O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir.

اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَاَحْسَنُ مَقِيلًا

eSHābu l-cenneti yevmeiƶin ḣayrun musteḳarran ve eHsenu meḳīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkının
2الْجَنَّةِl-cennetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennet
3يَوْمَئِذٍyevmeiƶino gün
4خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
5مُسْتَقَرًّاmusteḳarranق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.kalacakları yer
6وَاَحْسَنُve eHsenuح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ve daha güzeldir
7مَقِيلًاmeḳīlenق ي لÖğlen saatlerinde siesta yapmak, günün ortasında uyumak. Qailun - öğlen saatlerinde siesta yapan kişi. Maqil - öğlen dinlenme yeri, dinlenme mekanı.dinlenecekleri yer

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Cennet ehli, o gün, en hayırlı bir yurttadır, en güzel bir dinlenme yerinde.

Abdulkadir Gölpınarlı

Cennet ehli, o gün, en hayırlı bir yurttadır, en güzel bir dinlenme yerinde.

Adem Uğur

O gün cennetliklerin kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer pek güzeldir.

Ahmed Hulusi

O süreçte cennet ehli, sürekli yaşam ortamları itibarıyla daha hayırlı ve istirahatgah olarak da daha güzeldir.

Ahmet Tekin

O gün Cennet ehlinin kalacakları yer çok huzurlu, çok hayırlı ve kuşluk vakti dinlenecekleri yer pek güzeldir.

Ahmet Varol

O gün cennetliklerin kalacakları yer daha iyi, dinlenecekleri yer daha güzeldir.

Ali Bulaç

O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir.

Ali Fikri Yavuz

O gün (kıyamette) cennet ehlinin duracakları yer çok hayırlı ve dinlenip barınacakları yer çok güzeldir.

Ali Rıza Safa

O gün, cennetin yoldaşlarının kalacağı yer daha iyi; dinleneceği yer daha güzeldir.

Bayraktar Bayraklı

O gün, cennetlikler en iyi bir karargah ve en güzel bir konaktadırlar.

Bekir Sadak

O gun, cennetliklerin kalacagi yer cok iyi, dinlenecekleri yer cok guzeldir.

Celal Yıldırım

O gün Cennetlik olanlar en hayırlı eyleşecek. en güzel dinlenecek yerdedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gün cennetliklere kalınacak yerlerin en iyisi, dinlenme yerlerinin en güzeli bahşedilmiş olacaktır.

Diyanet İşleri

O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir.

Diyanet İşleri (eski)

O gün, cennetliklerin kalacağı yer çok iyi, dinlenecekleri yer çok güzeldir.

Diyanet Vakfi

O gün cennetliklerin kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer pek güzeldir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün cennetliklerin kalacakları yer çok iyi, dinlenecekleri yer pek güzeldir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün cennetliklerin kaldıkları yer çok iyi, dinlendikleri yer pek güzeldir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eshab-ı Cennettir ki o gün eğlendiği yer hayırlı, dinlendiği yer pek güzeldir

Erhan Aktaş

O Gün, Cennet ehli en yararlı yerde eğlenecek ve en iyi yerde dinlenecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, Cennet ehli en yararlı yerde eğlenecek ve en iyi yerde dinlenecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, Cennet ehli en yararlı yerde eğlenecek ve en iyi yerde dinlenecek.

Fizilal-il Kuran

O gün cennetlikler en iyi yerlerde oturacaklar, en güzel şekilde dinleneceklerdir.

Gültekin Onan

O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir.

Hamdi Döndüren

O gün cennetliklerin kalacakları yer daha iyi ve dinlenecekleri yer daha güzeldir.

Hasan Basri Çantay

O gün cennet yaranının eğlenib duracakları yer çok hayırlı, dinlenecekleri yer çok güzeldir.

Hasib Asutay

O gün cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı ve dinlenecekleri yer daha güzeldir.

Hayrat Neşriyat

O gün Cennet ehli, kalacak yer i'tibâriyle en iyi ve istirâhat edecek yer cihetiyle de en güzel olan(lar)dır.

İbni Kesir

O gün cennet yaranının kalacağı yer; çok daha iyi, dinlenecekleri yer; çok daha güzeldir.

Mehmet Okuyan

O gün, cennet halkına kalınacak yerlerin en hayırlısı ve dinlenilecek yerlerin de en güzeli (verilecektir).

Muhammed Esed

(ama) o Gün, cennetliklere kalınacak yerlerin en iyisi, dinlenilecek yerlerin en güzeli, en rahatı bahşedilecektir.

Mustafa İslamoğlu

O gün cennet ehli, kalınacak yerlerin en hayırlısına, istirahat mekanlarının en iyisine sahip olacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

O günde cennet ehli, karargâh itibariyle hayırlıdır, istirahatgâhca da daha güzeldir.

Ömer Öngüt

O gün cennetliklerin kalacakları yer çok iyi, dinlenip barınacakları yer çok güzeldir.

Suat Yıldırım

Ama o gün, cennetlikler, kalınacak yerlerin en iyisinde, dinlenme yerlerinin en güzelinde bulunacaklardır.

Süleyman Ateş

O gün cennet halkının kalacakları yer daha iyi, dinlenip safa sürecekleri yer daha güzeldir.

Süleymaniye Vakfı

O gün cennet ahalisinin yerleştiği yerler pek iyi, dinlenme yerleri pek güzeldir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün cennet halkının yerleştiği yer pek iyi, dinlenme yerleri pek güzeldir.

Şaban Piriş

O gün cennetlikler en hayırlı bir yurtta, en güzel bir dinlenme yerindedir.

Tefhim-ul Kuran

O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir.

Ümit Şimşek

Cennet ahalisi ise o gün daha hayırlı bir karar yerinde, daha güzel bir istirahat mevkiindedir.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün, konakladıkları yer çok hayırlı, dinlenip eğlendikleri yer çok güzel olanlar, cennet halkıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həmin gün Cənnət sakinlərinin qalacağı yer daha lətafətli və istirahət edəcəyi yer daha gözəl olacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün cənnət əhlinin qalacağı yer daha yaxşı, istirahət edəcəyi yer daha gözəl olacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Bewohner der Paradiesgärten werden an diesem Tag die beste Bleibe und die beste Ruhestätte haben.

Almanca — Der Edle Quran

Die Insassen des (Paradies)gartens werden an jenem Tag einen besseren Aufenthalt und einen schöneren Ruheplatz haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Bewohner des Paradieses werden an jenem Tage die bessere Wohnstatt und den würdigeren Ruheplatz haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Weggenossen der Dschanna haben an diesem Tag eine bessere Niederlassung und einen schöneren Ort zum Zurückziehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Whereas the occasion for those destined to win Paradise shall be a great occasion. A deep joy settles on their spirits for the splendid and stately abode where they repose and live in splendour.

Abdul Haleem

But the companions in the Garden will have a better home on that Day, and a fairer place to rest.

Abdullah Yusuf Ali

The Companions of the Garden will be well, that Day, in their abode, and have the fairest of places for repose.

Abul A'la Maududi

On that Day it is the inmates of Paradise that will be graced with a better abode and a fairer resting place.

Aisha Bewley

The Companions of the Garden on that Day will have better lodging and a better resting-place,

Al-Hilali & Khan

The dwellers of Paradise (i.e. those who deserved it through their Islamic Monotheistic Faith and their deeds of righteousness) will, on that Day, have the best abode, and have the fairest of places for repose.

Ali Quli Qarai

On that day the inhabitants of paradise will be in the best abode and an excellent resting place.

Amatul Rahman Omar

(Only) the owners of Paradise will be better off with regard to (their) abode and happier still in respect of (their) place of repose.

Arthur John Arberry

The inhabitants of Paradise that day, better shall be their lodging, fairer their resting-place.

Bijan Moeinian

Those who are favored to live in the Paradise, will have good news to cheer about as they get established.

E. Henry Palmer

The fellows of Paradise on that day shall be in a better abiding-place and a better noonday rest.

Edip-Layth

The dwellers of Paradise on that day are in the best abode and the best destiny.

George Sale

On that day shall they who are destined to paradise be more happy in an abode, and have a preferable place of repose at noon.

Hamid S. Aziz

And We will turn on to the works which they have done, and make them like dust scattered.

Mahmoud Ghali

The companions (i. e., inhabitants) of the Garden upon that Day, more charitable (i.e., better) will be their repository, (i.e., dwelling habitation) and fairer their halting-place.

Marmaduke Pickthall

Those who have earned the Garden on that day will be better in their home and happier in their place of noonday rest;

Mohamed Ahmed - Samira

The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.

Muhammad Asad

[whereas] on that same Day those who are destined for paradise will be graced with the best of abodes and the fairest place of repose.

Mustafa Khattab

˹But˺ on that Day the residents of Paradise will have the best settlement and the finest place to rest.

Progressive Muslims

The dwellers of Paradise on that Day are in the best abode and the best destiny.

Sahih International

The companions of Paradise, that Day, are [in] a better settlement and better resting place.

Sam Gerrans

The companions of the Garden, that day, are better in dwelling-place and better in resting-place.

Shabbir Ahmed

Whereas on the same Day those who have earned the Paradise, well is their abode with fairest places for rest and repose, and good news upon good news will be theirs.

Syed Vickar Ahamed

The companions of the Garden (Paradise) will be well that Day, in their Home, and have the most beautiful and the happiest of places for rest.

Taqi Usmani

The people of Paradise, on that day, will be the best in (terms of their) abode and best in (terms of their) resting-place.

The Monotheist Group

Thedwellers of the Paradise on that Day are in the best abode and the best destiny.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les gens du Paradis seront, ce jour-là, en meilleure demeure et au plus beau lieu de repos.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê rojê ehlê bihiştê di çêtirîn cihan de û di baştirîn îstîrahetgehan de ne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die in de tuin thuishoren hebben op die dag een betere verblijfplaats en een mooiere rustplaats.

Hollandaca — Siregar

De bewoners van het Paradijs zullen op die Dag, een goede verblijfplaats hebben en een betere rustplaats.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Обитатели Рая в тот день [в День Суда] (будут) лучше по местопребыванию и прекраснее по месту отдыха (нежели обитатели Ада)!

Rusça — Osmanov

У обитателей рая в тот день [будет] лучшая обитель и лучшее место отдохновения.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som har paradiset till arvedel skall den Dagen få glädjas åt en bättre boning och njuta en behagligare middagsvila.