(8-9) Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah'ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır.

وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ وَالْخَامِسَةَ اَنَّ غَضَبَ اللّٰهِ عَلَيْهَا اِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ

ve yedrau ǎnhā l-ǎƶābe en teşhede erbeǎ şehādātin bi(a)llahi innehu le mine l-kāƶibīne / ve l-ḣāmisete enne ğaDebe (a)llahi ǎleyhā in kāne mine S-Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَدْرَؤُ۬اve yedrauد ر اİtmek, geri döndürmek, kovmak; ertelemek, önlemek, üstesinden gelmek, mücadele etmek, kavga etmek, zorlamak, aniden atılmak, bir kavgada geri püskürtmek, anlaşamamak.ve kaldırır
2عَنْهَاǎnhākendisinden
3الْعَذَابَl-ǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
4اَنْen
5تَشْهَدَteşhedeش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.kadının şahidlik etmesi
6اَرْبَعَerbeǎر ب عDört, dördüncü, çeyrek, kırkdört defa
7شَهَادَاتٍşehādātinش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid tutup
8بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
9اِنَّهُinnehuonun (kocasının)
10لَمِنَle mine-den olduğuna
11الْكَاذِبِينَl-kāƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalan söyleyenler-
1وَالْخَامِسَةَve l-ḣāmiseteخ م سBeşten BİR almak (khamasa al-qawma'daki gibi; insanların mallarının beşte birini aldı), beş kişiden biri olmak (kendini sayıya ekleyerek beş yapmak), yarışta beşinci olmak, beş köşeli/beş açılı/beşgen, beş kulaç uzunluğunda.beşinci defa da
2اَنَّennekuşkusuz
3غَضَبَğaDebeغ ض بöfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklıkgazabının
4اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
5عَلَيْهَاǎleyhākendi üzerine olmasını diler
6اِنْineğer
7كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(kocası) ise
8مِنَmine-dan
9الصَّادِقِينَS-Sādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrular-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Beşincide, kocam doğru söyleyenlerdense gerçekten de Allah'ın gazabı bana der.

Abdulkadir Gölpınarlı

Beşincide, kocam doğru söyleyenlerdense gerçekten de Allahʼın gazabı bana der.

Adem Uğur

Beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını diler.

Ahmed Hulusi

Ve beşincisinde: Eğer doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabı kendi üzerine olsun, demesidir.

Ahmet Tekin

Beşinci defa da, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise, Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesidir.

Ahmet Varol

Beşincisinde; eğer o doğru söyleyenlerdense Allah'ın lanetinin muhakkak kendi üzerine olmasını (diler).

Ali Bulaç

Beşinci (yemini) ise, eğer o (kocası) doğru söylüyor ise, Allah'ın gazabının muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dır.

Ali Fikri Yavuz

Beşinci defa kadın şöyle der: “- Eğer o (koca) doğru söyliyenlerden ise, muhakkak Allah’ın gazabı kendinin (kadının) üzerine olsun.”

Ali Rıza Safa

Ve beşincide, eğer kocası doğruyu söylüyorsa, Allah'ın öfkesinin kendi üzerine olmasını söyler.

Bayraktar Bayraklı

Beşinci yemininde, eğer kocası doğrulardan ise, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını diler.

Bekir Sadak

(8-9) Kocasinin yalancilardan olduguna Allah'i dort defa sahit tutmasi, cezayi kadindan savar. Besincisinde, kocasi dogrulardan ise kendisinin Allah'in gazabina ugramasini diler.

Celal Yıldırım

Beşinci defa, eğer kocası doğrulardan ise Allah'ın gazabının kendisi üzerine (inmesini) dilemesi, kadından cezayı savar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kadının beşinci tanıklık ifadesi, “eğer kocası doğru söyleyenlerden ise kendisinin Allah’ın gazabına uğramayı dilemesi” olacaktır.

Diyanet İşleri

(8-9) Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah'ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır.

Diyanet İşleri (eski)

(8-9) Kocasının yalancılardan olduğuna Allah'ı dört defa şahit tutması, cezayı kadından savar. Beşincisinde, kocası doğrulardan ise kendisinin Allah'ın gazabına uğramasını diler.

Diyanet Vakfi

(8-9) Kadının, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Beşincisinde ise, eğer o (kocası) doğru söyleyenlerden ise, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını ister.

Elmalılı Hamdi Yazır

Beşincisi de eğer o sadıklardan ise muhakkak Allahın gadabı kendinin üzerinedir

Erhan Aktaş

Ve beşinci kez eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendisinin üzerine olmasını diler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve beşinci kez eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendisinin üzerine olmasını diler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve beşinci kez eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendisinin üzerine olmasını diler.

Fizilal-il Kuran

Böyle bir kadının beşinci defasında da «Eğer kocamın söylediği doğru ise Allah'ın laneti üzerime olsun» demesi gerekir.

Gültekin Onan

Beşinci (yemini) ise, eğer o (koca) doğru söylüyor ise, Tanrı'nın gazabının muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir.

Hamdi Döndüren

Beşinci defa da, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise, Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diler.

Hasan Basri Çantay

(8-9) O (kadın) ın billahi onun (zevcinin) muhakkak yalancılardan olduğuna dört (defa) şehadet etmesi, beşincide de eğer o (zevci) saadıklardan ise muhakkak Allahın gazabı kendi üzerine (olmasını söylemesi) ondan (o kadından) bu azabı (cezayı) defeder.

Hasib Asutay

Ve beşinci (şehadet) de, eğer o (kocası) doğrulardan ise, Allah'ın gazabını kendi üzerine olmasını dilemesidir. (4) (4. Evlilik bağı böylece sona ermiş olur.)

Hayrat Neşriyat

(8-9) (Zevcenin de,) şübhesiz onun (kocasının) gerçekten yalan söyleyenlerden olduğuna dâir dört (def'a) Allah’a yemîn ederek şâhidlik etmesi; beşincide, eğer (kocası)doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı dilemesi) kendisinden hadd cezâsını kaldırır.

İbni Kesir

Beşincisi de; kocası doğrulardan ise kendisinin Allah'ın gazabına uğramasıdır.

Mehmet Okuyan

Beşinci (yemin) ise (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı kabul etmesidir).

Muhammed Esed

ve beşincisinde, kocası doğruyu söylüyorsa, Allah'ın gazabına razı olduğunu (ifade etmesidir).

Mustafa İslamoğlu

beşincide eğer (kocası) doğru söylüyorsa, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını (ister).

Ömer Nasuhi Bilmen

Beşincisi de : «Eğer o (kocası) sâdıklardan ise kendisi üzerine muhakkak ki, Allah'ın gazabı olsun» demesidir.

Ömer Öngüt

Beşincisinde, eğer kocası doğrulardan ise Allah'ın gadabının kendi üzerine olmasını diler.

Suat Yıldırım

(8-9) Hanımının ise, kocasının bu suçlamasında yalancı olduğuna dair ayrı ayrı dört kere Allah adına yemin ve şahitlik etmesi, beşincide ise kocasının doğru söylemesi halinde, Allah’ın gazabının kendi üzerine çökmesini dilemesi, kendisinden cezayı kaldırır.

Süleyman Ateş

Beşinci defa da: Eğer kocası doğrulardan ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını diler.

Süleymaniye Vakfı

beşincisinde de şöyle demesidir: "Eğer onun dediği doğruysa Allah'ın gazabı üzerime olsun!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Beşincisinde, eğer (kocası) doğru söylüyorsa Allah'ın gazabına uğramayı diler.

Şaban Piriş

Beşincisi, kocası doğru söylüyorsa Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını istemesidir.

Tefhim-ul Kuran

Beşinci (yemini) ise, eğer o (kocası) doğruyu söyleyenlerden ise, Allah'ın gazabının muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi) dır.

Ümit Şimşek

Onun da beşinci defadaki yemini, eğer kocası doğru söylüyorsa, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını istemektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu durumda kadının beşinci sözü, suçlayan erkek doğru söyleyenlerdense, "Allah'ın gazabının kendisi üzerine olması"nı söylemekten ibarettir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Beşinci dəfə: “Əgər ər doğru danışanlardandırsa, Allah o qadına lənət eləsin!”– deməlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Beşinci dəfə: ″Əgər (əri) doğru danışanlardandırsa, Allah ona (qadının özünə) ləʼnət (qəzəb) eləsin!″ (deməlidir).

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

und das fünfte Mal (bezeugt sie), der Zorn Allahs komme über sie, wenn er zu denjenigen gehören sollte, die die Wahrheit sagen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und (ihr) fünfter (Eid) soll sein, daß Allahs Zorn auf ihr lasten möge, falls er die Wahrheit rede.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die fünfte (Bezeugung): ʺALLAH zürne ihr doch, sollte er von den Wahrhaftigen gewesen sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the fifth object to which she is sworn is that of an invocatory prayer inviting the wrath of Allah upon herself if he were telling the truth.

Abdul Haleem

and, the fifth time, calls God to reject her if he is telling the truth.

Abdullah Yusuf Ali

And the fifth (oath) should be that she solemnly invokes the wrath of Allah on herself if (her accuser) is telling the truth.

Abul A'la Maududi

and a fifth time that the wrath of Allah be on her if the man be truthful (in his accusation).

Aisha Bewley

and a fifth time that Allah’s anger will be upon her if he is telling the truth.

Al-Hilali & Khan

And the fifth (testimony) should be that the Wrath of Allâh be upon her if he (her husband) speaks the truth.

Ali Quli Qarai

and a fifth [oath] that Allah’s wrath shall be upon her if he were stating the truth.

Amatul Rahman Omar

And the fifth (time she should say on oath) that the wrath of Allâh be upon her if he (- her husband) has spoken the truth (about her).

Arthur John Arberry

and a fifth time, that the wrath of God shall be upon her, if he should be of the truthful.

Bijan Moeinian

Then she should swear for the fifth time, mentioning that if her testimony is false, may God’s anger be upon her. (Although it is horrible to be subjected to the Lord’s anger, it is better than not having any opportunity for forgiveness as is the case of the man’s fifth time’s swearing.)

E. Henry Palmer

and the fifth that the wrath of God shall be on her if he be of those who speak the truth.

Edip-Layth

The fifth shall be that God's curse is upon her if he is speaking the truth.

George Sale

and if the fifth time she imprecate the wrath of God on her, if he speaketh the truth.

Hamid S. Aziz

And it shall avert the punishment from her if she bears testimony four times that, by Allah, he is of those who lie;

Mahmoud Ghali

And the fifth (testimony) that the anger of Allah shall be upon her in case he is of the sincere.

Marmaduke Pickthall

And a fifth (time) that the wrath of Allah be upon her if he speaketh truth.

Mohamed Ahmed - Samira

Her fifth oath being that the curse of God be on her if her husband should be speaking the truth.

Muhammad Asad

and the fifth [time], that God’s curse be upon her if he is telling the truth,

Mustafa Khattab

and a fifth oath that Allah may be displeased with her if he is telling the truth.[1]

Progressive Muslims

And the fifth shall be that God's curse is upon her if he is speaking the truth.

Sahih International

And the fifth [oath will be] that the wrath of Allah be upon her if he was of the truthful.

Sam Gerrans

And the fifth, that the wrath of God be upon her if he is of the truthful.

Shabbir Ahmed

And the fifth time, that Allah may reject her if he is telling the truth. (The court shall then punish neither the husband nor the wife and it infers that the same procedure applies if the wife accuses her husband).

Syed Vickar Ahamed

And the fifth (oath should be) that she truly brings the Anger of Allah upon herself if (her husband) is telling the truth.

Taqi Usmani

and the fifth (oath) that Allah’s wrath be on her if he is one of the truthful.

The Monotheist Group

And the fifth shall be the curse of God upon her if heis speaking the truth.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et la cinquième (attestation) est que la colère dʹAllah soit sur elle, sʹil était du nombre des véridiques.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cara pêncem jî (dê bibêje:) Xezeba Xwedê li wê (jinê) bibare eger mêrê wê ji rastbêjan be.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de vijfde maal (moet zij uitspreken) dat Gods toorn op haar zal rusten als hij iemand is die de waarheid zegt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de vijfde maal door Gods toorn over zich in te roepen, indien, hetgeen de man verklaard heeft, waar zij.

Hollandaca — Siregar

En haar vijfde (getuigenis) is dat de toom van Allah haar treft als hij tot de waarachtigen behoort.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и пятое, – что гнев Аллаха (будет) на ней, если он из числа правдивых [говорит правду].

Rusça — Osmanov

а пятый раз [поклянется] в том, что пусть покарает ее гнев Аллаха, если муж говорит правду.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och en femte gång nedkallar Guds vrede över sig själv om hans vittnesmål är sant.