İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.

فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّتِي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ

fe l-yevme lā yemliku beǎ'Dukum li beǎ'Din nef'ǎn ve lā Derran ve neḳūlu li(e)lleƶīne Zelemū ƶūḳū ǎƶābe n-nāri lletī kuntum bihā tukeƶƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَالْيَوْمَfe l-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2لَا
3يَمْلِكُyemlikuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.gücü yetmez
4بَعْضُكُمْbeǎ'Dukumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbirinizin
5لِبَعْضٍli beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazdiğerine
6نَفْعًاnef'ǎnن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.bir fayda vermeye
7وَلَاve lāve (yetmez)
8ضَرًّاDerranض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekzarar vermeğe
9وَنَقُولُve neḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebiz deriz
10لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
11ظَلَمُواZelemūظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmeden(lere)
12ذُوقُواƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutadın
13عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabını
14النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
15الَّتِيlletī
16كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
17بِهَاbihāonu
18تُكَذِّبُونَtukeƶƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamakta

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte bugün birbirinize ne bir faydanız dokunabilir, ne bir zararınız ve zulmedenlere, tadın yalanladığınız ateşin azâbını deriz.

Abdulkadir Gölpınarlı

İşte bugün birbirinize ne bir faydanız dokunabilir, ne bir zararınız ve zulmedenlere, tadın yalanladığınız ateşin azâbını deriz.

Adem Uğur

Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.

Ahmed Hulusi

İşte o süreçte, kimse kimseye ne bir fayda ve ne de bir zarar verebilir. . . (Nefsine) zulmedenlere: "Kendisini yalanladığınız o yanışın azabını tadın!" deriz.

Ahmet Tekin

İşte bu gün birbirinize ne fayda sağlamaya, ne zarar vermeye gücünüz yeter. Biz, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm, işkence ve İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlere, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahiplerine, hakka riayet etmeyenlere: 'Yalanlamakta olduğunuz ateşte yanma cezasını tadın' diyeceğiz.

Ahmet Varol

Bugün birbirinize fayda veya zarar vermeye gücünüz yetmez. Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.

Ali Bulaç

Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmedenlere deriz ki: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın."

Ali Fikri Yavuz

İşte o gün (kıyamette) birbirinize ne bir fayda vermeğe, ne de bir zarar etmeğe gücünüz yetmez. O kâfirlere (nefislerine zulmedenlere) diyeceğiz ki:” - (Dünyada) inkâr edip durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım.”

Ali Rıza Safa

Artık, o gün, birinizin diğerine, ne bir yarar ne de bir yitim vermeye gücü yetmez. Haksızlık yapanlara, şöyle denilir: "Tadın, yalanladığınız ateşin cezasını!"

Bayraktar Bayraklı

O gün, bir kısmınız bir kısmınıza ne bir fayda sağlar ne de zarar verebilir. Biz, zalimlere, "Tadın yalanlamakta olduğunuz azabı!" deriz.

Bekir Sadak

Zalimlere: «Yalanladiginiz atesin azibini tadin, bugun birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz» deriz.

Celal Yıldırım

Bugün kiminizin kiminize ne yarar, ne de zarar vermeye gücü yeter; zulmedenlere de deriz ki: Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Ey tapanlar ve tapılanlar!) Artık bugün birbirinize ne fayda sağlayabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere şöyle diyeceğiz: “Yalan sayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”

Diyanet İşleri

İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.

Diyanet İşleri (eski)

Zalimlere: 'Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz' deriz.

Diyanet Vakfi

Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: «Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!» deriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o gün kiminiz kiminize ne bir yarar, ne de bir zarar verme gücüne sahip olamaz ve o zulmedenlere: "Tadın bakalım, o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o gün ba'zınız ba'zınıza ne bir menfeate, ne de bir zarara malik olamaz ve o zulmedenlere deriz: tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını

Erhan Aktaş

Artık bugün birbirinize ne yarar ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Zulmedenlere: "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın." diyeceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık bugün birbirinize ne yarar ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Zulmedenlere: "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın." diyeceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık bugün birbirinize ne yarar ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Zulmedenlere: "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın." diyeceğiz.

Fizilal-il Kuran

O zaman zalimlere deriz ki; «Bu gün biribirinize ne faydalı olabilirsiniz ve ne de zarar verebilirsiniz. Vaktiyle inkâr ettiğiniz cehennem ateşinin azabını şimdi tadınız bakalım.»

Gültekin Onan

Artık bugün bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmedenlere deriz ki: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın."

Hamdi Döndüren

O gün birinizin diğerine ne yarar, ne de zarar vermeğe gücü yetmez. Biz zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!” deriz.

Hasan Basri Çantay

İşte bu gün birbirinize ne bir faide, ne de bir zarar yapmıya gücünüz yetmez. O zaalimlere biz: "Tekzib edegeldiğiniz ateşin azabını tadın" diyeceğiz.

Hasib Asutay

O gün birbirinize ne fayda ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, 'Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! ' deriz.

Hayrat Neşriyat

İşte o gün, bazınız bazınıza ne bir fayda ne de bir zarara mâlik olur! Ve (biz de) o zulmedenlere: 'Tadın, kendisini yalanlamakta olduğunuz ateşin azâbını!' deriz.

İbni Kesir

İşte bugün; bir kısmınız, bir kısmınız için ne bir fayda, ne de bir zarar verebilir. Zulmetmiş olanlara da deriz ki: Yalanladığınız ateşin azabını tadın.

Mehmet Okuyan

Bugün birbirinize yarar da zarar da vermeye gücünüz yetmez. Haksızlık edenlere “(Dünyada) yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!” diyeceğiz.

Muhammed Esed

Ve (o Gün Allah şöyle seslenecektir): "Siz (yaratılmışlar)dan hiç biri bugün bir başkasına fayda veya zarar verecek güce sahip değildir!" Ve (o Gün) haksızlık yapanlara: "Yalanladığınız ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" diyeceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Derken (Allah şöyle buyuracaktır): "Sizin hiçbiriniz bir diğerine bugün ne yarar, ne de zarar verecek güce asla sahip değilsiniz!" Ve o gün haddini bilmezlere şöyle sesleniriz: "Kendisini yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakayım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık bugün bazınız bazınıza ne bir fâideye ve ne de bir zarara mâlik olamaz ve zulmetmiş olanlara deriz ki: «O ateşin azabını tadınız ki, siz onu inkâr eder olmuştunuz.»

Ömer Öngüt

Bugün birinizin diğerine bir fayda veya zarar vermeye gücü yetmez. Biz zâlimlere: "Yalanlayıp geldiğiniz ateş azabını tadın!" deriz.

Suat Yıldırım

İşte bugün kiminiz kiminize ne fayda, ne de zarar vermeye güç yetiremezsiniz. O kâfirlere de diyeceğiz ki: "Yalan saydığınız o ateş azabını tadın da yalan mıymış gerçek miymiş söyleyin bakalım!"

Süleyman Ateş

O gün birinizin, diğerine ne bir fayda, ne de zarar vermeğe gücü yeter. Biz zulmedenlere: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" deriz.

Süleymaniye Vakfı

Bugün birbirinize fayda sağlamaya da zarar vermeye de gücünüz yetmez. Yanlışa dalanlara şöyle diyeceğiz: "Hakkında yalan söyleyip durduğunuz bu ateşin azabını tadın!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah diyecek ki, "bugün birinizin diğerine ne fayda sağlamaya, ne de zarar vermeye gücü yeter." Yanlış yapanlara deriz ki; "Yalan saydığınız bu ateşin azabını tadın, bakalım."

Şaban Piriş

O gün, birbirinize fayda da zarar da veremezsiniz. Zalimlere şöyle deriz: -Yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!

Tefhim-ul Kuran

Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmetmekte olanlara deriz ki: «Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.»

Ümit Şimşek

O gün birbirinize ne bir yararınız dokunur, ne bir zararınız. Zulmedenlere ise 'Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın' buyururuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez. Zulme sapanlara şöyle deriz: "O kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu gün bir-birinizə nə bir xeyir, nə də bir zərər verə bilərsiniz. Biz zalımlara: “Dadın yalan saydığınız Cəhənnəm əzabını!”– deyəcəyik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu gün bir-birinizə nə bir xeyir (fayda) nə də bir zərər verə bilərsiniz. Zalımlara da: ″Dadın (dünyada) yalan hesab etdiyiniz cəhənnəm odunun əzabını!″ – deyəcəyik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Heute können sie einander weder nützen noch schaden. Wir sagen den Ungläubigen: ʺKostet die qualvolle Strafe des Feuers, das ihr verleugnet habt!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

ʺHeute vermögt ihr einer dem anderen weder Nutzen noch Schaden zu bringen.ʺ Und Wir sagen zu denjenigen, die Unrecht getan haben: ʺKostet die Strafe des (Höllen)feuers, das ihr für Lüge zu erklären pflegtet.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

ʺSo sollt ihr heute einander weder nützen noch schaden können.ʺ Und zu denen, die frevelten, werden Wir sprechen: ʺKostet die Strafe des Feuers, das ihr zu leugnen pflegtet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Also an diesem Tag können die einen von euch den anderen weder nützen, noch schaden. Und WIR sagen zu denjenigen, die Unrecht begingen: ʺErfahrt die Peinigung des Feuers, welches ihr zu verleugnen pflegtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall all he told: "This is the day on which none of you has power over the others nor can any of you avail or do harm to the others". We will say to the wrongful of actions: "Now taste the torment of the Fire which you had consistently denied".

Abdul Haleem

‘So today neither of you has any power to benefit or harm the other,’ We shall tell the evildoers, ‘Taste the torment of the fire which you called a lie.’

Abdullah Yusuf Ali

So on that Day no power shall they have over each other, for profit or harm: and We shall say to the wrong-doers, "Taste ye the Penalty of the Fire,- the which ye were wont to deny!"

Abul A'la Maududi

Today none of you has the power to benefit or harm another; and We shall say to the evil-doers: "Taste now the chastisement of the Fire which you used to deny, calling it a lie."

Aisha Bewley

‘Today you possess no power to help or harm one another. ’ And We will say to those who did wrong, ‘Taste the punishment of the Fire which you denied.’

Al-Hilali & Khan

So Today (i.e. the Day of Resurrection), none of you can profit or harm one another. And We shall say to those who did wrong [i.e. worshipped others (like the angels, jinn, prophets, saints, righteous persons) along with Allâh]: "Taste the torment of the Fire which you used to belie.[1]

Ali Quli Qarai

‘Today you have no power to benefit or harm one another, ’ and We shall say to those who did wrong, ‘Taste the punishment of the Fire which you used to deny. ’

Amatul Rahman Omar

So (it will be said to the false gods and their worshippers, ) `This day you have no power to help or harm one another. ' And We shall say to the wrongdoers, `Suffer the agony of the Fire which you used to cry lies to.'

Arthur John Arberry

'Therefore today none of you shall have power to profit or hurt another. ' And We shall say to the evildoers, 'Taste the chastisement of the Fire, which you cried lies to!'

Bijan Moeinian

On the Day of Judgment, you can neither help (nor harm) each other. On that Day, I will tell those who betrayed their own soul: "Taste the Hellfire that you were used to deny."

E. Henry Palmer

But today they cannot control for each other, either profit or harm;' and we will say to those who have done wrong, 'Taste ye the torment of the fire wherein ye did disbelieve!'

Edip-Layth

So today, none of you can help or harm one another. We will say to the transgressors: "Taste the retribution of the fire that you used to deny."

George Sale

On this day the one of you shall not be able either to profit or to hurt the other. And we will say unto those who have acted unjustly, taste ye the pain of hell fire, which ye rejected as a falsehood.

Hamid S. Aziz

They shall say, "Glory be to Thee! Thou art our Guardian, not they; nay! they worshipped the Jinn; most of them were believers in them. "

Mahmoud Ghali

"So today none of you will possess (any power) for profit or adversity for another. " (Literally: some of you with not possess any profit or adversity for some "others") And We will say to (the ones) who did injustice, "Taste the torment of the Fire which you used to cry lies to."

Marmaduke Pickthall

That day ye will possess no use nor hurt one for another. And We shall say unto those who did wrong: Taste the doom of the Fire which ye used to deny.

Mohamed Ahmed - Samira

That day you will have no power to profit or harm each other; and We shall say to the sinners: "Taste the punishment of Fire which you had denied. "

Muhammad Asad

And [on that Day God will say]: "None of you [created beings] has today any power to benefit or to harm another!" And [then] We shall say unto those who had been bent on evildoing: “Taste [now] that suffering through fire which you were wont to call a lie!”

Mustafa Khattab

So Today neither of you can benefit or protect each other. And We will say to the wrongdoers, "Taste the torment of the Fire, which you used to deny."

Progressive Muslims

So today, none of you can help or harm one another. And We will say to the transgressors: "Taste the retribution of the Fire that you used to deny."

Sahih International

But today you do not hold for one another [the power of] benefit or harm, and We will say to those who wronged, "Taste the punishment of the Fire, which you used to deny. "

Sam Gerrans

And that day will you possess for one another neither benefit nor harm, and We will say to those who did wrong: “Taste the punishment of the Fire which you denied!”

Shabbir Ahmed

That Day you will have no power to help or harm one another and We will tell the transgressors, "Taste the doom of Fire which you used to deny. "

Syed Vickar Ahamed

So, today (the Day or Judgment), no one can help or harm each other: And We shall say to the wrongdoers, "You taste the Penalty of the Fire; The one which you used to deny!"

Taqi Usmani

So, you have no power today to benefit or harm one another, and We will say to the wrongdoers, "Taste the punishment of the Fire that you used to deny."

The Monotheist Group

So today, none of you can help or harm one another. And We will say to the transgressors: "Taste the retribution of the Fire that you used to deny."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce jour-là donc, vous nʹaurez aucun moyen pour profiter ou nuire les uns aux autres, tandis que Nous dirons aux injustes: ʺGoûtez au châtiment du Feu que vous traitiez de mensongeʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca îro hûn nikarin tu feydê û tu xesarê bigihînin hev. Em ê ji wan ên ku zilm kirine re bibêjin: De haydê ezabê wî êgirê ku we ew înkar dikir biçêjin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Vandaag kunnen zij niets tot nut of schade voor elkaar uitrichten^ Ook zeggen Wij tot hen die onrecht pleegden: Proeft de bestraffing met het vuur dat jullie loochenden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op dien dag zal de een uwer niet in staat zijn, den ander van voordeel te wezen of nadeel toe te brengen. En. Wij zullen zeggen tot hen, die onrechtvaardig gehandeld hebben: Proeft de pijn van het hellevuur, dat gij als eene leugen, verwerpt.

Hollandaca — Siregar

Op deze Dag zijn jullie niet bij machte om elkaar van nut te zijn en niet om elkaar schade te berokkenen, en Wij zullen zeggen tot degenen die onrecht pleegden: ʺProeft de bestraffing van de Hel die jullie plachten te loochenen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И в тот день [в День Суда] не будут владеть одни из вас для других ни пользой, ни вредом. [Те, кому поклонялись помимо Аллаха, не смогут ни помочь поклонявшимся им, ни причинить им вред.] И скажем Мы тем, которые были несправедливы (по отношению к самим себе, совершая многобожие и грехи): «Вкушайте наказание Огнем [адское наказание], который вы считали ложью [не поверили в истинность слов Аллаха и Его Посланника, что это наказание будет]!»

Rusça — Osmanov

В тот день [Аллах] скажет: ʺОдни из вас не могут причинить другим ни пользы, ни вреда. Тем же, которые грешили, Мы скажем: ʺВкусите наказание огнем, который вы отрицалиʺʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Denna Dag kan ingen (skapad varelse) vare sig gagna eller skada en annan. Och Vi skall säga till de orättfärdiga: ʺSmaka Eldens straff, som ni påstod vara en lögn!ʺ