İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

وَاَنْجَيْنَا الَّذِينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ

ve enceynā (e)lleƶīne āmenū ve kānū yetteḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنْجَيْنَاve enceynāن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.ve kurtardık
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(ları)
4وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
5يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve inanıp çekinenleri kurtardık biz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve inanıp çekinenleri kurtardık biz.

Adem Uğur

İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.

Ahmed Hulusi

İman edenleri ve korunmakta olanları kurtardık.

Ahmet Tekin

İman edenleri, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam eden mü’minleri kurtarmamızda da ibretler, uyarılar vardır.

Ahmet Varol

İman eden ve sakınanları kurtardık.

Ali Bulaç

İman edenleri ve sakınanları da kurtardık.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki iman edip de küfürden sakınanları kurtardık.

Ali Rıza Safa

İnananları ve sorumluluk bilinci taşıyanları kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

İman edip sakınanları ise kurtardık.

Bekir Sadak

Inanip Allah'a karsi gelmekten sakinanlari kurtardik.

Celal Yıldırım

İmân edenleri kurtardık. Bunlar (Allah'tan) korkup (kötülüklerden) sakınanlar idi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınanları ise o felâketten kurtardık.

Diyanet İşleri

İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

Diyanet İşleri (eski)

İnanıp Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.

Diyanet Vakfi

İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları da kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa iman edip sakınanları kurtardık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki iyman edip korunur olanları necata çıkardık

Erhan Aktaş

İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık mü'minleri ve Allah'ın yasalarını çiğnemekten sakınanları yok olmaktan kurtardık.

Gültekin Onan

İnananları ve sakınanları da kurtardık.

Hamdi Döndüren

Biz inananları ve sakınanları ise kurtardık.

Hasan Basri Çantay

İman edib de (fenalıkdan) sakınır olanları biz (daima) kurtardık.

Hasib Asutay

İman edip (Allah'a karşı gelmekten) sakınanları ise kurtardık.

Hayrat Neşriyat

Îmân edip (Allah’a karşı gelmekten) sakınmakta olanları ise kurtardık.

İbni Kesir

İman edip takva sahibi olanları da kurtardık.

Mehmet Okuyan

İman edip takvâlı (duyarlı) davranmış olanları ise kurtarmıştık.

Muhammed Esed

ve inanıp Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri kurtarmış olmamızda da!

Mustafa İslamoğlu

Yine, iman edip sorumluluk bilinciyle hareket eden kimseleri kurtarmış olmamızda da...

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki imân edip fenalıktan sakınır olanları necâta erdirdik.

Ömer Öngüt

İman edip Allah'tan korkanları ise kurtardık.

Suat Yıldırım

İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.

Süleyman Ateş

İnananları ve korunanları kurtardık.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve yanlışlardan sakınanları (o felaketten) kurtardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanmış ve kendini korumuş olanları ise kurtarmıştık.

Şaban Piriş

İman edenleri ise kurtardık. Çünkü onlar Allah'tan korkuyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

İman edenleri ve korkup sakınanları da kurtardık.

Ümit Şimşek

İman eden ve kötülükten sakınan kimseleri de kurtardık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz inananları, korunup sakınanları kurtardık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İman gətirib Allahdan qorxanları isə xilas etdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İman gətirib (Allaha şərik qoşmaqdan, Ona asi olmaqdan) qorxanları isə xilas etdik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erretteten die Gläubigen, die gottesfürchtig waren.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir retteten diejenigen, die glaubten und gottesfürchtig waren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir erretteten jene, die glaubten und gottesfürchtig waren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR erretteten diejenigen, die den Iman verinnerlichten und Taqwa gemäß zu handeln pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We saved those of his people whose hearts reflected the image of religious and spiritual virtues and entertained the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

but We saved those who believed and were mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

And We saved those who believed and practised righteousness.

Abul A'la Maududi

And We delivered those who believed and were wont to avoid disobeying (Allah).

Aisha Bewley

We rescued those who had iman and who had taqwa.

Al-Hilali & Khan

And We saved those who believed, and used to fear Allâh, and keep their duty to Him.

Ali Quli Qarai

And We delivered those who had faith and were Godwary.

Amatul Rahman Omar

(Whereas We destroyed them, ) We saved those who had believed and used to guard against evil.

Arthur John Arberry

And We delivered those who believed and were godfearing.

Bijan Moeinian

Of course I saved those who had believed and respected the Lord.

E. Henry Palmer

But we saved those who believed and who did fear.

Edip-Layth

We saved those who acknowledged and were righteous.

George Sale

And We delivered those who believed, and feared God.

Hamid S. Aziz

Thus are their houses in utter ruin, for that they did wrong; verily, in that is a sign to people who have knowledge.

Mahmoud Ghali

And We delivered the ones who believed and were pious.

Marmaduke Pickthall

And we saved those who believed and used to ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

We deliver those who believe and take heed for themselves.

Muhammad Asad

seeing that We saved those who had attained to faith and were conscious of Us,

Mustafa Khattab

And We delivered those who were faithful and were mindful ˹of Allah˺.

Progressive Muslims

And We saved those who believed and were righteous.

Sahih International

And We saved those who believed and used to fear Allah.

Sam Gerrans

And We delivered those who heeded warning and were in prudent fear.

Shabbir Ahmed

And We saved those who believed in Our Laws and walked aright.

Syed Vickar Ahamed

And We saved those who believed and did righteousness.

Taqi Usmani

And We saved those who believed and who used to be God-fearing.

The Monotheist Group

And We saved those who believed and were righteous.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous sauvâmes ceux qui avaient cru et étaient pieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ew ên ku bawerî (bi Salih) anî û xwe (ji şirkê) parastin, xelas kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar Wij redden hen die geloofden en godvrezend waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij bevrijdden hen, die geloofden en God vreesden.

Hollandaca — Siregar

En Wij redden hen die geloofden en zij plachten (Allah) te vrezen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И спасли Мы (от того наказания, которое постигло самудян) тех, которые уверовали и остерегались (наказания Аллаха) [пророка Салиха и верующих].

Rusça — Osmanov

А тех, которые уверовали и были богобоязненными, Мы спасли.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi räddade dem som hade tron och fruktade (Gud).