(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

وَاتَّقُوا الَّذِي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَ اَمَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَنِينَ وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

ve tteḳū elleƶī emeddekum bimā teǎ'lemūne / emeddekum bi en'ǎāmin ve benīne / ve cennātin ve ǔyūnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive korkun
2الَّذِيelleƶīkimseden
3اَمَدَّكُمْemeddekumم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemeksize bol bol veren
4بِمَاbimāşeyleri (ni'metleri)
5تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebildiğiniz
1اَمَدَّكُمْemeddekumم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemekki O size vermiştir
2بِاَنْعَامٍbi en'ǎāminن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.davarlar
3وَبَنِينَve benīneب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileve oğullar
1وَجَنَّاتٍve cennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkve bahçeler
2وَعُيُونٍve ǔyūninع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.ve çeşmeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yardım etti size hayvanlar ve evlât vererek.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yardım etti size hayvanlar ve evlât vererek.

Adem Uğur

''O size verdi: davarlar, oğullar".

Ahmed Hulusi

"En'am (kurban edilebilir hayvanlar) ve oğullar verdi. "

Ahmet Tekin

'Size hayvanlar ve oğullar veren Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun.'

Ahmet Varol

O size hayvanlar ve oğullar vererek ihsanda bulundu.

Ali Bulaç

"Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti."

Ali Fikri Yavuz

Size davarlar ve oğullar verenden,

Ali Rıza Safa

"Size, sürüler ve oğullar veren!"

Bayraktar Bayraklı

"Size evcil hayvanlar ve oğullar verdi."

Bekir Sadak

(124-13) 5 Kardesleri Hud, onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Siz her yuksek yere koca bir bina kurup, bos seyle mi ugrasirsiniz? Temelli kalacaginizi umarak saglam yapilar mi edinirsiniz? Yakaladiginizi zorbaca mi yakalarsiniz? Artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Bildiginiz seyleri size verenden sakinin; davarlari, ogullari, bahceleri ve akarsulari size O vermistir. Dogrusu hakkinizda buyuk gunun azabindan korkuyorum» dedi.

Celal Yıldırım

(133-134) Size nice nimetlerle, oğullarla, bahçelerle, pınarlarla yardımda bulunmuştur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(132-133-134) Bildiğiniz şeyleri size veren, size sürüler, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden Allah’a karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri

(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

Diyanet İşleri (eski)

(124-135) Kardeşleri Hud, onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum' dedi.

Diyanet Vakfi

(132-134) Bildiğiniz şeyleri size veren, size davarlar, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden (Allah'a karşı gelmek)ten sakının.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Davarlar, oğullar,»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(133-134) Size davarlar, oğullar, cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar verdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

En'am, oğullar

Erhan Aktaş

"Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

Fizilal-il Kuran

O size davar sürüleri ile evlatlar bağışladı.

Gültekin Onan

"Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti."

Hamdi Döndüren

“O size davarlar, oğullar verdi.”

Hasan Basri Çantay

(133-134) "Size davarlar, oğullar", "Bağlar, ırmaklar ihsan eden (Allahdan) korkun".

Hasib Asutay

Size hayvanlar ve oğullar (vererek) yardım etti.

Hayrat Neşriyat

(133-134) '(O,) size sağmal hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar ile yardım etmiştir.'

İbni Kesir

O, desteklemiştir sizi, hayvanlar ve oğullarla;

Mehmet Okuyan

Bildiğiniz şeyleri size bolca verene yani hayvanları, çocukları, bahçeleri ve (su) kaynaklarını size bolca verene (Allah’a karşı) takvâlı (duyarlı) olun!

Muhammed Esed

size sürüler ve çocuklar veren,

Mustafa İslamoğlu

Size sürüler ve çocuklar lutfeden;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Size en'am ile ve oğullar ile imdat etti.»

Ömer Öngüt

“Size davarlar, oğullar ihsan etti. ”

Suat Yıldırım

(131-135) Allah’a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Size bildiğiniz bunca nimetleri veren, size davarlar ve evlatlar ihsan eden, bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının. Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum!"

Süleyman Ateş

"O size verdi: davarlar, oğullar,"

Süleymaniye Vakfı

O size, küçük ve büyükbaş hayvanlar ve evlatlar verdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O sizi küçük ve büyük baş hayvanlar ve oğullarla.

Şaban Piriş

Size hayvanlar ve çocuklar sundu.

Tefhim-ul Kuran

«Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti.»

Ümit Şimşek

'Size davarlar verdi, oğullar verdi.

Yaşar Nuri Öztürk

"Size bir yığın nimet lütfetti: Davarlar, oğullar,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O sizə heyvanat və oğul-uşaq verdi,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizə heyvanat, oğul-uşaq,

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Der euch versorgt mit Vieh und Kindern

Almanca — M. A. Rassoul

Er hat euch mit Vieh und Söhnen versorgt

Almanca — Muhammad Zaidan

Er versorgte euch mit Anʹam , Kindern,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"He graced you with cattle and progeny",

Abdul Haleem

He has given you livestock, sons,

Abdullah Yusuf Ali

"Freely has He bestowed on you cattle and sons,-

Abul A'la Maududi

Who has provided you with flocks and children

Aisha Bewley

supplied you with livestock and children

Al-Hilali & Khan

"He has aided you with cattle and children.

Ali Quli Qarai

and aided you with sons and with cattle,

Amatul Rahman Omar

`He has helped you with cattle and sons,

Arthur John Arberry

succoured you with flocks and sons,

Bijan Moeinian

"The One Who has given you livestock and children. "

E. Henry Palmer

given you an extent of cattle and sons,

Edip-Layth

"He provided you with livestock and shelters."

George Sale

He hath bestowed on you cattle, and children,

Hamid S. Aziz

And keep your duty to Him who has bestowed on you freely all that you know.

Mahmoud Ghali

He has supplied you with cattle (Ancam includes cattle, camels, sheep, and goats) and sons,

Marmaduke Pickthall

Hath aided you with cattle and sons.

Mohamed Ahmed - Samira

Gave you increase of cattle and sons,

Muhammad Asad

amply provided you with flocks, and children,

Mustafa Khattab

He provided you with cattle, and children,

Progressive Muslims

"He provided you with livestock and shelters. "

Sahih International

Provided you with grazing livestock and children

Sam Gerrans

“Supplied you with cattle and sons,

Shabbir Ahmed

He Who has helped you with, livestock and human resources.

Syed Vickar Ahamed

"He has freely given you cattle and sons—

Taqi Usmani

He has supported you with cattle and sons,

The Monotheist Group

"He provided you with livestock and sons."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui vous a pourvus de bestiaux et dʹenfants,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji wî Xwedayê) ku terş (deve, dewar û pez) û zarok bexşî we kirine...

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij heeft jullie versterkt met vee en zonen

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij heeft u vee geschonken en kinderen;

Hollandaca — Siregar

En Hij Die jullie vee en zonen schenkt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он наделил вас скотом и сыновьями,

Rusça — Osmanov

Он даровал вам домашних животных и сыновей,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

skänkt er boskap och söner,