Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِهِ يَكْفُرُونَ

ve le in erselnā rīHen fe raevhu muSferran le Zellū min beǎ'dihi yekfurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَئِنْve le inandolsun eğer
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegöndersek
3رِيحًاrīHenر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özbir rüzgar
4فَرَاَوْهُfe raevhuر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve (ekini) görseler
5مُصْفَرًّاmuSferranص ف رSarıya boyamak veya sarı renk vermek. safraa'un (asfaru'nun dişil hali, çoğulu sufrun) - sarı, taba rengi. musfarun (fiil 9) - sarıya dönen ve solan şey.sararmış
6لَظَلُّواle Zellūظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.başlarlar
7مِنْmin
8بَعْدِهِbeǎ'dihiب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeondan sonra
9يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretnankörlük etmeğe

Tüm mealler

Meal seçin (64 / 64 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki bir rüzgâr yolladık da nebatları sararmış gördüler mi ardından hemen nankörlüğe başlarlar.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki eğer bir rüzgar irsal etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.

Ali Bulaç

Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından nankörlük ederler.

Ali Rıza Safa

Güçlü bir rüzgar göndersek ve böylece ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, hemen nankörlük etmeye başlarlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz onlara bir rüzgar göndersek de o bitkileri sapsarı olmuş görseler, kesinlikle inkarlarını sürdürürler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, hemen nankörlük etmeye başlarlar.

Diyanet İşleri

Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, bir rüzgar göndersek de onun bitkilerinin sararmış olduğunu görseler, mutlaka onun arkasından nankörlüğe başlarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için bir rüzgar göndersek de onu (o eseri) sararmış görseler mutlak onun arkasından küfrana başlarlar

Erhan Aktaş

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Gültekin Onan

Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından küfrederler.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, (ekinlerini kavuran) bir rüzgâr göndersek, sonra onlar her şeyin sarardığını görseler, hemen ardından nankörlük etmeğe başlarlar.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz bir rüzgar gönderir de Onu (n eserini) sararmış görürlerse ardından muhakkak ki küfraana başlarlar.

Hasib Asutay

Andolsun ki biz rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

İbni Kesir

Andolsun ki; bir rüzgar gönderir de yeşillikleri sarartırsak; bunu görünce hemen nankörlüğe başlarlar.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bir rüzgâr göndersek de onu (ekinleri) sararmış görseler, ardından elbette nankörlüğe başlarlar.

Muhammed Esed

İşte böyle: şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgar göndersek ve ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, (kısa süre önceki sevinçlerinden) vazgeçip (kudretimizi ve rahmetimizi) inkar etmeye kalkışırlar!

Mustafa İslamoğlu

Ama Biz eğer bir sam yeli göndersek ve bu yüzden ekinlerinin sararıp solduğunu görseler, bunun ardından derhal inkarda ayak diremeye başlarlar.

Süleyman Ateş

Andolsun bir rüzgar, göndersek de o (eki)ni sararmış görseler, ondan sonra nankörlük etmeğe başlarlar.

Süleymaniye Vakfı

Eğer başka bir rüzgar göndersek de yeryüzünü sararmış görseler bu kez de kesinlikle nankörlük ederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara bir rüzgar göndersek de, bitkinin sarardığını görseler tutar nankör kesilirler.

Şaban Piriş

Bir rüzgar göndersek de yeşillikleri sararttığımızı görseler hemen bunun ardından nankörlüğe başlarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, bir rüzgar göndersek de o yeri sararmış görseler, arkasından hiç şaşmadan nankörlük etmeye başlarlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz bir külək göndərsək və onlar əkini saralmış görsələr, bundan sonra mütləq nankorluq etməyə başlayarlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Biz (onların əkinlərinin üstünə) bir yel əsdirsək və (o yel nəticəsində əkinlərin) saralıb-solduğunu görsələr, bundan sonra mütləq nankor olmağa başlayarlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir einen schädlichen Wind geschickt hätten und sie die Pflanzen vergilbt und welk gesehen hätten, wären sie weiter dabei geblieben, Gottes Allmacht abzustreiten.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn Wir einen Wind sendeten und sie dann alles gelb werden sähen, würden sie (trotzdem) danach fortfahren, ungläubig zu sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn Wir einen Wind entsendeten und sie sie (die Ernte) vergilbt (versengt) sähen, so würden sie gewiß danach undankbar sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würden WIR einen Wind schicken, und sie es das Gewächs gelb werdend sehen, würden sie doch noch nach ihm Kufr-Betreibende bleiben!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And should We send a wind drying up moisture and depriving plants and fruits of their natural colour making it turn yellow, they would be actuated with the feeling of ingratitude and ungratefulness and turn renegades

Abdul Haleem

Yet they will continue in their disbelief, even if We send a [scorching] wind and they see their crops turn yellow.

Abdullah Yusuf Ali

And if We (but) send a Wind from which they see (their tilth) turn yellow,- behold, they become, thereafter, Ungrateful (Unbelievers)!

Abul A'la Maududi

But if We were to send a wind and then their tilth has become yellow, they would never cease to disbelieve.

Aisha Bewley

But if We send a wind, and they see it turning yellow, still they persist after that in being kafir.

Al-Hilali & Khan

And if We send a wind [which would spoil the green growth (tilth) brought up by the previous rain], and they see (their tilth) turn yellow - behold, they then (after their being glad,) would become unthankful (to their Lord Allâh as) disbelievers. [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

And if We send a wind and they see it turn yellow, they will surely become ungrateful after that.

Amatul Rahman Omar

And if We send (another kind of blasting) wind and they see it turn yellow (for its having taken the form of punishment) they will even after that continue to disbelieve (for their being engrossed in evil doings).

Arthur John Arberry

But if We loose a wind, and they see it growing yellow, they remain after that unbelievers.

Bijan Moeinian

Now if I [try their belief and] send a [heat wave or frosty] wind to turn their crops [which is grown by the God sent rain at first place] yellow, they will become even more firm in their disbelief!

E. Henry Palmer

But if we should send a wind and they should see it yellow, they would after that become misbelievers.

Edip-Layth

If We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be ingrates after it.

George Sale

Yet if We should send a blasting wind, and they should see their corn yellow and burnt up, they would surely become ungrateful, after our former favours.

Hamid S. Aziz

Look then at the signs of Allah's mercy, how He gives life to the earth after its death; most surely He will raise the dead to life; and He has power over all things.

Mahmoud Ghali

And indeed in case We send a wind and so they see it (turning) yellow, indeed they would even after that linger on disbelieving.

Marmaduke Pickthall

And if We sent a wind and they beheld it yellow, they verily would still continue in their disbelief.

Mohamed Ahmed - Samira

If We send a (blighting) wind and they see (the earth) seared autumnal, they would surely become ungrateful.

Muhammad Asad

But thus it is: if We send a wind [that scorches their land], and they see it turn yellow, they begin, after that [erstwhile joy], to deny the truth [of Our almightiness and grace]!

Mustafa Khattab

Then if We send a ˹harsh˺ wind which they see withering ˹their˺ crops, they will definitely deny ˹old favours˺ right after.

Progressive Muslims

And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be rejecters after it.

Sahih International

But if We should send a [bad] wind and they saw [their crops] turned yellow, they would remain thereafter disbelievers.

Sam Gerrans

And if We send a wind, and they see it turn yellow, they would continue after that to deny.

Shabbir Ahmed

But thus it is: if We send a wind and they behold it yellow (sand-storm), verily, they still continue in rejection of the Truth (that all things in the Universe take place according to Divine Laws).

Syed Vickar Ahamed

And if We (only) send a wind by which they see (their crops) become yellow— Behold! They become disbelievers!

Taqi Usmani

Should We send a (harmful) wind, and they see it (the tillage) turning yellow, then they will turn ungrateful, even after all the aforesaid (bounties of Allah).

The Monotheist Group

And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, they will continue to be rejecters after it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Nous envoyons un vent et quʹils voient jaunir (leur végétation), ils demeurent après cela ingrats (oubliant les bienfaits antérieurs).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, eger ku em bayekî (bi ser çandiniya wan de) bişînin û ew jî çandiniya xwe zerbûyî bibînin, piştî wê zerbûnê teqez dê nankoriyê bikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien wij een verzengenden wind zonden, en zij zouden hun koren zien geel worden en verbranden, zouden zij zeker ondankbaar worden, in weerwil onzer vroegere gunsten.

Hollandaca — Siregar

Maar als Wij een wind zonden, waarna zij (hun gewassen) geel zien worden, dan blijven zij zeker daarna ongelovig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если Мы пошлем ветер (губительный для их посевов), и они увидят это [свой посев] пожелтевшим [высохшим], (то) они, непременно, после этого окажутся неблагодарными (за прежде дарованные Аллахом блага).

Rusça — Osmanov

Если Мы пошлем ветер и они увидят, что [нива] пожелтела, то они после этого станут отрицать [милость Аллаха].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men om Vi sänder en (het) vind och de får se (sin gröda svedd och) gulnad, framhärdar de efter detta i sin förnekelse (glömska av Hans tidigare gåvor).