O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا

ve huve elleƶī ceǎle l-leyle ve n-nehāra ḣilfeten li men erāde en yeƶƶekkera ev erāde şukūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُوَve huveve O
2الَّذِيelleƶīki
3جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyaptı
4الَّيْلَl-leyleل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyingeceyi
5وَالنَّهَارَve n-nehāraن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ve gündüzü
6خِلْفَةًḣilfetenخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekbirbirini izler
7لِمَنْli meniçin
8اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isteyenler
9اَنْen
10يَذَّكَّرَyeƶƶekkeraذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermeköğüt almak
11اَوْevveya
12اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isteyenler için
13شُكُورًاşukūranش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükretmek

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur o ki anıp ibret almaya niyetlenen, yahut şükretmeyi dileyen kimse için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca gelmek üzere halketmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur o ki anıp ibret almaya niyetlenen, yahut şükretmeyi dileyen kimse için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca gelmek üzere halketmiştir.

Adem Uğur

İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

Ahmed Hulusi

"HU" ki, gerçekleri fark edip değerlendirmeyi dileyen kimse için, geceyle gündüzü birbirini takip eder şekilde oluşturandır.

Ahmet Tekin

İbadetlerini vaktinde eda edemeyerek, daha sonra hatırlayıp yerine getirmek, ilmî ve amelî bir çalışma yapmak isteyenler veya Allah’ın lütfuna ihsanına daha çok şükretmek isteyenler için O, gece ile gündüzü birbirinin yerine telâfi zamanları olarak kullanılır şekilde düzenleyendir.

Ahmet Varol

Öğüt almak veya şükretmek isteyen(ler) için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

Ali Bulaç

O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.

Ali Fikri Yavuz

Düşünüp ibret almak yahut şükretmek istiyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren yine O’dur.

Ali Rıza Safa

O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için, gece ve gündüze birbirini izletendir.

Bayraktar Bayraklı

Ders almak veya şükretmek isteyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

Bekir Sadak

Ibret almak veya sukretmek dileyen kimseler icin gece ile gunduzu birbiri ardinca getiren O'dur.

Celal Yıldırım

O ki, düşünüp öğüt ve ibret almak isteyenler veya şükretmeyi ar zu edenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirmiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Düşünüp ibret almak ve şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O’dur.

Diyanet İşleri

O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

Diyanet İşleri (eski)

İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O'dur.

Diyanet Vakfi

İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine O, düşünmek veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine odur ki tezekkür etmek veya şükreylemek istiyenler için gece ile gündüzü birbirine halef kılmıştır.

Erhan Aktaş

Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda getirendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda getirendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda izletendir.

Fizilal-il Kuran

O, düşünmek ya da şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbirine ardışık yapmıştır.

Gültekin Onan

O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.

Hamdi Döndüren

Ve O, öğüt almak ya da şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi.

Hasan Basri Çantay

O, iyice düşünüb ibret almak arzusunda bulunan kimseler, yahut şükretmek dileyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirendir.

Hasib Asutay

Öğüt almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur.

Hayrat Neşriyat

O (Rahmân), ibret almak isteyen veya şükretmek isteyen kimse için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirendir.

İbni Kesir

İbret almak veya şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü bir biri ardınca getiren O'dur.

Mehmet Okuyan

(Gerçeği) hatırlamak isteyen veya şükretmek isteyen için gece ile gündüzü birbirinin peşine getiren de O’dur.

Muhammed Esed

Ve, hatırda tutmak isteyen, yani şükretmek isteyen kimseler için (varlığına, birliğine işaret olmak üzere) geceyle gündüzün birbiri ardınca gelmesini sağlayan da O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Ders almak, ardından şükretmek isteyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbirinin peşine takan da O'dur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O, o (Hâlık-ı Kerîm)dir ki, tefekkür eden veya şükürde bulunmak isteyen kimse için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca gelmekte kılmıştır.

Ömer Öngüt

İbret almak ve şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O'dur.

Suat Yıldırım

Tefekkür ederek ders almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü peş peşe getiren O’dur.

Süleyman Ateş

Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü, birbirini izler yaptı.

Süleymaniye Vakfı

Doğru bilgi edinmek isteyenler veya görevlerini yerine getirmek isteyenler için geceyi ve gündüzü art arda oluşturan odur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsteyen kullanacağı bilgiler edinsin, isteyen de teşekkür etsin diye gece ile gündüzü arka arkaya getiren otur.

Şaban Piriş

İbret almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O'dur.

Tefhim-ul Kuran

O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.

Ümit Şimşek

Öğüt almak yahut şükretmek isteyen için gece ile gündüzü birbirinin ardınca getiren de yine Odur.

Yaşar Nuri Öztürk

Geceyle gündüzü, öğüt almak isteyenlerle şükretmek isteyenler için, birbirini izler hale getiren O'dur.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allahın qüdrətini həmişə) yada salmaq və (neʼmətlərinə) şükür etmək istəyənlər üçün gecəni və gündüzü bir-birinin ardınca gətirən də Odur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der die Nacht und den Tag so erschuf, daß sie aufeinander folgen. Darin liegt ein Zeichen für den, der darüber nachzudenken willens ist.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er ist es, Der die Nacht und den Tag so gemacht hat, daß sie sich voneinander für jemanden unterscheiden, der bedenken oder Dankbarkeit zeigen will.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er ist es, Der die Nacht und den Tag, die einander folgen, gemacht hat für einen, der (daran) denken oder (dafür) dankbar sein möge.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER ist Derjenige, Der die Nacht und den Tag als Nachfolge machte für denjenigen, der sich besinnen will oder sich dankbar erweisen will.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And He is it who caused the night and the day to follow one upon another and occur in succession**, a phenomenon inciting him who wishes to ponder the marvels of Allah and keep Him in mind lifting to Him his inward sight, wishing to actuate himself with gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

it is He who made the night and day follow each other- so anyone who wishes may be mindful or show gratitude.

Abdullah Yusuf Ali

And it is He Who made the Night and the Day to follow each other: for such as have the will to celebrate His praises or to show their gratitude.

Abul A'la Maududi

He it is Who has appointed night and day to succeed one another (as a Sign) for him who desires to take heed, or desires to be thankful.

Aisha Bewley

It is He who made night and day succeed each other for those who want to pay heed or to give thanks.

Al-Hilali & Khan

And He it is Who has put the night and the day in succession, for such who desires to remember or desires to show his gratitude.

Ali Quli Qarai

It is He who made the night and the day alternate for one who desires to take admonition, or desires to give thanks.

Amatul Rahman Omar

And it is He Who has made the night and the day, one following the other; (He has done it) for (the benefit of) the person who would care to receive exhortation and who would care to be grateful.

Arthur John Arberry

And it is He who made the night and day a succession for whom He desires to remember or He desires to be thankful.

Bijan Moeinian

He is the One Who makes the nights and the days come one after the another so that man contemplate about it and show some gratitude.

E. Henry Palmer

And He it is who made the night and the day alternating for him who desires to remember or who wishes to be thankful.

Edip-Layth

He is the One Who made the night and the day in succession, for those who wish to remember or wish to be thankful.

George Sale

It is He who hath ordained the night and the day to succeed each other, for the observation of him who will consider, or desireth to shew his gratitude.

Hamid S. Aziz

Blessed be He who placed in the heavens mansions (constellations) of stars, and has placed therein a great lamp and an illuminating moon!

Mahmoud Ghali

And He is the One Who has made the night and day-time a succession for whomever is willing to constantly remember (Or: for whomever He wills to be mindful; or: whomever He wills) or whomever is willing to give constant thanks.

Marmaduke Pickthall

And He it is Who hath appointed night and day in succession, for him who desireth to remember, or desireth thankfulness.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who made the night and day an alternation for him who cares to reflect and be grateful.

Muhammad Asad

And He it is who causes the night and the day to succeed one another, [revealing Himself in His works] unto him who has the will to take thought - that is has the will to be grateful.

Mustafa Khattab

And He is the One Who causes the day and the night to alternate, ˹as a sign˺ for whoever desires to be mindful or to be grateful.

Progressive Muslims

And He is the One Who made the night and the day in succession, for those who wish to remember or wish to be thankful.

Sahih International

And it is He who has made the night and the day in succession for whoever desires to remember or desires gratitude.

Sam Gerrans

And He it is that made the night and the day a succession for him who desires to take heed, or desires gratitude.

Shabbir Ahmed

And He it is Who causes the night and the day to succeed each other. (Therein is sufficient sign) for him who is determined to understand the Truth, and who is determined to be appreciative of the Guidance.

Syed Vickar Ahamed

And it is He Who made the night and the day to come after each other: For such as (those who) have the will to celebrate His Praise or to show their gratitude (to Allah).

Taqi Usmani

And He is the One who made the day and the night following each other, for the one who wishes to be mindful or wishes to show gratitude.

The Monotheist Group

AndHe is the One Who made the night and the day in succession, for those who wish to remember or wish to be thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et cʹest Lui qui a assigné une alternance à la nuit et au jour pour quiconque veut y réfléchir ou montrer sa reconnaissance.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yê ku şev û roj ji hev re kirine şûngir Xwedê ye, ji bo wan kesên ku bixwaze (kerem û qenciya Xweda) bîne bîra xwe, yan jî bixwaze şêkiriya wî bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij is het die de dag en de nacht als elkaars aflossing gemaakt heeft voor wie zich wenst te laten vermanen of die dankbaar wenst te zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is het die den nacht en dag bevolen heeft elkander op volgen, voor hem die overwegen wil, of zijne dankbaarheid verlangt te betoonen.

Hollandaca — Siregar

En Hij is Degene Die de nacht en de dag doet afwisselen voor wie er een lering uit wil trekken of dankbaar wil zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (только) Он [Аллах] – Тот, Который сделал ночь и день чередой [следующими друг за другом] для тех, кто желает внимать [размышлять о том, что этим управляет Создатель] и желает благодарить (Аллаха) (за все данные Им блага).

Rusça — Osmanov

Он - Тот, кто установил череду ночи и дня для тех, кто желает помнить [это чудо] и возблагодарить [за это Аллаха].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och det är Han som låter natten och dagen följa på varandra - (ett tecken) för den som vill begrunda (skapelsens under) eller tacka (Gud).