Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِهِ مُبِينٌ

ve bāraknā ǎleyhi ve ǎlā isHāḳa ve min ƶurriyyetihimā muHsinun ve Zālimun li nefsihi mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَبَارَكْنَاve bāraknāب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakve bereketler verdik
2عَلَيْهِǎleyhikendisine
3وَعَلٰٓىve ǎlāve
4اِسْحٰقَisHāḳaاسحقİshak'a
5وَمِنْve min
6ذُرِّيَّتِهِمَاƶurriyyetihimāذ ر رSaçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek.onların neslinden
7مُحْسِنٌmuHsinunح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iyi hareket eden de var
8وَظَالِمٌve Zālimunظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakve zulmeden de
9لِنَفْسِهِli nefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendisine
10مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçıkça

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onu da kutladık, İshak'ı da ve ikisinin de soyundan iyilik eden de var, apaçık nefsine zulmeden de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onu da kutladık, İshakʼı da ve ikisinin de soyundan iyilik eden de var, apaçık nefsine zulmeden de.

Adem Uğur

Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.

Ahmed Hulusi

Onun üzerine de İshak'ın üzerine de bereket lütfettik. . . O ikisinin neslinden muhsin de var, kendi nefsine apaçık zulmeden de var.

Ahmet Tekin

İbrâhim’e ve İshak’a bereketler ihsan ettik. Onların nesillerinden iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler ve müslümanlar olacak, kendilerine yazık eden, açık açık günaha giren âsiler de olacak.

Ahmet Varol

Ona da, İshak'a da bereketler verdik. Onların soylarından iyilik eden de var, kendine açıkça haksızlık eden de.

Ali Bulaç

Ona ve İshak'a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de.

Ali Fikri Yavuz

Hem İbrahîm’e, hem İshâk’a bereketler verdik. Her ikisinin soyundan mümin olan da var, nefsine açık zulmeden de var.

Ali Rıza Safa

Onu ve İshak'ı kutsadık. İkisinin soyundan güzel davrananlar da vardır; kendisine apaçık yazık eden de.

Bayraktar Bayraklı

Onu ve İshak ailesini mübarek kıldık. O ikisinin soyundan iyi iş yapanlar da, kendilerine açıkça zulmedenler de vardır.

Bekir Sadak

Kendisini ve Ishak'i mubarek kildik; ikisinin soyunda iyi olan da vardir, aciktan aciga kendisine yazik eden de vardir. *

Celal Yıldırım

Onu da, İshâk'ı da mübarek kıldık (üzerlerine feyiz, bereket ve rahmet indirdik). İkisinin soyundan iyiler de vardır; kendine açıkça zulmeden de vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona ve İshak’a bereketler indirdik. Onların soyu içinde iyisi bulunduğu gibi açıkça kendine kötülük edeni de olacaktı.

Diyanet İşleri

Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

Diyanet İşleri (eski)

Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.

Diyanet Vakfi

(112-113) Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na (İbrahim'e) İshak'ı müjdeledik. Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ona hem İshak'a bereketler verdik, ikisinin neslinden de hem güzel davrananlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ona hem İshaka bereketler verdik. İkisinin zürriyyetinden de hem muhsin olan var hem de nefsine açık zulmeden

Erhan Aktaş

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin olan da kendisine açıkça zulmeden de vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin olan da kendisine açıkça zulmeden de vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin olan da kendisine açıkça zulmeden de vardır.

Fizilal-il Kuran

Kendisini ve İshak'ı kutlu ve bereketli kıldık. Her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, açıkça kendisine zulmeden de olacaktır.

Gültekin Onan

Ona ve İshak'a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de.

Hamdi Döndüren

Onu da, İshak’ı da mübarek kıldık. Bu ikisinin soyundan iyi hareket edenler de, kendisine apaçık zulmeden de olacak.

Hasan Basri Çantay

Hem ona, hem Ishaka (feyz-ü) bereketler verdik. Her ikisinin neslinden iyi hareket edeni de vardır, nefsine apaçık zulm edeni de.

Hasib Asutay

Kendisine de İshak'a da bereketler verdik. İkisinin soyundan iyilik yapanlar da var kendisine apaçık zulmedenler de var.

Hayrat Neşriyat

Ona da, İshâk’a da bereket verdik. Her ikisinin neslinden iyilik eden de, nefsine apaçık zulmeden de bulunur.

İbni Kesir

Onu da, İshak'ı da mübarek kıldık. O ikisinin soyundan ihsan eden de vardır, kendisine açıkça zulmeden de.

Mehmet Okuyan

Ona ve İshak’a bereketler vermiştik. Her ikisinin neslinden iyilik yapan da kendisine açıkça haksızlık eden de çıkacaktır.

Muhammed Esed

onu ve İshak'ı kutsadık ama onların soyundan iyi işler yapan da çıkacak, kendisine açıkça zulmeden de.

Mustafa İslamoğlu

dahası onu ve İshak'ı mübarek kıldık: ama o ikisinin soyundan dürüst ve erdemli olan da var, kendisine açıkça zulmeden de.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onun üzerine ve İshak üzerine bereketler verdik ve ikisinin zürriyetinden muhsin olan da vardır ve nefsine apaçık zulmeden de.

Ömer Öngüt

İbrahim'e de İshak'a da bereketler verdik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendisine açıktan açığa zulmedenler de olacak.

Suat Yıldırım

Kendisine de İshak’a da feyiz ve bereketler verdik. Onların neslinden gelenler arasında iyi davranan da var, kendi nefsine açıkça zulmeden de!

Süleyman Ateş

Kendisine de, İshak'a da bereketler verdik. Onların neslinden (gelenler arasında) iyi hareket eden de var, açıkça kendisine zulmeden de.

Süleymaniye Vakfı

Hem ona, hem de İshak'a bereket verdik. İkisinin soyundan güzel davrananlar da oldu, kendilerini açıkça kötü duruma sokanlar da.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem İsmail'i, hem de İshak'ı uğurlu ve bereketli kıldık. İkisinin soyundan da güzel davrananlar olduğu gibi kendilerini açıkça kötü duruma sokanlar da oldu.

Şaban Piriş

Onu da İshak'ı da bereketlendirdik. Onların soyundan iyiler de, kendilerine gerçekten zulmedenler de vardır.

Tefhim-ul Kuran

Ona da, İshak'a da bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.

Ümit Şimşek

Onu da, İshak'ı da kutlu ve uğurlu kıldık. İkisinin neslinden de hem iyi kulluk edenler var, hem de kendisine açıkça zulmedenler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona da İshak'a da bereketler lütfettik. Onların zürriyetlerinden iyi düşünüp iyi davranan da var, öz benliğine açıkça zulmeden de var.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz ona və İshaqa bərəkət verdik. Hər ikisinin nəslində yaxşı iş görənləri də var, açıq-aydın özünə zülm edənləri də.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ona İshaqa (peyğəmbərliklə, övlad çoxluğu ilə) bərəkət verdik. Onların hər ikisinin nəslindən yaxşı işlər görən də var, açıq-aşkar özünə zülm edən də!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir segneten ihn und Isaak. Unter ihren Nachkommen gibt es Rechtschaffene und solche, die sich offenkundig selbst unrecht tun.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir segneten ihn und Ishaq. Unter ihrer Nachkommenschaft gibt es manche, die Gutes tun, und manche, die sich selbst offenkundig Unrecht zufügen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir segneten ihn und Isaak. Und unter ihren Nachkommen sind (manche), die Gutes tun, und (andere), die offenkundig gegen sich selbst freveln.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR gewährten Baraka ihm sowie Ishaq. Und unter ihrer Nachkommenschaft gibt es einen Muhsin und einen eindeutigen gegen sich selbst Unrecht-Begehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We blessed him together with Ishaq. And of their progeny were those whose deeds were imprinted with wisdom and piety as well as those who were wrongful of actions.

Abdul Haleem

and blessed him and Isaac too: some of their offspring were good, but some clearly wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

We blessed him and Isaac: but of their progeny are (some) that do right, and (some) that obviously do wrong, to their own souls.

Abul A'la Maududi

And We blessed him and Isaac. Among the offspring of the two some did good and some plainly wronged themselves.

Aisha Bewley

We showered blessings upon him and upon Ishaq. Among their descendants are good-doers and also people who clearly wrong themselves.

Al-Hilali & Khan

We blessed him and Ishâq (Isaac). And of their progeny are (some) that do right, and some that plainly wrong themselves.

Ali Quli Qarai

And We blessed him and Isaac. Among their descendants [some] are virtuous, and [some] who manifestly wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

And We bestowed (Our) blessings on him (- Ismâîl) and on Isaac. And among the progeny of both there are (some persons) who perform excellent deeds and (also some) who are clearly unjust to themselves.

Arthur John Arberry

And We blessed him, and Isaac; and of their seed some are good-doers, and some manifest self-wrongers.

Bijan Moeinian

I blessed Abraham and Isaac. Now among their offspring some are righteous and some are wicked.

E. Henry Palmer

and we blessed him and Isaac;- of their seed is one who does well, and one who obviously wrongs himself.

Edip-Layth

We blessed him and Isaac. From among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

George Sale

and We blessed him and Isaac: And of their off-spring were some righteous doers, and others who manifestly injured their own souls.

Hamid S. Aziz

And We showered Our blessings on him and on Isaac; and of their offspring are some who do good, and also some who are clearly unjust to their own souls.

Mahmoud Ghali

And We blessed him and Ishaq, and of their (The pronoun is dual; i. e., offspring of the two of them) offspring some are fair-doers, and (some) are evidently unjust to themselves.

Marmaduke Pickthall

And We blessed him and Isaac. And of their seed are some who do good, and some who plainly wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

And We blessed him and Isaac. Among their descendants are some who do good, but some who wrong themselves.

Muhammad Asad

and We blessed him and Isaac: but among the offspring of these two there were [des­tined] to be both doers of good and such as would glaringly sin against themselves.

Mustafa Khattab

We blessed him[1] and Isaac as well. Some of their descendants did good, while others clearly wronged themselves.

Progressive Muslims

And We blessed him and Isaac. And from among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

Sahih International

And We blessed him and Isaac. But among their descendants is the doer of good and the clearly unjust to himself.

Sam Gerrans

And We blessed him, and Isaac; and among their progeny is the doer of good and the manifest doer of wrong to himself.

Shabbir Ahmed

And We gave lasting felicity to him and Isaac. But among their generations are the doers of good, and those who, by doing wrong to others, clearly wrong their own "Self".

Syed Vickar Ahamed

We blessed him and Isháq (Isaac): And of their children (and descendants) are (some) who do right, and (some) who clearly do wrong to their own souls.

Taqi Usmani

And We did bless him, and IsHāq. And among the progeny of both of them, some are good and some are utterly unjust to their own selves.

The Monotheist Group

And We blessed him and Isaac. And from among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous le bénîmes ainsi que Isaac. Parmi leurs descendances il y a (lʹhomme) de bien et celui qui est manifestement injuste envers lui-même.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me bereketa xwe da ser wî û da ser Îshaq. Ji kinêsa wan hinek baş bûn û hinek jî ji bo xwe sitemkarên aşkere bûn.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij zegenden hem en Izaäk; en onder hunne nakomelingschap waren eenige rechtvaardigen, en anderen, die klaarblijkelijk hunne eigene zielen nadeel toebrachten.

Hollandaca — Siregar

En Wij zegenden hem en Ishâq. En onder kun nakomelingen zijn er die weldoener zijn en (ook) die duidelijk onrechtvaardig voor zichzelf zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и ниспослали Мы благодать на него [на пророка Ибрахима], и на (его сына) Исхака. И среди потомства их двоих [Ибрахима и Исхака] (есть) (как) искренне добродеющий [повинующийся своему Господу, чем делает добро самому себе] и несправедливый к самому себе явно [неверующий и грешащий, который явно этим причиняет себе зло].

Rusça — Osmanov

Мы благословили его и Исхака. А среди их потомства есть и творящие добро, и явно приносящие вред самим себе.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi välsignade honom och Isak - bland deras efterkommande finns såväl den som gör det goda och det rätta och den som begår uppenbar orätt till skada för sig själv.