Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ
ve āteynāhumā l-kitābe l-mustebīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ikisine de her şeyi apaçık gösteren kitabı verdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve ikisine de her şeyi apaçık gösteren kitabı verdik.
Adem Uğur
Her ikisine de apaçık anlaşılan bir kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Ahmed Hulusi
İkisine (Musa ve Harun'a) bilinen bilgiyi verdik.
Ahmet Tekin
Her ikisine de, açık seçik, anlaşılan kitabı, Tevrat’ı verdik.
Ahmet Varol
Onlara açık anlatımlı Kitab'ı verdik.
Ali Bulaç
Ve ikisine anlatımı açık kitabı verdik.
Ali Fikri Yavuz
İkisine de (helal ve haramı) açıklayan Tevrat kitabını verdik.
Ali Rıza Safa
İkisine de açıklayan Kitap'ı verdik.
Bayraktar Bayraklı
Onlara apaçık kitabı verdik.
Bekir Sadak
Her ikisine de, apacik anlasilan bir Kitap vermistik.
Celal Yıldırım
İkisine (hükümleri rahatlıkla anlaşılır) çok açık kitap verdik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O ikisine açık seçik anlaşılabilen kitabı verdik.
Diyanet İşleri
Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Diyanet İşleri (eski)
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.
Diyanet Vakfi
Her ikisine de apaçık anlaşılan bir kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem kendilerine o belli Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem kendilerine o belli kitabı verdik
Erhan Aktaş
Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.
Fizilal-il Kuran
Onlara, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.
Gültekin Onan
Ve ikisine anlatımı açık kitabı verdik.
Hamdi Döndüren
O ikisine açık anlamlı kitabı (Tevrat’ı) verdik.
Hasan Basri Çantay
Onlara (her hakıykatı) apaçık gösteren o kitabı verdik.
Hasib Asutay
Her ikisine de o açıklayıcı kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Hayrat Neşriyat
İkisine de apaçık anlaşılan Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik.
İbni Kesir
Her ikisine de apaçık anlaşılan kitab vermiştik.
Mehmet Okuyan
İkisine de apaçık anlaşılan Kitabı vermiştik.
Muhammed Esed
Onlara (doğru ile eğriyi) ayırd eden ilahi kelamı verdik,
Mustafa İslamoğlu
Onlara (hakkı batıldan seçip ayıran kitabı vermiş
Ömer Nasuhi Bilmen
(117-118) Ve ikisine de o açıkça bildiren kitabı verdik. Ve ikisini de dosdoğru yola sevkettik.
Ömer Öngüt
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir kitap vermiştik.
Suat Yıldırım
Kendilerine gerçekleri apaçık gösteren o kitabı verdik.
Süleyman Ateş
Onlara açık ifadeli Kitabı verdik.
Süleymaniye Vakfı
O ikisine, her şeyi açıklayan Kitab'ı verdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara her şeyi açıklayan Kitap'ı da vermiştik.
Şaban Piriş
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
Tefhim-ul Kuran
Ve ikisine anlatımı açık olan kitabı verdik.
Ümit Şimşek
Kendilerine, dinlerini açıklayan kitabı verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, açık seçik bilgi sunun Kitap'ı verdik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Hər ikisinə aydın bir Kitab verdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların hər ikisinə (hökmləri) açıq-aydın o kitabı (Tövratı) verdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Beiden gaben Wir das deutliche Buch.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir gaben ihnen beiden die verdeutlichende Schrift
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir gaben ihnen die deutliche Schrift.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR ließen beiden die bedeutungsreiche Schrift zuteil werden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We entrusted them with the Book AL-Tawrah (the Torah) of enlightenment and illumination, The Book distinctly expressing all that was meant leaving nothing merely implied.
Abdul Haleem
We gave them the Scripture that makes things clear;
Abdullah Yusuf Ali
And We gave them the Book which helps to make things clear;
Abul A'la Maududi
We granted them a Clear Book,
Aisha Bewley
We gave them the clarifying Book
Al-Hilali & Khan
And We gave them the clear Scripture;
Ali Quli Qarai
We gave them the illuminating scripture
Amatul Rahman Omar
And We gave them both the Manifesting Book.
Arthur John Arberry
and We gave them the Manifesting Book,
Bijan Moeinian
I revealed to them the scriptures.
E. Henry Palmer
and we gave them both the perspicuous Book;
Edip-Layth
We gave both the clear book.
George Sale
And We gave them the perspicuous book of the law,
Hamid S. Aziz
And We gave them both the Book that clarifies.
Mahmoud Ghali
And We brought them both the Evidential Book;
Marmaduke Pickthall
And We gave them the clear Scripture
Mohamed Ahmed - Samira
We gave them the explicit Book,
Muhammad Asad
And We gave them the divine writ that made [right and wrong] distinct,
Mustafa Khattab
We gave them the clear Scripture,
Progressive Muslims
And We gave both the clear Scripture.
Sahih International
And We gave them the explicit Scripture,
Sam Gerrans
And We gave them the Clarifying Writ,
Shabbir Ahmed
And We gave both of them the Scripture that helped to distinguish the right from wrong. ('Kitabal Mustabeen' = the Book that helped to distinguish = The Torah. 'Kitabil Mubin' = The Book that distinguishes = The Qur'an).
Syed Vickar Ahamed
And We gave them the Book and Clear Scripture (Torah, which helps to make things clear);
Taqi Usmani
and We gave them the clear book,
The Monotheist Group
And We gave both the clear Book.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous leur apportâmes le livre explicite
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me kitêba ronak û aşkera daye wan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij gaven hun beiden het overduidelijke boek
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij gaven hun het duidelijke boek der wet.
Hollandaca — Siregar
En Wij gaven hun de verduidelijkende Schrift (de Taurât).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И даровали Мы им двоим [пророкам Мусе и Харуну] книгу ясную [Тору].
Rusça — Osmanov
Мы даровали им также ясное писание
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi gav dem Skriften där allt framstår klart och tydligt,