Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ
ve ƶellelnāhā lehum fe minhā rakūbuhum ve minhā ye'kulūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bu davarları onlara münkad ettik de binecekleri hayvanlar da onlardan ve onların bâzısını da yerler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve bu davarları onlara münkad ettik de binecekleri hayvanlar da onlardan ve onların bâzısını da yerler.
Adem Uğur
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin olarak yerler.
Ahmed Hulusi
Onları (en'amı) bunlara boyun eğdirdik. . . Hem binekleri onlardandır ve hem de onlardan kimini yerler.
Ahmet Tekin
Bu hayvanları onların hizmetine, emrine verdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazılarını da kesip etlerini yerler.
Ahmet Varol
Onları, kendilerinin buyruklarına verdik. Böylece onlardan bazıları binekleridir ve bazılarından yiyorlar.
Ali Bulaç
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Ali Fikri Yavuz
O hayvanları, kendi menfaatlerine bağlı kıldık da, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Ali Rıza Safa
Çünkü onları kendilerine boyun eğdirdik; bir bölümü binekleri, bir bölümü de yiyecekleri.
Bayraktar Bayraklı
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bir kısmını binek olarak kullanırlar, bir kısmını da gıda olarak yerler.
Bekir Sadak
Onlari kendilerinin buyruguna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardir.
Celal Yıldırım
Onları kendilerine boyun eğer kıldık da bir kısmı binekleridir, bir kısmının da etini yemekteler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunları kendilerine boyun eğdirdik ki bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Diyanet İşleri
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Diyanet İşleri (eski)
Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.
Diyanet Vakfi
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin olarak yerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binidleri var, hem de onlardan yiyorlar
Erhan Aktaş
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Fizilal-il Kuran
Onları kendilerine boyun eğdirdik, işte binekleri onlardandır ve onlardan yiyorlar.
Gültekin Onan
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Hamdi Döndüren
Biz bu hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını da besin olarak yerler.
Hasan Basri Çantay
Biz onları kendilerine müsahhar kıldık. İşte binecekleri bunlardan, yiyecekleri bunlardandır.
Hasib Asutay
Onları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir ve onlardan bir kısmını da yerler.
Hayrat Neşriyat
Hem bunları kendilerine boyun eğdirdik de, onların bir kısmı binekleridir, bir kısmından da yerler.
İbni Kesir
Ve onları, kendilerinin buyruğuna verdik. Onlardan kimisi binekleridir, kimisinden de yerler.
Mehmet Okuyan
Onları kendilerinin hizmetine sunduk; bir kısmından binekleri vardır; bir kısmından ise yiyorlar.
Muhammed Esed
Ve onları insanların iradesine tabi kıldık ki bir kısmını binek olarak kullanabilsinler, bir kısmını da yiyebilsinler;
Mustafa İslamoğlu
Dahası onları emirlerine amade kıldık ki, bir kısmına binsinler, bir kısmını da yesinler;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara bunları musahhar (itaatkar) kıldık. Artık bunlardan onların binecekleri (hayvanlar) vardır ve bunlardan yiyiverirler.
Ömer Öngüt
O hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Kimine binerler, kiminin de etinden yerler.
Suat Yıldırım
Onları emirlerine âmade kıldık. Onlardan hem binek edinir, hem de yerler,
Süleyman Ateş
Onları kendilerine boyun eğdirdik, onlardan bazıları binekleridir ve onlardan bazılarını da yerler.
Süleymaniye Vakfı
Bu hayvanları onlara boyun eğdirdik. Onlardan hem binekleri olur hem de onları yerler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunları onlara boyun eğdirdik, kimini binek yaparlar, kiminden de yerler.
Şaban Piriş
O hayvanları onlara boyun eğdirdik, onlardan kimine biniyorlar kiminin de etini yiyorlar.
Tefhim-ul Kuran
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Ümit Şimşek
Onları Biz kendilerine uysal kıldık; kimine binerler, kiminden yerler.
Yaşar Nuri Öztürk
O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bunları (bu davarları) onların ixtiyarına verdik. Onlardan mindikləri də var, ətini yedikləri də.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben ihnen diese Tiere gefügig gemacht. Davon nehmen sie einige zum Reiten und andere zum Essen.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir haben es ihnen fügsam gemacht, so daß sie davon Reittiere haben und davon essen (können).
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR machten sie für sie fügsam. so sind manche von ihnen ihre Reittiere, und von ihnen essen sie.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We made them –the cattle– subservient to them in one way or other; some of them do they ride and of others they eat!
Abdul Haleem
and made them obedient, so that some can be used for riding, some for food,
Abdullah Yusuf Ali
And that We have subjected them to their (use)? of them some do carry them and some they eat:
Abul A'la Maududi
We have subjected the cattle to them so that some of them they ride and eat the flesh of others.
Aisha Bewley
We have made them tame for them and some they ride and some they eat.
Al-Hilali & Khan
And We have subdued them unto them so that some of them they have for riding and some they eat.
Ali Quli Qarai
And We made them tractable for them, so some of them make their mounts and some of them they eat.
Amatul Rahman Omar
And We have subdued these (cattle) for their use and benefit. So that some of them serve as their riding (beasts) and through others they obtain their food.
Arthur John Arberry
We have subdued them to them, and some of them they ride, and some they eat;
Bijan Moeinian
These are the same animals that I have subdued for them so that they can ride on them and eat their meat.
E. Henry Palmer
and we have tamed them for them, and of them are some to ride, and of them are what they eat,
Edip-Layth
They were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.
George Sale
and that We have put the same in subjection under them? Some of them are for their riding; and on some of them do they feed:
Hamid S. Aziz
And We have subjected them to them, so some of them they have to ride upon, and some of them they have for food.
Mahmoud Ghali
And We have made them meekly subservient (Literally: humiliated) to them, so that (some) of them they have for riding, and (some) they eat.
Marmaduke Pickthall
And have subdued them unto them, so that some of them they have for riding, some for food?
Mohamed Ahmed - Samira
Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Muhammad Asad
and that We have subjected them to men’s will, so that some of them they may use for riding and of some they may eat,
Mustafa Khattab
And We have subjected these ˹animals˺ to them, so they may ride some and eat others.
Progressive Muslims
And they were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.
Sahih International
And We have tamed them for them, so some of them they ride, and some of them they eat.
Sam Gerrans
And We subdued them to them, and some of them they ride, and some of them they eat;
Shabbir Ahmed
And that We have made them submissive to humans so that some of them they use for riding and others they consume.
Syed Vickar Ahamed
And We have subdued them (the cattle) for their (use)? Of them some are for riding, and some they eat:
Taqi Usmani
And We have brought them under their control, so as some of them are their means of transport, and some of them they eat.
The Monotheist Group
And they were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et Nous les leur avons soumis: certains leur servent de monture et dʹautres de nourriture;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ew terş ji wan re sernerm kirine, vêca hin ji wan siwareyên wan in û hin ji wan jî goştê wan dixwin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben ze aan hen onderworpen: sommige kunnen zij berijden en andere, daar eten zij van.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En dat wij hun dat hebben onderworpen? Sommige van deze dienen om er op te rijden, en sommige voeden hen.
Hollandaca — Siregar
En Wij hebben het (vee) voor hen onderworpen, sommige berijden zij ervan en sommige eten zij.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы подчинили его [скот] им: на одних они ездят, а других едят.
Rusça — Osmanov
Мы сделали его (т. е. скот) подвластным им: на одних животных они ездят, другими питаются.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och som Vi har gjort till deras lydiga redskap, så att de använder några att rida på och (köttet av) några till föda,