Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّهِ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ

ve leḳad fetennā suleymāne ve elḳaynā ǎlā kursiyyihi ceseden ṧumme enābe

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2فَتَنَّاfetennāف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.denedik
3سُلَيْمٰنَsuleymāneسليمنSüleyman'ı
4وَاَلْقَيْنَاve elḳaynāل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ve bıraktık
5عَلٰىǎlāüstüne
6كُرْسِيِّهِkursiyyihiك ر سBir bina kurmak/inşa etmek; toplamak, bir araya getirmek. (ku-r-si) sandalye, taht, hakimiyet veya güç.tahtının
7جَسَدًاcesedenج س دVücuda yapışmak veya pıhtılaşmak, O (kan) yapıştı veya yapışıktı, O (kan) kurudu, O (giysi) vücuda yapışacak şekilde yapıldı.bir ceset
8ثُمَّṧummesonra, ayrıca
9اَنَابَenābeن و بBir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek.(bize) yöneldi

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz Süleyman'ı sınamıştık ve tahtının üstüne bir ölü koymuştuk, sonra o da tövbe edip Rabbine dönmüştü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz Süleymanʼı sınamıştık ve tahtının üstüne bir ölü koymuştuk, sonra o da tövbe edip Rabbine dönmüştü.

Adem Uğur

Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik, sonra o, yine eski haline döndü.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Süleyman'ı imtihan ettik ve Onun tahtına ölü bir beden bıraktık (tahtına varis olacak olan imansız kişiyi. A. H. ). . . Sonra tövbe edip yöneldi.

Ahmet Tekin

Andolsun, Süleyman’ı da ağır bir imtihandan geçirdik. Onu tahtının üstüne adeta ceset halinde bıraktık. Sonra tevbe ile önceki haline döndü.

Ahmet Varol

Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik ve onun tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra (bize) yöneldi.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz Süleyman’ı imtihan ettik: (Yaptığı bir hata yüzünden) biz onun saltanat tahtına (muvakkat bir zaman için) bir cin oturttuk. Bir müddet sonra (eski) mülk ve tahtına döndü.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, tahtının üzerine bir ceset bırakarak, Süleyman'ı sınadık; sonra, yöneldi.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, biz Süleyman'ı sınayıp tahtının üstüne bir ceset attık. Sonra Allah'a yöneldi.

Bekir Sadak

And olsun ki Suleyman'i denedik, hukumranligini zayif dusurduk; sonra eski haline dondu.

Celal Yıldırım

And olsun ki biz Süleyman'ı bir imtihandan geçirdik; tahtının üstüne bir cesed atıverdik, o da Allah'a yönelip O'na gönül bağlılığını devam ettirdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz Süleyman’ı bir sınavdan geçirmiş, tahtının üstüne bir ceset koymuştuk; sonra o bize yöneldi;

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik, sonra o, yine eski haline döndü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki Süleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Süleyman'ı fitneye düşürdük ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tevbe ile önceki haline döndü

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için Süleymana bir fitne de verdik ve tahtının üstüne bir cesed bıraktık sonra tevbe ile rücu' etti

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik. Kürsüsünün üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o Bize yöneldi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik. Kürsüsünün üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o Bize yöneldi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik. Kürsüsünün üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o Bize yöneldi.

Fizilal-il Kuran

Andolsun, Süleyman'ı denedik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık, sonra O, yine eski haline döndü.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz Süleyman’ı, tahtının üzerine bir ceset koymak suretiyle sınamıştık. Sonra o, Allah’a yöneldi.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz, Süleymanı imtihan da etdik: Tahtının üstüne bir cesed bırakıverdik. (Nice günlerden) sonra o, yine (eski haaline) döndü.

Hasib Asutay

Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik ve tahtının üzerine bir ceset bırakıverdik, sonra o yine (eski haline) döndü. (10) (10. Süleyman (a.s.) şiddetli bir hastalığa yakalanmış 'cansız ceset' denecek kadar zayıflamış sonra tekrar sağlığına kavuşmuştur.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki Süleymân’ı (bir rahatsızlıkla) imtihân ettik ve tahtının üstüne(kendisini) bir cesed olarak (o hâlsizlikte) bıraktık; sonra (o, sıhhate) yöneldi (şifâ buldu).

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Süleyman'ı denemiştik. Tahtının üstüne bir ceset attık. Sonra eski haline döndü.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki Süleyman’ı imtihan etmiş; tahtına bir ceset bırakmıştık da bir süre sonra (bize) yönelmişti.

Muhammed Esed

Fakat (daha önce) Süleyman'ı tahtının üzerine bir ceset koymak suretiyle denemiştik; bunun üzerine (Bize) yönelmiş (ve)

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz Süleyman'ı, vaktiyle tahtının üzerine bir ceset koymakla sınamıştık; bunun ardından o da Bize yönelmiş (ve)

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Süleyman'ı bir fitneye düşürdük ve tahtının üzerine bir ceset olarak bıraktık. Sonra tekrar (tahtına) dönüverdi.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz Süleyman'ı imtihandan geçirdik ve tahtının üstüne bir ceset atıverdik. Sonra o yine eski haline döndü.

Suat Yıldırım

Biz Süleyman’ı denemeye tâbi tuttuk ve tahtının üzerine bir cesed bıraktık. Sonra o, Allah’a sığınıp tekrar tahtına döndü.

Süleyman Ateş

Andolsun Süleyman'ı denedik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık, sonra (bize) yöneldi.

Süleymaniye Vakfı

Tahtının üzerine bir ceset bırakarak Süleyman'ı imtihandan geçirdik. Sonra (bize) yöneldi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tahtının üzerine bir ceset bırakarak Süleyman'ı zor bir imtihandan geçirdik, sonra gerçeği gördü.

Şaban Piriş

Süleyman'ı bir imtihana tabi tutmuştuk. Tahtının üzerinde ceset haline getirmiştik. Sonra da eski haline dönmüştü.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Süleyman'ı denemeden geçirdik. Tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü.

Ümit Şimşek

Biz Süleyman'ı da sınadık ve onu tahtına bir ceset halinde bıraktık; sonra yine eski haline döndü.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki biz, Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstüne bir ceset bıraktık da o, tövbe ile Allah'a yöneldi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Süleymanı sınağa çəkib taxtının üstünə cansız bir cəsəd atdıq. Sonra o tövbə edib qayıtdı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz Süleymanı (etdiyi bir xəta üzündən) imtahana çəkdik. Taxtının üstünə (ruhsuz) bir cəsəd atdıq (və ya: taxtının üstünə bir cin oturtduq). Sonra o (peşman olub tövbə etdi və yenidən öz mülkünə, öz taxtına) qayıtdı.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir setzten ja Sulaiman der Versuchung aus und setzten eine Gestalt auf seinen Thron. Hierauf wandte er sich (Allah) reuig zu.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir stellten Salomo auf die Probe, und Wir setzten einen Leib auf seinen Thron. Dann bekehrte er sich.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits unterzogen WIR Sulaiman einer Fitna und ließen auf seinem Thron einen Körper, dann bereute er.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We decided to try Sulayman like We tried the other Messengers and test his true inclination worldly and spiritually, We seated a phantom on his throne. No sooner did it come to his mind that he was tried than he in lowliest plight repentant stood.

Abdul Haleem

We certainly tested Solomon, reducing him to a mere skeleton on his throne.

Abdullah Yusuf Ali

And We did try Solomon: We placed on his throne a body (without life); but he did turn (to Us in true devotion):

Abul A'la Maududi

Surely We put Solomon to the test and cast upon his throne a mere body. Thereupon he penitently turned (to Us).

Aisha Bewley

We tested Sulayman and placed a lifeless body on his throne. Then he made tawba.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We did try Sulaimân (Solomon) and We placed on his throne Jasad (a devil, so he lost his kingdom for a while) and he did return (to Allâh with obedience and in repentance, and to his throne and kingdom by the Grace of Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly We tried Solomon, and cast a [lifeless] body on his throne. Thereupon he was penitent.

Amatul Rahman Omar

Behold! We tried Solomon (too) and We placed on his throne (of kingdom) a (mere) body (without any spirit or faith). Then he turned (to God seeking His mercy).

Arthur John Arberry

Certainly We tried Solomon, and We cast upon his throne a mere body; then he repented.

Bijan Moeinian

This is the way that I put Solomon to test; [unlike Job being tested with poverty] with vast material wealth [and he did not forget God’s regular worshipping while being extremely wealthy from any point of view. ] I put a mere body on his throne [probably reference to an out of body experience.]

E. Henry Palmer

And we did try Solomon, and we threw upon his throne a form; then he turned repentant.

Edip-Layth

We tested Solomon and placed a corpse on his throne, but he then repented.

George Sale

We also tried Solomon, and placed on his throne a counterfeit body: Afterwards he turned unto God,

Hamid S. Aziz

And certainly We tried Solomon, and We put on his throne a mere (soulless) body; then did he repent.

Mahmoud Ghali

And indeed We already tempted Sulayman, (Solomon) and We cast upon his chair a corporeal (form); thereafter he turned penitent.

Marmaduke Pickthall

And verily We tried Solomon, and set upon his throne a (mere) body. Then did he repent.

Mohamed Ahmed - Samira

We surely tried Solomon, and placed another body on his throne. So he turned to God

Muhammad Asad

But [ere this], indeed, We had tried Solomon by placing upon his throne a [lifeless] body; and thereupon he turned [towards Us; and]

Mustafa Khattab

And indeed, We tested Solomon, placing a ˹deformed˺ body on his throne,[1] then he turned ˹to Allah in repentance˺.

Progressive Muslims

And We tested Solomon and placed a corpse on his throne, but he then repented.

Sahih International

And We certainly tried Solomon and placed on his throne a body; then he returned.

Sam Gerrans

And We subjected Solomon to means of denial, and cast upon his throne a body; then did he repent.

Shabbir Ahmed

(That was Solomon and) We indeed tried him, and set upon his throne a mere body, and thereupon he turned to Us. (His son, the crown prince Rehoboam was just a hopeless presence (34:14). Until that point in history, the Kingdom of Israel was inherited among the generations of Prophet Jacob).

Syed Vickar Ahamed

And, indeed We did try Sulaiman (Solomon): We placed a body (without life) on his throne: (Like giving him power without giving him a soul) but he turned (to Us in true devotion):

Taqi Usmani

And indeed We tested Sulaimān while We threw on his throne a body after which he turned (to Us).

The Monotheist Group

And We tested Solomon and placed a corpse upon his throne, but he then repented.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous avions certes éprouvé Salomon en plaçant sur son siège un corps. Ensuite, il se repentit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be; me Suleyman imtîhan kiriye. Me cesedek avêt ser textê wî. Piştre wî tobe kir û li Xwedayê xwe vegeriya.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hadden Soelaimaan werkelijk aan verzoeking blootgesteld. En Wij zetten op zijn troon (iets wat alleen maar) een lichaam (was). Toen betoonde hij zich schuldbewust.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ook beproefden wij Salomo, en plaatsten een nagebootst (misvormd) lichaam op zijn troon. Daarna wendde hij zich tot God.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben Soelaimân op de proef gesteld en Wij zetten (hem) op zijn zetel, als een lichaam, waarna hij berouw toonde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы испытали (пророка) Сулаймана и бросили Мы на его трон тело [[Есть достоверное сообщение о том, что Посланник Аллаха рассказал, как пророк Сулайман сказал однажды, что он за одну ночь обойдет сто своих рабынь и каждая из них родит ему сына, который затем станет всадником, воюющим на пути Аллаха. Но он не сделал оговорки: «Если пожелает Аллах». И затем он обошел всех этих сто рабынь, и затем только одна родила ему парализованного наполовину ребенка. Она явилась с больным младенцем к пророку Сулайману и положила ребенка на его трон.]], а потом он обратился (с покаянием) (к Аллаху).

Rusça — Osmanov

До того Мы уже подвергали Сулаймана [наказанию за гордыню] и бросили на его трон [безжизненное] тело. Тогда Сулайман раскаялся.