et! (Sana) vekîl olarak da Allah yeter.

İbni Kesir

Sana; peki, derler. Yanından ayrıldıktan sonra da içlerinden bir grup sana söylediklerini hilafına geceleyin plan kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor. Onlara aldırış etme. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar) “Başüstüne!” derler. Yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazmaktadır. Onlardan yüz çevir (aldırma) ve Allah’a güven! Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

Onlar, "Biz sana itaat ediyoruz." Derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir kısmı, gecenin karanlığında, senin dile getirdiğin (inançlar)dan başka şeyler tasarlarlar; ve Allah onların böyle gece karanlığında tasarladıkları her şeyi kaydeder. O halde kendi başlarına bırak onları ve yalnızca Allaha güven; zira hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Baş üstüne!" derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir güruh gece boyunca senin dile getirdiğinden farklı işler çevirirler. Ama Allah onların gece karanlığında çevirdikleri işleri kaydetmektedir. Şu halde işine bak ve Allah'a dayan; zira dayanak olarak Allah yeter.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve «İtaatkarız» derler. Sonra senin yanından ayrıldıkları zaman onlardan bir gürûh senin dediğin şeyin başkasını geceleyin kuruntu yapar. Ve Allah Teâlâ onların ne kuruntularda bulunduklarını yazıyor. Artık onlardan yüz çevir ve Allah Teâlâ'ya tevekkül et. Ve Cenâb-ı Hak vekil olarak kifâyet eder.

Ömer Öngüt

“İtaat ettik!” derler. Fakat senin yanından ayrıldıktan sonra, içlerinden bir kısmı, sana söylediklerinin tersine geceleyin plân kurarlar. Allah da onların geceleyin tasarladıklarını yazmaktadır. Onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter!

Suat Yıldırım

Münâfıklar sana "Baş üstüne!" derler. Fakat yanından çıkınca, onlardan bir güruh gece karanlığında senin söylediklerinin tersine plânlar kurarlar. Allah onların o gizli plânlarını bir bir kaydediyor. Onun için sen suçlarını yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah’a havale et, Ona tevekkül et. Sana vekil olarak Allah yeter.

Süleyman Ateş

"Peki", derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar. Allah, onların geceleyin ne düşünüp kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma, Allah'a dayan. (Sana) vekil olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı

Sana "Başüstüne!" derler, fakat yanından çıkınca içlerinden bir kesimi, geceleyin senin dediğinden başka şeyler tasarlarlar. Allah onların tasarladıklarını yazar. Onlara karşı mesafeli ol! Sen Allah'a dayan. Vekil olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana "Baş üstüne" derler, fakat yanından çıkınca içlerinden bir kesimi, geceleyin senin dediğinden başka şeyler tasarlarlar. Allah onların tasarladıklarını yazar. Onlara karşı dikkatli ol ve Allah'a güven. Dayanak olarak Allah yeter.

Şaban Piriş

(Sana) "itaat ettik" derler. Yanından ayrılınca da onlardan bir bölümü söylediklerinin tersini yaparak gecelerler. Allah, onların nasıl gecelediğini kaydediyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a dayan. Vekil olarak Allah yeter.

Tefhim-ul Kuran

«Tamam, kabul» derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Ümit Şimşek

Onlar 'Başüstüne' diyorlar; senin yanından ayrılınca da, onlardan bir zümre, söylediklerinin tersine, sinsice tuzaklar kuruyor. Allah da onların kurduğu tuzakları kaydediyor. Sen onlara aldırma, Allah'a tevekkül et. Zira vekil olarak Allah yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

"Baş üstüne" diyorlar ama senin yanından ayrıldıklarında, içlerinden bir grup senin söylediğinin tam tersini planlıyor. Allah, onların sabahlara kadar kurup durduklarını yazıyor. Onlardan yüz çevir, Allah'ı vekil et. Vekil olarak Allah yeter.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar: “İtaət edirik!”– deyirlər. Sənin yanından çıxıb getdikdə isə onların bir qismi gecələr bir yerə yığışıb sənin dediyinin əksinə tədbir görürlər. Allah onların gecələr nə tədbir gördüklərini yazır. Onlardan üz döndər və Allaha təvəkkül et! Qoruyan olaraq Allah yetər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onlar: (Sənə) itaət edirik!″ – deyir, lakin sənin yanından çıxıb getdikləri zaman onların bir qismi dediyinin əksinə fikirləşir. Allah onların niyyətində olanları (əməl dəftərlərinə) yazır. Sən onlardan üz çevir, Allaha təvəkkül et! Allahın (sənə) vəkil olması kifayət edər!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn diese Heuchler zu dir kommen, sagen sie: ʺWir gehorchen.ʺ Wenn sie aber von dir weggehen, führen einige unter ihnen etwas anderes im Schilde. Gott schreibt auf, was sie im Schilde führen. Kümmere dich nicht um sie und verlaß dich auf Gott! Wer sich auf Gott verläßt, dem genügt Er vollkommen.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺGehorsam.ʺ Wenn sie aber von dir weggehen, heckt ein Teil von ihnen etwas anderes aus, als was du sagst. Aber Allah schreibt auf, was sie aushecken. So wende dich von ihnen ab und verlasse dich auf Allah. Allah genügt als Sachwalter.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagen: ʺ(Wir geloben dir) Gehorsam.ʺ Doch wenn sie von dir weggegangen sind, denkt sich nachts ein Teil von ihnen etwas anderes aus als das, was sie sagen. Und ALLAH läßt das niederschreiben, was sie sich nachts ausdenken. So wende dich von ihnen ab und übe Tawakkul ALLAH gegenüber! Und ALLAH genügt als Wakil.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They -whose faith is greatly shaken- show obedience in your presence O Muhammad and say to you: "We obey all that you exhort us to do. " But when they depart from where you are, some of them design by night a scheme of action not in accord with your principles, and Allah puts in writing all that they propose to do. Therefore, disregard them and rely upon Allah, and enough is He to be your Tutelary Guardian Who exercises protecting vigilance over you.

Abdul Haleem

They say, ‘We obey you,’ but as soon as they leave your presence, some of them scheme by night to do other than what you said. God records what they scheme, so leave them alone, and put your trust in God: He is sufficient protector.

Abdullah Yusuf Ali

They have "Obedience" on their lips; but when they leave thee, a section of them Meditate all night on things very different from what thou tellest them. But Allah records their nightly (plots): So keep clear of them, and put thy trust in Allah, and enough is Allah as a disposer of affairs.

Abul A'la Maududi

They say (in your presence): 'We obey', but when they leave your presence a party of them meets by night to plan against what you have said. Allah takes note of all their plots. So, let them alone, and put your trust in Allah. Allah is sufficient as a guardian.

Aisha Bewley

They have the word, ‘Obedience!’ on their tongues but when they leave your presence, a group of them spend the night plotting to do other than what you say. Allah is recording their nocturnal plotting. So let them be and put your trust in Allah. Allah suffices as a Guardian.

Al-Hilali & Khan

They say: "We are obedient," but when they leave you (Muhammad صلى الله عليه وسلم), a section of them spend all night in planning other than what you say. But Allâh records their nightly (plots). So turn aside from them (do not punish them), and put your trust in Allâh. And Allâh is Ever All-Sufficient as a Disposer of affairs.

Ali Quli Qarai

They profess obedience [to you], but when they go out from your presence, a group of them conspire overnight [to do] something other than what you say. But Allah records what they conspire overnight. So disregard them and put your trust in Allah, for Allah suffices as trustee.

Amatul Rahman Omar

And they (- the hypocrites) say (in your presence), `(We stand for) obedience,' but when they sally forth from your presence, a party of them spend the night scheming contrary to what you say, and Allâh is keeping a record of whatever they scheme by night. So turn away from them and put (your) trust in Allâh, and Allâh suffices as a Disposer of affairs.

Arthur John Arberry

They say, 'Obedience'; but when they sally forth from thee, a party of them meditate all night on other than what thou sayest. God writes down their meditations; so turn away from them, and put thy trust in God; God suffices for a guardian.

Bijan Moeinian

They pledge obedience to God at your presence; but as soon as they leave, some of them entertain other thoughts. God indeed registers their hostile intentions. Be firm with them and put your trust in God Who is the best Protector.

E. Henry Palmer

They say, 'Obedience!' but when they sally forth from you, a company of them brood by night over something else than that which thou hast said; but God writes down that over which they brood. Turn then from them and rely on God, for God sufficeth for a guardian.

Edip-Layth

They say, "Obedience," but when they emerge from you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

George Sale

They say, obedience: Yet when they go forth from thee, part of them meditate by night a matter different from what thou speakest; but God shall write down what they meditate by night: Therefore let them alone, and trust in God, for God is a sufficient protector.

Hamid S. Aziz

They say, "Obedience!" But when they sally forth from you, a company of them ponder (meditate, plan, brood) by night over something other than that which you have said; but Allah writes down that over which they ponder. Turn then from them and rely on Allah, for Allah suffices as Trustee.

Mahmoud Ghali

And they say, "Obdience. " Then when they go forth from your presence, a section of them brood (by night) on other than what you say. And Allah writes down whatever they brood on; so veer away from them, and put your trust in Allah; and Allah suffices as an Ever-Trusted Trustee.

Marmaduke Pickthall

And they say: (It is) obedience; but when they have gone forth from thee a party of them spend the night in planning other than what thou sayest. Allah recordeth what they plan by night. So oppose them and put thy trust in Allah. Allah is sufficient as Trustee.

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "We obey;" but when they leave your company, a section of them discuss at night other things than you had said; but God takes note of what they discuss. So turn aside from them and trust in God; and God is sufficient as protector.

Muhammad Asad

And they say, "We do pay heed unto thee'' - but when they leave thy presence, some of them devise, in the dark of night, [beliefs] other than thou art voicing; and all the while God records what they thus devise in the dark of night. Leave them, then, alone, and place thy trust in God: for none is as worthy of trust as God.

Mustafa Khattab

And they say, "We obey," but when they leave you, a group of them would spend the night contradicting what they said. Allah records all their schemes. So turn away from them, and put your trust in Allah. And Allah is sufficient as a Trustee of Affairs.

Progressive Muslims

And they Say: "Obedience, " but when they emerge from you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

Sahih International

And they say, "[We pledge] obedience. " But when they leave you, a group of them spend the night determining to do other than what you say. But Allah records what they plan by night. So leave them alone and rely upon Allah. And sufficient is Allah as Disposer of affairs.

Sam Gerrans

And they talk obedience; but when they emerge from thy presence, a number among them plans by night other than what thou sayest. And God records what they plan by night; so turn thou away from them, and place thou thy trust in God; and God is sufficient as disposer of affairs.

Shabbir Ahmed

They express verbal allegiance to the System, "It is Obedience!" But when they go away from you a party of them spends the night in planning against the Belief System you preach. They discuss ways to corrupt the Message. Allah records what they plan by night. Ignore them, go ahead with your Program and trust in Allah (6:107). Allah is Sufficient as Guardian.

Syed Vickar Ahamed

They have "Obedience" on their lips; But when they leave you, some of them think all night about things quite different from what you tell them. But Allah records their nightly (plots): So keep away from them, and put your trust in Allah, and enough is Allah as a Disposer (Wakil) of affairs.

Taqi Usmani

They say, "Obedience (we observe)." But when they go away from you, a group of them conspires at night contrary to what they say. Allah records what they conspire. So ignore them and put your trust in Allah. Allah is enough to trust in.

The Monotheist Group

And they say: "Obedience" but when they come out from being with you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils disent: ʺObéissance!ʺ Puis, sitôt sortis de chez toi, une partie dʹentre eux délibère au cours de la nuit de tout autre chose que ce quʹelle tʹa dit. (Cependant) Allah enregistre ce quʹils font la nuit. Pardonne-leur donc et place ta confiance en Allah. Et Allah suffit comme Protecteur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Munafiq) Dibêjin: Em ê bi gotina te bikin. Vêca dema ji cem te radibin, celebek ji wan tiştekî ji bilî ya ku ji te re dibêjin, di dilê xwe de tevdîr dikin. Helbet Xwedê bêhtir bi ya ku di dilê xwe de tevdîr dikin dizane. Êdî ji wan bigere, xwe bispêre Xwedê . Helbet bi wekîlî û piştevanî Xwedê besî te ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen:ʺGehoorzaamheid!ʺ Maar als zij bij jou wegtrekken dan besluit een groep van hen heimelijk iets anders dan zij zeggen, maar God schrijft op wat zij heimelijk besluiten. Wend je dus van hen af en stel je vertrouwen op God. God is goed genoeg als voogd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeggen: Wij gehoorzamen, maar als gij van hen vertrokken zijt, dan bepeinst een deel hunner, gedurende den nacht zaken, die tegen datgene strijden, wat gij zeidet. Maar God zal opschrijven wat zij des nachts overdenken. Laat hen daarom alleen en vertrouw op God; want Gods bescherming is steeds toereikend.

Hollandaca — Siregar

Zij zeggen ʹgehoorzaamheid,ʺ maar wanneer zij bij jou wegtrekken, bekonkelt een groep van ben iets anders dan zij jou zeiden. En Allah schrijft op wat zij bekonkelen. Houd je dus verre van hen en stel je vertrouwen op Allah. En Allah is voldoende als Beschermer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят они [эти отворачивающиеся лицемеры] (когда находятся у Посланника Аллаха): «(От нас) повиновение!» А когда они [говорящие это] выходят от тебя (о, Посланник), то группа из них замышляет ночью не то, что (эта группа) говорит (когда находится у тебя). А Аллах записывает то, что они замышляют по ночам (и воздаст им за это). Отвернись же (о, Посланник) от них [не наказывай их] и положись на Аллаха [доверься полностью Ему]! И достаточен Аллах как покровитель [сторонник и защитник]!

Rusça — Osmanov

Мунафики говорят: ʺМы повинуемсяʺ. Но когда они уходят от тебя, то некоторые из них замышляют то, чего ты им вовсе не велел. Однако Аллах записывает им то, что они замышляют. Так отвернись от них и положись целиком на Аллаха, ибо только Аллах - попечитель.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De säger att de lyder dig; men när de lämnar dig överlägger några av dem i nattens mörker om helt andra ting än det som du anbefaller; men Gud skriver ned vad de överlägger om under natten. Håll dig därför på avstånd från dem och sätt din lit till Gud. Utöver Gud behöver (du) ingen beskyddare.