Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنِّي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَلِيمًا

ve leyseti t-tevbetu li(e)lleƶīne yeǎ'melūne s-seyyiāti Hattā iƶā HaDera eHadehumu l-mevtu ḳāle innī tubtu l-āne ve lā (e)lleƶīne yemūtūne ve hum kuffārun ulāike eǎ'tednā lehum ǎƶāben elīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَيْسَتِve leysetiل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir(geçerli) değildir
2التَّوْبَةُt-tevbetuت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbesi
3لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselerin
4يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapan(ların)
5السَّيِّـَٔاتِs-seyyiātiس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülükler
6حَتّٰٓىHattānihayet
7اِذَاiƶāzaman
8حَضَرَHaDeraح ض رHazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim etmek, bir kişiyi ziyaret etmek, bir yerin yakınında olmak, bir yerde yaşamak veya ikamet etmek, bir şeye tanık olmak veya görmek, bir şeyi gözle görmek, cevap vermek veya yanıtlamak, tartışmak veya münazara etmek, biriyle mücadele etmek ve üstesinden gelmek, rahatsız etmek.gelip çattığı
9اَحَدَهُمُeHadehumuا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.kendilerine
10الْمَوْتُl-mevtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
11قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder
12اِنِّيinnīmuhakkak ben
13تُبْتُtubtuت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe ettim
14الْـٰٔنَl-āneşimdi
15وَلَاve lāve (değildir)
16الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
17يَمُوتُونَyemūtūneم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölenlere
18وَهُمْve humolarak
19كُفَّارٌkuffārunك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafir
20اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
21اَعْتَدْنَاeǎ'tednāع ت دHazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek.hazırlamışızdır
22لَهُمْlehumonlar için
23عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
24اَلِيمًاelīmenا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tövbe, o kişilerin tövbesi değildir ki kötülüklerde bulunup dururlar da sonucu içlerinden birine ölüm gelip çattı mı işte şimdi tövbe ettim ben der ve kâfir olarak ölenlerin tövbesi de tövbe değildir. O kişilerdir onlar ki onlar için elemli bir azap hazırlamışızdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tövbe, o kişilerin tövbesi değildir ki kötülüklerde bulunup dururlar da sonucu içlerinden birine ölüm gelip çattı mı işte şimdi tövbe ettim ben der ve kâfir olarak ölenlerin tövbesi de tövbe değildir. O kişilerdir onlar ki onlar için elemli bir azap hazırlamışızdır.

Adem Uğur

Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca "Ben şimdi tevbe ettim" diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.

Ahmed Hulusi

Yoksa hayatı kötülük yapmakla geçip de, ölüm anı gelince "İşte şimdi tövbe ettim" diyenin tövbesi yoktur! Hakikati inkar ederek yaşayıp, son nefeste tövbe edenlere de yoktur! İşte onlar için feci azap hazırlamışızdır.

Ahmet Tekin

Yoksa, kendilerine ölüm gelinceye kadar kusur işlemeye, günaha, isyana devam edenlerin, 'Ben şimdi tevbe ettim, günah işlemekten vazgeçerek, Allah’a itaate yöneldim' diyenlerin, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile kâfir olarak ölenlerin kabul edilecek tevbeleri yoktur. İşte onlar için can yakıp inleten müthiş bir azap hazırlanmıştır.

Ahmet Varol

Kötülükleri işleyip de içlerinden birine ölüm geldiğinde: 'Ben şimdi tevbe ettim' diyenlerin tevbeleriyle kâfir olarak ölenlerinki ise geçerli değildir. Bunlar için acıklı bir azap hazırladık.

Ali Bulaç

Tevbe; ne, kötülükleri yapıp edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır.

Ali Fikri Yavuz

O kimseler ki, kötü işlerde ısrar ederken onlardan birine ölüm gelip hayattan ümidini kesince: “- Ben, şimdi tevbe ettim” der, o kimseler için tevbe yok (tevbe makbul değildir). Kâfir oldukları halde ölenlere de tevbe yok, işte biz onlar için ahirette acıklı bir azap hazırlamışızdır.

Ali Rıza Safa

Sürekli kötülük yapan ve ölüm geldiğinde, "Şu anda gerçekten pişman oldum!" diyenler için değil; nankör olarak ölenler için de değil. İşte onlar için, acı bir ceza hazırladık.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da, içlerinden birine ölüm gelip çatınca;"Ben şimdi tövbe ettim" diyenlerle, kafir olarak ölenler için, kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırladık.

Bekir Sadak

Kotulukleri isleyip dururken, olum kendisine geldigi zaman; «simdi tevbe ettim» diyenler ile kafir olarak olenlerin tevbesi makbul degildir. Iste onlara elem verici azab hazirlamisizdir.

Celal Yıldırım

Yoksa kötülük (günah ve veballeri işleyip (devam ederken) kendisine ölüm gelince, «Ben şimdi tevbe ettim» diyenlerin ve bir de kâfir olarak ölenlerin tevbesi (kabul edilir) değildir. İşte onlara elem verici bir azâb hazırlamışızdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tövbe ettim” diyenlerle kâfir olarak ölenler için kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri

Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri (eski)

Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman; 'şimdi tevbe ettim' diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azab hazırlamışızdır.

Diyanet Vakfi

Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca «Ben şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: «İşte ben şimdi tevbe ettim.» diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa günahları yapıp yapıp da her birine ölüm gelince: "İşte ben, şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin pişmanlığı fayda etmez. İşte onlara, elim bir azap hazırlamışızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa kabahatleri yapıb yapıb da ta her birine ölüm gelince işte ben şimdi tevbe ettim diyen kimselere tevbe yok, kafir oldukları halde ölenlere de yok, bunlar işte bunlara biz elim bir azab hazırlamışızdır.

Erhan Aktaş

Kötülük yapıp da kendilerine ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve Kafir olarak ölenlerin tevbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kötülük yapıp da kendilerine ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve Kafir olarak ölenlerin tevbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kötülük yapıp da, ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tövbe ettim." diyenlerin ve gerçeği yalanlayıp nankör olarak ölenlerin tövbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Yoksa sürekli kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince «Şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz böyleleri için acı bir azap hazırladık.

Gültekin Onan

Tevbe; ne, kötülükleri yapıp edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır.

Hamdi Döndüren

Öyleyse, kabul edilecek tevbe, kötülükleri işleyenlerin ve kendilerine ölüm anı gelip çattığı sırada da, “Şimdi tevbe ettim.” diyenler ile inkârcı olarak ölenlerin tevbesi değildir. Çünkü bunlar, kendileri için can yakıcı bir azap hazırlamış olduğumuz kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

(Yoksa makbul olan o tevbe), kötülükleri yapıb yapıb da onlardan (ya'ni böyle yapanlardan) her hangi birine ta ölüm gelince: "Ben şimdi hakıykaten tevbe etdim" diyenlerin tevbesi değil. Kendileri kafir olarak öleceklerin (tevbesi) de değil. Onlar (öyle iste). Biz onlar için pek acıklı bir azab hazırlamışızdır.

Hasib Asutay

Yoksa (makbul olan) tevbe kötülükleri işleyip de, onlardan birine ölüm gelince 'Ben şimdi gerçekten tevbe ettim' diyen ile kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. İşte onlar için can alıcı bir azap hazırlamışızdır.

Hayrat Neşriyat

Yoksa (makbûl bir) tevbe, o günahları işleyip de, nihâyet onlardan birine ölüm gelince: 'Şübhesiz ben şimdi tevbe ettim!' diyenler için değildir; kendileri kâfir kimseler olarak ölenler için de (değildir)! İşte onlar yok mu, kendileri için (pek) elemli bir azab hazırladık!

İbni Kesir

Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelip çatınca: Şimdi işte gerçekten tevbe ettim, diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin tevbesi kabul değildir. İşte onlar için, elem verici bir azab hazırlamışızdır.

Mehmet Okuyan

Kötülükleri (sürekli) yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca “Ben şimdi tevbe ettim.” diyenler ile kâfir olarak ölmekte olanlar için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlayacağız (hazırlamış olacağız).

Muhammed Esed

Oysa ne ölüm anına kadar kötülük işleyip duran, ama o an gelip çattığında "Şimdi tevbe ediyorum!" diyenlerin tevbesi kabul edilecektir, ne de hakikat inkarcısı olarak ölenlerin; Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ne ölüm gelip çatıncaya kadar (ısrarla) günah işlemeyi sürdürerek son anda "İşte şimdi tevbe ediyorum!" diyen birinin tevbesi kabul görecektir, ne de inkarında direnerek ölenlerin tevbeleri... İşte onlar kendilerine acıklı bir azap hazırladığımız kimselerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve tevbe o kimseler için değildir ki, günahları yapar dururlar. Vakta ki kendilerinden birine ölüm gelip çatınca, «Ben şimdi tevbe ettim,» der ve kâfir oldukları halde ölenler için de değildir. İşte biz onlara elim bir azap hazırlamışızdır.

Ömer Öngüt

Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da, içlerinden birine ölüm gelip çatınca: “Ben şimdi tevbe ettim!” diyenlerin tevbesi makbul değildir, kâfir olarak ölenlerin tevbesi de makbul değildir. İşte onlar için pek acıklı bir azap hazırlamışızdır

Suat Yıldırım

Yoksa makbul tövbe, kötülükleri yapıp edip de sonra kendilerinden birine ölüm gelip çattığında: "İşte ben şimdi tövbe ettim." diyenlerin tövbesi değil. Kâfir olarak ölen kimselerin tövbesi de değil. İşte öylesi kimselere, çok acı veren bir azap hazırladık.

Süleyman Ateş

Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet kendilerine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlere ve kafir olarak ölenlere tevbe (af) yoktur. Onlar için acı bir azab hazırlamışızdır!

Süleymaniye Vakfı

Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm gelip çatınca da "Ben şimdi tövbe ettim!" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tövbesi, Allah'ın kabul edeceği tövbe değildir. Biz onlar için acıklı bir azap hazırladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm çatınca da "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kafir olarak ölenlerin tevbesi de tevbe değildir. Onlar için acıklı bir azap hazırlamışızdır.

Şaban Piriş

Ölüm gelip çatana kadar günah işleyip de tam o zaman: -Ben şimdi tevbe ediyorum, diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kafir olarak ölenlerin tevbesi de yoktur. Onlara acıklı bir azap hazırladık.

Tefhim-ul Kuran

Tevbe, ne kötülükleri yapıp edip de onlardan birine ölüm çatınca: «Ben şimdi gerçekten tevbe ettim» diyenler, ne de kendileri kâfirler olarak ölenler için değil. Böyleleri için acıklı bir azab hazırlamışızdır.

Ümit Şimşek

Yoksa, kötülükleri işleyip durduktan sonra ölüm gelip çattığında 'Ben şimdi tevbe ettim' diyen kimsenin veya kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. Öyleleri için Biz acı bir azap hazırladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa, kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde, "işte şimdi tövbe ettim" diyenler için tövbe yoktur. Küfre batmış olarak ölenlere de tövbe yoktur. Böylelerine biz korkunç bir azap hazırladık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Günah işlər görməkdə davam edənlərdən birinə ölüm gəldiyi zaman: “Mən indi tövbə etdim!”– deyənlərin də, kafir kimi ölənlərin də tövbəsi qəbul deyildir. Biz onlar üçün ağrılı-acılı bir əzab hazırlamışıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Günah işlər görməkdə davam edərək ölüm yetişən anda: ″Mən indi tövbə etdim″ –deyənlərin və kafir olaraq ölənlərin tövbəsi qəbul olunmaz. Biz onlar üçün şiddətli bir əzab hazırlamışıq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott nimmt aber die Reue derer nicht an, die ihr ganzes Leben böse Taten begehen und die - wenn sie den Tod nahe glauben -schnell sagen: ʺJetzt bereue ich meine üblen Taten.ʺ Auch nimmt Gott die Reue von im Unglauben Gestorbenen nicht an. Sie erwartet eine qualvolle Strafe.

Almanca — Der Edle Quran

Nicht aber ist die Annahme der Reue für diejenigen, die böse Taten begehen, bis daß, wenn sich bei einem von ihnen der Tod einstellt, er sagt: ʺJetzt bereue ichʺ, und auch nicht für diejenigen, die als Ungläubige sterben. Für jene haben Wir schmerzhafte Strafe bereitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen aber haben keine Vergebung zu erwarten, die schlechte Taten begehen, und die erst, wenn sie zum Sterben kommen, sagen: ʺJetzt kehre ich um.ʺ Auch diejenigen nicht, die als Ungläubige sterben. Für sie haben Wir eine schmerzhafte Strafe bereitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Reue wird nicht von denjenigen angenommen, die so lange die gottmißfälligen Taten begehen, bis der Eine von ihnen im Sterben liegt und erst dann sagt: ʺIch bereue es jetzt.ʺ, und nicht von denjenigen, die sterben, während sie Kafir sind. Für diese bereiteten WIR qualvolle Peinigung vor.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But in no case shall Allah take upon Himself to accept the repentance of those who consume their life in wrong - doing until the encounter with death when each of then will says: "Now do I repent, " nor of those who are caught in the Jaws of death with minds captivated in disbelief. Such persons shall be denied Allah's forgiveness, and We have prepared for them a condign punishment.

Abdul Haleem

It is not true repentance when people continue to do evil until death confronts them and then say, ‘Now I repent,’ nor when they die defiant: We have prepared a painful torment for these.

Abdullah Yusuf Ali

Of no effect is the repentance of those who continue to do evil, until death faces one of them, and he says, "Now have I repented indeed;" nor of those who die rejecting Faith: for them have We prepared a punishment most grievous.

Abul A'la Maududi

But of no avail is repentance of those who do evil until death approaches any one of them and then he says: 'Now I repent.' Nor is the repentance of those who die in the state of unbelief of any avail to them. For them We have kept in readiness a painful chastisement.

Aisha Bewley

There is no tawba for people who persist in doing evil until death comes to them and who then say, ‘Now I make tawba,’ nor for people who die kafir. We have prepared for them a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

And of no effect is the repentance of those who continue to do evil deeds until death faces one of them and he says: "Now I repent;" nor of those who die while they are disbelievers. For them We have prepared a painful torment.

Ali Quli Qarai

But [acceptance of] repentance is not for those who go on committing misdeeds: when death approaches any of them, he says, ‘I repent now. ’ Nor is it for those who die while they are faithless. For such We have prepared a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

But repentance is of no avail to those who go on doing evil deeds until, when death visits one of them, he says, `I do repent now,' nor it is of any use to those who die whilst they are disbelievers. It is for such people that We have prepared a woeful punishment.

Arthur John Arberry

But God shall not turn towards those who do evil deeds until, when one of them is visited by death, he says, 'Indeed now I repent,' neither to those who die disbelieving; for them We have prepared a painful chastisement.

Bijan Moeinian

Repentance is not accepted from those who persist in committing sins and use their last breath asking for forgiveness [like Pharaoh who said I submit myself to God while he was being drowned in the Red Sea]. Repentance is not accepted of those who die while not believing in God; I God) have prepared a painful punishment for the latter.

E. Henry Palmer

His turning again is not for those who do evil, until, when death comes before one of them, he says, 'Now I turn again;' nor yet forth those who die in misbelief. For such as these have we prepared a grievous woe.

Edip-Layth

There will be no repentance for those who commit sin until death comes upon one of them, then he says, "I repent now!" Nor there will be repentance for those who die while they are ingrates. To those We have prepared a painful retribution.

George Sale

But no repentance shall be accepted from those who do evil until the time when death presenteth it self unto one of them, and he saith, verily I repent now; nor unto those who die unbelievers: For them have we prepared a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

His forgiveness is not for those who do evil until death approaches and then he says, "Now I repent", nor yet for those who die faithless. For such We have prepared a grievous woe.

Mahmoud Ghali

And relenting is not for the ones who do odious deeds until, when death is present to one of them, he says, "Surely now I repent, " neither (for) the ones who die (while) they are steadfast disbelievers; for those We have readied a painful torment.

Marmaduke Pickthall

The forgiveness is not for those who do ill-deeds until, when death attendeth upon one of them, he saith: Lo! I repent now; nor yet for those who die while they are disbelievers. For such We have prepared a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

But (He does not accept) the repentance of those who continue indulging in evil until death draws near and they say: "We now repent;" nor of those who die disbelieving. For them We have a grievous retribution in wait.

Muhammad Asad

whereas repentance shall not be accepted from those who do evil deeds until their dying hour and then say, "Behold, I now repent"; nor from those who die as deniers of the truth: it is these for whom We have readied grievous suffering.

Mustafa Khattab

However, repentance is not accepted from those who knowingly persist in sin until they start dying, and then cry, "Now I repent!" nor those who die as disbelievers. For them We have prepared a painful punishment.

Progressive Muslims

And there will be no repentance for those who commit sin until death comes upon one of them, then he says: "I repent now!", nor for those who die while they are disbelievers. To those We have prepared a painful retribution.

Sahih International

But repentance is not [accepted] of those who [continue to] do evil deeds up until, when death comes to one of them, he says, "Indeed, I have repented now," or of those who die while they are disbelievers. For them We have prepared a painful punishment.

Sam Gerrans

And acceptance of repentance is not for those who do evil deeds — when death has come to one of them, he says: “I repent now,” — nor is it for those who die as atheists; for those We have prepared a painful punishment.

Shabbir Ahmed

The forgiveness is not for those who commit transgressions until death comes to one of them and he says, " Behold, I repent now. " (They have no time to make mends). Nor is the forgiveness for those who die as deniers of the Truth. We have prepared an awful suffering for them.

Syed Vickar Ahamed

And the repentance of those who continue to do evil deeds is of no effect, until death faces one of them, and he says, "Now have I repented indeed," nor of those who die rejecting Faith: For them We have prepared a punishment most painful.

Taqi Usmani

The relenting is not for those who do the evil deeds, until when the time of death approaches one of them, he says, "Now I repent", nor for those who die while they are still disbelievers. For them We have prepared a painful punishment

The Monotheist Group

And there will be no repentance for those who commit sin then when death comes upon any one of them he says: "I repent now!" Nor for those who die while they are rejecters. For those We have prepared a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais lʹabsolution nʹest point destinée à ceux qui font de mauvaises actions jusquʹau moment où la mort se présente à lʹun dʹeux, et qui sʹécrie: ʺCertes, je me repens maintenantʺ - non plus pour ceux qui meurent mécréants. Et cʹest pour eux que Nous avons préparé un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Pejirandina tobeyê ne ji bo wan ên ku xerabî û gunehan dikin (û li serê berdewam in) heyanî yek ji wan dikeve ber mirinê, êdî (ji nû ve) dibêje: “Min vêga tobe kir” û ne ji bo wan ên ku li ser kufrê jî dimirin. Ev ên wisa, me ji bo wan ezabekî cansoj amade kiriye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar de genadevolle aandacht geldt niet voor hen die verkeerde dingen blijven doen totdat een van hen, als de dood nabij is, zegt: ʺNu heb ik berouwʺ en ook niet voor hen die als ongelovigen sterven. Zij zijn het voor wie Wij een pijnlijke bestraffing hebben klaargemaakt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar er is geene verzoening voor hen, die het booze doen tot de dood hen treft, en dan eerst zeggen: Ik heb berouw; ook voor hen niet die als ongeloovigen sterven. Voor dezen hebben wij een strenge straf bepaald.

Hollandaca — Siregar

En er is geen (aanvaaring van het) berouw voor degenen die het slechte bedrijven totdat een van hen de dood nabij is, (en dan) zegt: ʺVoorwaar, nu heb ik berouw.ʺ En ook niet voor degenen die ongelovig sterven. Zij zijn degenen voor wie Wij een pijnlijke bestraffing voorbereid hebben.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Но нет прощения тем, кто совершает прегрешения [всю жизнь], и лишь тогда, когда к нему приходит смерть, говорит: ʺВоистину, я раскаиваюсь теперьʺ. [Аллах не прощает] тех, кто умирает, будучи неверным. Им-то Мы уготовали мучительное наказание!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ångerns väg är inte öppen för den som (ständigt) begår dåliga handlingar och först då döden når honom säger: ʺNu känner jag ångerʺ, och inte heller för dem som dör som förnekare av sanningen; för dem har Vi ett plågsamt straff i beredskap.