Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.

فَلَمَّا جَاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُبِينٌ

fe lemmā cā'ethum āyātunā mubSiraten ḳālū hāƶā siHrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2جَاءَتْهُمْcā'ethumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakonlara gelince
3اٰيَاتُنَاāyātunāا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz
4مُبْصِرَةًmubSiratenب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıaçıkça görünen
5قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
6هٰذَاhāƶābu
7سِحْرٌsiHrunس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibir büyüdür
8مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Delillerimiz, gözle görünür bir sûrette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Delillerimiz, gözle görünür bir sûrette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler.

Adem Uğur

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

Ahmed Hulusi

Mucizelerimiz apaçık onlara geldiğinde: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.

Ahmet Tekin

Mûcizelerimiz, onların gözleri önüne serilince: 'Bu aklı etki altına alan apaçık bir sihirdir' dediler.

Ahmet Varol

Onlara ayetlerimiz açık olarak gelince: 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler.

Ali Bulaç

Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür."

Ali Fikri Yavuz

Vaktaki mucizelerimiz açık olarak onlara geldi: “- Bu meydanda bir sihirdir.” dediler.

Ali Rıza Safa

Gözleriyle gördükleri ayetlerimiz onlara geldiğinde, şöyle dediler: "Apaçık bir büyü bu!"

Bayraktar Bayraklı

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

Bekir Sadak

Ayetlerimiz gozlerinin onune serilince: «Bu apacik bir sihirdir» dediler.

Celal Yıldırım

Mu'cize ve belgelerimiz onların gözleri önüne acık biçimde sergilenerek gelince, «bu açık bir sihirdir» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûcizelerimiz onların gözleri önüne serilince, “Bu, düpedüz bir sihirdir” dediler.

Diyanet İşleri

Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.

Diyanet Vakfi

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu şekilde âyetlerimiz onların gözleri önüne serilince, «Bu apaçık bir sihirdir» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu şekilde ayetlerimiz, hakikatı gözlerine sokarak onlara vardığı vakit: "Bu apaçık bir büyüdür!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle ayetlerimiz hakıkati gözlerine sokarak vardığı vakıt onlara bu apaçık bir sihir dediler

Erhan Aktaş

Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.

Fizilal-il Kuran

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince «Bu apaçık bir büyüdür» dediler.

Gültekin Onan

Ayetlerimiz onlara gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu apaçık olan bir büyüdür."

Hamdi Döndüren

Onlara açıkça görünen ayetlerimiz gelince, “Bu, apaçık bir büyüdür!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki ayetlerimiz böyle parlak (ve vazıh) olarak onlara geldi, "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

Hasib Asutay

Onlara mucizelerimiz açık seçik geldiğinde, 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler.

Hayrat Neşriyat

İşte mu'cizelerimiz onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.

İbni Kesir

Ayetlerimiz böyle vazıh olarak onlara gelince; bu, apaçık bir büyüdür, dediler.

Mehmet Okuyan

Gerçeği ortaya koyucu delillerimiz kendilerine gelince ‘Bu, apaçık bir büyüdür!’ demişlerdi.

Muhammed Esed

Fakat onlara gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlarımız gelince: "Bu apaçık bir büyü!" dediler;

Mustafa İslamoğlu

Fakat onlara göz açıcı nitelikteki (mucizevi) ayetlerimiz gelince: "Bu apaçık bir büyüdür" dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, onlara âyetlerimizi, vazihen, (tarik-i hidâyeti gösterir bir halde) geldi. Dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden ibarettir.»

Ömer Öngüt

Açıkça görünen âyetlerimiz onlara gelince: “Bu apaçık bir sihirdir. ” dediler.

Suat Yıldırım

Mûcize ve belgelerimiz bütün aydınlığıyla apaçık olarak onlara geldiğinde: "Bu besbelli bir büyü!" dediler.

Süleyman Ateş

Onlara açıkça görünen ayetlerimiz gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz /mucizelerimiz onlara, gerçeği gösterecek şekilde gelince: "Bunlar apaçık sihirdir." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her şeyi açıkça gösteren belgelerimiz onlara gelince: "Bunlar açık büyüdür" dediler.

Şaban Piriş

Nitekim ayetlerimiz, gözleriyle görecekleri şekilde, kendilerine gelince: - Bu, apaçık bir sihirdir! dediler.

Tefhim-ul Kuran

Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: «Bu, apaçık olan bir büyüdür.»

Ümit Şimşek

Fakat gözleriyle gördükleri âyetlerimiz kendilerine geldiğinde, onlar yine 'Bu apaçık bir büyü' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bu şekilde ayetlerimiz göz ve gönül açar bir biçimde onlara geldiğinde şunu deyiverdiler: "Açık bir büyüdür bu..."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Möcüzələrimiz onlara aşkar şəkildə göstərildikdə: “Bu, açıq-aydın bir sehrdir!”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Möʼcüzələrimiz aşkar şəkildə gəlib onlara çatdıqda: ″Bu, açıq-aydın bir sehrdir!″ – dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Unsere deutlichen Zeichen zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist offenkundiger Zauber.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als dann Unsere Zeichen offenkundig sichtbar zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist deutliche Zauberei.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Doch als Unsere sichtbaren Zeichen zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist offenkundige Zauberei.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als zu ihnen Unsere Einblick gewährenden Ayat kamen, sagten sie: ʺDies ist eine eindeutige Magie.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Our divine convincing signs were presented to them they blinded their minds' eyes and labeled them as magic with over-mastering influence.

Abdul Haleem

But when Our enlightening signs came to them, they said, ‘This is clearly [just] sorcery!’

Abdullah Yusuf Ali

But when Our Signs came to them, that should have opened their eyes, they said: "This is sorcery manifest!"

Abul A'la Maududi

But when Our Clear Signs came to them, they said: "This is plain magic."

Aisha Bewley

When Our Signs came to them in all their clarity, they said, ‘This is downright magic,’

Al-Hilali & Khan

But when Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) came to them, clear to see, they said: "This is a manifest magic."

Ali Quli Qarai

But when Our signs came to them, as eye-openers, they said, ‘This is plain magic. ’

Amatul Rahman Omar

But when Our eye-opening signs were shown to them (- Pharaoh and his people) they said, `This is plain witchcraft (to cause disruption among the people). '

Arthur John Arberry

But when Our signs came to them visibly, they said, 'This is a manifest sorcery';

Bijan Moeinian

[What a shame that when] Moses presented My undeniable miracles they simply said: "These are nothing but plain magic. "

E. Henry Palmer

And when our signs came to them visibly, they said, 'This is obvious sorcery!'

Edip-Layth

So when Our signs came to them for all to see, they said, "This is clearly magic!"

George Sale

And when our visible signs had come unto them, they said, this is manifest sorcery.

Hamid S. Aziz

"Put your hand in they bosom, it shall come forth white without stain (or hurt); one of nine signs to Pharaoh and his people; verily, they are a rebellious, transgressing people. "

Mahmoud Ghali

Then as soon as Our signs came to them, a beholding, (i. e., as a proof from Allah) they said, "This is evident sorcery."

Marmaduke Pickthall

But when Our tokens came unto them, plain to see, they said: This is mere magic,

Mohamed Ahmed - Samira

And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic. "

Muhammad Asad

But when Our light-giving messages came unto them, they said, "This is clearly [but] spellbinding deception!"

Mustafa Khattab

But when Our enlightening signs came to them, they said, "This is pure magic."

Progressive Muslims

So when Our signs came to them for all to see, they said: "This is clearly magic!"

Sahih International

But when there came to them Our visible signs, they said, "This is obvious magic. "

Sam Gerrans

And when Our visible proofs came to them, they said: “This is obvious sorcery”;

Shabbir Ahmed

But when they received Our Light-giving Messages, they said, "This is clearly a spellbinding deception. "

Syed Vickar Ahamed

But when Our Signs came to them that should have (really) opened their eyes, they said: "This is clearly magic!"

Taqi Usmani

So when Our signs came to them as eye-openers, they said, "This is a clear magic."

The Monotheist Group

So when Our signs came to them for all to see, they said: "This is clearly magic!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et lorsque Nos prodiges leur parvinrent, clairs et explicites, ils dirent: ʺCʹest là une magie évidente!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema ku mucîzeyên me aşkera hatin pêşberî çavên wan, gotin: Ev sêreke aşkera ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen dan Onze tekenen duidelijk zichtbaar tot hen kwamen zeiden zij: ʺDit is duidelijk toverij.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen onze zichtbare teekenen tot hen waren gekomen, zeiden zij: Dit is duidelijke tooverij.

Hollandaca — Siregar

Toen Onze Tekenen ter verduidelijking tot hen kwamen, zeiden zij: ʺDit is duidelijke tovenarij.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда же пришли к ним [к Фараону и его людям] Наши знамения ясно видимыми [такие, глядя на которые, сразу ясно на что они указывают], они сказали: «Это – явное волшебство!»

Rusça — Osmanov

Когда же Наши явные знамения были представлены перед ними, они заявили: ʺЭто - очевидное колдовствоʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när de fick se Våra tecken, som (borde ha) öppnat deras ögon, sade de: ʺDetta är uppenbar trolldom!ʺ