(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

وَالصَّافَّاتِ صَفًّا فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌ

ve S-Sāffāti Saffen / fe z-zācirāti zecran / fe t-tāliyāti ƶikran / inne ilāhekum le vāHidun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالصَّافَّاتِve S-Sāffātiص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).andolsun
2صَفًّاSaffenص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).sıra sıra dizilenlere
1فَالزَّاجِرَاتِfe z-zācirātiز ج رYasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak, onu engellemek veya onu yasaklamak, sert konuşmayla: veya engellemek, durdurmak, kısıtlamak veya alıkoymak: veya yasaklamak veya men etmek [herhangi bir bağırma veya konuşma yoluyla].ve sürenlere
2زَجْرًاzecranز ج رYasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak, onu engellemek veya onu yasaklamak, sert konuşmayla: veya engellemek, durdurmak, kısıtlamak veya alıkoymak: veya yasaklamak veya men etmek [herhangi bir bağırma veya konuşma yoluyla].bağırıp
1فَالتَّالِيَاتِfe t-tāliyātiت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.ve okuyanlara
2ذِكْرًاƶikranذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekzikir
1اِنَّinneşüphesiz
2اِلٰهَكُمْilāhekumا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilahınız
3لَوَاحِدٌle vāHidunو ح دBir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız.elbette birdir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki mâbûdunuz birdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki mâbûdunuz birdir.

Adem Uğur

Yemin ederim ki, ilâhınız birdir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki sizin tanrınız (olarak düşündüğünüz) Vahid'dir!

Ahmet Tekin

Tanrınız, ilâhınız birdir.

Ahmet Varol

Muhakkak ki sizin ilâhınız birdir.

Ali Bulaç

Tartışmasız, sizin ilahınız gerçekten birdir.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki İlâhınız birdir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Tanrınız, Tek ve Eşsizdir.

Bayraktar Bayraklı

- Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'an okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.

Bekir Sadak

(1-5) Sira sira duran ve onlerindekini surdukce suren ve Allah'i andikca anan meleklere and olsun ki, sizin Tanriniz birdir; goklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin Rabbidir.

Celal Yıldırım

Muhakkak sizin Tanrınız Bir' dir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2-3-4) Sıra sıra dizilmiş olanlara, (yanlışları) engellemeye çalışanlara ve anmak için okuyanlara andolsun ki kuşkusuz tanrınız bir tekdir.

Diyanet İşleri

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

Diyanet İşleri (eski)

(1-5) Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

Diyanet Vakfi

(1-4) Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki sizin ilâhınız birdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ilahınız birdir sizin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki ilahınız birdir sizin

Erhan Aktaş

Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

Fizilal-il Kuran

Ki, ilahınız birdir.

Gültekin Onan

Tartışmasız, sizin tanrınız gerçekten birdir.

Hamdi Döndüren

Şüphe yok ki sizin ilâhınız birdir.

Hasan Basri Çantay

Gerçek, sizin Tanrınız hakikaten birdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz ilâhınız birdir.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki sizin İlâhınız, gerçekten tektir.

İbni Kesir

Ki, sizin ilahınız muhakkak ki bir tektir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ilahınız tektir.

Muhammed Esed

Şüphe yok ki sizin İlahınız Tek'tir,

Mustafa İslamoğlu

Elbet, ilahınızın bir tek olduğunda şüphe yoktur;

Ömer Nasuhi Bilmen

(3-4) Kur'an'ı tilâvet edenler hakkı için. Şüphe yok ki, sizin ilahınız birdir.

Ömer Öngüt

Şüphe yok ki sizin ilâhınız bir tektir.

Suat Yıldırım

Sizin ilahınız bir tek İlahtır.

Süleyman Ateş

Ki Tanrınız, birdir.

Süleymaniye Vakfı

hiç şüphesiz ilahınız tektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin ilahınız tek bir ilahtır.

Şaban Piriş

İlahınız, sadece birdir!

Tefhim-ul Kuran

Hiç tartışmasız, sizin ilahınız gerçekten birdir.

Ümit Şimşek

Tanrınız tek bir Tanrıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki sizin ilahınız hiç kuşkusuz bir ve tektir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, sizin məbudunuz Təkdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, sizin Allahınız birdir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Euer Gott ist ein Einziger.

Almanca — Der Edle Quran

Euer Gott ist wahrlich ein Einziger,

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, euer HERR ist doch einer.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah your creator is but One and only.

Abdul Haleem

truly your God is One,

Abdullah Yusuf Ali

Verily, verily, your Allah is one!-

Abul A'la Maududi

surely your God is One,

Aisha Bewley

your God is One:

Al-Hilali & Khan

Verily your Ilâh (God) is indeed One (i.e. Allâh):

Ali Quli Qarai

indeed your God is certainly One,

Amatul Rahman Omar

Verily, your God is One,

Arthur John Arberry

surely your God is One,

Bijan Moeinian

That your God is One and that there is Only One God.

E. Henry Palmer

'Verily, your God is one,

Edip-Layth

Your god is indeed One.

George Sale

verily your God is one:

Hamid S. Aziz

"Verily, verily your God is One:

Mahmoud Ghali

Surely your God is indeed One,

Marmaduke Pickthall

Lo! thy Lord is surely One;

Mohamed Ahmed - Samira

Verily your God is One,

Muhammad Asad

Verily, most surely, your God is One –

Mustafa Khattab

Surely your God is One!

Progressive Muslims

Your god is indeed One.

Sahih International

Indeed, your God is One,

Sam Gerrans

Your God is One:

Shabbir Ahmed

(Are the living witnesses that) - Verily, most surely, your God is One.

Syed Vickar Ahamed

Surely! (And assuredly, ) your Allah is One (Wah'id)!

Taqi Usmani

surely your God is but One,

The Monotheist Group

Your god is indeed One.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺVotre Dieu est en vérité unique,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedayê we her yek e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voorwaar, jullie god is één,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, uw Heer is eenig.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, jullie God is zeker Eén.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

поистине, Бог ваш (о, люди) – один [нет никакого бога, кроме Него] (и поэтому поклонение должно совершаться только Ему),

Rusça — Osmanov

Воистину, Бог ваш един -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Er Gud är förvisso den Ende Guden,