Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِبْ بِهِ وَلَا تَحْنَثْ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا نِعْمَ الْعَبْدُ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ
ve ḣuƶ bi yedike Diğṧen fe Drib bihi ve lā teHneṧ innā vecednāhu Sābiran niǎ'me l-ǎbdu innehu evvābun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (96 / 96 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Eline dedik, bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma. Şüphe yok ki biz onu, sabırlı bulduk, ne güzel bir kuldu ve şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
Abdullah Aydın
(Hz. Eyyub hanımının kendisine karşı hizmet ve fedakarlıkları çok olmasına rağmen, bir gün hizmetine geç gelmesi üzerine, eşine yüz değnek vurmaya yemin etmişti. Yüce Allah yeminin bozulmaması için Eyyüb'e şöyle buyurdu:) "Ey Eyyüb! Eline (yüz adetlik) bir demet sap alıp onunla vur ve yeminini bozma." Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.
Adem Uğur
Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub'u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.
Ahmed Hulusi
"Eline bir demet al da onunla vur ki sözün yerine gelsin!" Biz Onu sabırlı bulduk. . . Ne güzel kuldu! Muhakkak ki O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.
Ahmet Davudoğlu
Eline (yüz başaklı) bir demet sap al da, onunla vur; yeminini bozma (dedik). Doğrusu biz, onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul idi, gerçekten Allah'a yönelici idi.
Ahmet Tekin
Bir de: 'Eline bir demet ot-çöp al da, onunla eşine vur. Yeminini bozmuş olma.' dedik. Gerçekten biz onu belâlara karşı sabırlı bulmuştuk. O ne iyi, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı bir kuldu. O daima, samimiyetle itaat ederek Allah’a yönelmekteydi.
Ahmet Varol
'Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma.' Gerçekten biz onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kuldu! O (her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.
Ali Arslan
Ne güzel kuldur o Şüphesiz ki O, daima Allah'a yönelirdi.
Ali Bulaç
"Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma." Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
Ali Fikri Yavuz
(Eyyûb bir işten dolayı karısına kızmış ve hastalıktan kalktığı vakit ona yüz değnek vurmayı yemin etmişti. Hem yemini bozmamak, hem de hafifletmek için Allah ona şöyle buyurdu): “- Eline (yüz başaklı) bir demet sap al da, onunla (zevcene) vur; yemininden durmazlık etme.” Dorusu biz, onu sabırlı bulduk... O ne güzel kuldu! Gerçekten o, tamamen Allah’a teveccüh etmişti.
Ali Rıza Safa
Ayrıca, "Eline bir deste sap al; onunla vur ve böylece yeminini bozma!" Aslında, Onu, dirençli gördük. Ne güzel kuldu; kuşkusuz, O, yönelirdi.
Arif Pamuk
"Eline bir demet sap al da onunla (yeminini yerine getirmek üzere hanımına) vur, yeminini bozma." dedik. Gerçekten biz Eyyub'u sabırlı bir kul bulmuştuk. O, ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.
Ayntabî Mehmet Efendi
Eline (yaşı, kurusu karışık) bir demet (ot) al da onunla (zevcelerine) vur ki, (yemininde) hanis olmayasın, dedik. Biz, Eyyûb'u cidden sabreder bulduk. O, ne güzel kuldu. Dâimâ Allahû Teâlâ'ya döner, O'na sığınırdı.
Bahaeddin Sağlam
Ne iyi kuldur O! Her zaman bize yönelirdi.
Bayraktar Bayraklı
"Eline bir demet sap al ve onunla vur; yeminini bozma" dedik. Şüphesiz biz onu sabırlı bulduk. O ne iyi bir kuldu! O, daima Allah'a yönelirdi.
Bekir Sadak
«Ey Eyyub! Eline bir demet sap alip onunla vur, yeminini bozma» demistik. Dogrusu Biz onu sabirli bulmustuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yonelirdi.
Bir Heyet
O, ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.
Celal Yıldırım
Ona, «eline bir demet sap al, onunla vur, yemininde günahkâr olma !» (dedik). Biz onu oldukça sabırlı bulduk. Ne iyi kuldur o! Şüphesiz o, Allah'a yönelip gönül verirdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Bir yemini vardı.) “Eline bir demet bitki sapı alıp onunla vur ve böylece yeminini yerine getirmiş ol” (dedik). Gerçekten biz onu sıkıntılara dayanıklı bulduk. O ne güzel bir kuldu! Yönü hep Allah’a dönüktü.
Diyanet İşleri
Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
Diyanet İşleri (eski)
'Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma' demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.
Diyanet Vakfı (1993)
O ne iyi kuldu daima Allah'a yönelirdi.
Diyanet Vakfi
Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub'u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Bir de dedik ki): «Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme.» Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de: "Elinle bir demet al da onunla (eşine) vur, yemininde durmamazlık etme." dedik. Gerçekten Biz onu sabırlı bulduk, ne güzel kul! Hakikaten o bir evvabtır (daima Allah'a yönelmektedir).
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de al bir demet elinle de vur onunla hanis olma, hakıkat biz onu sabırlı bulduk, ne güzel kul, hakıkaten o bir evvabdır
Erhan Aktaş
Ve eline bir deste al, onunla yola koyul ve hanis olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve eline bir deste al, onunla yola koyul ve hanis olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve eline bir deste al, onunla yola çık ve hanis olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.
Fizilal-il Kuran
Ey Eyyüb: «Eline bir demet sap al, onunla vur, yeminini bozma» demiştik. Gerçekten O çok sabırlı bir kulumuzdu, daima Allah'a yönelirdi
Gültekin Onan
"Ve eline bir deste (sap) al böylece onunla vur ve andını bozma." Gerçekten, biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. O [Tanrı'ya] yönelen / dönen (evvab) biriydi.
Hamdi Döndüren
“Eline bir demet sap al ve onunla vur da yeminini bozma!” (dedik). Gerçekten biz Eyyub’u sabreden biri olarak bulduk. O, ne iyi bir kuldu, daima bize yönelirdi.
Hasan Basri Çantay
"Eline bir demet sap al da onunla vur. Yemininde durmazlık etme" (dedik). Biz onu hakıykaten sabırlı bulduk. O, ne güzel kuldu! Hakıykat o, daima (Allaha) dönen (bir zat) idi.
Hasan Tahsin Feyizli
O (Eyyup) ne güzel kuldu. Hakikaten o daima (Allah'a) dönendi.
Hasib Asutay
'Eline bir demet sap al da onunla (hanımına) vur ve yeminini bozma' (12) (dedik). Gerçekten biz onu (Eyyub'u) sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne güzel kuldu! Gerçekten o, (bize çok) yönelirdi. (12. Hizmetine geciktiği için kendisine yüz sopa vuracağına dair yemin etmişti.)
Hayrat Neşriyat
(Ona:) 'Eline bir demet sap al da onunla (zevcene) vur ve yemînini bozma!'(dedik). Gerçekten biz onu sabırlı bir kimse olarak bulduk. (O) ne iyi kuldu! Hakikaten o, dâimâ (Allah’a) yönelen bir kimse idi.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Daima Allah'a yönelirdi.
Hüseyin Kaleli
“Elinle bir tutam ot al da, onunla vur, günaha da girme. Şüphesiz biz O’nu sabırlı bulduk. Ne güzel kul oldu. Muhakkak O Rabbine yönelendir.”
İbni Kesir
Eline bir demet sap al da onunla vur ve yemini bozma. Biz, onu gerçekten sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu. Muhakkak ki o, Allah'a yönelirdi.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
O'na, "Eline küçük bir demet al ve onunla vur; yeminini bozma" dedik. Gerçekten onu sabırlı bir kul olarak bulduk. Ne güzel bir kuldu o! Şüphesiz ki o Allah'a yönelmiş bir kimseydi.
Mehmet Okuyan
(Eyüp’e) “Eline bir demet sap al da onunla vur (yola çık); doğrudan sapma.” (demiştik). Şüphesiz ki Eyüp’ü sabırlı (bir kul) bulmuştuk; o, hep (Allah’a) yönelen ne güzel bir kuldu.
Muhammed Esed
(Ve sonunda o'na dedik ki:) "Şimdi eline bir demet ot al, onunla vur ve yeminini yerine getir!" Gerçekten Biz o'nu sıkıntılara karşı sabırlı gördük. O, ne güzel bir kulumuzdu, daima Bize yönelirdi!
Mustafa İslamoğlu
(Ve dedik ki): "Eline bir deste al ve onunla vur! Böylece yemininden dönmemiş olursun." Hakikaten Biz onu pek sabırlı biri olarak bulduk: ne güzel kuldu o, gerçekten o (da) her daim Allah'a yönelirdi.
Nedim Yılmaz
“Eline bir demet al. Onunla vur da yeminini bozma.” (dedik). Gerçekten biz onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu. Doğrusu o Allah’a çok yönelirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Ve O'na emrolundu ki) Eline otlardan bir küçük demet al, sonra onunla vur ve yeminini bozmuş olma. Muhakkak ki, Biz O'nu bir sabredici bulduk. Ne güzel kul! Şüphe yok ki, o (Hakk'a) dönendir.
Ömer Öngüt
"Eline bir demet sap al, onunla vur, yeminini böylece yerine getir. " Doğrusu biz onu çok sabırlı bulmuştuk. O ne iyi kul idi! Daima Allah'a yönelirdi.
Ömer Rıza Doğrul
(Ey Eyyup) Eline bir demet sap al. Onunla vur ve sahte hiçbir şeye meyletme. Biz Eyyup’ü sabırlı bulduk. O ne güzel, ne şerefli bir kuldur ki daima Allah'a döner, daima O’na sığınırdı.
Suat Yıldırım
Bir de ona: "Eline bir demet sap al, onunla vur! Yemininden dönen durumuna düşme!" dedik. Doğrusu Biz onu pek sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! O, gerçekten Allah’a yönelirdi.
Süleyman Ateş
(Dedik ki): "Eline bir demet sap al, onunla vur da yeminini bozma." Gerçekten biz onu sabreden (bir kul) bulmuştuk. Ne güzel kuldu, o daima (bize) başvururdu.
Süleymaniye Vakfı
Ona: "Eline bir tutam ot al, onu (tenine) bağla. Günaha girme!" dedik. Onu pek sabırlı bulduk. O ne güzel kuldu! Sürekli Rabbine yönelirdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ona: "Eline bir demet ot al, onunla (tenine) vur da günaha girme" dedik. Onu pek sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu! Çok da saygılıydı."
Şaban Piriş
-Eline bir demet sap alıp, onunlar vur, yeminini bozma! Biz onu sabırlı bulduk. O, Allah'a yönelen ne güzel bir kuldu!
Talat Koçyiğit
O ne iyi bir kuldu; daima Allah'a rücu ederdi.
Tefhim-ul Kuran
«Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma.» Gerçekten, biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
Ümit Şimşek
'Eline bir demet alıp onunla vur; yeminini bozma' dedik. Gerçekten Biz onu sabredici bulduk. Ne güzel bir kuldu o; doğrusu, Allah'a yönelmiş bir kimseydi.
Yaşar Nuri Öztürk
"Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminine ters düşmüş olma!" dedik. Biz onu sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! Bize yönelen, yakaran biriydi o.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
O, ne güzel kuldur! Daima Allah'a tevbe ve rücu edendi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz ona dedik: “Əlinə bir dəstə çubuq götür və onunla arvadını vur. Andını pozma”. Həqiqətən, Biz onu səbir edən gördük. Necə də gözəl qul idi! O, daima Allaha üz tutardı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Əyyub xəstə olduğu zaman övrəti bir iş dalınca harasa getmiş, yubanıb çox gec gəlmişdi. Bundan hirslənən Əyyub sağaldıqdan sonra ona yüz çubuq vuracağına and içmişdi. Əyyubun öz andına əməl etməsi, həm də zövcəsinin cəsasının yüngülləşdirilməsi üçün ona belə buyurduq:) ″Əlinə (yüz yaş və ya quru çubuqdan ibarət) bir dəstə götür və onunla (övrətini) vur. Andını pozma. Biz onu (müsibətlərə) səbr edən gördük. Nə gözəl bəndə! O, (daim Allaha) sığınan bir kimsə idi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihm wurde gesagt: ʺNimm ein Bündel mit so vielen Stöcken in die Hand, wie du geschworen hast, schlage mit dem Bündel einmal, so wirst du nicht wortbrüchig!ʺ Wir fanden ihn geduldig in der Not. Er war ein vortrefflicher Diener, der sich stets Gott zuwandte.
Almanca — Der Edle Quran
Und: ʺNimm in deine Hand ein Bündel (dünner Zweige) und schlag damit zu und sei nicht eidbrüchig.ʺ Gewiß, Wir fanden ihn standhaft. Welch ein trefflicher Diener! Er war immer wieder umkehrbereit.
Almanca — M. A. Rassoul
Und (Wir sprachen): ʺNimm ein Bündel in deine Hand und schlage damit zu und werde nicht eidbrüchig.ʺ Wahrlich, Wir fanden ihn geduldig. (Er war) ein vortrefflicher Diener; stets wandte er sich (Allah) zu.
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺUnd nimm mit deiner Hand ein kleines Bündel, dann schlage mit ihm und sei nicht eidbrüchig!ʺ Gewiß, WIR fanden ihn einen sich in Geduld Übenden. Was für einen guten Diener. Gewiß, er war stets umkehrend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And in fulfillment of his oath that he would beat his wife hundred strokes We said to him: Hold in your hand a bunch of a hundred blades of grass and strike her therewith once and gently to avoid breaking your oath. We found him really long suffering to affliction and unwearied in the face of difficulties and hardship. How excellent a worshipper He was and how in lowliest plight did He always repentant stand.
Abdul Haleem
‘Take a small bunch of grass in your hand, and strike [her] with that so as not to break your oath.’ We found him patient in adversity; an excellent servant! He, too, always turned to God.
Abdullah Yusuf Ali
"And take in thy hand a little grass, and strike therewith: and break not (thy oath)." Truly We found him full of patience and constancy. How excellent in Our service! ever did he turn (to Us)!
Abul A'la Maududi
(and We said to him): "Take in your hand a bundle of rushes and strike with it, and do not break your oath." Indeed We found him steadfast. How excellent a servant (of Ours) he was. Indeed he constantly turned (to his Lord).
Aisha Bewley
‘Take a bundle of rushes in your hand and strike with that but do not break your oath. ’ We found him steadfast. What an excellent slave! He truly turned to his Lord.
Al-Hilali & Khan
"And take in your hand a bundle of thin grass and strike therewith (your wife), and break not your oath.[1] Truly! We found him patient. How excellent a slave! Verily he was ever oft-returning in repentance (to Us)!
Ali Quli Qarai
[We told him:] ‘Take a faggot in your hand and then strike [your wife] with it, but do not break [your] oath. ’ Indeed We found him to be patient. What an excellent servant! Indeed he was a penitent [soul].
Amatul Rahman Omar
And (We commanded him, ) `Take in your hand a handful of twigs and strike (the riding beast) therewith. And do not ever incline towards falsehood. Indeed, We found him steadfast. An excellent servant was he. He was always turning (towards God) in obedience.
Arthur John Arberry
and, 'Take in thy hand a bundle of rushes, and strike therewith, and do not fail in thy oath. ' Surely We found him a steadfast man. How excellent a servant he was! He was a penitent.
Bijan Moeinian
Now instead of beating [your wife who has shown weakness at the height of your trial in the misery], as you have sworn to your Lord, use only weak straws to strike [as a symbol of fulfilling your oath. ] I found him patient and an excellent servant of mine who returned to Me over and over again.
E. Henry Palmer
'and take in thy hand a bundle, and strike therewith, and break not thy oath!' Verily, we found him patient, an excellent servant; verily, he turned frequently to us.
Edip-Layth
"Take in your hand a bundle and travel with it, and do not break your oath." We found him steadfast. What a good servant! He was obedient.
George Sale
And We said unto him, take a handful of rods in thy hand, and strike thy wife therewith; and break not thine oath. Verily We found him a patient person: How excellent a servant was he! For he was one who frequently turned himself unto Us.
Hamid S. Aziz
And (It was said, ) "Take in your hand a green branch (or grass) and beat her (his rebellious wife gently) with it (rather than with cruelty), and break not your oath. Surely We found him patient; a most excellent servant! Surely he was frequent in turning (to Allah).
Mahmoud Ghali
And (we said) "Take in your hand a jumble of rushes, then strike therewith, and do not break (your oath). " Surely We found him a patient (man). How excellent a bondman he was! Surely he was a constant resorter (to Us).
Marmaduke Pickthall
And (it was said unto him): Take in thine hand a branch and smite therewith, and break not thine oath. Lo! We found him steadfast, how excellent a slave! Lo! he was ever turning in repentance (to his Lord).
Mohamed Ahmed - Samira
"Take a handful of herbs, " (We said to him), and apply and rub them, and do not make a mistake. " We found him patient in adversity, an excellent devotee, always turning in repentance.
Muhammad Asad
[And finally We told him:] "Now take in thy hand a small bunch of grass, and strike therewith, and thou wilt not break thine oath!" for, verily, We found him full of patience in adversity: how excellent a servant [of Ours], who, behold, would always turn unto Us!
Mustafa Khattab
˹And We said to him,˺ "Take in your hand a bundle of grass, and strike ˹your wife˺ with it, and do not break your oath."[1] We truly found him patient. What an excellent servant ˹he was˺! Indeed, he ˹constantly˺ turned ˹to Allah˺.
Progressive Muslims
"And take in your hand a bundle and travel with it, and do not break your oath. " We found him steadfast. What a good servant! He was obedient.
Sahih International
[We said], "And take in your hand a bunch [of grass] and strike with it and do not break your oath. " Indeed, We found him patient, an excellent servant. Indeed, he was one repeatedly turning back [to Allah ].
Sam Gerrans
And: “Take thou in thy hand a bouquet, and strike thou therewith, and break thou not thine oath!” We found him patient. How excellent a servant! He was one turning in repentance.
Shabbir Ahmed
(And finally We told him, ) "Now gather your strength and travel the land and break not your pledge. " Behold, We found him steadfast. How excellent a servant! In every situation he turned to Our Commands.
Syed Vickar Ahamed
"And take in your hand a little (bunch of thin) grass, and strike (your wife with) it: And do not break your promise. " Truly, We found him (Ayub or Job) full of patience and constancy. How well in Our service did he ever return (to Us)!
Taqi Usmani
And (We said to him,) "Take (a bundle of) thin twigs in your hand, and strike with it, and do not violate your oath. Surely, We found him very enduring. He was really an excellent servant. Surely, he was great in turning (to Us, in penitence and praise).
The Monotheist Group
"And take in your hand a bundle and go forth with it, and do not break your oath." We found him steadfast. What a good servant! He was obedient.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺEt prends dans ta main un faisceau de brindilles, puis frappe avec cela. Et ne viole pas ton sermentʺ. Oui, Nous lʹavons trouvé vraiment endurant. Quel bon serviteur! Sans cesse il se repentait.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En ʺneem een bundel (twijgen) in je hand en sla ermee en breek je eed niet.ʺ Wij merkten dat hij geduldig had volhard, een voortreffelijk dienaar; hij was schuldbewust.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij zeiden tot hem: Neem een handvol (of bundel) in uwe hand en sla er uwe vrouw mede, en breek uwen eed niet. Waarlijk, wij bevonden, dat hij een geduldig persoon was. Welk een uitmuntend dienaar was hij: want hij was iemand, die zich dikwijls tot ons wendde.
Hollandaca — Siregar
(Allah zei tegen Ayyôeb:) ʺEn neem een bosje gras in je hand, en sla daarmee (jouw vrouw) en breek jouw eed niet.ʺ Voorwaar, Wij troffen hem aan als een geduldige, de beste dienaar. Voorwaar, hij is de meest berouwtonende.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И Мы сказали ему): «И возьми рукой своей пучок (сухой травы), и ударь [[Однажды, во время своей болезни, пророк Аййуб по какому-то поводу разгневался на свою жену и поклялся Аллахом, что когда выздоровеет, подвергнет свою жену ста ударам. А жена его была праведницей, и Аллах Всевышний облегчил для нее исполнение Аййубом той клятвы.]] им (свою жену), и не нарушай (данной тобой клятвы)!» Поистине, Мы нашли его терпеливым. И как прекрасен этот раб (Аййуб)! Поистине, он – (много) обращающийся (к Аллаху)!
Rusça — Osmanov
[Аллах сказал]: ʺВозьми своей рукой пучок [прутьев] и ударь им и не преступай клятвыʺ. Воистину, Мы нашли его терпеливым. Прекрасный раб! Воистину, он обращается [во всем к Аллаху].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Och Vi sade:) ʺTag en näve (gräs) och slå med den och bryt inte din ed!ʺ - Vi såg hans uthållighet och tålamod, en sann (Guds) tjänare! Han vände alltid tillbaka till Oss med ångerfullt sinne.