Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.

فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنِّي لِمَا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

fe seḳā le humā ṧumme tevellā ilā Z-Zilli fe ḳāle rabbi innī li mā enzelte ileyye min ḣayrin feḳīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَسَقٰىfe seḳāس ق يSu vermek, sulamak, içirmek, susuzluğu gidermek, sulama yapmak, suvarmak(Musa) hemen suladı
2لَهُمَاle humāonlarınkini
3ثُمَّṧummesonra, ayrıca
4تَوَلّٰٓىtevellāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakçekildi
5اِلَىilā
6الظِّلِّZ-Zilliظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.gölgeye
7فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
8رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
9اِنِّيinnīdoğrusu ben
10لِمَاli māne varsa
11اَنْزَلْتَenzelteن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indireceğin
12اِلَيَّileyyebana
13مِنْmin-dan
14خَيْرٍḣayrinخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır-
15فَقِيرٌfeḳīrunف ق رFakir/yoksul/muhtaç olmak, ihtiyaç duymak, yoksulluk. Sırt kırıcı felaketle alt üst etmek, omurgada ağrı hissetmek.muhtacım

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, onların hayvanlarına su verdi, sonra da bir gölgeye çekilip Rabbim dedi, bana, hayra âit ne indirdiysen, ne lütufta bulunduysan şüphe yok ki hepsine de muhtâcım ben.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, onların hayvanlarına su verdi, sonra da bir gölgeye çekilip Rabbim dedi, bana, hayra âit ne indirdiysen, ne lütufta bulunduysan şüphe yok ki hepsine de muhtâcım ben.

Adem Uğur

Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine (Musa), onlar namına suladı. . . Sonra gölgeye geri dönüp niyaz etti: "Rabbim, şüphesiz ki, bana nasip ettiğin hayırdan (kaçıp kurtulduktan) sonra, çok yoksul kaldım!"

Ahmet Tekin

Bunun üzerine Mûsâ onların hayvanlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi. 'Rabbim, başıma getirdiğin bunca hayırlı olaylar sebebiyle, senden gelecek her türlü lütfa muhtacım' dedi.

Ahmet Varol

Hemen onların (sürülerini) suladı. Sonra gölgeye çekilip: 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayıra muhtacım' dedi.

Ali Bulaç

Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Mûsa, onların davarlarını suvardı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: “- Ey Rabbim, doğrusu ben, bana hayırdan (yemekten) ne indirirsen ona muhtacım (karnım aç bulunuyor).

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, onlarınkini de suladı. Sonra gölgeye çekilip, şöyle dedi: "Efendim! Kuşkusuz, bana indireceğin her iyiliğe gereksinimim var!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Ey Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her iyiliğe muhtacım" dedi.

Bekir Sadak

Musa onlarin davarlarini suladi. Sonra golgeye cekildi: «Rabbim! Dogrusu bana indirecegin hayra muhtacim» dedi.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine (Musâ gayrete galip) onların davarlarını suladı, sonra da gölgeye çekilip şöyle dedi: «Rabbim! Doğrusu bana indirdiğin nimete (her zaman) muhtacım.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine Mûsâ, onların hayvanlarını sulayıverdi. Sonra gölgeye çekilip, “Ey rabbim! Bana lutfedeceğin her türlü hayra muhtacım!” diye niyazda bulundu.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi: 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım' dedi.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi ve «Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisine hayvanlarını suladı, sonra gölgeye çekildi ve: "Ey Rabbim, ben gerçekten bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisine sulayıverdi, sonra gölgeye çekildi de "ya rabbi! dedi: ben cidden bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim"

Erhan Aktaş

Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak bağışlayacağın her şeye muhtacım." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım." dedi.

Fizilal-il Kuran

Musa onların hayvanlarını suladı, sonra gölgeye çekildi; «Rabb'im, doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım» dedi.

Gültekin Onan

Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine Musa onların yerine (hayvanlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve “Ey Rabbim, dedi, gerçekten bana indireceğin iyiliğe çok ihtiyacım var!”

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Musa) onlarınkini sıvarıverdi. Sonra gölgeye dönüb dedi ki: "Rabbim, hakıykat ben, bana indirdiğin hayırdan dolayı muhtacım".

Hasib Asutay

Bunun üzerine (Musa) onlarınkini sulayıverdi, sonra gölgeye çekildi ve 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım' dedi. (11) (11. Bu sözleriyle Rabbine herhangi bir azık ihsan etmesi için yalvarıyordu. Zira yedi günden beri açtı.)

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (Mûsâ) o ikisinin yerine (hayvanlarını) sulayıverdi; sonra gölgeye çekildi de: 'Rabbim! Gerçekten ben, bana indireceğin her hayra muhtâcım!' dedi.

İbni Kesir

Bunun üzerine onlarınkini suladı. Sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: Rabbım; doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım.

Mehmet Okuyan

Bunun üzerine (Musa) hemen onların yerine (hayvanlarını) sulamıştı. Daha sonra bir gölgeye çekilmiş ve “Rabbim! Doğrusu bana vereceğin her (türlü) lütfa öyle muhtacım ki!” demişti.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, (Musa) onların (hayvanlarını) suvardı; sonra gölgeye çekilip, "Ey Rabbim, bana bahşedeceğin her hayra öylesine muhtacım ki!" diye niyazda bulundu.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine (Musa) onların (hayvanlarını) suladı; ardından gölgeye çekilip şöyle yalvardı: "Rabbim! Bana bahşetmiş olduğun bu tür bir hayra öylesine muhtacım ki!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine ikisi için suvarıverdi, sonra gölgeye çekildi de dedi ki: «Yarabbi! şüphe yok ki, bana indirdiğin hayırdan dolayı ben fakirim.»

Ömer Öngüt

Bunun üzerine koyunlarını sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: “Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım. ” dedi.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine onların davarlarını suvardı, sonra gölgeye çekilip: "Ya Rabbî! Bana lütfedeceğin her türlü nimete muhtacım!" diye dua etti.

Süleyman Ateş

Hemen (Musa) onlarınkini de suladı, sonra gölgeye çekildi: "Rabbim, dedi, doğrusu bana indireceğin bir hayra muhtacım, (azıcık azık indir de şu karnımı doyur)."

Süleymaniye Vakfı

Musa hemen onların hayvanlarına su verdi. Sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: "Rabbim, bana vereceğin her iyiliğe ihtiyacım var!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa hemen onların hayvanlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi de dedi ki; "Rabbim! Bana vereceğin her hayra ihtiyacım var".

Şaban Piriş

Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıp, bir gölgeye çekilerek: -Rabbim, ben, bana indireceğin hayra muhtacım dedi.

Tefhim-ul Kuran

Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: «Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım.»

Ümit Şimşek

Musa onlar için hayvanlarını suladı, sonra bir gölgeye çekilip 'Yâ Rabbi, Senin indireceğin her hayra muhtacım' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Musa, onların sulama işini yaptı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: "Rabbim, bana indireceğin her nimeti bekleyen bir çaresizim."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa onların yerinə qoyunlara su verdi, sonra da kölgəyə çəkilib dedi: “Ey Rəbbim! Sənin mənə nazil edəcəyin xeyrə ehtiyacım var!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) onlar üçün (yaxınlıqdakı başqa bir quyudan su çəkib qoyunlarını) suladı, sonra da kölgəyə çəkilib dedi: ″Ey Rəbbim! Mən Sənin mənə nazil edəcəyin xeyirə möhtacam!″ (Musa yeddi gün idi ki, çöldəki otlardan başqa yeməyə bir şey tapmırdı. Buna görə də Allahdan yemək üçün bir ruzi dilədi).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er tränkte für sie das Vieh, dann begab er sich in den Schatten und sagte: ʺO mein Herr! Ich brauche sehr, was du mir Gutes herabsendest.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Da tränkte er ihnen (ihre Tiere). Hierauf zog er sich zurück in den Schatten und sagte: ʺMein Herr, ich bin dessen bedürftig, was Du auch immer an Gutem zu mir herabsendest.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da tränkte er (ihre Herde) für sie. Dann zog er sich in den Schatten zurück und sagte: ʺMein Herr, ich bedarf des Guten, was immer es (auch) sei, das Du auf mich herabsenden magst.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann tränkte er für beide (ihre Tiere), dann wandte er sich ab (und ging) in den Schatten, dann sagte er: ʺMein HERR! Gewiß, ich bin dessen bedürftig, was DU mir an Gutem zuteil werden läßt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Mussa watered for them their flocks then assumed a place in the shade and prayed: "O Allah, my Creator," "with all Your grace that abounds in me I am indigent and-lonely".

Abdul Haleem

He watered their flocks for them, withdrew into the shade, and prayed, ‘My Lord, I am in dire need of whatever good thing You may send me,’

Abdullah Yusuf Ali

So he watered (their flocks) for them; then he turned back to the shade, and said:"O my Lord! truly am I in (desperate) need of any good that Thou dost send me!"

Abul A'la Maududi

On hearing this Moses watered their flocks for them, and then returned in a shaded place and said: "My Lord, I am truly in great need of any good that You might send down to me."

Aisha Bewley

So he drew water for them and then withdrew into the shade and said, ‘My Lord, I am truly in need of any good You have in store for me. ’

Al-Hilali & Khan

So he watered (their flocks) for them, then he turned back to shade, and said: "My Lord! truly, I am in need of whatever good that You bestow on me!"

Ali Quli Qarai

So he watered [their flock] for them. Then he withdrew toward the shade and said, ‘My Lord! I am indeed in need of any good You may send down to me!’

Amatul Rahman Omar

So (Moses) watered (their flock) for them. Then he retired to (a place with) the shade and said, `My Lord! I stand in need of whatever good You may bestow on me.'

Arthur John Arberry

So he drew water for them; then he turned away to the shade, and he said, 'O my Lord, surely I have need of whatever good Thou shalt have sent down upon me.

Bijan Moeinian

Moses then stepped in and helped them to water their animals. Then he retired to a shady place to relax and said: "O my Lord, this poor creature of yours will appreciate any provision that you send down to him."

E. Henry Palmer

So he watered for them; then he turned back towards the shade and said, 'My Lord! verily, I stand in need of what Thou sendest down to me of good. '

Edip-Layth

So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said, "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."

George Sale

So Moses watered their sheep for them; and afterwards retired to the shade, saying, O Lord, verily I stand in need of the good which thou shalt send down unto me.

Hamid S. Aziz

And when he came unto the water of Midian he found thereat a group of people watering their flocks. And he found apart from them two women keeping back their flocks. Said he, "What is the matter with you?" They said, "We cannot water our flocks until the herdsmen have finished; for our father is a very old man."

Mahmoud Ghali

So he watered (their flocks) for them. Thereafter he turned away to the shade. Then he said, "Lord! Surely I have need (Literally: I am poor) of whatever charity You will have sent down to me."

Marmaduke Pickthall

So he watered (their flock) for them. Then he turned aside into the shade, and said: My Lord! I am needy of whatever good Thou sendest down for me.

Mohamed Ahmed - Samira

So he watered (their flock), and moved into the shade and prayed: "My Lord, I have need of whatever good you send me. "

Muhammad Asad

So he watered [their flock] for them: and when he withdrew into the shade and prayed: "O my Sus­tainer! Verily, in dire need am I of any good which Thou mayest bestow upon me!"

Mustafa Khattab

So he watered ˹their herd˺ for them, then withdrew to the shade and prayed, "My Lord! I am truly in ˹desperate˺ need of whatever provision You may have in store for me."[1] 

Progressive Muslims

So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said: "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down. "

Sahih International

So he watered [their flocks] for them; then he went back to the shade and said, "My Lord, indeed I am, for whatever good You would send down to me, in need. "

Sam Gerrans

So he watered for them; then he turned away to the shade and said: “My Lord: I am in need of what Thou hast sent down to me of good.”

Shabbir Ahmed

So he watered their flocks for them; then he turned back to the shade (of the tree he had been relaxing under). And he said, "My Lord! I am in dire need of any good that You bestow upon me and any opportunity that You provide me for doing good."

Syed Vickar Ahamed

So, he watered (their herds) for them; Then he turned back to the shade, and said: "O my Lord! Truly, I am in need of any good that you will send me!"

Taqi Usmani

So he (Mūsā) watered (their animals) for them, then he turned to a shade and said, "My Lord, I am in need of whatever good you send down to me."

The Monotheist Group

So he drew water for them, then he turned to a shaded area, and he said: "My Lord, I am poor, lacking any provisions You may have sent down."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il abreuva (les bêtes) pour elles puis retourna à lʹombre et dit: ʺSeigneur, jʹai grand besoin du bien que tu feras descendre vers moiʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî Mûsa (pezên) wan av da, dûvre pişta xwe da wan, çû ber siyê û wiha dua kir: Xwedayê min! Ez muhtacê qenciyekê me ku tu ji bo min bişînî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen gaf hij (hun vee) te drinken en ging terug in de schaduw en zei: ʺMijn Heer, ik heb behoefte aan het goede dat U tot mij neerzendt.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarop drenkte Mozes hare schapen voor haar en leidde die daarna in de schaduw, zeggende: O Heer! waarlijk, mij ontbreekt het goede, dat gij mij hebt doen ontmoeten.

Hollandaca — Siregar

Toen gaf hij hun vee voor hen te drinken. Toen trok hij zich terug in de schaduw, en zei: ʺMijn Heer, ik heb behoefte aan het goede dat U tot mij neerzendt.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И напоил он [Муса] (скот) для них [для тех двух женщин], а потом отвернулся (и зашел) в тень (дерева) и (будучи очень голодным) сказал: «Господи! Поистине, я нуждаюсь в том благе [пище], которое Ты мне ниспошлешь!» (Они обе поспешили к своему отцу, и он спросил их: «Что заставило вас прийти так спешно?» Они сказали: «Мы нашли одного праведного человека, который проявил к нам милость и напоил нам наш скот». И отец их сказал одной из них: «Иди и пригласи его ко мне».)

Rusça — Osmanov

[Муса] напоил [овец] за них, потом отошел в тень и сказал: ʺГосподи! Воистину, я нуждаюсь в любом благе, которое Ты ниспошлешь мнеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och han vattnade (deras djur) åt dem. Därefter drog han sig undan till en skuggig plats (för att be) och han sade: ʺHerre! Jag är i stort behov av vad det än är av (Ditt) goda, som Du vill ge mig!ʺ