Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.
بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ فِي صُدُورِ الَّذِينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ
bel huve āyātun beyyinātun fī Sudūri (e)lleƶīne ūtū l-ǐlme ve mā yecHadu bi āyātinā illā Z-Zālimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, o, kendilerine bilgi verilenlerin gönüllerinde kökleşip yerleşmiş olan apaçık delillerdir ve delillerimizi, zâlimlerden başkası da bilerek inkâr etmez.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hayır, o, kendilerine bilgi verilenlerin gönüllerinde kökleşip yerleşmiş olan apaçık delillerdir ve delillerimizi, zâlimlerden başkası da bilerek inkâr etmez.
Adem Uğur
Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sînelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Ahmed Hulusi
Bilakis O (Kur'an), kendilerine ilim verilmiş olanların derunlarında apaçık işaretlerdir. . . (Hakikatlerinde mevcut) işaretlerimizi ancak nefsine zulmedenler inkar eder.
Ahmet Tekin
Aksine! Kur’ân, kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamlarının gönüllerine nüfuz eden apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi ancak inkârda, isyanda ısrar edenler, menfaatlerine düşkün güç ve iktidar sahibi zâlimler bile bile inkâr ederler.
Ahmet Varol
Hayır o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (bulunan) apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
Ali Bulaç
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Ali Fikri Yavuz
Fakat o Kur’an kendilerine ilim verilmiş kimselerin (alimlerin, hafızların) kalblerinde ışıldayan apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
Ali Rıza Safa
Hayır! O, bilgi verilen kimselerin yüreklerinde olan açık kanıtlı ayetlerdir. Zaten haksızlık yapanlardan başkası ayetlerimizi bilerek inkar etmez.
Bayraktar Bayraklı
Oysa tam aksine, Kur'an, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık ayetler halindedir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası inkar edemez.
Bekir Sadak
Hayir; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gonullerinde yerlesen apacik ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden baska kimse, bile bile inkar etmez.
Celal Yıldırım
Bilâkis Kur'ân, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde ışıl ışıl ışıldayan açık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak inâdçı zâlimler İnkâr eder.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hayır! O (Kur’an), bilgiye mazhar kılınmış olanların sıkıntıya düşmeden anlayabilecekleri apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Diyanet İşleri
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.
Diyanet İşleri (eski)
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez.
Diyanet Vakfi
Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sînelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hayır, o (Kur'ân), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat o (Kur'an) kendilerine ılim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir ve bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder
Erhan Aktaş
Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.
Fizilal-il Kuran
Aslında Kur'an, kendilerine bilgi verilenlerin içlerine sinen açık ayetlerden, inandırıcı kanıtlardan oluşmuştur. Bizim ayetlerimizi inkâr edenler, sadece inatçı zalimlerdir.
Gültekin Onan
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Hamdi Döndüren
Hayır, o (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde açık açık âyetlerdir. Bu yüzden bizim âyetlerimizi zâlimlerden başkası inkâr etmez.
Hasan Basri Çantay
Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş insanların sinelerinde (parıldayan) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zaalim olanlardan başkası bilerek inkar etmez.
Hasib Asutay
Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Hayrat Neşriyat
Hayır! O (Kur’ân), kendilerine ilim verilen kimselerin sînelerinde (bulunan) apaçık âyetlerdir. Zâlimlerden başkası, âyetlerimizi bilerek inkâr etmez.
İbni Kesir
Bilakis o, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık olan ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.
Mehmet Okuyan
Hayır! O (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Muhammed Esed
Hayır, ama bu (ilahi kelam), doğru bilgi ile (anlayıp kavrama yeteneği ile) donatılmış insanların kalplerine kolayca nüfuz eden mesajlardan oluşur; (kendilerine) zulmedenler dışında hiç kimse mesajlarımızı bile bile reddetmez.
Mustafa İslamoğlu
Aksine o (Kitab), sahibine seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşedilenlerin gönüllerinde yer bulan hakikatin apaçık belgelerinden oluşmuştur: zaten bilinci altüst olmuş kimselerden başkası ayetlerimizi bile bile inkara yeltenmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır. O kendilerine ilim verilmiş kimselerin sinelerinde pek zahir olan âyetlerdir ve Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkar etmez.
Ömer Öngüt
Kur'an kendilerine ilim verilen insanların kalplerinde parıldayan apaşikâr âyetlerdir. Zâlimlerden başkası âyetlerimizi inkâr etmez.
Suat Yıldırım
(Şüpheye en ufak yer yok) O, kendilerine ilim nasib edilenlerin kalplerini aydınlatan parlak âyetlerdir. Evet, Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Süleyman Ateş
Hayır, o (sana vahyedilenler) kendilerine bilgi verilmiş olanların göğüslerinde bulunan açık açık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası inkar etmez.
Süleymaniye Vakfı
Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
Şaban Piriş
Hayır, O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Belgelerimizi zalimlerden başkası bile bile inkar etmezler.
Tefhim-ul Kuran
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmetmekte olanlardan başkası, bizim ayetlerimizi inkâr etmez.
Ümit Şimşek
Doğrusu bu Kur'ân, kendilerine ilim verilmiş kimselerin gönüllerinde yer eden apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan beyan ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkar etmez.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əksinə, bu Quran elm verilmiş kəslərin kökslərində olan açıq-aydın ayələrdir. Bizim ayələrimizi ancaq zalımlar inkar edirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Xeyr, bu (Qurʼan) elm verilmiş kəslərin sinələrində (əzbər) olan açıq-aydın ayələrdir. (Və ya: sənin yazıb oxumaqla məşğul olmadığını kitab əhlindən olan elm sahibləri öz ürəklərində açıq-aşkar bilirlər). Bizin ayələrimizi yalnız zalımlar (kafirlər) inkar edərlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das sind nur klare Zeichen in den Herzen der Gläubigen, denen das wahre Wissen gegeben wurde. Nur die Ungerechten verleugnen Unsere Zeichen.
Almanca — Der Edle Quran
Nein! Vielmehr sind es klare Zeichen in den Brüsten derjenigen, denen das Wissen gegeben worden ist. Und nur die Ungerechten verleugnen Unsere Zeichen.
Almanca — M. A. Rassoul
Nein, es sind klare Zeichen in den Herzen derer, denen das Wissen gegeben wurde. Es gibt keinen, der Unsere Zeichen leugnet außer den Ungerechten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Nein, sondern er besteht aus klaren Ayat, die in den Brüsten derjenigen sind, denen das Wissen zuteil wurde. Und Unsere Ayat leugnen nur die Unrecht-Begehenden ab!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But the Quran, is indeed a divine discourse expressing explicitly revelations easily intelligible in the hearts and minds of those who are well founded in knowledge and do-know the facts. And no one denies or rejects Our revelations but the wrongful of actions.
Abdul Haleem
But no, [this Quran] is a revelation that is clear to the hearts of those endowed with knowledge. No one refuses to acknowledge Our revelations but the evildoers.
Abdullah Yusuf Ali
Nay, here are Signs self-evident in the hearts of those endowed with knowledge: and none but the unjust reject Our Signs.
Abul A'la Maududi
But it is a set of Clear Signs in the hearts of those who have been endowed with knowledge. None except the utterly unjust will deny Our Signs.
Aisha Bewley
No, it is Clear Signs reposited in the hearts of those who have been given knowledge. Only wrongdoers deny Our Signs.
Al-Hilali & Khan
Nay, but they, the clear Ayât [i.e. the description and the qualities of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] are preserved in the breasts of those who have been given knowledge (among the people of the Scriptures). And none but the Zâlimûn (polytheists and wrongdoers) deny Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.).[1]
Ali Quli Qarai
Rather it is [present as] manifest signs in the breasts of those who have been given knowledge, and none contests Our signs except wrongdoers.
Amatul Rahman Omar
Nay, (far from being an invention) this (Qur'ân) is full of clear signs in the minds of those who have been given true knowledge. It is only the unjust indeed who deny Our signs deliberately.
Arthur John Arberry
Nay; rather it is signs, clear signs in the breasts of those who have been given knowledge; and none denies Our signs but the evildoers.
Bijan Moeinian
These revelations, indeed penetrate into the heart of those who possessed knowledge. Only those who betray their souls will disregard My Revelations.
E. Henry Palmer
Nay, but it is evident signs in the breasts of those who are endued with knowledge, and none but the unjust would gainsay our signs!
Edip-Layth
In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. It is only the wicked who doubt Our signs.
George Sale
But the same is evident signs in the breasts of those who have received understanding: For none reject our signs, except the unjust.
Hamid S. Aziz
You (Muhammad) could not recite before this any Book (or Scripture), nor write it with your right hand, for then, indeed, might those who deal (or talk) in vanities (trivialities, falsehoods, irrelevancies) have doubted.
Mahmoud Ghali
No indeed; it (i. e., the Book) is supremely evident signs in the breasts of the ones who have been brought knowledge; and in no way does anyone repudiate Our signs except the unjust.
Marmaduke Pickthall
But it is clear revelations in the hearts of those who have been given knowledge, and none deny Our revelations save wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs. No one denies Our revelations except those who are unjust.
Muhammad Asad
Nay, but this [divine writ] consists of messages clear to the hearts of all who are gifted with [innate] knowledge and none could knowingly reject Our messages unless it be such as would do wrong [to themselves].
Mustafa Khattab
But this ˹Quran˺ is ˹a set of˺ clear revelations ˹preserved˺ in the hearts of those gifted with knowledge. And none denies Our revelations except the ˹stubborn˺ wrongdoers.
Progressive Muslims
In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. And it is only the wicked who doubt Our revelations.
Sahih International
Rather, the Qur'an is distinct verses [preserved] within the breasts of those who have been given knowledge. And none reject Our verses except the wrongdoers.
Sam Gerrans
The truth is, it is clear proofs in the breasts of those given knowledge. And none rejects Our proofs but the wrongdoers.
Shabbir Ahmed
Nay, but this consists of Messages clear to the hearts of all who are gifted with the knowledge of discretion. And none could knowingly reject Our Messages except such as would relegate the Truth.
Syed Vickar Ahamed
No! These are the clear and firm Signs that are in the hearts of those gifted with knowledge: And no one but the unjust reject Our Signs.
Taqi Usmani
But it (the Qur’ān in itself) is (a package of) evident signs in the hearts of those who are given knowledge. And no one rejects our verses except the wrongdoers.
The Monotheist Group
In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. And it is only the wicked who doubt Our revelations.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il consiste plutôt en des versets évidents, (préservés) dans les poitrines de ceux à qui le savoir a été donné. Et seuls les injustes renient Nos versets.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Naxêr, belkî ev Quran di sînga wan ên ku ji wan re zanîn hatiye dayîn de nîşanên aşkera ne. Ji yên zaliman pê ve tu kes ayetên me mandel nake.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Integendeel, het zijn duidelijke tekenen in de harten van hen aan wie de kennis gegeven is. Slechts de onrechtplegers verwerpen Onze tekenen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar het geeft duidelijke teekens in de borst dergenen die verstand hebben ontvangen; want niemand verwerpt onze teekenen; behalve de onrechtvaardigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Наоборот, это [Коран] (является) (лишь) ясными знамениями в грудях [в памяти] тех (верующих), которым даровано знание; и отрицают Наши знамения только лишь беззаконники [те, которые знают истину, но из-за упрямости не принимают ее]!
Rusça — Osmanov
Напротив, оно (Писание, т. е. Коран) - ясные знамения в сердцах тех, кому даровано знание, и не признают Наши знамения только нечестивцы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Nej, denna (Skrift) utgörs av budskap vars innebörd är klar för dem som har hjärtan upplysta av verklig kunskap, och ingen avvisar (mot bättre vetande) Våra budskap utom de orättfärdiga.