Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
اِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ
inne (e)lleƶīne lā yu'minūne bi l-āḣirati zeyyennā lehum eǎ'mālehum fe hum yeǎ'mehūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Âhirete inanmayanların işledikleri işleri bezedik de artık onlar, şaşkın bir halde kalakaldılar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Âhirete inanmayanların işledikleri işleri bezedik de artık onlar, şaşkın bir halde kalakaldılar.
Adem Uğur
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Ahmed Hulusi
Ölümsüz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince; onların yaptıkları işleri kendilerine süsleyip (keyifli) gösterdik; artık onlar (hakikate) kör ve şaşkın, (ortalıkta) bocalar dururlar!
Ahmet Tekin
Âhirete, ebedî yurda inanmayanlara biz, amellerini süsleyip güzel gösterdik. Onlar ilerisini göremezler, bocalayıp dururlar.
Ahmet Varol
Şüphesiz ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslemişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalarlar.
Ali Bulaç
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Ali Fikri Yavuz
Ahirete inanmıyanların âmellerini, kendilerine süslü göstermişiz de, onlar hakkı göremiyorlar.
Ali Rıza Safa
Aslında, sonsuz yaşama inanmayanların yaptıklarını, kendilerine çekici gösterdik; bocalayıp dursunlar diye.
Bayraktar Bayraklı
Ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Bekir Sadak
Ahirete inanmayanlarin yaptiklari isleri kendilerine guzel gostermisizdir; bu yuzden koru korune bocalarlar.
Celal Yıldırım
Âhiret'e inanmayanlara ise amellerini süsleyip çekici kıldık da o sebeple onlar (inkâr ve azgınlıkları içinde) bocalayıp dururlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Âhirete inanmayanların yapıp ettiklerini şüphesiz kendilerine güzel göstermiş olduk; bu yüzden şuursuzca eğlenip dururlar.
Diyanet İşleri
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Diyanet İşleri (eski)
Ahirete inanmayanların yaptıkları işleri kendilerine güzel göstermişizdir; bu yüzden körü körüne bocalarlar.
Diyanet Vakfi
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü Ahırete inanmıyanların yaptıklarını kendilerine müzeyyen göstermişizdir de onlar ilerisini görmezler, kalbleri körelmiştir
Erhan Aktaş
Hesap gününe iman etmeyenlere, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hesap Günü'ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hesap Günü'ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Fizilal-il Kuran
ahirete inanmayanlara gelince onlara yaptıkları kötü işleri güzel gösteririz de sapıklıkları içinde bilinçsizce debelenirler.
Gültekin Onan
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Hamdi Döndüren
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara işlerini süslü gösterdik, bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar!
Hasan Basri Çantay
Biz, ahirete inanmayanların (kötü) amel (ve hareket) lerini kendileri için süslemişizdir de (kalbleri kör olarak) şaşırıb kalmakdadırlar.
Hasib Asutay
Âhirete inanmayanlara gelince, şüphesiz onların işlerini kendilerine süslemişizdir. Bu yüzden onlar bocalayıp dururlar.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki âhirete inanmayanların (kötü) amellerini kendilerine süslü gösterdik; bu yüzden onlar bocalayıp dururlar.
İbni Kesir
Ahirete inanmayanlara gelince; muhakkak ki onlara, yaptıklarını güzel göstermişizdir. Bu yüzden şaşırıp kalmaktadırlar.
Mehmet Okuyan
Ahirete inanmayanların işlerini, kendilerine süslü gösterdik; bocalayıp duruyorlar.
Muhammed Esed
Ahirete inanmayanlara gelince, onlara yapıp ettiklerini güzel göstermişizdir; bu yüzden, körcesine bocalayıp durmaktadırlar.
Mustafa İslamoğlu
Ahirete inanmayanlara gelince... Biz onlara yapıp ettiklerini süslemişizdir; bu yüzden onlar saplandıkları (kuşku) bataklığında debelenip dururlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok o kimseler, ki ahirete inanmazlar, onlar için yaptıklarını süslemişizdir. Artık onlar mütehayyirane bir halde bulunurlar.
Ömer Öngüt
Hiç şüphesiz ki biz ahirete inanmayanların yaptıkları işleri kendilerine süslü gösterdik. O yüzden bocalar dururlar.
Suat Yıldırım
Biz âhirete iman etmeyenlere yaptıkları işleri süsledik, o yüzden onlar körelmiş bir vaziyette bocalar dururlar.
Süleyman Ateş
Ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Süleymaniye Vakfı
Ahirete inanmayanlara ise işlerini güzel gösteririz. Onlar bocalar dururlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ahirete inanmayanlara, işlerini güzel gösteririz; onlar bocalarlar.
Şaban Piriş
Ahirete inanmayanlar ise, biz onlara amellerini süsledik de onlar bocalayıp dururlar.
Tefhim-ul Kuran
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yapmakta olduklarını süsleyivermişiz; böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşmaktadırlar.'
Ümit Şimşek
Âhirete inanmayanlara ise, Biz yaptıklarını hoş gösterdik; onun için böyle bocalayıp dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, ahirete inanmayanların amellerini biz, kendileri için süsleyip püsledik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, axirətə inanmayanların (pis) əməllərini özlərinə yaxşı göstərdik. Onlar (öz azğınlıqları içərisində) şaşqın bir vəziyyətdədirlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Ungläubigen, die nicht an das Jenseits glauben, haben Wir ihre Werke schön finden lassen, so wissen sie nicht, woran sie sind.
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, denjenigen, die nicht an das Jenseits glauben, haben Wir ihre Taten ausgeschmückt, so daß sie blind umherirren.
Almanca — M. A. Rassoul
Denjenigen aber, die nicht an das Jenseits glauben, haben Wir ihre Werke schön erscheinen lassen; so wandern sie nur in Verwirrung (umher)
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, denjenigen, die den Iman an das Jenseits nicht verinnerlichen, haben WIR ihre Taten schön erscheinen lassen, so sind sie verwirrt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
As to those who deny the Hereafter and refuse to admit the truth of Resurrection, they have lost the intuitive recognition and perception of the truth. Acting upon their struggle in defiance of the truth, We have allured them to a brighter present and a happier destiny so that their minds be thrown into confusion and lose sight of the truth until they commit themselves to loss in the maze of error.
Abdul Haleem
As for those who do not believe in the life to come, We have made their deeds seem alluring to them, so they wander blindly:
Abdullah Yusuf Ali
As to those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds pleasing in their eyes; and so they wander about in distraction.
Abul A'la Maududi
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds seem attractive to them so they stumble around in perplexity.
Aisha Bewley
As for those who do not have iman in the Next World. We have made their actions appear good to them and they wander about blindly.
Al-Hilali & Khan
Verily, those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds fair-seeming to them, so that they wander about blindly.
Ali Quli Qarai
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds seem decorous to them, and so they are bewildered.
Amatul Rahman Omar
(As to those) who do not believe in the Hereafter We had made their deeds (they ought to do) fair-seeming to them, but they wander on aimlessly ( making all sorts of blunders).
Arthur John Arberry
Those who believe not in the Hereafter, We have decked out fair for them their works, and they wander blindly;
Bijan Moeinian
As far as those who do not believe in hereafter, I (God) have doomed them to be pleased with their materialistic beliefs and wonder around like blind people.
E. Henry Palmer
verily, those who believe not in the hereafter we have made seemly for them their works, and they shall wander blindly on!
Edip-Layth
As for those who do not acknowledge the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
George Sale
As to those who believe not in the life to come, We have prepared their works for them; and they shall be struck with astonishment at their disappointment, when they shall be raised again:
Hamid S. Aziz
Who establish regular worship and give regular charity and are sure of the Hereafter.
Mahmoud Ghali
Surely the ones who do not believe in the Hereafter, We have adorned for them their deeds, so they are blundering (blindly);
Marmaduke Pickthall
Lo! as for those who believe not in the Hereafter, We have made their works fairseeming unto them so that they are all astray.
Mohamed Ahmed - Samira
We make their deeds attractive to those who do not believe in the Hereafter, so that they may wander in perplexity.
Muhammad Asad
As for those who will not believe in the life to come - behold, goodly have We made their own doings appear unto them, and so they stumble blindly to and fro
Mustafa Khattab
As for those who do not believe in the Hereafter, We have certainly made their ˹evil˺ deeds appealing to them, so they wander blindly.
Progressive Muslims
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
Sahih International
Indeed, for those who do not believe in the Hereafter, We have made pleasing to them their deeds, so they wander blindly.
Sam Gerrans
Those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds fair to them, so they wander blindly.
Shabbir Ahmed
Those who do not believe in the eternity of the "Self", will obviously deny the continuation of life after death. Our Law makes their deeds of instant gratification pleasing in their eyes and so they keep stumbling blindly to and fro.
Syed Vickar Ahamed
Verily, for those who do not believe in the Hereafter, We have made their actions pleasing in their eyes; And so they walk around lost without a focus.
Taqi Usmani
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds look beautiful to them. So they are wandering astray.
The Monotheist Group
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quant à ceux qui ne croient pas en lʹau-delà, Nous embellissons (à leurs yeux) leurs actions, et alors ils deviennent confus et hésitants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ew ên ku bawerî bi axretê nayînin, me ji wan re kiryarên wan xweş nîşan daye, vêca ew jî tê de sergêjane digevizin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Voor hen die niet in het hiernamaals geloven hebben Wij hun daden mooi laten lijken, zodat zij doorgaan met dwalen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wat hen betreft, die niet in het volgende leven gelooven, wij hebben hunne werken voor hen gereed gemaakt, zij zullen door verbazing getroffen worden, over hunne teleurstelling, als zij weder zullen worden opgewekt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, те, которые не веруют в Вечную жизнь (и не стараются для нее), Мы разукрасили им их (плохие) деяния (так, что они думают, что их деяния хороши), и они скитаются слепо [блуждают в растерянности, не зная, что есть благо и что есть зло].
Rusça — Osmanov
Воистину, тем, которые не веруют в будущую жизнь, Мы представили их деяния в прекрасном свете, так что они блуждают в растерянности.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har låtit dem som inte tror på det eviga livet se sina handlingar i ett förskönande ljus och så går de sin väg fram, snubblande än hit än dit i blindo.