Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ
yulḳūne s-sem'ǎ ve ekṧeruhum kāƶibūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.
Adem Uğur
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Ahmed Hulusi
Kendilerini aldatanlar, (şeytanlara - bilinçteki aldatıcı fikirlere) kulak verirler ve onların ekseriyeti yalancıdırlar.
Ahmet Tekin
Bilerek günah işlemekte ısrar eden günaha dadanan yalancılar şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu da yalancıdır.
Ahmet Varol
Onlar kulak verirler. Çoğu da yalancıdırlar.
Ali Bulaç
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
Ali Fikri Yavuz
O düzenbazlardır ki, şeytanlara kulak verirler ve çoğu yalan söylerler (şeytanların telkinatını kendi bilgilerine katarlar).
Ali Rıza Safa
Kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.
Bayraktar Bayraklı
"Bunlar, şeytanlara kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar."
Bekir Sadak
Bunlar seytanlara kulak verirler, cogu yalancidirlar.
Celal Yıldırım
Bunlardır (şeytanların iftira ve yalanına) kulak verirler. Çoğu ise yalancıdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler, çoğu da yalancıdır.
Diyanet İşleri
Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
Diyanet İşleri (eski)
Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.
Diyanet Vakfi
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu da yalan söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar kulak verirler ve ekseri yalan söylerler
Erhan Aktaş
Onlar, kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Fizilal-il Kuran
Onlar, çoğunluğu yalancı olan şeytanların söylediklerine kulak verirler.
Gültekin Onan
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
Hamdi Döndüren
(Onlar şeytana) kulak verirler, çokları da yalan söylerler.
Hasan Basri Çantay
Onlar dır ki (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Hasib Asutay
Bunlar (35) (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar. (35. Günahkâr yalancılar.)
Hayrat Neşriyat
(Onlar ise şeytanlara) kulak verirler; bunların çoğu da yalancıdırlar.
İbni Kesir
Bunlar ona kulak verirler ve çoğu yalancılardır.
Mehmet Okuyan
Onlar (yalan sözlere) kulak verirler; çoğu da yalancıdır.
Muhammed Esed
ki, böyleleri (zaten hep asılsız, aldatıcı şeylere) kulak verir ve onlardan çoğu başkalarına da yalan söylerler.
Mustafa İslamoğlu
(yalana) kulak kabartırlar ve onların çoğu (başkalarına da) yalan söylerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar (şeytanın sözlerine) kulak verirler ve onların ekserisi yalancı kimselerdir.
Ömer Öngüt
Bunlar şeytanlara kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
Suat Yıldırım
Çünkü o iftiracılar şeytanlara kulak verirler, esasen onların çoğu yalancıdırlar.
Süleyman Ateş
O yalancılar, (şeytanlara) kulak verirler, çokları da yalan söylerler.
Süleymaniye Vakfı
Bu günahkarlar, şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu yalancıdır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Şeytanlara bunlar kulak verirler. Onların çoğu yalancıdır.
Şaban Piriş
Onlar (şeytanlara) kulak verirler, çoğu zaten yalancıdır.
Tefhim-ul Kuran
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
Ümit Şimşek
Onlar şeytanlara kulak verirler; zaten çoğu yalan söyleyip durmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şeytanlar vəhydən eşitdiklərini kahinlərə təlqin edirlər. Halbuki onların əksəriyyəti yalançıdır!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Şeytanlar mələklərdən oğrun-oğrun) eşitdikləri (adda-budda) sözləri onlara təlqin edərlər. (Yaxud kahinlər şeytanların uydurmalarına qulaq asarlar). Onların əksəriyyəti yalançıdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie hören den Satanen zu, und die meisten von ihnen sind Lügner.
Almanca — Der Edle Quran
Sie hören hin, und die meisten von ihnen sind Lügner.
Almanca — M. A. Rassoul
sie horchen, und die meisten von ihnen sind Lügner.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie geben vom Gehörten weiter, und die meisten von ihnen sind Lügner.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
who open their hearts' ears to misrepresentations and vanities and to what the Devils impart to them of falsities and most of them (those who relate and those who receive) are liars. The pagans labelled the Quran as poetry and the Prophet as a poet while the difference is obviously vast. A. The Quran invites to a straight course aiming at a specific Purpose and a useful end. The Prophet's words together with his deeds accord, he does not say something today and cancels it tomorrow nor does he yield to emotions and desires but insists on a divine course of action and does not change nor deviate. On the other hand poets are captives of their emotions, their imagination and of the changing atmospheres and temperaments. When pleased they say one thing and when displeased they say another thing, whereas the Quran adheres eternally to the same thing. B. Poets may be good poets (poets of literary merit), poetic antiquarian (poet with another quality), poeticule (insignificant ), poetaster (a writer of trashy verse) a rhymester. Some of them engage in feigning and devising fables and others aim to please. C. Therefore those whose ruling passion conquers reason who refer their way of life and course of action to the region of poetry or emotions are wasting their days in vanity.
Abdul Haleem
who readily lends an ear to them, and most of them are liars:
Abdullah Yusuf Ali
(Into whose ears) they pour hearsay vanities, and most of them are liars.
Abul A'la Maududi
on those who whisper hearsay in the ears of people; and most of them are liars.
Aisha Bewley
They give them a hearing and most of them are liars.
Al-Hilali & Khan
Who gives ear (to the devils and they pour what they may have heard of the Unseen from the angels), and most of them are liars.
Ali Quli Qarai
They eavesdrop, and most of them are liars.
Amatul Rahman Omar
Who listen eagerly (to what the evil ones say), yet mostly they tell them lies.
Arthur John Arberry
They give ear, but most of them are liars.
Bijan Moeinian
Such people whisper hearsay into ears, but most of them are liars.
E. Henry Palmer
and impart what they have heard; but most of them are liars.
Edip-Layth
They claim to listen, but most of them are liars.
George Sale
They learn what is heard; but the greater part of them are liars.
Hamid S. Aziz
They descend upon every wicked liar,
Mahmoud Ghali
They are eager on hearing, and most of them are liars.
Marmaduke Pickthall
They listen eagerly, but most of them are liars.
Mohamed Ahmed - Samira
Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Muhammad Asad
who readily lend ear [to every falsehood], and most of whom lie to others as well.
Mustafa Khattab
who gives an ˹attentive˺ ear ˹to half-truths˺, mostly passing on sheer lies.[1]
Progressive Muslims
They claim to listen, but most of them are liars.
Sahih International
They pass on what is heard, and most of them are liars.
Sam Gerrans
They give ear, and most of them are liars.
Shabbir Ahmed
They listen for lies and rumors, and most of them make up lies.
Syed Vickar Ahamed
(In their ears) they fill half-true, worthless things, and most of them are liars.
Taqi Usmani
They give ear to hear (secretly,) and most of them tell lies.
The Monotheist Group
Theyclaim to listen, but most of them are liars.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils tendent lʹoreille... Cependant, la plupart dʹentre eux sont menteurs.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dezen luisteren scherp en de meesten van hen zijn leugenaars.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij leeren wat gehoord is geworden, maar het grootste deel hunner zijn leugenaars.
Hollandaca — Siregar
Zij luisteren nam het gesprokene en de meesten van hen zijn leugenaars.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [шайтаны] бросают подслушанное (на небе) (прорицателям), и большинство их [прорицателей] являются лжецами.
Rusça — Osmanov
прислушиваются [к ангелам], но большинство их - лжецы
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de lyssnar gärna, men de flesta av dem lägger (egna) lögner (till det som de kan snappa upp).ʺ