(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

rabbenā lā tuziğ ḳulūbenā beǎ'de iƶ hedeytenā ve heb lenā min ledunke raHmeten inneke ente l-vehhābu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
2لَا
3تُزِغْtuziğز ي غGeri çekilmek/sapmak/yoldan çıkmak, kenara çekilmiş, şüphe duyan.eğriltme
4قُلُوبَنَاḳulūbenāق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerimizi
5بَعْدَbeǎ'deب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
6اِذْ
7هَدَيْتَنَاhedeytenāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bizi doğru yola ilettikten
8وَهَبْve hebو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.ve ver
9لَنَاlenābize
10مِنْmin
11لَدُنْكَledunkeل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.katından
12رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmet
13اِنَّكَinnekekuşkusuz sen
14اَنْتَenteyalnız sen
15الْوَهَّابُl-vehhābuو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.çok bağış yapansın

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz, bizi doğru yola sevk ettikten sonra kalplerimizi saptırma ve kendi katından bize rahmet bağışla, şüphe yok ki sen, fazlasıyla bağışlayansın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbimiz, bizi doğru yola sevk ettikten sonra kalplerimizi saptırma ve kendi katından bize rahmet bağışla, şüphe yok ki sen, fazlasıyla bağışlayansın.

Adem Uğur

(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin.

Ahmed Hulusi

Rabbimiz, bize hidayet ettikten (hakikati gösterip idrak ettirdikten) sonra şuurumuzu (nefsaniyete - egoya) döndürme ve bize ledünnünden bir rahmet bağışla. Muhakkak sen Vehhab'sın.

Ahmet Tekin

'Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, akıllarımızı, gönüllerimizi haktan ayırma. Bize kendi katından rahmet ihsan eyle. Şüphesiz Sen, bol ihsan sahibi Sensin'

Ahmet Varol

'Ey Rabbimiz bizi hidayete eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize kendi katından bir rahmet ver. Şüphesiz ki, sen pek çok ihsan sahibi olansın.'

Ali Bulaç

"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."

Ali Fikri Yavuz

Rabbimiz! Bize hidayet verdikten sonra kalblerimizi saptırma; katından bize bir rahmet ihsan et! Şüphesiz ki sen, çok çok bağışlayansın.

Ali Rıza Safa

"Efendimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra yüreklerimizi saptırma ve Senin katından bir rahmet bağışla. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!"

Bayraktar Bayraklı

Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.

Bekir Sadak

Rabbimiz! Bizi dogru yola erdirdikten sonra kalblerimizi egriltme, katindan bize rahmet bagisla; suphesiz Sen sonsuz bagista bulunansin.

Celal Yıldırım

Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi meylettirip saptırma. Kendi katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz ki Sen (evet) Sen çokça bağışta bulunansın.

Diyanet İşleri

(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

Diyanet İşleri (eski)

Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz Sen sonsuz bağışta bulunansın.

Diyanet Vakfi

(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbimiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabbena bizleri hidayetine irdirdikten sonra kalblerimizi yamıltma da ledünnünden bize bir rahmet ihsan eyle, şüphesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen.

Erhan Aktaş

Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar derler ki: Rabb'imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin.

Fizilal-il Kuran

(Böyleleri şöyle der): «Ey Rabbimiz, bizleri doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi kaydırma, bize katından rahmet bağışla, kuşkusuz sen bağışı bol olansın.

Gültekin Onan

"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan sensin sen."

Hamdi Döndüren

“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi saptırma, bize kendi katından rahmetini bağışla; çünkü Sen, çok bağışta bulunansın!”

Hasan Basri Çantay

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola iletdikden sonra kalblerimizi (Hakdan) sapdırma. Bize kendi canibinden bir rahmet ver. Şübhesiz bağışı en çok olan Sensin Sen.

Hasib Asutay

(Onlar şöyle yakarırlar:) 'Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı en çok olan sensin.'

Hayrat Neşriyat

(Hem onlar derler ki:) 'Rabbimiz! Bizi hidâyete erdirdikten sonra kalblerimizi(haktan) eğriltme! Ve bize, tarafından bir rahmet ihsân eyle! Şübhesiz ki Vehhâb (çok ihsân edici) olan, ancak sensin!'

İbni Kesir

Ey Rabbımız; bizi, hidayetine erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme. Katında bize rehmet lutfet. Şüphesiz en çok lütfeden Sen'sin Sen.

Mehmet Okuyan

(Şöyle dua ederler:) “Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.

Muhammed Esed

"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakiki) Lütuf Sahibi."

Mustafa İslamoğlu

"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey Rabbimiz! Bizlere hidâyet buyurduktan sonra kalplerimizi (haktan) saptırma ve kendi cânib-i izzetinden bizlere bir rahmet bağışla. Şüphe yok ki vehhâb olan ancak Sen'sin.

Ömer Öngüt

(Onlar şöyle yalvarırlar): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola hidayet ettikten sonra kalplerimizi saptırıp döndürme. Bize kendi nezdinden bir rahmet ver. Şüphesiz ki bağışı en bol olan sensin. ”

Suat Yıldırım

(ve şöyle yalvarırlar:) "Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!"

Süleyman Ateş

(Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."

Süleymaniye Vakfı

Rabbimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra kalplerimizi kaydırma! Bize katından iyilik ve ikramda bulun! Sen Vehhab olan / karşılık beklemeden bol bol verensin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Onlar şöyle derler:) Sahibimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra, kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Bize katından iyilikte bulun! Hep bağış yapan Sen'sin.

Şaban Piriş

Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.

Tefhim-ul Kuran

«Rabbimiz, bizi hidayete eriştirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve yanından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.»

Ümit Şimşek

Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi tekrar sapıklığa meylettirme. Bize yüce katından bir rahmet bağışla. İstediklerimizi bize bağışlayan Sensin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab'sın, bol bol bağışta bulunansın.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey Rəbbimiz! Bizi hidayət yoluna yönəltdikdən sonra qəlbimizi sapdırma və bizə Öz tərəfindən mərhəmət bəxş et. Həqiqətən, Sən Bəxşedənsən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey Rəbbimiz! Bizi doğru yola yönəltdikdən sonra ürəklərimizə şəkk-şübhə (azğınlıq, əyrilik) salma! Bizə Öz tərəfindən bir mərhəmət bəxş et, çünki Sən, həqiqətən, (bəndələrinə mərhəmət, neʼmət) bəxş edənsən!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unser Herr, laß unsere Herzen nicht vom geraden Weg abweichen, nachdem Du uns rechtgeleitet hast! Schenk uns Barmherzigkeit von Dir, bist Du doch der Gebende schlechthin!

Almanca — Der Edle Quran

Unser Herr, lasse unsere Herzen nicht abschweifen, nachdem Du uns rechtgeleitet hast, und schenke uns Erbarmen von Dir aus. Du bist ja der unablässig Schenkende.

Almanca — M. A. Rassoul

Unser Herr, laß unsere Herzen sich nicht (von Dir) abkehren, nachdem Du uns rechtgeleitet hast. Und schenke uns Barmherzigkeit von Dir; denn Du bist ja wahrlich der unablässig Gebende.

Almanca — Muhammad Zaidan

Unser HERR! Lasse in unseren Herzen keine Falschheit entstehen, nachdem DU uns rechtgeleitet hast, und schenke uns von Dir aus Gnade! Gewiß, DU bist zweifellos Der großzügigste Schenkende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who express their prayer of invocation: "O Allah our Creator, we beseech You not to erase piety from our hearts after You have made us true believers and guided us to the path of righteousness. O Allah, extend to us Your mercy; it is You Who gives and it is You Who bestows gratuitously".

Abdul Haleem

‘Our Lord, do not let our hearts deviate after You have guided us. Grant us Your mercy: You are the Ever Giving.

Abdullah Yusuf Ali

"Our Lord!" (they say), "Let not our hearts deviate now after Thou hast guided us, but grant us mercy from Thine own Presence; for Thou art the Grantor of bounties without measure.

Abul A'la Maududi

They pray to Allah: 'Our Lord! Do not let our hearts swerve towards crookedness after You have guided us to the right way, and. bestow upon us Your mercy. Surely You, only You, are the Munificent Giver!

Aisha Bewley

‘Our Lord, do not make our hearts swerve aside after You have guided us. And give us mercy from You. You are the Ever-Giving.

Al-Hilali & Khan

(They say): "Our Lord! Let not our hearts deviate (from the truth) after You have guided us, and grant us mercy from You. Truly, You are the Bestower."

Ali Quli Qarai

[They say, ] ‘Our Lord! Do not make our hearts swerve after You have guided us, and bestow Your mercy on us. Indeed You are the All-munificent.

Amatul Rahman Omar

`Our Lord!', (they pray,) `Let not our hearts become perverse after You have guided us, and grant us from Your Own Self special mercy, for You alone are the Most Liberal Bestower.

Arthur John Arberry

Our Lord, make not our hearts to swerve after that Thou hast guided us; and give us mercy from Thee; Thou art the Giver.

Bijan Moeinian

[The believers pray to God:] "Our Teacher & Guide, let not our hearts return back to ignorance now that You have guided us. Shower us with your mercy as you are the most generous.

E. Henry Palmer

'O Lord! pervert not our hearts again when Thou hast guided them, and grant us mercy from Thee, for Thou art He who grants.

Edip-Layth

"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy; You are the Grantor."

George Sale

O Lord, cause not our hearts to swerve from truth, after thou hast directed us: And give us from thee mercy, for thou art he who giveth.

Hamid S. Aziz

3:8 "O Lord! Pervert not our heart after Thou hast guided us, and grant us mercy from Thee, for Thou, only Thou art the Bestower (the Giver of Bounties).

Mahmoud Ghali

Our Lord, make not our hearts to swerve after that You have guided us, and bestow upon us mercy from very close to You. You, Ever You, are The One Who is The Superb Bestower.

Marmaduke Pickthall

Our Lord! Cause not our hearts to stray after Thou hast guided us, and bestow upon us mercy from Thy Presence. Lo! Thou, only Thou, art the Bestower.

Mohamed Ahmed - Samira

"Let us not go astray, O Lord, having guided us already. Bestow on us Your blessings for You are the benevolent.

Muhammad Asad

"O our Sustainer! Let not our hearts swerve from the truth after Thou hast guided us; and bestow upon us the gift of Thy grace: verily, Thou art the [true] Giver of Gifts.

Mustafa Khattab

˹They say,˺ "Our Lord! Do not let our hearts deviate after you have guided us. Grant us Your mercy. You are indeed the Giver ˹of all bounties˺.

Progressive Muslims

"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy; You are the Grantor. "

Sahih International

[Who say], "Our Lord, let not our hearts deviate after You have guided us and grant us from Yourself mercy. Indeed, You are the Bestower.

Sam Gerrans

“Our Lord: make Thou not our hearts to deviate after Thou hast guided us; and bestow Thou upon us mercy from Thyself; Thou art the Bestower.

Shabbir Ahmed

They say, "Our Lord! Let not our hearts waver, now that you have guided us, and bestow upon us Mercy from Your Presence. You, only You are the Giver of Gifts."

Syed Vickar Ahamed

(They say:) "Our Lord! Do not let our hearts stray away now after You have guided us, but grant us mercy from Your Own Presence; Truly, You are the Giver of endless bounties (Al-Wahhab).

Taqi Usmani

"Our Lord, do not let our hearts deviate from the right path after You have given us guidance, and bestow upon us mercy from Your own. Surely, You, and You alone, are the One who bestows in abundance.

The Monotheist Group

"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy. Indeed, You are the Grantor."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺSeigneur! Ne laisse pas dévier nos cœurs après que Tu nous aies guidés; et accorde-nous Ta miséricorde. Cʹest Toi, certes, le Grand Donateur!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ew ên zana û pispor wiha dua dikin:) Xwedayê me! Piştî ku Te em anîn ser riya rast dilên me jê venegerîne. Ji cem xwe rehmê li me bike. Em bawer in ku yê pir dayende û bexşende her Tu yî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Onze Heer, laat onze harten niet naar het verkeerde neigen, nadat U ons de goede richting hebt gewezen en schenk ons van Uw kant barmhartigheid. U bent de vrijgevige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O Heer! laat onze harten niet meer dwalen, nadat gij ons op den rechten weg hebt geleid. Schenk ons Uwe barmhartigheid; want gij zijt de gever.

Hollandaca — Siregar

(Zij zeggen:) ʺOnze Heer, laat onze harten niet afwijken nadat U ons geleid heeft en schenk ons van Uw kant Barmhartigheid. Voorwaar. U bent de Schenker.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(О,) Господь наш! Не уклоняй наши сердца (от Истинной Веры) после того, как Ты наставил нас на истинный путь [даровал Веру], и дай нам от Тебя милость: ведь Ты, поистине, – Вседарующий!

Rusça — Osmanov

Господи наш! После того как Ты направил нас на прямой путь, не отклоняй наши сердца [с него]. Даруй нам от Тебя милость, ибо, воистину, Ты - дарующий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(De ber:) ʺHerre! Låt inte våra hjärtan fara vilse sedan Du har väglett oss. Och förbarma Dig i Din nåd över oss. - Du är Den som alltid ger!