(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ اَلَّذِي يَرٰيكَ حِينَ تَقُومُ وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ

ve tevekkel ǎlā l-ǎzīzi r-raHīmi / elleƶī yerāke Hīne teḳūmu / ve teḳallubeke fī s-sācidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَوَكَّلْve tevekkelو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.ve tevekkül et
2عَلَىǎlāüzerine
3الْعَزِيزِl-ǎzīziع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertgalib olan
4الرَّحِيمِr-raHīmiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve esirgeyene
1اَلَّذِيelleƶīki O
2يَرٰيكَyerākeر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.seni görür
3حِينَHīneح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekzaman
4تَقُومُteḳūmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğrulduğun
1وَتَقَلُّبَكَve teḳallubekeق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpve döndürüldüğün
2فِي-içinde
3السَّاجِدِينَs-sācidīneس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmeksaygı-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dayan üstün ve rahîm mâbûda.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dayan üstün ve rahîm mâbûda.

Adem Uğur

Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

Ahmed Hulusi

(Hakikatin olan Esma mertebesine) Aziyz Rahıym'e tevekkül et!

Ahmet Tekin

Kudretli, hükümran ve engin merhamet sahibi Allah’a dayanıp güven, işlerini Allah’a havale et.

Ahmet Varol

Güçlü ve rahmet sahibi olana güven.

Ali Bulaç

Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et.

Ali Fikri Yavuz

Ve o Azîz Rahim’e tevekkül et (her şeye üstün, müminlere çok merhametli olan Allah’a güven).

Ali Rıza Safa

Ve Üstün Olana; Merhametli Olana güven.

Bayraktar Bayraklı

- Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!

Bekir Sadak

(217-22) 0 Senin kalkip namaz kilanlar arasinda bulundugunu goren, guclu ve merhametli olan Allah'a guven. Dogrusu O isitir ve bilir.

Celal Yıldırım

O yegâne güçlü, çok üstün, çok merhametli olan (Allah)'a güvenip dayan.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(217-218-219) Sen, O, mutlak güçlü ve engin merhamet sahibi olan, huzurunda durduğun ve secde edenler içinde halden hale girdiğin zaman seni gören Allah’a güvenip dayan.

Diyanet İşleri

(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

Diyanet İşleri (eski)

(217-220) Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

Diyanet Vakfi

Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve O güçlü ve merhametli olana güvenip dayan.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o, aziz rahime mütevekkil ol

Erhan Aktaş

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül et.

Fizilal-il Kuran

Üstün iradeli ve merhametli olan Allah'a dayan.

Gültekin Onan

Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olana tevekkül et.

Hamdi Döndüren

Mutlak üstün ve çok merhametli olan Allah’a güvenip dayan.

Hasan Basri Çantay

Sen O mutlak gaalib, O çok esirgeyici (Allaha) güvenib dayan.

Hasib Asutay

Sen mutlak üstün, çok merhametli olan (Allah)a güvenip dayan.

Hayrat Neşriyat

Ve O Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)e, Rahîm (çok merhametli olan Allah)’a tevekkül et!

İbni Kesir

Aziz, Rahim'e tevekkül et.

Mehmet Okuyan

Ayağa kalktığında ve secde edenler arasındaki dolaşmanda seni görene, (ayrıca) duyan, bilen, güçlü, çok merhametli olana (Allah’a) güven!

Muhammed Esed

Ve bu yolda, çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven,

Mustafa İslamoğlu

ve merhameti bol olan O yüceler yücesine güven!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o azîz, rahîme tevekkül et.

Ömer Öngüt

Mağlup edilmesi mümkün olmayan ve müminlere çok merhametli olan Allah'a tevekkül et!

Suat Yıldırım

Sen o aziz-u rahîme (o mutlak galip ve geniş rahmet sahibine) güvenip dayan.

Süleyman Ateş

Galib ve esirgeyen (Allah)'a tevekkül et.

Süleymaniye Vakfı

Sen, daima üstün ve ikramı bol olana güvenip dayan!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen güçlü ve doğru karar veren Allah'a dayan.

Şaban Piriş

Güçlü ve merhametli olan Allah'a bağlan!

Tefhim-ul Kuran

Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah') a tevekkül et.

Ümit Şimşek

Aziz ve Rahîm olana tevekkül et.

Yaşar Nuri Öztürk

O Aziz, o Rahim olana güvenip dayan.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qüdrətli və Rəhmli olana təvəkkül et!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və yenilməz qüvvət sahibinə, mərhəmət sahibidə təvəkkül et!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Verlasse dich auf den Allmächtigen, den Barmherzigen,

Almanca — Der Edle Quran

Und verlasse dich auf den Allmächtigen und Barmherzigen,

Almanca — M. A. Rassoul

Und vertraue auf den Erhabenen, den Barmherzigen

Almanca — Muhammad Zaidan

Und übe Tawakkul Dem Allbezwingbaren, Dem Allgnädigen gegenüber!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And put your trust in the AL-Aziz and AL-Rahim,

Abdul Haleem

Put your trust in the Almighty, the Merciful,

Abdullah Yusuf Ali

And put thy trust on the Exalted in Might, the Merciful,-

Abul A'la Maududi

And put your trust in Him Who is Immensely Mighty, Most Compassionate,

Aisha Bewley

Put your trust in the Almighty, the Most Merciful,

Al-Hilali & Khan

And put your trust in the All-Mighty, the Most Merciful,

Ali Quli Qarai

And put your trust in the All-mighty, the All-merciful,

Amatul Rahman Omar

And put your trust in the All-Mighty, the Ever Merciful (God),

Arthur John Arberry

Put thy trust in the All-mighty, the All-compassionate

Bijan Moeinian

Put your trust in the Almighty, Most Merciful.

E. Henry Palmer

and rely thou upon the mighty, merciful One,

Edip-Layth

Put your trust in the Noble, the Compassionate.

George Sale

And trust in the most mighty, the merciful God;

Hamid S. Aziz

But if they rebel against you, say, "Verily, I am innocent of what you do,"

Mahmoud Ghali

And put your trust in The Ever-Mighty, The Ever-Merciful. ,

Marmaduke Pickthall

And put thy trust in the Mighty, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Have trust in the Mighty, the Merciful,

Muhammad Asad

and place thy trust in the Almighty, the Dispenser of Grace,

Mustafa Khattab

Put your trust in the Almighty, Most Merciful,

Progressive Muslims

And put your trust in the Noble, the Merciful.

Sahih International

And rely upon the Exalted in Might, the Merciful,

Sam Gerrans

And place thou thy trust in the Exalted in Might, the Merciful:

Shabbir Ahmed

Put your trust in the Almighty, the Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And place your trust on the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

and place your trust in the Mighty, the Merciful,

The Monotheist Group

And put your trust in the Noble, the Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et place ta confiance dans le Tout Puissant, le Très Miséricordieux,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu xwe bispêre wî Xwedayê desthilat ê dilovîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En stel je vertrouwen op de machtige, de barmhartige,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En vertrouw in den machtigsten, den barmhartigsten God.

Hollandaca — Siregar

En vertrouw op de Almachtige, de Meest Barmhartige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И полагайся на Величественного, Милосердного (Аллаха),

Rusça — Osmanov

И уповай на Великого, Милостивого,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och lita till den Allsmäktige, den Barmhärtige,