De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

قُلْ يَاأَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَاءُ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

ḳul yā ehle l-kitābi li me teSuddūne ǎn sebīli (a)llahi men āmene tebğūnehā ǐvecen ve entum şuhedā'u ve mā (a)llahu bi ğāfilin ǎmmā teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَهْلَyā ehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarEY/HEY/AH halk
3الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
4لِمَli meniçin?
5تَصُدُّونَteSuddūneص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.çevirmeğe çalışıyorsunuz
6عَنْǎn-ndan
7سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolu-
8اللّٰهِ(a)llahiAllah
9مَنْmenkimseleri
10اٰمَنَāmeneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan
11تَبْغُونَهَاtebğūnehāب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakgöstermeğe yeltenerek
12عِوَجًاǐvecenع و جEğri, eğrilik, bükülmüş, düzensiz, çarpık, sarmak, huysuz olmak, sapmak, kenara çekilmek, samimiyetsizlik, zoreğri
13وَاَنْتُمْve entumve siz
14شُهَدَاءُşuhedā'uش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.(gerçeğe) tanık olduğunuz halde
15وَمَاve mādeğildir
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17بِغَافِلٍbi ğāfilinغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşanhabersiz
18عَمَّاǎmmā-dan
19تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, kendiniz de tanıksınız, öyle olduğu halde gene zor zoruna ne diye bir eğrilik bulmaya yeltenir de inananları, Allah yolundan döndürmeye çalışırsınız? Allah'sa yaptıklarınızdan gafil değildir ki.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, kendiniz de tanıksınız, öyle olduğu halde gene zor zoruna ne diye bir eğrilik bulmaya yeltenir de inananları, Allah yolundan döndürmeye çalışırsınız? Allahʼsa yaptıklarınızdan gafil değildir ki.

Adem Uğur

De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar. . . Sizler (hakikate) şahit olduğunuz halde niçin onu yanlış göstererek, iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Allah amellerinizden gafil değildir. "

Ahmet Tekin

Sen onlara: 'Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, Kur’ân’ı bildiğiniz ve doğruları gördüğünüz halde, niçin Allah’ın yolunda, İslâm’da tezat, tenâkuz, pürüz, yalan, sapma arayarak mü’minleri Allah yolundan çevirmeye, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoymaya, İslâmî faaliyetlere mani olmaya kalkışıyorsunuz? Allah işlediğiniz hileli amellerden, tuzaklardan habersiz değildir. Bunlara göre sizi cezalandıracaktır.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey kitap ehli! Hak olduğunu gördüğünüz halde neden onda bir eğrilik göstermeye yeltenerek mü'minleri Allah yolundan çevirmeye çabalıyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.'

Ali Bulaç

De ki: "Ey Kitap Ehli, sizler şahidler olduğunuz halde, ne diye iman edenleri Alah yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Ey ehl-i kitap! İslâmın hak din olduğunu bildiğiniz halde neden iman edenleri, Allah yolundan (iğriliğini istiyerek) çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kitap halkı! Tanık olmanıza karşın, Onu çarpık göstermeye çalışarak, inananları, Allah'ın yolundan alıkoymak için neden uğraşıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, Allah'ın yolunu niçin eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Bekir Sadak

«Ey Kitab ehli! siz dogru olduguna sahidken, nicin inananlari Allah'in yolunu egri gostermege yeltenerek ondan ceviriyorsunuz? Allah islediklerinizden gafil degildir".

Celal Yıldırım

De ki: Ey Kitap Ehli! İmân edenleri neden Allah yolundan —onda bir eğrilik arayarak— döndürmeye çalışıyorsunuz ? Halbuki (son dinin hak olduğuna, Hz. Muhammed'in son Nebî olarak gönderildiğine) şâhid bulunuyorsunuzdur. Allah işlediklerinizden habersiz değildir.

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Ey Kitap ehli! Siz doğru olduğuna şahidken, niçin inananları Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah işlediklerinizden gafil değildir'.

Diyanet Vakfi

De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kitap verilenler, niçin inananları Allah'ın doğru yolundan engelliyorsunuz? Görüp durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki ey ehli kitab! niçin Allahın doğru yolundan iman edenleri men'ediyorsunuz, görüb durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir

Erhan Aktaş

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman etmek isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.".

Fizilal-il Kuran

De ki; 'Ey ehl-i kitap, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek inananları o yoldan döndürmeye çalışıyorsunuz? Oysa onun doğru olduğunu biliyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan kesinlikle habersiz değildir :

Gültekin Onan

De ki "Ey Kitap ehli, sizler şahidler olduğunuz halde ne diye inananları Tanrı yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir."

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey kitap ehli! Allah’ın yolunun (gerçek olduğuna) tanık olduğunuz halde, niçin onu eğri göstermeyi isteyerek, inananları ondan uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz? Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey Kitablılar, kendiniz (İslam dininin hak olduğunu Kitablarınızda okuyan) şahidler olduğunuz halde, neye iman edenleri Allah yolundan, kendiniz onda bir eğrilik aramıya yellenerek, döndürmiye çalışıyorsunuz? Allah ne yaparsanız gaafil değil".

Hasib Asutay

De ki: Ey kitap ehli! (Gerçeği) gördüğünüz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ey ehl-i kitab! (Hakka) şâhid kimseler olduğunuz hâlde, niçin ona bir eğrilik arayarak, îmân eden kimseyi Allah yolundan men' ediyorsunuz?' Hâlbuki Allah, yapmaktaolduklarınızdan gafil değildir.

İbni Kesir

De ki: Ey Ehl-i Kitab, siz gerçeği gördüğünüz halde Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman edenleri niçin ondan çeviriyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ey kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde onu (Allah’ın yolunu) eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri niçin Allah’ın yolundan engelliyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”

Muhammed Esed

De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! (Doğru olduğuna) bizzat kendiniz şahit olduğunuz halde onu eğri göstermeye çalışarak, (bu ilahi kelama) iman edenleri neden Allah yolundan alıko(ymaya çabalı)yorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ey önceki vahyin takipçileri! Doğru olduğuna bizzat şahit olduğunuz halde, onu eğri göstermeye çalışarak, iman edenleri niçin Allah yolundan döndürmeye çabalıyorsunuz? Ama Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey ehl-i kitap! Ne için imân edenleri Allah Teâlâ'nın yolundan men ediyorsunuz? Onun çarpıklığını istiyorsunuz? Halbuki sizler şahitlersiniz, Allah Teâlâ da sizin yaptıklarınızdan gâfil değildir.»

Ömer Öngüt

De ki: “Ey ehl-i kitap! Niçin iman edenleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Hak olduğuna şâhit iken, o yolu eğri göstermeye yelteniyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. ”

Suat Yıldırım

De ki: Ey Ehl-i kitap! Siz gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri Allah yolundan men ediyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Süleyman Ateş

De ki: "Ey Kitap ehli, gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek, inanmak isteyenleri Allah yolundan çevirmeğe çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey ehlikitap /kitaplarında uzman kişiler! Niçin inanmış kimseleri Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? O yolun gerçekliğine şahit olduğunuz halde onda kolayca anlaşılamayacak bir eğrilik oluşturmanın peşinde koşuyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey Ehl-i Kitap! İnanmış kimseleri neden Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? Neden o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik oluşturmaya çalışıyorsunuz? Üstelik bunu bile bile yapıyorsunuz. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz."

Şaban Piriş

De ki: -Ey kitap ehli, niçin iman edenleri Allah'ın yolunda eğrilik arayarak saptırmaya çalışıyorsunuz? (Oysa siz de onun doğru olduğunu) görüp duruyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey Kitap Ehli, sizler şahidler olduğunuz halde, ne diye iman edenleri Allah yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.»

Ümit Şimşek

De ki: Ey Kitap Ehli! Gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye çalışıp da inanan kimseyi ondan alıkoyuyorsunuz? Halbuki Allah sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Ey Ehlikitap! Neden iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Gözünüzle gördüğünüz halde, Allah yolunu neden çarpıtmak istiyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey Kitab əhli! Siz haqqa şahid olduğunuz halda, nə üçün doğru yolu əyri göstərməyə çalışıb iman gətirənləri Allah yolundan sapdırırsınız?” Halbuki, Allah sizin etdiklərinizdən xəbərsiz deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Ey kitab əhli! Siz (haqqa) şahid olduğunuz halda, nə üçün iman gətirən kimsələri Allahın yolundan geri döndərməyə çalışaraq onlar üçün əyri yol axtarırsınız? Halbuki, Allah sizin etdiklərinizdən qafil deyildir″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIhr Schriftbesitzer! Warum haltet ihr die Gläubigen von Gottes geradem Weg ab und bemüht euch, ihn krumm zu machen, wo ihr doch, den Zeugen gleich, um die offenbarte Wahrheit wißt? Gott entgeht nichts von dem, was ihr tut.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O Leute der Schrift, warum haltet ihr die, die glauben, von Allahs Weg ab, indem ihr danach trachtet, ihn krumm zu machen, wo ihr doch Zeugen seid? Doch Allah ist nicht unachtsam dessen, was ihr tut.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺO Leute der Schrift, warumwendet ihr die Gläubigen von Allahs Weg ab? Ihr trachtet ihn krumm zu machen, wo ihr ihn doch bezeugt. Doch Allah ist eures Tuns nicht achtlos.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIhr Schriftbesitzer! Weshalb haltet ihr diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben, von dem Gebotenen von ALLAH ab, im Streben danach, es zu verfälschen, während ihr wißt?ʺ Und ALLAH ist nicht achtlos dem gegenüber, was ihr tut.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And ask them: "Why do you stand in the way, preventing Allah’s spirit of truth from guiding people into all truth? Why do you make it your aim to pervert the truth and crook the path of righteousness to your own ends when you bear witness to the fact that this is the path where Providence is the Guide? Allah is not unmindful of all that you do. "

Abdul Haleem

Say, ‘People of the Book, why do you turn the believers away from God’s path and try to make it crooked, when you yourselves [should be] witnesses to the [truth]? God is not heedless of anything you do.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O ye People of the Book! Why obstruct ye those who believe, from the path of Allah, Seeking to make it crooked, while ye were yourselves witnesses (to Allah's Covenant)? but Allah is not unmindful of all that ye do."

Abul A'la Maududi

Say: 'People of the Book! Why do you hinder one who believes from the way of Allah, seeking that he follow a crooked way, even though you yourselves are witness to its being the right way?' Allah is not heedless of what you do.

Aisha Bewley

Say, ‘People of the Book, why do you bar those who have iman from the Way of Allah, desiring to make it crooked, when you yourselves are witnesses to it? Allah is not unaware of what you do. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "O people of the Scripture (Jews and Christians)! Why do you stop those who have believed, from the Path of Allâh, seeking to make it seem crooked, while you (yourselves) are witnesses [to Muhammad صلى الله عليه وسلم as a Messenger of Allâh and Islâm (Allâh’s religion, i.e. to worship none but Him Alone)]? And Allâh is not unaware of what you do."

Ali Quli Qarai

Say, ‘O People of the Book! why do you bar the faithful from the way of Allah, seeking to make it crooked, while you are witnesses [to its truthfulness]? And Allah is not oblivious of what you do. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `O people of the Scripture! Why do you hinder him who believes, from (following) the path of Allâh? You try to seek crookedness in it, while you yourselves are witnesses (to its truth). And Allâh is not at all unmindful of what you do.'

Arthur John Arberry

Say: 'People of the Book, why do you bar from God's way the believer, desiring to make it crooked, yourselves being witnesses? God is not heedless of the things you do. '

Bijan Moeinian

Say to those who believe in the Scripture: "Why do you stand in the way of the people who seek [the truth in] the revelations of God and want them to follow your crooked way while you know the truth (about the authenticity of Qur’an and the fabrication of the existing Scriptures)? Know that God is never unaware of what you are doing.

E. Henry Palmer

Say, 'O people of the Book! why do ye turn from the way of God him who believes, craving to make it crooked, while ye are witnesses? But God is not careless of what ye do. '

Edip-Layth

Say, "O people of the book, why do you repel from the path of God those who acknowledge? You wish to twist it while you were witness. God is not oblivious to what you do."

George Sale

Say, O ye who have received the scriptures, why do ye keep back from the way of God, him who believeth? Ye seek to make it crooked, and yet are witnesses that it is the right: But God will not be unmindful of what ye do.

Hamid S. Aziz

Say, "O people of the Book! Why do you turn from the way of Allah him who believes, craving to make it crooked, when you are yourselves witnesses (of Allah's covenant)? But Allah is not unmindful of what you do. "

Mahmoud Ghali

Say, "O Population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) why do you bar from the way of Allah him who has believed (while you) inequitably seek to make it crooked, and you are witnesses?" And in no way is Allah ever heedless of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

Say: O People of the Scripture! Why drive ye back believers from the way of Allah, seeking to make it crooked, when ye are witnesses (to Allah's guidance)? Allah is not unaware of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Then say: "O people of the Book, why do you turn the believers away from the path of God, looking for obliquities in the way when you are witness to it? And God is aware of all that you do. "

Muhammad Asad

Say: "O followers of earlier revelation! Why do you [endeavour to] bar those who have come to believe [in this divine writ] from the path of God by trying to make it appear crooked, when you yourselves bear witness [to its being straight]? For, God is not unaware of what you do. "

Mustafa Khattab

Say, "O People of the Book! Why do you turn the believers away from the Way of Allah—striving to make it ˹appear˺ crooked, while you are witnesses ˹to its truth˺? And Allah is never unaware of what you do."

Progressive Muslims

Say: "O people of the Scripture, why do you repel from the path of God those who believe You wish to twist it while you were witness. And God is not unaware of what you do."

Sahih International

Say, "O People of the Scripture, why do you avert from the way of Allah those who believe, seeking to make it [seem] deviant, while you are witnesses [to the truth]? And Allah is not unaware of what you do. "

Sam Gerrans

Say thou: “O doctors of the Law: why turn you away from the path of God him who believes, seeking its deviation when you are witnesses? And God is not unmindful of what you do.”

Shabbir Ahmed

Say, "O People of the Book! Why do you repel believers from the Path of God, seeking to make it crooked, even though you are witnesses to the Divine Guidance?" Allah is not unaware of what you do.

Syed Vickar Ahamed

Say: "O you People of the Book! Why do you obstruct those who believe, from the Path of Allah trying to make it crooked, when you were yourselves witness (to Allah’s Promise)? But Allah is not unmindful of all that you do. "

Taqi Usmani

Say, "O people of the Book, why do you hinder the believers from the way of Allah, trying to create crookedness in it, while you yourselves are witnesses (to its being the right way)? Allah is not oblivious of what you do."

The Monotheist Group

Say: "O people of the Book, why do you repel from the path of God those who believe? You wish to twist it while you are witnesses. And God is not unaware of what you do."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Dis: ʺO gens du Livre, pourquoi obstruez-vous la voie dʹAllah à celui qui a la foi, et pourquoi voulez-vous rendre cette voie tortueuse, alors que vous êtes témoins de la vérité!ʺ Et Allah nʹest pas inattentif à ce que vous faites.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Gelî yên xwedankitêb! Çima hûn mirovan ji riya Xwedê dadigerînin? Çima kesê ku bawerî bîne, hûn li şaşkirina wî digerin, hal ev e ku hûn jî dizanin (ku dînê heq îslam e). Xwedê ji ya ku hûn dikin qet ne bêagah e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMensen van het boek! Waarom versperren jullie Gods weg voor wie geloven, in jullie verlangen dat hij een kronkelweg is, terwijl jullie toch getuigen zijn. God let goed op wat jullie doen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: o gij! die de schrift hebt ontvangen, waarom wilt gij de geloovigen van den weg Gods afleiden? Gij tracht hen te verwarren, en gij zijt zelven getuigen. Maar God is niet onopmerkzaam omtrent hetgeen gij doet.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺO Lieden van de Schrift, waarom houden jullie wie gelooft op de Weg can Allah tegen, hopend dat hij krom is, terwijl jullie toch getuigen zijn. En Allah is niet onachtzaam met betrekking tot wat jullie doen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) (иудеям и христианам): «О, люди Писания! Почему вы отклоняете от пути Аллаха [от Ислама – полной покорности Ему] тех, кто уверовал, стремясь исказить его [путь Аллаха], в то время, как вы (сами) являетесь свидетелями (того, что то, с чем я пришел, является истиной)? И (ведь) Аллах не небрежет тем, что вы делаете!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺО люди Писания! Почему вы сбиваете верующих с пути Аллаха, склоняя к кривде? Ведь вы зрите [истину] воочию! Аллаху ведомо то, что вы творите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺEfterföljare av äldre tiders uppenbarelser! Varför vill ni hindra dem som antar tron från att följa Guds väg och få den att framstå som krokig, fastän ni själva vittnar (att den är rak)? Ingenting av vad ni gör går Gud förbi.ʺ