Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا اِنَّ اللّٰهَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

ve men kefera fe lā yeHzunke kufruhu ileynā merciǔhum fe nunebbiuhum bimā ǎmilū inne (a)llahe ǎlīmun bi ƶāti S-Sudūri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَنْve menve kim
2كَفَرَkeferaك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ederse
3فَلَاfe lā
4يَحْزُنْكَyeHzunkeح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.seni üzmesin
5كُفْرُهُkufruhuك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretonun inkarı
6اِلَيْنَاileynāsonunda bizedir
7مَرْجِعُهُمْmerciǔhumر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.onların dönüşleri
8فَنُنَبِّئُهُمْfe nunebbiuhumن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberve kendilerine haber veririz
9بِمَاbimāşeyleri
10عَمِلُواǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları
11اِنَّinneşüphesiz
12اللّٰهَ(a)llaheAllah
13عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
14بِذَاتِbi ƶātiözünü
15الصُّدُورِS-Sudūriص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğüslerin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kim, kâfir olursa onun kâfirliği, tasalandırmasın seni; dönüp varacakları yer, bizim tapımızdır da ne yaptılarsa biz haber veririz onlara; şüphe yok ki Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve kim, kâfir olursa onun kâfirliği, tasalandırmasın seni; dönüp varacakları yer, bizim tapımızdır da ne yaptılarsa biz haber veririz onlara; şüphe yok ki Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.

Adem Uğur

(Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.

Ahmed Hulusi

Kim de inkar ederse, onun inkarı seni mahzun etmesin! Onların dönüşleri bizedir, yaptıkları şeyleri kendilerinden haber vereceğiz. . . Muhakkak ki Allah, içinizdekilerin, Esma'sıyla Zatı olarak Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin inkârı seni üzmesin. Onlar hesap vermek üzere bizim huzurumuza getirilecekler. İşte o zaman işledikleri amelleri birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekeriz. Allah gönüllerdeki sırları bilir.

Ahmet Varol

Kim de inkar ederse inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri bizedir. Biz onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz Allah gönüllerde olanı bilir.

Ali Bulaç

Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Kim de küfre varırsa, artık onun küfrü (Ey Rasûlüm) seni üzmesin. Onlar, bize dönüb gelecekler; o vakit biz, onlara, bütün yaptıklarını (küfürlerinin cezasını) haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah, bütün kalblerdekini hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Ve kim nankörlük ederse, onların nankörlük etmesi, artık seni üzmesin. Bize dönecekler; yaptıklarını onlara bildireceğiz. Kuşkusuz, Allah, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenin inkarı seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz ki Allah, sinelerde olanı bilir.

Bekir Sadak

Inkar edenin inkarciligi seni uzmesin; onlarin donusu Bize'dir; o zaman, yaptiklarini kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olani suphesiz bilir.

Celal Yıldırım

Kim de küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. O zaman işlediklerini kendilerine bir bir haber veririz. Şüphesiz ki Allah, göğüslerde olanı bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kim de inkâr ederse artık onun inkârı seni üzmesin; çünkü onların dönüp gelecekleri yer yalnız bizim huzurumuzdur; yaptıklarının sonucunu kendilerine bildireceğiz; Allah kalplerin derinliklerindekini dahi çok iyi bilmektedir.

Diyanet İşleri

Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize'dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler. O zaman biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Gerçekten Allah, bütün kalblerin özünü bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni üzmesin! Onlar dönüp Bize gelecekler, o zaman Biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Muhakkak Allah bütün sinelerin neler sakladığını bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kim de küfrederse artık onun küfrü seni mahzun etmesin, onlar dönüb bize gelecekler o vakıt biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz, her halde Allah, bütün sinelerin künhünü bilir

Erhan Aktaş

Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Bize'dir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim de gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, artık onun nankörlüğü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Fizilal-il Kuran

Kim de inkâr ederse onun inkârı seni üzmesin; onların dönüşü bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz bilir.

Gültekin Onan

Kim de küfrederse, artık onun küfrü seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Tanrı, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Hamdi Döndüren

Kim de inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. Sonra biz, yapmış olduklarını kendilerine haber veririz. Çünkü Allah, kalplerin özünü bilendir.

Hasan Basri Çantay

Kim küfrederse (Habibim) onun küfrü sana hüzün vermesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de (o zaman) onların neler yapdıklarını haber veririz. Şübhe yok ki Allah sinelerde gizli olan şeyleri bile hakkıyle bilendir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Kim de inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. Artık biz de yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz Allah sinelerin özünü bilendir.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin!Onların dönüşü ancak bizedir; o zaman (biz de) yaptıklarını onlara bildireceğiz. Şübhesiz ki Allah, sînelerde olanı hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Kim de küfrederse; onun küfrü, seni üzmesin. Onların dönüşü Bize'dir. O zaman yaptıklarını onlara bildiririz. Şüphesiz ki Allah; göğüslerin özünü gerçekten bilendir.

Mehmet Okuyan

İnkâr edenin inkârı seni üzmesin! Onların dönüşü ancak bizedir. Elbette yaptıklarını kendilerine bildireceğiz. Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olana gelince, onun inkarı seni üzmesin: onlar sonunda Bize dönecekler ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarının (gerçekte) ne olduğunu onlara göstereceğiz: çünkü Allah, (insanların) kalplerindekini en iyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Kim de inkara saparsa, artık onun inkarına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) sonunda Bize dönecekler; ve Biz yaptıklarını(n iç yüzünü) bir bir kendilerine haber vereceğiz: çünkü Allah göğüslerideki en mahrem sırları bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kim de küfre düşerse artık onun küfrü seni mahzun etmesin. Onların dönüşleri Bize'dir. Artık onlara ne işler yapmış olduklarını haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah sinelerde (gizli) olanı hakkıyla bilicidir.

Ömer Öngüt

Kim kâfir olursa, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz ki Allah göğüslerin özünü bilendir.

Suat Yıldırım

Her kim de dini inkâr ederse, onun küfrü seni üzmesin. Sonunda Bize dönecekler ve Biz de onlara yaptıkları her şeyi bir bir bildirip karşılığını vereceğiz. Allah kalplerden geçen düşünceleri dahi bilir.

Süleyman Ateş

Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Sonunda onların dönüşleri bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü (kalblerden ne düşünceler geçtiğini) bilir.

Süleymaniye Vakfı

Kim kafirlik eder /görmezlikte direnirse onun kafirliği seni üzmesin. Dönüp gelecekleri yer huzurumuzdur. Yaptıkları her şeyi onlara o zaman bildireceğiz. Allah içlerinde ne olduğunu iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim görmezlikten gelirse onun görmemesi seni üzmesin. Sonunda bize dönecekler, biz de yaptıkları her şeyi onlara haber vereceğiz. Herkesin içinde ne olduğunu Allah bilir.

Şaban Piriş

Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşü banadır. Ne yaptıklarını onlara haber vereceğim. Şüphesiz Allah, kalblerin özünü bilir.

Tefhim-ul Kuran

Kim de küfre saparsa, artık onun küfrü seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yapmakta olduklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Ümit Şimşek

İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü Bizedir; yaptıklarını Biz onlara haber veririz. Hiç kuşku yok ki Allah gönüllerde saklı olanı bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenin küfrü seni tasalandırmasın! Onların dönüşü bizedir; yapıp ettiklerini onlara haber vereceğiz. Kuşkusuz, Allah, göğüslerin içindekini bilmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlərin küfr etməsi səni kədərləndirməsin. Onların dönüşü Bizə olacaq. Biz də onlara etdikləri əməllər barədə xəbər verəcəyik. Həqiqətən, Allah kökslərdə olanları bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kim küfr etsə, onun küfrü (ya Rəsulum) səni kədərləndirməsin. Onlar Bizim hüzurumuza qayıdacaqlar. Biz də onlara (dünyada) nələr etdiklərini xəbər verəcəyik. Həqiqətən, Allah ürəklərdə olanları biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wer im Unglauben verharrt, über den sollst du dich nicht grämen. Zu Uns allein werden sie zurückkehren, und Wir werden ihnen am Jüngsten Tag über alles berichten, was sie getan haben, weiß doch Gott genau um das Geheimgehaltene.

Almanca — Der Edle Quran

Und wer ungläubig ist, dessen Unglaube soll dich nicht traurig machen. Zu Uns wird ihre Rückkehr sein, dann werden Wir ihnen kundtun, was sie taten. Gewiß, Allah weiß über das Innerste der Brüste Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn jemand ungläubig ist, so laß dich nicht durch seinen Unglauben bekümmern. Zu Uns werden sie heimkehren, dann werden Wir ihnen verkünden, was sie getan haben; denn Allah weiß recht wohl, was in den Herzen ist

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wer Kufr betrieben hat, dessen Kufr soll dich nicht traurig machen. Zu Uns ist ihre Rückkehr, dann werden WIR ihnen Mitteilung machen über das, was sie taten. Gewiß, ALLAH ist allwissend über das, was in den Brüsten ist!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he who denies Allah O Muhammad and disobeys His statutes shall have much to answer for; let not his infidelity affect you with grief and deep sorrow. To Us shall they return when We inform them of all that they had done and/or left undone. Allah is indeed 'Alimun (Omniscient) of all private thoughts and feelings that are reposited in the bosoms.

Abdul Haleem

As for those who refuse to do this, do not let their refusal sadden you [Prophet]- they will return to Us and We shall tell them what they have done: God knows all that hearts contain-

Abdullah Yusuf Ali

But if any reject Faith, let not his rejection grieve thee: to Us is their return, and We shall tell them the truth of their deeds: for Allah knows well all that is in (men's) hearts.

Abul A'la Maududi

So let the unbelief of the unbeliever not grieve you. To Us is their return and then We shall inform them of all that they did. Surely Allah knows well even the secrets that are hidden in the breasts (of people).

Aisha Bewley

And do not let the kufr of those who are kafir sadden you. They will return to Us and We will inform them about the things they did. Allah knows what the heart contains.

Al-Hilali & Khan

And whoever disbelieves, let not his disbelief grieve you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم). To Us is their return, and We shall inform them what they have done. Verily, Allâh is the All-Knower of what is in the breasts (of men).

Ali Quli Qarai

As for those who are faithless, let their faithlessness not grieve you. To Us will be their return, and We will inform them about what they have done. Indeed Allah knows best what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

And as for him who disbelieves, let not his disbelief grieve you. To Us is their return (in the long run); We shall inform them all that they did. Verily, Allâh knows full well the innermost (thoughts) of their minds.

Arthur John Arberry

And whoso disbelieves, let not his disbelief grieve thee; unto Us they shall return, and We shall tell them what they did. Surely God knows all the thoughts within the breasts.

Bijan Moeinian

As for the one who denies God, let not his disbelief bother you. All disbelievers have to meet their Lord eventually. Then I will play back their deeds for them [so that they see and be ashamed of what they were doing.] God knows everyone’s secrets.

E. Henry Palmer

But he who misbelieves, let not his misbelief grieve thee; to us is their return, and we will inform them of what they do; - for, verily, God knows the nature of men's breasts!

Edip-Layth

Whosoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is inside the chests.

George Sale

But whoever shall be an unbeliever, let not his unbelief grieve thee: Unto Us shall they return; then will We declare unto them that which they have done, for God knoweth the innermost parts of the breasts of men.

Hamid S. Aziz

But he who Surrenders his purpose unto Allah (i. e. becomes a Muslim), and does good, he has grasped the firm handle; with Allah rests the issue of all affairs.

Mahmoud Ghali

And whoever disbelieves, do not let his disbelief grieve you; to Us will be their return; then We will fully inform them of what they did. Surely Allah is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts (Literally: what the breasts own).

Marmaduke Pickthall

And whosoever disbelieveth, let not his disbelief afflict thee (O Muhammad). Unto Us is their return, and We shall tell them what they did. Lo! Allah is Aware of what is in the breasts (of men).

Mohamed Ahmed - Samira

So do not let the unbelief of disbelievers grieve you. They will be brought back to Us, when We shall tell them what they used to do. Whatever is in their hearts is known to God.

Muhammad Asad

But as for him who is bent on denying the truth - let not his denial grieve thee: unto Us they must return, and then We shall make them [truly] understand all that they were doing [in life]: for, verily, God has full knowledge of what is in the hearts [of men].

Mustafa Khattab

But whoever disbelieves, do not let their disbelief grieve you ˹O Prophet˺. To Us is their return, and We will inform them of all they did. Surely Allah knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

And whosoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is inside the chests.

Sahih International

And whoever has disbelieved - let not his disbelief grieve you. To Us is their return, and We will inform them of what they did. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

And whoso denies: let not his denial grieve thee; unto Us is their return, and We will inform them of what they did; God knows what is in the breasts.

Shabbir Ahmed

And let not the disbelief of the rejecters grieve you. To Us is their return, and then We shall explain to them all they truly accomplished. Verily, Allah is Knower of what is in the hearts.

Syed Vickar Ahamed

And if anyone disbelieves (and rejects Faith), let not his rejection make you sad: All of them return to Us, and We shall tell them the truth of their actions: Verily, Allah is All Knowing (Aleem) of what is in their breasts (hearts).

Taqi Usmani

And whoever disbelieves, let not his disbelief grieve you. To Us is their return. Then We will tell them what they did. Surely, Allah is All Aware of what lies in the hearts.

The Monotheist Group

And whoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is in the chests.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui qui a mécru, que sa mécréance ne tʹafflige pas: vers Nous sera leur retour et Nous les informerons de ce quʹils faisaient. Allah connaît bien le contenu des poitrines.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Kî ku kafir bibe, bila kafiriya wî te xemgîn meke! Vegera wan tenê bi bal me ve ye. Em ê ya ku wan kiriye ji wan re bibêjin. Bêguman Xwedê bi ya di dilan de dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als iemand ongelovig is, laat dan zijn ongeloof jou niet bedroefd maken. Tot Ons is hun terugkeer en Wij zullen hun meedelen wat zij deden. God weet wat er binnen in de harten is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar wie een ongeloovige is, laat diens ongeloof u niet bedroeven; tot ons zullen zij terugkeeren; dan zullen wij hun verklaren, wat zij gedaan hebben; want God kent de binnenste gedeelten van de borst der menschen.

Hollandaca — Siregar

En wie niet gelooft, laat diens ongeloof jou niet bedroeven, tot Ons is hun terugkeer. Daarop zullen Wij hun op de hoogte brengen van wat zij bedreven. Voorwaar, Allah is Alwetend over wat zich in de hanen bevindt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А кто станет неверующим, – пусть не печалит тебя его неверие. (Ведь) к Нам (предстоит) их возвращение (в День Суда), и Мы сообщим им о том, что они совершили. Поистине, Аллах знает про то, что в грудях [душах] (Его творений)!

Rusça — Osmanov

Если кто-либо не уверовал, то пусть его неверие не печалит тебя [, о Мухаммад!] Все они предстанут перед Нами, и Я поведаю им, что они вершили. Воистину, Аллах ведает о том, что в сердцах [людей].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men låt inte ditt sinne tyngas av att (människor) förnekar sanningen! Till Oss skall de föras åter och Vi skall låta dem veta vad deras handlingar (var värda); Gud vet vad som rör sig i människans innersta.