(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْ وَاِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا

ve bi kufrihim ve ḳavlihim ǎlā meryeme buhtānen ǎZīmen / ve ḳavlihim innā ḳatelnā l-mesīHa ǐysā bne meryeme rasūle (a)llahi ve mā ḳatelūhu ve mā Salebūhu ve lākin şubbihe lehum ve inne (e)lleƶīne ḣtelefū fīhi le fī şekkin minhu mā lehum bihi min ǐlmin illā ttibāǎ Z-Zenni ve mā ḳatelūhu yeḳīnen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَبِكُفْرِهِمْve bi kufrihimك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretve küfürlerinden (ötürü)
2وَقَوْلِهِمْve ḳavlihimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve sözlerinden
3عَلٰىǎlākarşı
4مَرْيَمَmeryemeمريمMeryem'e
5بُهْتَانًاbuhtānenب ه تŞaşırtmak/kafasını karıştırmak/hayrete düşürmek, doğru yollarını görememek, hayrete kapılmak, yarıda kesmek, alt etmek, şaşırtmak, aniden hazırlıksız yakalamak, iftira, karalama, asılsız suçlamabir iftira
6عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük
1وَقَوْلِهِمْve ḳavlihimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve demelerinden (ötürü)
2اِنَّاinnāelbette
3قَتَلْنَاḳatelnāق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakbiz öldürdük
4الْمَسِيحَl-mesīHaالمسيحMesih'i
5عِيسَىǐysāعيسىÎsa
6ابْنَbneب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğlu
7مَرْيَمَmeryemeمريمMeryem
8رَسُولَrasūleر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçisi
9اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
10وَمَاve māoysa
11قَتَلُوهُḳatelūhuق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonu öldürmediler
12وَمَاve māve
13صَلَبُوهُSalebūhuص ل بÇarmıha germek suretiyle öldürmek, kemiklerden ilik çıkarmak. Salb - iyi bilinen bir öldürme şekli, çarmıha germe. Salabahuu - onu belli ve bilinen bir şekilde öldürdü, onu çarmıha gerdi. Aslaab (sulbun'un çoğulu) - omurgalar, beller. Masluub - çarmıha gerilmiş. Saliibun - belli ve bilinen bir şekilde öldürülmüş.asmadılar
14وَلٰكِنْve lākinfakat
15شُبِّهَşubbiheش ب هbenzemek, benzetmek, özdeşleştirmek, taklit etmek, bir şeyi başka bir şeyle ortak veya bağlantılı olan bir özellik nedeniyle karşılaştırmakbenzer gösterildi
16لَهُمْlehumkendilerine
17وَاِنَّve inneve şüphesiz
18الَّذِينَ(e)lleƶīne
19اخْتَلَفُواḣtelefūخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekayrılığa düşenler
20فِيهِfīhionun hakkında
21لَفِيle fīiçindedirler
22شَكٍّşekkinش ك كşüphelenmektam bir kuşku
23مِنْهُminhuondan yana
24مَاyoktur
25لَهُمْlehumonların
26بِهِbihio hususta
27مِنْminhiç
28عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgileri
29اِلَّاillāsadece
30اتِّبَاعَttibāǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyuyorlar
31الظَّنِّZ-Zenniظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zanna
32وَمَاve mā
33قَتَلُوهُḳatelūhuق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonu öldürmediler
34يَقِينًاyeḳīnenي ق نkesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişiyakinen

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve inkâr etmeleri, Meryem hakkında söz söylemeleri, ona pek büyük bir iftirâda bulunmaları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve inkâr etmeleri, Meryem hakkında söz söylemeleri, ona pek büyük bir iftirâda bulunmaları.

Adem Uğur

Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarından;

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar etmeleri ve Meryem'e çok büyük iftira atmaları yüzünden!

Ahmet Tekin

Onların kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek, örtbas ederek inkârları, küfürleri, nankörlükleri ve Meryem’e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir.

Ahmet Varol

Bu, bir de küfre sapmaları ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları yüzündendir.

Ali Bulaç

(Bir de) İnkara sapmaları ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri,

Ali Fikri Yavuz

Bir de o Yahudî’lerin İsa’yı inkâr etmeleri ve Meryem’e zina isnâdı ile büyük bir iftirada bulunup aleyhine sözleri,

Ali Rıza Safa

Nankörlük ettikleri ve Meryem'e büyük bir karalama yaptıkları için.

Bayraktar Bayraklı

- Bir de, inkar etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları ve"Allah'ınpeygamberi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden onları lanetledik. Halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar; fakat sadece onlara öyle olmuş gibi göründü. Onun hakkında ihtilafa düşenler, bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.

Bekir Sadak

(156-15) 8 Bu, bir de inkarlarindan Meryem'e buyuk bir iftirada bulunmalarindan ve: «Meryem oglu Isa Mesih'i, Allah'in elcisi oldurduk» demelerinden oturudur. Oysa onu oldurmediler ve asmadilar, fakat onlara oyle gorundu. Ayriliga dustukleri seyde dogrusu suphededirler, bu husustaki bilgileri ancak saniya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu oldurmediler, bilakis Allah onu kendi katina yukseltti. Allah Guclu'dur, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

(156-157-158) (Yahudiler, İsâ Peygamberi) inkârları, Meryem'e zina (gibi) büyük bir iftirada bulunmaları ve Allah'ın Peygamberi Meryem oğlu isa'yı gerçekten öldürdük, demeleri (sebebiyle Allah onları lanetleyip kalblerini mühürledi). Oysa onlar İsa'yı öldüremediler ve asamadılar; (öldürülen başkası idi). kendilerine (İsâ gibi) benzetildi. İsâ' nın öldürülmesi hakkında ihtilâfa düşenler elbette bu hususta şüphe içindedirler ; onların bu konuda zanna uymaktan başka bir, bilgileri yoktur. İsa'yı kesinlikle öldüremediler; bilâkis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah yegâne üstündür, hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından;

Diyanet İşleri

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri (eski)

(156-158) Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve: 'Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük' demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarından;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de İsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine inkarları ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine küfürleri ve Meryeme karşi azim bir bühtan söylemeleri

Erhan Aktaş

Küfretmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Küfretmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayarak nankörlük etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları;

Fizilal-il Kuran

Kafirliklerinden dolayı ve Meryem'e büyük iftira atmalarından dolayı.

Gültekin Onan

(Bir de) küfretmeleri ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri,

Hamdi Döndüren

Yine gerçeği inkâr etmeleri, Meryem’e çok çirkin bir iftirada bulunmaları;

Hasan Basri Çantay

Bir de onların (İsayı) inkar ile kafir olmaları, Meryemin aleyhhinde büyük iftira atıb söylemeleri.

Hasib Asutay

İnkâr etmelerinden ve Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarından;

Hayrat Neşriyat

(156-157) Bir de inkâr etmeleri ve (babasız çocuk doğurması üzerine) Meryem’e karşı büyük bir iftirâ söylemeleri ve: 'Doğrusu biz, Allah’ın elçisi Meryemoğlu Îsâ Mesîh’i öldürdük' demeleri sebebiyle (onlara lâ'net ettik). Hâlbuki onu ne öldürdüler, ne de onu astılar; fakat (öldürdükleri kişi) kendilerine, ona (Îsâ’ya) benzer gösterildi.

İbni Kesir

Küfür etmeleri ve Meryem'e büyük iftirada bulunmalarından.

Mehmet Okuyan

(Bir de) inkâr etmeleri ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından dolayı (onları cezalandırmıştık).

Muhammed Esed

ve hakikati inkar ettikleri ve Meryeme korkunç bir iftira attıkları için

Mustafa İslamoğlu

Bir de inkarları, Meryem'e korkunç bir iftira atmaları

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve küfürleri sebebiyle ve Meryem hakkında pek büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle (lânete uğramışlardır).

Ömer Öngüt

Bir de inkâr etmelerinden, Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarından.

Suat Yıldırım

(155-158) İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "kalplerimiz perdelidir" demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve "Biz Allah’ın resulü(!) Meryem oğlu Mesih Îsâ’yı katlettik!" demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik. Oysa onlar Îsâ’yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

Küfürlerinden ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından;

Süleymaniye Vakfı

Kafirlikleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle de dışlandılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun bir sebebi de ayetleri görmezlikten gelmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır.

Şaban Piriş

Bu, küfürleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyledir.

Tefhim-ul Kuran

(Bir de) Küfre sapmaları ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri.

Ümit Şimşek

Ve inkârları ve Meryem'e pek büyük bir iftira atmaları yüzündendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfürleri yüzünden, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden...

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar həm də küfr etdiklərinə və Məryəmə böyük bir böhtan dediklərinə görə,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar həm də küfr etdikləri (İsanı inkar etdikləri) və Məryəmə qarşı böyük bir böhtan dedikləri üçün (ləʼnətə düçar oldular).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Gott zürnt ihnen, weil sie nicht glaubten und gegen Maria eine unerhörte Verleumdung vorbrachten,

Almanca — Der Edle Quran

und daß sie ungläubig waren und gegen Maryam gewaltige Verleumdung aussprachen,

Almanca — Muhammad Zaidan

Ebenso infolge ihres Kufrs, ihrer erfundenen ungeheuerlichen Äußerung über Maryam und

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Also, their infidelity and their slanderous discourse against Maryam - Blessed Virgin Mary- ( B. V.M.).

Abdul Haleem

and because they disbelieved and uttered a terrible slander against Mary,

Abdullah Yusuf Ali

That they rejected Faith; that they uttered against Mary a grave false charge;

Abul A'la Maududi

and for their going so far in unbelief as uttering against Mary a mighty calumny,

Aisha Bewley

And on account of their kufr, and their utterance of a monstrous slander against Maryam,

Al-Hilali & Khan

And because of their (Jews) disbelief and uttering against Maryam (Mary السلام عليهما) a grave false charge (that she has committed illegal sexual intercourse);

Ali Quli Qarai

And for their faithlessness, and their uttering a monstrous calumny against Mary,

Amatul Rahman Omar

And (The Lord has done this) because of their denying (Jesus) and because of their uttering a great calumny against Mary,

Arthur John Arberry

and for their unbelief, and their uttering against Mary a mighty calumny,

Bijan Moeinian

They turned their back to the faith and accused Mary of having committed a great sin.

E. Henry Palmer

and for their misbelief, and for their saying about Mary a mighty calumny,

Edip-Layth

For their rejection and them saying about Mary a great falsehood,

George Sale

And for that they have not believed on Jesus, and have spoken against Mary a grievous calumny;

Hamid S. Aziz

And because of their disbelief, and because of their utterance of a mighty calumny against Mary;

Mahmoud Ghali

And for their disbelief and their speaking against Maryam (Mary) a tremendous all-malicious (calumny).

Marmaduke Pickthall

And because of their disbelief and of their speaking against Mary a tremendous calumny;

Mohamed Ahmed - Samira

And because they denied and spoke dreadful calumnies of Mary;

Muhammad Asad

and for their refusal to acknowledge the truth, and the awesome calumny which they utter against Mary,

Mustafa Khattab

and for their denial and outrageous accusation against Mary,[1]

Progressive Muslims

And for their rejection and them saying about Mary a great falsehood.

Sahih International

And [We cursed them] for their disbelief and their saying against Mary a great slander,

Sam Gerrans

And because of their denial, and their saying against Mary a tremendous calumny,

Shabbir Ahmed

And for their disbelief to the extent that they brought a terrible charge against Mary.

Syed Vickar Ahamed

And because they rejected Faith; And they talked against Maryam (Mary) a seriously false charge;

Taqi Usmani

- and for their disbelief and for what they said against Maryam as a grim imputation,

The Monotheist Group

And for their rejection and their saying about Mary a great falsehood.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et à cause de leur mécréance et de lʹénorme calomnie quʹils prononcent contre Marie,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dîsa bi sebeb înkara wan (ya der heqê Îsa de) û ji ber bêbextiyeke mezin ku avêtin stûyê Meryemê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en wegens hun ongeloof, hun geweldige kwaadsprekerij over Marjam,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En omdat zij niet in Jezus geloofden, en eene ernstige lastering omtrent Maria hebben uitgedacht.

Hollandaca — Siregar

En (wegens) hun ongeloof en hun uitspraken over Maryam, als geweldige leugens!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также проклял их Аллах) за их неверие, и за то, что они изрекли [сказали] на Марьям (мать пророка Иисы) великую ложь [назвали ее прелюбодейкой].

Rusça — Osmanov

за их неверие, за то, что они возвели на Марйам великую напраслину,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och (Vi straffade dem) för deras förnekelse och de oerhörda, kränkande lögner som de yttrade om Maria,