Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"

وَقَالُوا مَا لِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْاَسْوَاقِ لَوْلَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا

ve ḳālū māli hāƶā r-rasūli ye'kulu T-Taǎāme ve yemşī fī l-esvāḳi levlā unzile ileyhi melekun fe yekūne meǎhu neƶīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2مَا لِmāline oluyor ki?
3هٰذَاhāƶābu
4الرَّسُولِr-rasūliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçiye
5يَأْكُلُye'kuluا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryiyor
6الطَّعَامَT-Taǎāmeط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yeriyemek
7وَيَمْشِيve yemşīم ش يYürümek, gitmek veya gitmek, yaya olarak yürümek, yer değiştirmek, yürüyüş/seyahat/yol/adım/adım atmak, bir eylem dizisinde devam etmek, geçmek, güncel olmak, hareket etmek/harekette bulunmak, dolaşmakve geziyor
8فِي
9الْاَسْوَاقِl-esvāḳiس و قPazara sürmek, sevk etmek, götürmek, yöneltmek, ayak diretmek, sürüklemek, arabayla gitmek, yönlendirmek, araç kullanmak, araba sürmekçarşılarda
10لَوْلَاlevlādeğil mi?
11اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmeli
12اِلَيْهِileyhiona
13مَلَكٌmelekunم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.bir melek
14فَيَكُونَfe yekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsun
15مَعَهُmeǎhukendisiyle beraber
16نَذِيرًاneƶīranن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarıcı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bu ne çeşit peygamber dediler, yemek yiyor, sokaklarda geziyor; ona bir melek indirilseydi de yanında bir korkutucu olsaydı ya;

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bu ne çeşit peygamber dediler, yemek yiyor, sokaklarda geziyor; ona bir melek indirilseydi de yanında bir korkutucu olsaydı ya;

Adem Uğur

Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bu nasıl Rasuldür ki, yemek yiyor ve çarşılarda gezip dolaşıyor. . . O'na, bir melek inzal edilmesi, beraberinde bir uyarıcı olması gerekmez miydi?"

Ahmet Tekin

'Bu peygamberin ne özelliği var? Bizler gibi yemek yiyor, çarşılarda, panayırlarda dolaşıyor. Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte, o da sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılık görevi yapmalıydı.' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Bu Peygambere ne oluyor ki yemek yiyor çarşılarda dolaşıyor. Ona kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmeli değil miydi?

Ali Bulaç

Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?"

Ali Fikri Yavuz

Bir de şöyle dediler: “- Bu peygambere ne oluyor? Yemek yiyor, çarşılarda yürüyor. O’na bir melek indirilse de beraberinde bir davetçi olsa ya! (Meleğin O’nu tasdiki ile hak peygamber olduğunu bilsek ya).

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Nasıl elçi bu? Yemek yiyor; çarşılarda dolaşıyor? Onunla birlikte, uyarıcı bir melek indirilmeliydi; öyle değil mi?"

Bayraktar Bayraklı

Kafirler bir de şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber! Bizler gibi yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilseydi de kendisiyle birlikte o da uyarıcı olsaydı!"

Bekir Sadak

(7-8) soyle dediler: «Bu ne bicim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya beslenecegi bir bahce olsaydi ya!» Bu zalimler, inananlara: «Siz sadece buyulenmis bir adama uyuyorsunuz» dediler.

Celal Yıldırım

Hem dediler ki: «Bu peygambere ne oluyor ki yemek yiyor, çarşı-pazarlarda dolaşıyor ?! Ona bir melek indirilseydi de kendisiyle beraber uyarıcı olsaydı ya..»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Bu nasıl peygamber! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Ona bir melek indirilmeli ve kendisiyle birlikte o melek de uyarıcılık görevi yapmalı değil miydi?

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"

Diyanet İşleri (eski)

Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!

Diyanet Vakfi

Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şöyle dediler: «Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "Bu nasıl peygamberdir ki, yemek yiyor ve çarşılarda dolaşıyor? Ona bir melek indirilip de beraberinde bir yaver, bir savulcu olsa ya?

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de "bu Peygambere ne oluyor? dediler: yemek yiyor ve çarşılarda yürüyor, ona bir Melek indirilse de maıyyetinde yaver bir savulcu olsa ya!

Erhan Aktaş

Dediler ki: "Bu nasıl bir Resul ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dediler ki: "Bu nasıl bir resul ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dediler ki: "Bu nasıl bir rasul ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!"

Fizilal-il Kuran

Yine onlar dediler ki; «Bu ne biçim Peygamberdir ki, bizim gibi yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona, kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?"

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Bu nasıl peygamber? Yemek yiyor ve çarşılarda geziyor. Kendisiyle birlikte uyarması için, ona, bir melek indirilmeli değil miydi?

Hasan Basri Çantay

(Yine) dediler: "Bu, nasıl peygamber? (Bizim gibi) yemek yiyor, çarşılarda yürüyor! Ona bir melek indirilib de (bu suretle) maiyyetinde (kendisini tasdıyk eden) bir inzarcı (yasakçı) bulunmalı değil miydi"?

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Bu peygambere ne oluyor ki (bizim gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona, kendisiyle beraber uyarıcı olarak bir melek indirilmeli değil miydi?

Hayrat Neşriyat

Bir de (onlar) şöyle dediler: 'Bu nasıl peygamber ki, yemek yiyor, çarşılarda geziyor. Ona bir melek indirilmeli de onunla berâber (o da) bir korkutucu olmalı değil miydi?'

İbni Kesir

Ve dediler ki: Bu peygambere ne oluyor ki; yemek yiyor, sokaklarda geziyor? Onun beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilmeli değil miydi?

Mehmet Okuyan

(Kâfirler) şöyle dediler: “Bu ne biçim elçi! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Kendisine bir melek indirilip o da onunla uyarıcı olmalı değil miydi?

Muhammed Esed

Ama onlar yine de şöyle diyorlar: "Bu nasıl peygamber ki (diğer ölümlüler gibi) yiyip içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor? Onunla beraber bir uyarıcı olarak (görünür) bir melek gönderilseydi ya!

Mustafa İslamoğlu

Yine: "Bu nasıl elçi böyle? Yiyip içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilseydi de beraberinde o da uyarıp dursaydı ya!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Bu Resûl için ne var ki, yemek yiyor ve çarşılarda yürüyor ona bir melek indirilmeli değil mi idi ki, artık O'nunla beraber bir korkutucu olsa idi!»

Ömer Öngüt

Ve dediler ki: “Bu ne biçim peygamber! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Kendisine bir melek indirilip, onunla birlikte o da uyarıcı olmalıydı!”

Suat Yıldırım

Yine: "Ne oluyor bu Peygambere, böyle Peygamber mi olur: Yemek yiyor, çarşı pazarda dolaşıyor! Bari yanında heybetli bir melek olsaydı da etrafındaki insanları korkutup uyarıda bulunsaydı!"

Süleyman Ateş

Dediler: "Bu elçiye ne oluyor ki yemek yiyor, çarşılarda geziyor? Ona kendisiyle beraber uyarıcı olacak bir melek indirilmeli değil mi?"

Süleymaniye Vakfı

Şunu da dediler: "Bu nasıl bir elçi ki yiyip içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilseydi de o da onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şunu da dediler: " Bu nasıl elçi? Yiyor, içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de uyarıcılık işinde ona eşlik etseydi olmaz mıydı?

Şaban Piriş

-Bu ne biçim peygamber? dediler. Yemek yiyor, pazarda dolaşıyor... Ona bir melek indirilseydi de onun yanında uyarıcı olsaydı ya?!

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Bu peygambere ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıp korkutucu olacak bir melek de indirilmesi gerekmez miydi?»

Ümit Şimşek

Bir de 'Bu nasıl peygamber?' dediler. 'Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Kendisiyle beraber bir uyarıcı olmak üzere ona bir melek indirilseydi ya!

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söylemişlerdir: "Ne biçim resuldür bu; yemek yiyor, sokaklarda yürüyor. Üzerine bir melek indirilmeli, beraberinde özel bir uyarıcı olmalı değil miydi?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Bu necə elçidir ki, yemək yeyir, bazarları gəzib dolaşır? Nə üçün ona özü ilə birlikdə xəbərdarlıq edən bir mələk göndərilmədi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklər) dedilər: ″Bu necə peyğəmbərdir ki, yemək yeyir, bazarları gəzib dolaşır? Məgər ona özü ilə birlikdə (insanları Allahın əzabı ilə) qorxudan (və onun həqiqi peyğəmbər olduğunu təsdiq edən) bir mələk göndərilməli deyilmi?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺWas für ein Gesandter ist das, der wie die anderen Menschen ißt und seinem Broterwerb auf den Märkten nachgeht? Warum wird ihm kein Engel herabgesandt, der ihm als Mitwarner beisteht?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺWas ist mit diesem Gesandten, daß er Speise ißt und auf den Märkten umhergeht? O würde doch zu ihm ein Engel herabgesandt, um mit ihm ein Warner zu sein!

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺWas ist mit diesem Gesandten, daß er Speise ißt und auf den Märkten umhergeht? Warum ist kein Engel zu ihm herabgesandt worden, um als Warner bei ihm zu sein?

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺWas ist los mit diesem Gesandten, er ißt die Speisen und geht zu den Märkten, würde zu ihm doch ein Engel herabgesandt, damit er mit ihm einWarner wird!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they foolishly say: "What kind of a Messenger is this who eats food and moves about and comes and goes from place to place on foot!" "if only an angel be sent down to accompany him and share his duty and help him accomplish his purpose of warning people against infidelity. "

Abdul Haleem

They also say, ‘What sort of messenger is this? He eats food and walks about in the marketplaces! Why has no angel been sent down to help him with his warnings?

Abdullah Yusuf Ali

And they say: "What sort of a messenger is this, who eats food, and walks through the streets? Why has not an angel been sent down to him to give admonition with him?

Abul A'la Maududi

They say: "What sort of a Messenger is this: he eats food and walks about in the markets? Why was an angel not sent down to him so that he may remain with the Messenger and warn those that do not believe in him?

Aisha Bewley

They say, ‘What is the matter with this Messenger, that he eats food and walks in the market-place? Why has an angel not been sent down to him so that it can be a warner along with him?

Al-Hilali & Khan

And they say: "Why does this Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) eat food, and walk about in the markets (as we). Why is not an angel sent down to him to be a warner with him?

Ali Quli Qarai

And they say, ‘What sort of apostle is this who eats food and walks in the marketplaces? Why has not an angel been sent down to him so as to be a warner along with him?’

Amatul Rahman Omar

They say, `What sort of a Messenger is this that he even eats food and (also) goes about in the market-places? Why has no angel been sent down to him that he may (help him and) be a warner along with him?

Arthur John Arberry

They also say, 'What ails this Messenger that he eats food, and goes in the markets? Why has an angel not been sent down to him, to be a warner with him?

Bijan Moeinian

And they say: "What kind of Prophet is Mohammad who eats and goes to the market like all of us? Why has not an Angle been sent down with him to make people at awe as a helper in his mission?"

E. Henry Palmer

And they say, 'What ails this prophet that he eats food and walks in the markets?- unless there be sent down to him an angel and be a warner with him. ...

Edip-Layth

They said, "What is with this messenger that he eats the food and walks in the market places? If only a controller were sent down to him so that he would jointly be a warner."

George Sale

And they say, what kind of apostle is this? He eateth food, and walketh in the streets, as we do: Unless an angel be sent down unto him, and become a fellow preacher with him;

Hamid S. Aziz

Say, "He Who knows the secret of the heavens and the earth, He has revealed it; verily, He is ever Forgiving, Merciful!"

Mahmoud Ghali

And they have said, "What is it with this Messenger that he eats food and walks in the markets? Had there not been an Angel sent down to him, so that he would be a warner with him!

Marmaduke Pickthall

And they say: What aileth this messenger (of Allah) that he eateth food and walketh in the markets? Why is not an angel sent down unto him, to be a warner with him.

Mohamed Ahmed - Samira

But they say: "What sort of prophet is this who eats food and walks the market places? Why was no angel sent to him to act as admonisher with him?

Muhammad Asad

Yet they say: What sort of apostle is this [man] who eats food [like all other mortals] and goes about in the market places? Why has not an angel [visibly] been sent down unto him, to act as a warner together with him?"

Mustafa Khattab

And they say ˹mockingly˺, "What kind of messenger is this who eats food and goes about in market-places ˹for a living˺? If only an angel had been sent down with him to be his co-warner,

Progressive Muslims

And they said: "What is with this messenger that he eats the food and walks in the market places If only an Angel were sent down to him so that he would jointly be a warner. "

Sahih International

And they say, "What is this messenger that eats food and walks in the markets? Why was there not sent down to him an angel so he would be with him a warner?

Sam Gerrans

And they say: “What is this messenger that eats food and walks in the markets? Oh, that an angel were but sent down to him to be a warner with him!

Shabbir Ahmed

Yet they say, "What sort of Messenger is this who eats food and goes about in the market-places? Why is not an angel sent down to him to act as a Warner together with him?"

Syed Vickar Ahamed

And they say: "What sort of a messenger is this, who eats food, and walks in the streets? Why has an angel not been sent down to him to give warning and guidance with him?

Taqi Usmani

They said, "What sort of messenger is this who eats food and walks in the markets? Why is it that an angel has not been sent down to him who would have been a warner along with him.

The Monotheist Group

And they said: "What is with this messenger that he eats the food and walks in the market places? If only an angel were sent down to him so that he would jointly be a warner."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent: ʺQuʹest-ce donc que ce Messager qui mange de la nourriture et circule dans les marchés? Que nʹa-t-on fait descendre vers lui un Ange qui eût été avertisseur en sa compagnie?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Ev çi pêxember e ku (ew jî wekî me) xwarinê dixwe û li sûkan digere! De bila firîşteyek ji bo wî bihata xwarê da ku pê re bibûya hişyarkerek (û ew rast bidêraya)?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺHoe komt het dat deze gezant voedsel eet en op de markten rondloopt? Had er dan niet een engel naar hem neergezonden kunnen worden om samen met hem een waarschuwer te zijn?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeggen: Welk soort gezant is deze? Hij nuttigt voedsel en wandelt in de straten. Zooals wij doen. Tot hem een engel zal worden nedergezonden om met hem te prediken;

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺWat is dat voor Boodschapper, die voedsel eet en op de markten rondgaat, waarom is hem geen Engel gezonden, zodat hij niet hem een waarschuwer is?

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники] (насмехаясь и с издевкой): «Что это за посланник (имея ввиду пророка Мухаммада), раз он (как и мы же) ест пищу и ходит по рынкам (чтобы купить еду)? Почему не был ниспослан (Аллахом) к нему ангел (который подтвердил бы, что он действительно посланник Аллаха) и был бы он [ангел] вместе с ним [с Мухаммадом] увещевателем!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺVad slags sändebud är detta som äter (vanlig) föda och besöker marknaderna (som vi andra)? Varför har inte en ängel sänts till honom för att uppträda som varnare tillsammans med honom?ʺ