(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
فَلَمَّا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَاإِبْرَاهِيمُ
fe lemmā eslemā ve tellehu li l-cebīni / ve nādeynāhu en yā ibrāhīmu
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَمَّا | fe lemmā | ne zaman ki | |
| 2 | اَسْلَمَا | eslemā | س ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak | ikisi (Allah'ın emrine) teslim oludu |
| 3 | وَتَلَّهُ | ve tellehu | ت ل لYatmak, indirmek, yere atmak, düşürmek, yere uzanmak, birinin akrabasının, boynunun, yanağının veya göğsünün üzerine uzanmak. | ve (çocuğu) yıktı |
| 4 | لِلْجَبِينِ | li l-cebīni | ج ب نKorkak, zayıf kalpli, korkaklık nedeniyle geri durdu/çekindi. Şakak/alnın yan tarafı, kaş. | alnı üzerine |
| 1 | وَنَادَيْنَاهُ | ve nādeynāhu | ن د وİlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı | ve biz ona seslendik |
| 2 | اَنْ | en | diye | |
| 3 | يَاإِبْرَاهِيمُ | yā ibrāhīmu | ياإبراهيم | EY/HEY/AH İbrahim |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, ona ey İbrâhim diye nidâ etmiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz, ona ey İbrâhim diye nidâ etmiştik.
Adem Uğur
Biz ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.
Ahmed Hulusi
Biz Ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.
Ahmet Tekin
Ona: 'Ey İbrâhim!' diye seslendik.
Ahmet Varol
Ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim!
Ali Bulaç
Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.
Ali Fikri Yavuz
Biz de ona şöyle nida ettik: “- Ey İbrahîm!
Ali Rıza Safa
Bu sırada, Ona seslendik: "Ey İbrahim!"
Bayraktar Bayraklı
- Biz ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! Sen kesinlikle rüyanı doğruladın. İşte biz, iyileri böyle ödüllendiririz."
Bekir Sadak
(103-10) 5 Boylece ikisi de Allah' a teslimiyet gosterip, babasi oglunu alni uzerine yatirinca Biz: «Ey Ibrahim! Ruyayi gercek yaptin; iste biz iyi davrananlari boylece mukafatlandiririz» diye seslendik.
Celal Yıldırım
(104-105) Biz de Ona şöyle seslendik : Ey İbrâhim! Rüyayı cidden gerçekleşirdin. Şüphesiz biz, iyiliği, güzelliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Ey İbrâhim!” diye ona seslendik;
Diyanet İşleri
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
Diyanet İşleri (eski)
(103-105) Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: 'Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız' diye seslendik.
Diyanet Vakfi
(103-106) Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz de ona şöyle seslendik: «Ey İbrahim!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve şöyle ona nida ettik: ya İbrahim!
Erhan Aktaş
"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.
Fizilal-il Kuran
Biz ona «Ey İbrahim» diye seslendik.
Gültekin Onan
Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.
Hamdi Döndüren
Biz ona, “Ey İbrahim!” diye seslendik.
Hasan Basri Çantay
(104-105) Biz ona: "Ya Ibrahim, rü'yana sadakat gösterdin. Şübhesiz ki biz iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız" diye nida etdik.
Hasib Asutay
Biz ona, 'Ey İbrahim!' diye seslendik.
Hayrat Neşriyat
(103-106) Böylece (ikisi de) teslîm olup (İbrâhîm) onu alnının bir tarafı (yere gelecek şekilde, yanı) üzerine yere yatırınca, artık ona: 'Ey İbrâhîm! Hakikaten rüyâya sadâkat gösterdin! İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız. Şübhesiz ki bu, gerçekten apaçık bir imtihandır!' diye seslendik.
İbni Kesir
Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim;
Mehmet Okuyan
Biz ona “Ey İbrahim! Elbette rüyayı gerçekleştirdin. Şüphesiz ki biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz.” diye seslenmiştik.
Muhammed Esed
kendisine seslendik: "Ey İbrahim,
Mustafa İslamoğlu
Biz kendisine "Ey İbrahim!" diye seslendik:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'na: «Ya İbrahim!» diye nidâ ettik ki,
Ömer Öngüt
Biz ona: "Yâ İbrahim!" diye seslendik.
Suat Yıldırım
(103-105) Her ikisi de Allah’ın emrine teslim olup, İbrâhim oğlunu şakağı üzere yere yatırıp, Biz de ona: "İbrâhim! Rüyanın gereğini yerine getirdin (onu kurban etmekten seni muaf tuttuk)" deyince (onları büyük bir sevinç kapladı). Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!
Süleyman Ateş
Biz ona: "İbrahim!" diye ünledik.
Süleymaniye Vakfı
Ona "Ey İbrahim!" diye seslendik:
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O zaman ona; "Ey İbrahim!" diye seslendik.
Şaban Piriş
-Ey İbrahim! diye seslendik.
Tefhim-ul Kuran
Biz ona: «Ey İbrahim» diye seslendik.
Ümit Şimşek
O zaman Biz 'Ey İbrahim,' diye seslendik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu çağırıb dedik: “Ey İbrahim!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz ona belə xitab etdik: ″Ya İbrahim!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
riefen Wir ihm zu: ʺO Abraham!
Almanca — Der Edle Quran
riefen Wir ihm zu: ʺO Ibrahim,
Almanca — M. A. Rassoul
da riefen Wir ihm zu: ʺO Abraham
Almanca — Muhammad Zaidan
da riefen WIR ihn: ʺIbrahim!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"We forthwith called upon him: "O Ibrahim", We said,
Abdul Haleem
We called out to him, ‘Abraham,
Abdullah Yusuf Ali
We called out to him "O Abraham!
Abul A'la Maududi
We cried out: "O Abraham,
Aisha Bewley
We called out to him, ‘Ibrahim!
Al-Hilali & Khan
We called out to him: "O Abraham!
Ali Quli Qarai
We called out to him, ‘O Abraham!
Amatul Rahman Omar
We called out to him (saying), `O Abraham!
Arthur John Arberry
We called unto him, 'Abraham,
Bijan Moeinian
and Abraham started to slaughter his son, I (God) called out:….
E. Henry Palmer
we called to him, 'O Abraham!
Edip-Layth
We called him: "O Abraham,"
George Sale
We cried unto him, O Abraham,
Hamid S. Aziz
And We called out to him saying, "O Abraham!
Mahmoud Ghali
And We called out to him (saying), "O Ibrahîm, (Abraham).
Marmaduke Pickthall
We called unto him: O Abraham!
Mohamed Ahmed - Samira
We called out: "O Abraham,
Muhammad Asad
We called out to him: "O Abraham,
Mustafa Khattab
We called out to him, "O Abraham!
Progressive Muslims
And We called him: "O Abraham, "
Sahih International
We called to him, "O Abraham,
Sam Gerrans
We called to him: “O Abraham:
Shabbir Ahmed
We called unto him, "O Abraham!
Syed Vickar Ahamed
We called out to him, "O Ibrahim (Abraham)!
Taqi Usmani
and then We called out to him, "O Ibrāhīm,
The Monotheist Group
And We called him: "O Abraham,"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
voilà que Nous lʹappelâmes ʺAbraham!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
riepen Wij hem: ʺIbrahiem!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Riepen wij hem toe: O Abraham!
Hollandaca — Siregar
Toen riepen Wij tot hem: ʺO Ibrâhîm!
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (в этот момент) Мы воззвали [обратились] к нему (в тот трудный для него момент, когда он уже прикоснулся ножом к шее своего сына): «О, Ибрахим, (остановись)!
Rusça — Osmanov
Мы воззвали к нему: ʺО Ибрахим!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ropade Vi till honom: ʺAbraham (hejda din hand)!