Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَلِيظٍ
numettiǔhum ḳalīlen ṧumme neDTarruhum ilā ǎƶābin ğalīZin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları az bir müddet geçindiririz de sonra istemedikleri halde onları ağır bir azâba atarız.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onları az bir müddet geçindiririz de sonra istemedikleri halde onları ağır bir azâba atarız.
Adem Uğur
Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Ahmed Hulusi
Kısa süre dünya zevkini yaşarlar. . . Sonra onları, ağır - şiddetli bir azabı yaşamaya mecbur ederiz.
Ahmet Tekin
Onlara biraz zevku safa sürdürürüz. Sonra kendilerini ağır bir azâba sürükleriz.
Ahmet Varol
Onları kısa bir süre geçindirir sonra katı bir azaba atarız.
Ali Bulaç
Biz onları az (bir şey ve zaman) olarak metalandırıp yararlandırırız, sonra onları ağır bir azaba katlandırırız.
Ali Fikri Yavuz
Biz, o kâfirlere (dünyada) biraz zevk ettiririz de, sonra kendilerini ağır bir azaba mecbur tutarız.
Ali Rıza Safa
Onları biraz yararlandırır, sonra, çok ağır bir cezaya sürükleriz.
Bayraktar Bayraklı
Onları az bir süre faydalandırırız, sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Bekir Sadak
Onlari az bir sure gecindiririz, sonra da agir bir azaba surukleriz.
Celal Yıldırım
Onları az bir süre geçindirip yararlandırırız. Sonra da pek ağır bir azaba katlanmaya çaresiz kılarız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara kısa bir süre hayatın nimetlerini tattırır, sonra da onları çok ağır bir azaba katlanmaya mecbur bırakırız.
Diyanet İşleri
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
Diyanet İşleri (eski)
Onları az bir süre geçindiririz, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.
Diyanet Vakfi
Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini ağır bir azaba zorlarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini korkunç bir azaba mahkum ederiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini galiz bir azaba muztarr kılarız
Erhan Aktaş
Onları biraz yararlandırırız. Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onları biraz yararlandırırız. Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onları biraz yararlandırırız. Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız.
Fizilal-il Kuran
Onlara biraz geçim sağlar, sonra ağır bir azaba sürükleriz.
Gültekin Onan
Biz onları az (bir şey ve zaman) olarak metalandırıp yararlandırırız, sonra onları ağır bir azaba katlandırırız.
Hamdi Döndüren
Biz onları biraz yaşatır, sonra da kaba bir azaba süreriz.
Hasan Basri Çantay
Biz onları (dünyada) biraz geçindirib sonra kendilerini ağır bir azaba (katlanmıya) mecbur edeceğiz.
Hasib Asutay
Onları biraz yararlandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Hayrat Neşriyat
(Biz) onları azıcık (bir müddet dünyada) faydalandırırız; sonra onları ağır bir azâba(girmeye) mecbur kılarız.
İbni Kesir
Onları az bir süre geçindirir, sonra da katı bir azaba sürükleriz.
Mehmet Okuyan
Onları biraz yararlandırırız; sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Muhammed Esed
Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatır, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.
Mustafa İslamoğlu
Tadımlık bir hazzı kısa vadede tüketmelerini sağlarız; ardından onları altında ezilecekleri ağır bir azaba mahkum ederiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onları biraz mütenaim kılarız. Sonra onları en şiddetli bir azaba muztar kılacağızdır.
Ömer Öngüt
Onları az bir süre geçindiririz, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Suat Yıldırım
Biz onlara kısa bir süre ömür sürme imkânı veririz, ondan sonra da şiddetli bir azaba mahkûm ederiz.
Süleyman Ateş
Onları biraz yaşatırız, sonra kaba bir azaba süreriz.
Süleymaniye Vakfı
Onları bir süre nimetlerden yararlandırır, sonra da ağır bir azaba mahkum ederiz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onları, önce biraz nimetlendirir sonra da kaba bir azabı çekmek zorunda bırakırız.
Şaban Piriş
Onları biraz geçindiririz. Sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.
Tefhim-ul Kuran
Biz onları az (bir şey ve zaman) olarak metalandırıp yararlandırırız, sonra da onları ağır bir azaba katlandırırız.
Ümit Şimşek
Onları biraz nasiplendirir, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları birazcık nimetlendiriyoruz. Sonunda hepsini şiddetli bir azaba süreceğiz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onlara dünyada olan nemətlərdən az bir müddət istifadə etməyə imkan verəcək, sonra da onları ağır bir əzaba qatlaşmağa məcbur edəcəyik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onlara bir qədər gün-güzəran (bir az dünya malı) verəcək, sonra da (axirətdə) ağır bir əzaba düçar edəcəyik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir lassen sie das irdische Leben kurz genießen, aber dann werden Wir sie zu einer schweren Strafe in die Hölle führen.
Almanca — Der Edle Quran
Wir lassen sie ein wenig genießen, dann zwingen Wir sie in eine harte Strafe.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir lassen sie sich eine kleine Weile ergötzen, dann aber werden Wir sie strenger Strafe zutreiben.
Almanca — Muhammad Zaidan
WIR lassen sie sich ein wenig vergnügen, dann zwingen WIR sie in eine harte Peinigung hinein.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We will satisfy their needs and their desires and make them hold and enjoy the same for a little while and up to a predetermined point of time then We will compel them to pay the heavy price manifested in the unmerciful and unrelenting torment laid upon the damned.
Abdul Haleem
We let them enjoy themselves for a little while, but We shall drive them to a harsh torment.
Abdullah Yusuf Ali
We grant them their pleasure for a little while: in the end shall We drive them to a chastisement unrelenting.
Abul A'la Maududi
We allow them to enjoy themselves a while in the world and then We shall drive them in utter helplessness to a harsh chastisement.
Aisha Bewley
We will let them enjoy themselves a little, then drive them to a harsh punishment.
Al-Hilali & Khan
We let them enjoy for a little while, then in the end We shall oblige them to (enter) a great torment.
Ali Quli Qarai
We will provide for them for a short time, then We will shove them toward a harsh punishment.
Amatul Rahman Omar
We shall let them enjoy (the worldly provisions) for a short while, then We shall drive them helplessly to a severe punishment.
Arthur John Arberry
To them We give enjoyment a little, then We compel them to a harsh chastisement.
Bijan Moeinian
I will let them enjoy their lives in this world for a while and then let them hopelessly taste the worse punishment.
E. Henry Palmer
We will let them enjoy themselves a little; then we will force them to rigorous woe!
Edip-Layth
We let them enjoy for a while, then We commit them to severe retribution.
George Sale
We will suffer them to enjoy this world for a little while: Afterwards We will drive them to a severe punishment.
Hamid S. Aziz
But he who disbelieves, let not his disbelief grieve you; to Us is their return, and We will inform them of what they did; for, verily, Allah is aware of what is in the heart of men.
Mahmoud Ghali
To them We give enjoyment a little; thereafter We constrain them to a harsh torment.
Marmaduke Pickthall
We give them comfort for a little, and then We drive them to a heavy doom.
Mohamed Ahmed - Samira
We let them enjoy themselves only for a while, then We shall drag them to a severe punishment.
Muhammad Asad
We will let them enjoy themselves for a short while - but in the end We shall drive them into suffering severe.
Mustafa Khattab
We allow them enjoyment for a little while, then ˹in time˺ We will force them into a harsh torment.
Progressive Muslims
We let them enjoy for a while, then We commit them to severe retribution.
Sahih International
We grant them enjoyment for a little; then We will force them to a massive punishment.
Sam Gerrans
We will let them enjoy a little; then will We drive them to a stern punishment.
Shabbir Ahmed
We will let them enjoy themselves for a little while - but ultimately We shall drive them to a heavy doom.
Syed Vickar Ahamed
We give them their pleasure for some time: Then in the end shall We push them into a punishment that is terrible.
Taqi Usmani
We let them enjoy a little, then We will drag them to a heavy punishment.
The Monotheist Group
We let them enjoy for a while, then We commit them to a severe retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous leur donnons de la jouissance pour peu de temps; ensuite Nous les forcerons vers un dur châtiment.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em (li vê dinyayê) hindikî wan diçêjînin, piştre em ê wan biajone ber bi ezabekî giran û dijwar.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij zullen hen nog kort laten genieten, maar dan zullen Wij hen naar een harde bestraffing drijven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij zullen hun deze wereld voor een korten tijd doen genieten; daarna zullen wij hen tot een strenge straf voeren.
Hollandaca — Siregar
Wij doen hen een weinig genieten en vervolgens dwingen Wij hen naar een zware bestraffing,
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Мы дадим им немного попользоваться [пожить] (в этом мире), а потом (в День Воскрешения) вынудим их (пойти) к суровому наказанию (в Аду).
Rusça — Osmanov
Мы дозволим им немного пользоваться земными благами, а потом подвергнем страшному наказанию.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi skall låta dem glädjas en liten tid åt livet; därefter skall Vi utlämna dem åt ett tungt straff.