Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

اَلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَمِيعًا

(e)lleƶīne yetteḣiƶūne l-kāfirīne evliyā'e min dūni l-mu'minīne e yebteğūne ǐndehumu l-ǐzzete fe inne l-ǐzzete li (a)llahi cemīǎn

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneonlar
2يَتَّخِذُونَyetteḣiƶūneا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmektutuyorlar
3الْكَافِرِينَl-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirleri
4اَوْلِيَٓاءَevliyā'eو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdost
5مِنْmin
6دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabırakıp
7الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minleri
8اَيَبْتَغُونَe yebteğūneب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakmi arıyorlar?
9عِنْدَهُمُǐndehumuع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.onların yanında
10الْعِزَّةَl-ǐzzeteع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertşeref
11فَاِنَّfe inneşüphesiz
12الْعِزَّةَl-ǐzzeteع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertşeref
13لِلّٰهِli (a)llahiAllaha aittir
14جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tamamen

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, inananları bırakırlar da kâfirleri dost edinirler. Yüceliği, kudreti onlardan mı umuyorlar, onlardan mı arıyorlar? Hiç şüphe yok ki bütün yücelik ve kudret Allah'ındır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, inananları bırakırlar da kâfirleri dost edinirler. Yüceliği, kudreti onlardan mı umuyorlar, onlardan mı arıyorlar? Hiç şüphe yok ki bütün yücelik ve kudret Allahʼındır.

Adem Uğur

Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.

Ahmed Hulusi

İman edenleri bırakıp, hakikati inkar edenleri dost tutanlar, onların yanında şerefli olacaklarını mı umuyorlar! Ne var ki izzet tümüyle Allah'ındır.

Ahmet Tekin

Şuurlu ve kâmil mü’minleri bırakıp, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri candan dost, müttefik, veli edinenler, kâfirleri kendilerine hâkim hale getirerek işlerini, onların ellerine bırakanlar, onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Bilsinler ki, izzet ve şeref, kudret ve hükümranlık bütünüyle Allah’a aittir.

Ahmet Varol

Onlar mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinenlerdir. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Oysa şeref tümüyle Allah'a aittir.

Ali Bulaç

Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.

Ali Fikri Yavuz

O münafıklar ki, mü’minleri bırakarak kâfirleri dost ediniyorlar, izzet ve zaferi onların yanında mı arıyorlar! Muhakkak ki bütün izzet ve kudret Allah’ındır.

Ali Rıza Safa

İnananlardan başka bir de ayrıca, nankörlük edenleri dost edindiler. Onların yanında onur mu arıyorlar? Kuşkusuz, onur, Allah'a özgüdür.

Bayraktar Bayraklı

Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinenler; onların yanında şeref mi arıyorlar? Şüphesiz bütün şeref yalnızca Allah'a aittir.

Bekir Sadak

Onlar, inananlari birakip da kafirleri dost edinirler; onlarin tarafinda bir seref ve kudret mi ariyorlar? Dogrusu kudret butun olarak Allah'indir.

Celal Yıldırım

Onlar ki, mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinirler; şeref ve üstünlüğü onların yanında mı arıyorlar ? Şüphesiz ki bütün şeref ve üstünlük Allah'a aittir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.

Diyanet İşleri

Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinirler; onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Doğrusu kudret bütün olarak Allah'ındır.

Diyanet Vakfi

Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, müminleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar; onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Oysa izzet ve şeref, tamamıyla Allah'a aittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki mü'minleri bırakarak kafirlerin velayetine tutunuyorlar, ızzeti onların yanında mı arıyorlar? Fakat ızzet tamamile Allahındır

Erhan Aktaş

Çünkü onlar Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya ediniyorlar. İzzeti onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü onlar Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya ediniyorlar. İzzeti onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü onlar mü'minleri bırakıp gerçeği yalanlayan nankörleri evliya ediniyorlar. İzzeti onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

Fizilal-il Kuran

Onlar müminleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar. Acaba onların yanında şeref mi arıyorlar? Oysa şeref bütünüyle Allah'ındır.

Gültekin Onan

Onlar, inançlıları bırakıp kafirleri veliler edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur' Tanrı'nındır.

Hamdi Döndüren

Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.

Hasan Basri Çantay

Onlar mü'minleri bırakıb kafirleri dost edinenlerdir. İzzet (-ü şevket) i onların yanında mı arıyorlar? Hakıyki bütün ululuk ve kudret Allahındır.

Hasib Asutay

Onlar ki, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet Allah'a aittir.

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinirler. İzzeti (şeref ve üstünlüğü) onların yanında mı arıyorlar? Hiç şübhesiz ki izzet, tamâmen Allah’a âiddir.

İbni Kesir

Onlar ki; mü'minleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar. Onların tarafından izzet mi arıyorlar? Doğrusu izzet, bütünüyle Allah'ındır.

Mehmet Okuyan

Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların (kâfirlerin) yanında itibar mı arıyorlar? Bilsinler ki itibar bütünüyle ve yalnızca Allah’a aittir.

Muhammed Esed

Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri müttefik edinenlere gelince, onlarla şeref kazanacaklarını mı umuyorlar? Unutmayın ki asıl şeref (yalnız) Allaha aittir.

Mustafa İslamoğlu

Mü'minleri bırakıp da kafirlerin dostluğuyla (onur) duyanlar, şeref ve itibarı onların yanında mı arıyorlar? İyi bilin ki şeref ve itibar bütünüyle Allah'a aittir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki, mü'minleri bırakarak kâfirleri dost tutarlar. İzzeti onların yanında mı arıyorlar? Muhakkak ki, bütün izzet Allah Teâlâ'nındır.

Ömer Öngüt

Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah'a âittir.

Suat Yıldırım

O münâfıklar müminlerin dışında kâfirleri dost edinirler. İzzet ve desteği onların yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet ve kuvvet Allah’ındır.

Süleyman Ateş

Onlar mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutuyorlar. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allaha aittir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, kafirleri kendilerine müminlerden yakın konumda tutarlar. Kafirlerin yanında güç ve şeref mi arıyorlar? Oysa bütün güç ve şeref, Allah'ın elindedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, ayeti görmezden gelenleri veli (dost) edinmeyi, müminlere tercih eden kimselerdir. Kafirlerin yanında güç ve kuvvet mi arıyorlar? Doğrusu bütün güç ve kuvvet, Allah'ın elindedir.

Şaban Piriş

Onlar, müminleri bırakıp kafirleri dost/veli edinirler. Onların yanında itibar mı arıyorlar? İtibar/güç bütünüyle Allah'a aittir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, mü'minleri bırakıp kâfirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti) ' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.

Ümit Şimşek

Onlar, mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendilerine dost edinenlerdir. Yoksa onlar, kâfirlerin yanında üstünlük ve şeref mi arıyorlar? Halbuki üstünlük ve şeref tümüyle Allah'ındır.

Yaşar Nuri Öztürk

Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah'ındır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O münafiqlər ki, möʼminləri qoyub kafirləri dost tuturlar. (İzzət və) qüdrəti onların yanındamı axtarırlar? Şübhəsiz ki, (izzət və) qüdrət tamamilə Allaha məxsusdur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

für sie, die Ungläubige anstelle von Gläubigen zu Vertrauten nehmen! Erhoffen sie sich dadurch Macht? Die wahre Macht ist in Gottes Hand.

Almanca — Der Edle Quran

(sie,) die die Ungläubigen anstatt der Gläubigen zu Schutzherren nehmen. Begehren sie (etwa) Macht bei ihnen (zu finden)? Gewiß, alle Macht gehört Allah.

Almanca — M. A. Rassoul

jenen, die sich Ungläubige als Beschützer vor den Gläubigen nehmen. Suchen sie etwa Macht und Ansehen bei ihnen? Wahrlich, Allah allein gehört alle Erhabenheit.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es sind diejenigen, die sich die Kafir als Wali anstelle der Mumin nehmen. Erstreben sie bei ihnen etwa Überlegenheit?! So gehört gewiß die gesamte Überlegenheit (nur) ALLAH.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those of you who take the infidels who deny Allah as intimate friends and favour their tutelage to that of their co-religionists who are of the same law, had better pause to think. Do they seek honour and power at their hands and pride themselves in so doing! But all power, omnipotence and honour rest on the helm of Allah's hands.

Abdul Haleem

Do those who ally themselves with the disbelievers rather than the believers seek power through them? In reality all power is God’s to give.

Abdullah Yusuf Ali

Yea, to those who take for friends unbelievers rather than believers: is it honour they seek among them? Nay,- all honour is with Allah.

Abul A'la Maududi

who take the unbelievers for their allies in preference to the believers. Do they seek honour from them whereas honour altogether belongs to Allah alone?

Aisha Bewley

Do those who take the kafirun as protectors, rather than the muminun, hope to find power and strength with them? Power and strength belong entirely to Allah.

Al-Hilali & Khan

Those who take disbelievers for Auliyâ’ (protectors or helpers or friends) instead of believers, do they seek honour, power and glory with them? Verily, then to Allâh belongs all honour, power and glory.

Ali Quli Qarai

—those who take the faithless for allies instead of the faithful. Do they seek honour with them? [If so, ] indeed all honour belongs to Allah.

Amatul Rahman Omar

Do those who hold the disbelievers for friends to the exclusion of the believers, seek honour at their hands? Let them remember that all honour truly belongs to Allâh alone.

Arthur John Arberry

Those who take unbelievers for their friends instead of believers -- do they seek glory in them? But glory altogether belongs to God.

Bijan Moeinian

What do they look forward to when they prefer the patronage of the disbelievers over the friendship of the believers? Do they want to secure peace and honor for themselves? Do they not realize that God is the source of honor and security?

E. Henry Palmer

Those who take the misbelievers for their patrons rather than believers, - do they crave honour from them? Verily, honour is altogether God's!

Edip-Layth

They are the ones who ally themselves with the ingrates besides of those who acknowledge. "Do they seek glory with them?" All glory belongs to God.

George Sale

They who take the unbelievers for their protectors, besides the faithful, do they seek for power with them? Since all power belongeth unto God.

Hamid S. Aziz

Yea, to those who take the disbelievers for their patron rather than believers. Do they crave honour from them? Verily, all honour is with Allah!

Mahmoud Ghali

(The ones) who take to themselves the disbelievers for their constant patrons, apart from the believers; do they (inequitably) seek might in their presence? Then surely might altogether belongs to Allah.

Marmaduke Pickthall

Those who chose disbelievers for their friends instead of believers! Do they look for power at their hands? Lo! all power appertaineth to Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

Do those who take unbelievers as their friends in preference to the faithful seek power from them? But all power belongs to God.

Muhammad Asad

As for those who take the deniers of the truth for their allies in preference to the believers - do they hope to be honoured by them when, behold, all honour belongs to God [alone]?

Mustafa Khattab

who choose disbelievers as allies instead of the believers. Do they seek honour and power through that company? Surely all honour and power belongs to Allah.

Progressive Muslims

Those who take the rejecters as allies instead of the believers: "Do they seek glory with them" All glory belongs to God.

Sahih International

Those who take disbelievers as allies instead of the believers. Do they seek with them honor [through power]? But indeed, honor belongs to Allah entirely.

Sam Gerrans

Those who take the false claimers of guidance as allies rather than the believers, do they seek with them power and glory? But power and glory belong to God altogether.

Shabbir Ahmed

Those who ally themselves with the rejecters of the Truth instead of the believers, do they seek honor among them? All Dignity, Honor and Power belong to, and come from, Allah (3:25), (35:10), (63:8).

Syed Vickar Ahamed

To those who take for friends’ disbelievers rather than believers: Is it honor they seek among them? Surely, then all the honor is with Allah.

Taqi Usmani

- those who take the disbelievers for friends rather than the believers. Are they seeking honor in their company? But, indeed, all honor belongs to Allah,

The Monotheist Group

Those who take the rejecters as allies instead of the believers: "Do they seek glory with them?" All glory belongs to God.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ceux qui prennent pour alliés des mécréants au lieu des croyants, est-ce la puissance quʹils recherchent auprès dʹeux? (En vérité) la puissance appartient entièrement à Allah.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku ji dêvla bawermendan ve kafiran ji xwe re dikin xwedî û arîkar. Erê, ma gelo ew îzetê û rûmetê ji wan hêvî dikin?! Bêguman rûmet û serfirazî her ya Xwedê ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die zich de ongelovigen in plaats van de gelovigen als medestanders nemen. Zoeken zij bij hen de macht? Welnee, de macht behoort geheel aan God toe.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die de ongeloovigen tot hunne beschermers nemen, veeleer dan de geloovigen, is dat om kracht bij hen te zoeken? naardien toch Gode alle kracht behoort.

Hollandaca — Siregar

Degenen die de ongelovigen in plaats van de gelovigen als beschermers nemen: is het de eer, die zij bij hen zoeken? En voorwaar, alle eer is bij Allah.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

тех, которые берут неверующих покровителями себе, вместо верующих! Не ищут ли они [лицемеры] у них [у неверующих] величия? Поистине же, все величие у Аллаха!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Hoppas de som tar förnekare till bundsförvanter hellre än troende (att bli mottagna) av dem med ärebetygelser? Nej, all makt och all ära tillkommer Gud.