Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
مُذَبْذَبِينَ بَيْنَ ذٰلِكَۗ لَا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَبِيلًا
muƶebƶebīne beyne ƶālike lā ilā hā'ulā'i ve lā ilā hā'ulā'i ve men yuDlili (a)llahu fe len tecide lehu sebīlen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, imanla küfür arasında bocalayıp dururlar, ne onlara mal olurlar, ne bunlara ve Allah, kimi doğru yolundan saptırdıysa onu yola getiremezsin artık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlar, imanla küfür arasında bocalayıp dururlar, ne onlara mal olurlar, ne bunlara ve Allah, kimi doğru yolundan saptırdıysa onu yola getiremezsin artık.
Adem Uğur
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar, ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.
Ahmed Hulusi
(İkiyüzlüler) iki arada yalpalayıp dururlar! Ne bunlara (iman ehli) ne de onlara (inkarcılar)! Allah'ın (bozuk inanca) saptırdıkları için çıkış yolu bulamazsın!
Ahmet Tekin
Küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne mü’minlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimin haktan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, sen ona bir kurtuluş yolu, bir çıkış yolu bulamazsın.
Ahmet Varol
Arada bocalayıp dururlar. Ne onların ne de bunların tarafına geçerler. Allah kimi saptırırsa onun için bir yol bulamazsın.
Ali Bulaç
Arada bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Allah kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
Ali Fikri Yavuz
O münafıklar küfürle iman arasında tereddütdedirler: Ne mü’minlere, ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona bir yol (kurtuluş) bulamazsın.
Ali Rıza Safa
Arada bocalayıp dururlar; ne onlarla ne de bunlarla. Allah, kimi saptırırsa, artık, onun için asla bir yol bulamazsın.
Bayraktar Bayraklı
Bunların arasında bocalayıp durmaktadırlar; ne onlara bağlanıyorlar, ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir çıkar yol bulamazsın!
Bekir Sadak
(142-14) 3 Dogrusu munafiklar Allah'i aldatmaga calisirlar, oysa O, onlara aldatmanin ne oldugunu gosterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gosteris yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasinda bocalayarak Allah'i pek az anarlar. Allah'in saptirdigi kimseye yol bulamayacaksin.
Celal Yıldırım
Onlar (küfürle İmân) arasında bocalayıp dururlar; ne bunlara, ne onlara (bağlanırlar). Allah kimi doğru yoldan saptırıp şaşırtırsa, artık sen ona elbette bir yol bulamazsın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Arada bocalayıp duruyorlar; ne onlara, ne bunlara! Allah’ın şaşırttığı kimseye asla bir yol bulamazsın.
Diyanet İşleri
Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
Diyanet İşleri (eski)
(142-143) Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.
Diyanet Vakfi
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Arada (iman ile küfür arasında) bocalayıp duruyorlar; ne onlardan yana oluyorlar, ne de bunlardan. Kimi de Allah şaşırtırsa artık ona sen bir yol bulamazsın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Arada müzebzeb bir haldedirler: ne onlara, ne onlara, her kimi de Allah şaşırtırsa artık ona sen yol bulamazsın
Erhan Aktaş
Ne onlara ne bunlara, arada bocalayıp dururlar. Allah, kimi doğru yoldan yoksun bırakırsa, sen ona asla bir yol bulamazsın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ne onlara ne bunlara, arada bocalayıp dururlar. Allah, kimi doğru yoldan yoksun bırakırsa, sen ona asla bir yol bulamazsın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ne onlara, ne bunlara, arada bocalayıp dururlar. Allah, kimi saptırırsa, sen ona asla bir yol bulamazsın.
Fizilal-il Kuran
İki taraf arasında yalpalarlar. Ne bu tarafa ve ne de o tarafa yar olurlar. Allah'ın şaşırttığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.
Gültekin Onan
Arada bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Tanrı kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
Hamdi Döndüren
Onlar küfürle iman arasında bocalayıp durdukları için, ne mü’minlere ne de kâfirlere bağlanabilirler! Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, artık onun için bir (çıkar) yol bulamazsın.
Hasan Basri Çantay
Onlar (küfr ile iman) arasında bucalayan bir süre kararsızlardır. Ne onlara, ne bunlara (mal olurlar). Allah kimi şaşırtırsa artık ona bir yol bulamazsın, asla.
Hasib Asutay
(Onlar) bunun (küfür ile iman) arasında bocalamaktadırlar. Ne onlara, ne de bunlara (bağlıdırlar); Allah kimi saptırırsa, ona asla bir (çıkar) yol bulamazsın.
Hayrat Neşriyat
(O münâfıklar) bunun (îmanla küfrün) arasında bocalayıp duranlardır. Ne onlara(mü’minlere), ne de bunlara (kâfirlere mensubdurlar)! Artık Allah kimi (kendi küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, o takdirde onun (kurtulması) için aslâ bir yol bulamazsın!
İbni Kesir
Ne onlarladırlar, ne de bunlarla. İkisi arasında bocalayıp dururlar. Allah' ın saptırdığı kimseye yol bulamazsın.
Mehmet Okuyan
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (yakınlar) ne de bunlara! Allah’ın saptırdığı kimse için asla bir (kurtuluş) yolu bulamazsın.
Muhammed Esed
bu taraftakilerle diğerleri arasında bocalayıp dururlar, ne o tarafa ne de bu tarafa (sadık) kalırlar. Allahın saptırdıkları için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Mustafa İslamoğlu
İki arada bir derede kalmışlardır; ne o tarafa ne de bu tarafa aittirler. Nitekim Allah'ın sapıklığını tescil ettiği kimseler için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onun arasında mütereddittirler. Ne onlara ne de bunlara mensup ve her kimi ki Allah Teâlâ saptırırsa artık ona elbette bir yol bulamazsın.
Ömer Öngüt
Ne onlarla olurlar, ne de bunlarla olurlar. İkisinin arasında bocalayıp dururlar. Allah'ın saptırdığı kimseye aslâ bir yol bulamayacaksın.
Suat Yıldırım
Onlar müminlerle kâfirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara. Her kimi de Allah şaşırtırsa sen ona hiçbir yol bulamazsın.
Süleyman Ateş
Arada yalpalayıp dururlar. Ne bunlara (bağlanırlar), ne de onlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye bir (çıkar) yol bulamazsın!
Süleymaniye Vakfı
İki taraf arasında kalırlar. Ne onlardan olabilirler ne de bunlardan. Sen Allah'ın sapık saydığı kişiye bir çıkış yolu bulamazsın.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar iki arada bir derede kalır; ne onlarla ne de bunlarla olabilirler. Sen Allah'ın sapık saydığı kişiye bir çıkış yolu bulamazsın.
Şaban Piriş
(İman ile küfür) arasında tereddüttedirler ne müminlere ne de kafirlere (bağlıdırlar.) Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa artık ona bir yol bulamazsın.
Tefhim-ul Kuran
Arada bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Allah kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
Ümit Şimşek
Arada bocalar dururlar. Ne onlara yâr olurlar, ne bunlara. Sen Allah'ın saptırdığı kimseyi kurtaracak bir yol bulamazsın.
Yaşar Nuri Öztürk
Arada bocalayıp dururlar. Ne şunlardan yanadırlar ne bunlardan yana. Allah'ın şaşırttığına sen asla yol sağlayamazsın.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar imanla küfrün arasında tərəddüd edir, nə bunlara, nə də onlara (nə möminlərə, nə də kafirlərə) tərəf olurlar. Allahın azdırdığı şəxs üçün heç bir yol tapa bilməzsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Münafiqlər imanla küfr arasında) tərəddüd edib nə (tamamilə) bunlara (möʼminlərə), nə də onlara (kafirlərə) tərəf dönərlər. Allahın azdırdığı şəxs üçün heç bir yol (nicat yolu) tapa bilməzsən!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Sie schwanken zwischen beiden Parteien, weder halten sie zu diesen, noch zu jenen. Wer sich dem Irrweg verschrieben hat, den läßt Gott ihn gehen, und er wird nicht zum geraden Pfad finden können.
Almanca — Der Edle Quran
dazwischen hin und her schwankend - weder zu diesen noch zu jenen (gehörend). Und wen Allah in die Irre gehen läßt, für den wirst du keinen Weg finden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie schwanken dazwischen, weder (gehören sie) zu diesen noch zu den anderen. Und wen ALLAH irre gehen läßt, für den wirst du keinen Weg (zum Iman) finden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Reticent, they are swayed, in their opinions and their actions, in their conduct and in their thoughts between you people - the Muslims - and their people - the infidels - while in truth they belong neither to you nor to them. And he whom Allah does not guide to the path of righteousness, never shall you find out a way to guide him thereto.
Abdul Haleem
wavering all the time between this and that, belonging neither to one side nor the other. If God leaves someone to stray, you [Prophet] will never find a way for him.
Abdullah Yusuf Ali
(They are) distracted in mind even in the midst of it,- being (sincerely) for neither one group nor for another whom Allah leaves straying,- never wilt thou find for him the way.
Abul A'la Maududi
They dangle between the one and the other (faith and disbelief), and belong neither to these nor to those completely. And he whom Allah lets go astray, for him you can find no way.
Aisha Bewley
They vacillate between the two – not joining these or joining those. If Allah misguides someone, you will not find any way for him to go.
Al-Hilali & Khan
(They are) swaying between this and that, belonging neither to these nor to those; and he whom Allâh sends astray, you will not find for him a way (to the truth - Islâm).
Ali Quli Qarai
wavering in between: neither with these nor with those. And whomever Allah leads astray, you will never find any way for him.
Amatul Rahman Omar
Wavering between that (- disbelief and belief), belonging neither to these nor to those. And he whom Allâh causes to be ruined, you shall not find a way (of escape) for him.
Arthur John Arberry
wavering all the time -- not to these, not to those; and whom God leads astray, thou wilt not find for him a way.
Bijan Moeinian
They are moving back and forth between the belief and the disbelief. They are neither on this side or that side. [They have earned God’s disenchantment and] you cannot guide the one whom God has left to wonder further in darkness.
E. Henry Palmer
wavering between the two, neither to these nor yet to those! but whomsoever God doth lead astray thou shall not find for him a way.
Edip-Layth
They are swaying in-between, belonging neither to this group nor to that group. Whomever God will misguide, you will not find for him a way.
George Sale
wavering between faith and infidelity, and adhering neither unto these nor unto those: And for him whom God shall lead astray, thou shalt find no true path.
Hamid S. Aziz
Wavering (in distraction) between this and that, (belonging) neither to these nor yet to those! But whomsoever Allah causes to go astray you shall not find for him a Way.
Mahmoud Ghali
Wavering between this (and that), not to these, nor to those; (Literally: nor to these) and he whom Allah leads into error, then you will never find for him a way.
Marmaduke Pickthall
Swaying between this (and that), (belonging) neither to these nor to those. He whom Allah causeth to go astray, thou (O Muhammad) wilt not find a way for him:
Mohamed Ahmed - Samira
Wavering between the two, neither with these nor with those. For them who are not given the guidance by God, you will never find a way.
Muhammad Asad
wavering between this and that, [true] neither to these nor those. But for him whom God lets go astray thou canst never find any way.
Mustafa Khattab
Torn between belief and disbelief—belonging neither to these ˹believers˺ nor those ˹disbelievers˺. And whoever Allah leaves to stray, you will never find for them a way.
Progressive Muslims
They are swaying in-between, neither belonging to this group nor to that group. Whoever God will misguide, you will not find for him a way.
Sahih International
Wavering between them, [belonging] neither to the believers nor to the disbelievers. And whoever Allah leaves astray - never will you find for him a way.
Sam Gerrans
Wavering in-between — neither to these, nor to those; and he whom God causes to go astray, thou wilt not find for him a path.
Shabbir Ahmed
Swaying between this and that, belonging neither to these nor to those. Anyone who strays according to Allah's Law of Guidance, you will not find a way for him (Law of Guidance (4:88)).
Syed Vickar Ahamed
(They are distracted in mind) swaying between this and that being (sincere) to neither one group nor to the another (group). (He) whom Allah leaves straying— Never will you find for him the Way.
Taqi Usmani
wavering between (this and) that, neither here nor there. Whomsoever Allah lets go astray, you shall never find a way for him.
The Monotheist Group
They are swaying in-between, neither with this group nor with that group. Whoever God will misguide, you will not find for him a way.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils sont indécis (entre les croyants et les mécréants,) nʹappartenant ni aux uns ni aux autres. Or, quiconque Allah égare, jamais tu ne trouveras de chemin pour lui.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew (munafiq) di navbera kufr û îmanê de diçin û tên; ne ji wan (kafiran) ne jî ji van (mumînan) tên hesêbê. Xwedê, kê ji rê bixe vêca tu, ji bo wî rastî çareseriyekê nayê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
terwijl zij heen en weer geslingerd worden, niet naar dezen en niet naar die. Wie door God misleid wordt voor hem vind je geen weg.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Drijvende tusschen het eene en het andere, en noch tot dezen noch tot genen behoorende; en hij die door God afgeleid zal zijn, zal den waren weg niet vinden.
Hollandaca — Siregar
Zij bewegen zich onzeker heen on weer, niet naar deze (kant) en niet naar die (kant). En wie door Allah tot dwalen gebracht wordt: voor hen zal jij nooit een weg vinden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
колеблясь (в сомнениях) между этим [между Верой и неверием]. Они не примыкают ни к этим [к верующим], ни к этим [к неверующим]. И (ведь) если кого Аллах введет в заблуждение (оставив без Своего содействия в наставлении), то для того ты не найдешь пути!
Rusça — Osmanov
Они колеблются между [верой и неверием], но не принадлежат ни к верующим, ни к неверующим. Ведь если Аллах собьет кого-либо с дороги, то ему уж не найти пути [истинного].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De vacklar (mellan olika ståndpunkter) och följer varken den ena eller den andra (gruppen). Men den Gud låter gå vilse kan du aldrig leda på rätt väg.