(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

e fe mā neHnu bi meyyitīne / illā mevtetenā l-ūlā ve mā neHnu bi muǎƶƶebīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَمَاe fe mādeğil miyiz?
2نَحْنُneHnubiz
3بِمَيِّتِينَbi meyyitīneم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızöleceklerden
1اِلَّاillādışında
2مَوْتَتَنَاmevtetenāم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölümümüz
3الْاُو۫لٰىl-ūlāا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk
4وَمَاve māve değiliz
5نَحْنُneHnubiz
6بِمُعَذَّبِينَbi muǎƶƶebīneع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azaba uğratılcak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz artık ölmeyecek değil miyiz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz artık ölmeyecek değil miyiz?

Adem Uğur

Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek miyiz?

Ahmed Hulusi

"Biz beden kaydından kurtulmuşlardan değil miyiz?"

Ahmet Tekin

'Biz bir daha ölmeyeceğiz, değil mi?'

Ahmet Varol

Nasıl biz ölmeyecek miymişiz?

Ali Bulaç

"Nasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz?"

Ali Fikri Yavuz

(İşte bak), biz dünyadaki ilk ölümümüzden başka bir daha ölecek değiliz;

Ali Rıza Safa

"Artık ölmeyecek miyiz?"

Bayraktar Bayraklı

- "Biz, birinci ölümün dışında. bir daha ölmeyeceğiz, değil mi?Biz azap da görmeyeceğiz."

Bekir Sadak

(58-59) «irinci olumden sonra bir daha olmeyecegiz degil mi? Azap da gormeyecegiz.»

Celal Yıldırım

(58-59) (Onlar artık o gün) biz birinci ölümümüzden başka bir daha ölmeyeceğiz ve biz azaba da uğratılmayacağız değil mi ? (Derler.)

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Ne mutlu bize ki), artık bir daha ölmeyeceğiz, değil mi?

Diyanet İşleri

(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

Diyanet İşleri (eski)

(58-59) 'Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?'

Diyanet Vakfi

(58-61) Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(58-59) «Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(58-59) Nasılmış bak? Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nasılmış bak? Biz ölecek değiliz

Erhan Aktaş

"Biz artık bir daha ölmeyeceğiz, öyle değil mi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Biz artık bir daha ölmeyeceğiz, öyle değil mi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Biz artık bir daha ölmeyeceğiz, öyle değil mi?"

Fizilal-il Kuran

«Biz bir daha ölmeyecek miyiz?» der.

Gültekin Onan

"Nasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz?"

Hamdi Döndüren

(Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek), “Biz bir daha ölmeyecek miyiz?” (der).

Hasan Basri Çantay

(58-59) "(Bak), biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek, biz azaba da uğratılmayacak değil miymişiz?"

Hasib Asutay

'Biz (bir daha) ölmeyecek miyiz?

Hayrat Neşriyat

(58-59) 'Peki (nasılmış), biz (dünyada) ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek(Cennette ebedî olarak kalacak) ve biz (îmânımızdan dolayı) azab görmeyecek kimseler değil miymişiz?'

İbni Kesir

Biz, bir daha ölmeyeceğiz değil mi?

Mehmet Okuyan

Birinci ölümümüz hariç, bir daha ölmeyeceğiz, değil mi? Biz azaba da uğratılmayacağız.”

Muhammed Esed

Ama sonra, (ey cennetteki arkadaşlarım,) biz gerçekten (bir daha) ölmeyeceğiz,

Mustafa İslamoğlu

(Cennet arkadaşlarına yönelerek): "Biz bir daha asla ölmeyeceğiz, değil mi?

Ömer Nasuhi Bilmen

(O cennetteki zât diyecektir ki) «Değil mi biz (artık) ölüler olmayacağız?»

Ömer Öngüt

"Biz ölmeyecek miymişiz?"

Suat Yıldırım

(58-61) Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: "O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar!"

Süleyman Ateş

"Biz bir daha ölmeyecek miyiz" der.

Süleymaniye Vakfı

(Cennetteki arkadaşlarıyla konuşmasına şöyle devam eder:) "Artık bize ölüm yok, değil mi,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Cennetteki arkadaşına döner ve şöyle der:) Artık bize ölüm yok; değil mi?

Şaban Piriş

Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz, değil mi?

Tefhim-ul Kuran

«Nasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz?»

Ümit Şimşek

'Artık ölmeyeceğiz, değil mi?

Yaşar Nuri Öztürk

"Peki, biz artık ölmeyecek miyiz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Doğrudanmı biz bir daha ölməyəcəyik –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz artıq ölməyəcəyik, elə deyilmi?

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Werden wir tatsächlich nicht mehr sterben,

Almanca — Muhammad Zaidan

Werden wir etwa nicht sterben

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he will ask himself wondering thus: "is it then that having paid nature its debt we suffer no death!",

Abdul Haleem

Then he will say [to his blessed companions], ‘Are we never to die again after our earlier death?

Abdullah Yusuf Ali

"Is it (the case) that we shall not die,

Abul A'la Maududi

So, are we not going to die,

Aisha Bewley

Are we not going to die,

Al-Hilali & Khan

(The dwellers of Paradise will say) "Are we then not to die (any more)?

Ali Quli Qarai

‘Is it [true] that we shall not die [anymore],

Amatul Rahman Omar

The owners of Paradise will then ask one another, `Is it not true that we are not going to suffer death (again)?

Arthur John Arberry

What, do we then not die

Bijan Moeinian

"Now you tell me whether or not the death is the end of everything and that….

E. Henry Palmer

'What! shall we not die save our first death?

Edip-Layth

"Are we then not going to die,"

George Sale

Shall we die any other

Hamid S. Aziz

"Is it then true that we shall not die,

Mahmoud Ghali

Then in no way will we be dead,

Marmaduke Pickthall

Are we then not to die

Mohamed Ahmed - Samira

(Another will say:)"Is it true, we are not going to die

Muhammad Asad

But then, [O my friends in paradise,] is it [really] so that we are not to die

Mustafa Khattab

˹Then he will ask his fellow believers,˺ "Can you imagine that we will never die,

Progressive Muslims

"Are we then not going to die, "

Sahih International

Then, are we not to die

Sam Gerrans

“Are we then not to die,

Shabbir Ahmed

Are we then never to die (O My Companions of Paradise)!

Syed Vickar Ahamed

(The people of Paradise will say:) "Is it (true) that we will not die (again),

Taqi Usmani

(Then the speaker will address other people of Paradise in delight and wonder, saying,) "Are we not then to die anymore

The Monotheist Group

"Are we then not going to die,"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹest-il pas vrai que nous ne mourrons

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Dojehî got:) Erê ma vêca em hew dimirin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar wij zijn toch niet dood?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zullen wij een anderen dan onzen eersten dood sterven?

Hollandaca — Siregar

Zullen wij dan niet sterven?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И скажет верующий, повернувшись к своим собеседникам в Раю): «Неужели мы (уже) (никогда) не умрем,

Rusça — Osmanov

[Скажут те, кто в аду]: ʺНеужели мы не умрем [еще раз],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och han fortsätter:) ʺVi skall alltså inte dö (på nytt)