Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ
ve(e)lleƶīne yu'tūne mā ātev ve ḳulūbuhum veciletun ennehum ilā rabbihim rāciǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (98 / 98 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle kişilerdir onlar ki verecekleri neyse verirler ve yürekleri, şüphesiz olarak dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Öyle kişilerdir onlar ki verecekleri neyse verirler ve yürekleri, şüphesiz olarak dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.
Abdullah Aydın
Rabblerine döneceklerinden yürekleri korku ile ürpererek zekâtlarını verenler,
Adem Uğur
Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;
Ahmed Hulusi
Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.
Ahmet Davudoğlu
Ve Rabblerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri çarparak zekâtlarını verenler!..
Ahmet Tekin
Müslüman nesillerin tevdi ettikleri emanetleri, sorumlulukları, lâyıkı veçhile yerine getirememe endişesiyle kalpleri ürpererek gelecek nesillere aktarmaya, verdikleri zekâtı, sadakayı, vergiyi kabul edilmeme endişesiyle kalpleri ürpererek vermeye devam edenlerdir. Onlar da kesinlikle rablerinin huzuruna vararak hesap verecekler.
Ahmet Varol
Ve verdiklerini Rabblerine döndürülecekleri için kalpleri ürpererek verenler.
Ali Arslan
(zekât ve sadakadan) verdiklerini, Rabblerin huzuruna dönecekler diye kalpleri korku ile ürpererek verenler (var ya)!
Ali Bulaç
Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Ali Fikri Yavuz
Rablerinin huzuruna varacaklarından kalbleri korkarak verdiklerini (zekâtlarını) verenler,
Ali Rıza Safa
Efendilerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini yürekleri ürpererek verenler.
Arif Pamuk
Verdiklerini, Rablerine dönecekleri için, kalpleri ürpererek verenler,
Ayntabî Mehmet Efendi
Ve Rabbleri Cella Şânühu'ya rücu edeceklerinden kalpleri titreyerek vereceklerini (zekât ve sadakalarını) verirler.
Bahaeddin Sağlam
Ve onlar ki Rabblerinin huzuruna döneceklerine inandıklarından, verdikleri hayır ve sadakaları kalpleri korku ile ürpererek verirler.
Bayraktar Bayraklı
Onlar ki Rablerinin huzuruna çıkacakları korkusuyla kalpleri titreyerek verirler.
Bekir Sadak
(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.
Bir Heyet
Ve, Rabblerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yaparlar.
Celal Yıldırım
Onlar ki kendilerine verilen (nîmetler)den (Allah yolunda muhtaçlara) verirler ve Rablarına mutlaka döneceklerini (bildikleri) için kalbleri ürperir;
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Verdiklerini, rablerine dönecekleri inancından dolayı kalpleri ürpererek verenler;
Diyanet İşleri
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Diyanet İşleri (eski)
(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.
Diyanet Vakfı (1993)
Ve Rabblerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar.
Diyanet Vakfi
Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Erhan Aktaş
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Fizilal-il Kuran
Ve onlar ki, Rabb'lerine dönecekler diye kalpleri ürpererek verdikleri şeyi verirler.
Gültekin Onan
Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Hamdi Döndüren
Ve verdiklerini, Rablerinin huzuruna döneceklerini düşünerek ve kalpleri korkudan ürpererek verenler,
Hasan Basri Çantay
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Hasan Tahsin Feyizli
Rabblerinin huzuruna döneceklerinden, yürekleri titreyerek verecekleri (zekât, sadaka gibi vergileri)'ni verenler (var ya)...
Hasib Asutay
Ve verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesi ile kalpleri korkudan ürpererek verenler.
Hayrat Neşriyat
Ve o kimseler ki, şübhesiz onlar Rablerine dönecek kimseler oldukları(nı bildikleri)için, verdikleri şeyleri kalbleri ürpererek verirler.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler...
Hüseyin Kaleli
“Ve şüphesiz Rablerine dönücüler olduklarından verdiklerini kalpleri titreyerek verenlerdir.”
İbni Kesir
Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
Onlar verdiklerini Rablerinin huzuruna dönecekleri korkusuyla kalbleri ürpererek verirler.
Mehmet Okuyan
Onlar Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri korkudan ürpererek verenlerdir.
Muhammed Esed
sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:
Mustafa İslamoğlu
en sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:
Nedim Yılmaz
(60-61) Yaptıklarını Rabblerine döneceklerinden korktukları için kalpleri titreyerek yapanlar… İşte bunlar hayır işlerinde koşuşurlar ve hayır işlerine en önde giderler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler ki, onlar Rablerinin huzuruna muhakkak varacaklarından dolayı kalpleri şiddetli korkarak verdiklerini (sadakaları vesâireyi) verirler.
Ömer Öngüt
Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesi ile kalpleri ürpererek verirler.
Ömer Rıza Doğrul
(59-60-61)Rablerine asla eş-ortak katmayanlar, Rablerine döneceklerine (inandıklarından) yürekleri titreyerek vereceklerini verenler, onlar hayır işlerine koşarak yarışırlar ve hayır işlerine varmakta ileri geçerler.
Suat Yıldırım
Rab’lerine dönüp hesaba çekileceklerinden, yaptıkları hayırları kalpleri titreyerek yapanlar.
Süleyman Ateş
Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.
Süleymaniye Vakfı
ve verdikleri her şeyi, Rablerinin huzuruna çıkacakları için kalpleri titreyerek verenler var ya
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rablerinin huzuruna dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler var ya.
Şaban Piriş
Rab'lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..
Talat Koçyiğit
Rablerine döneceklerinden, verdiklerini kalpleri korkarak verirler.
Tefhim-ul Kuran
Ve onlar gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Ümit Şimşek
Verdiklerini de, Rablerinin huzuruna varacaklarının bilinci içinde, kalpleri ürpererek verirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
Ve şunlar ki, kendilerine verilenden verirler ve Rabblerinin huzuruna döneceklerinden kalpleri titrer.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Rəbbinə qayıdacaqlar deyə yerinə yetirməli olduqlarını qəlbləri qorxa-qorxa yerinə yetirənlər –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ürəkləri Rəbbinin hüzuruna qayıdacaqlarından qorxuya düşüb verməli olduqlarını (zəkatı, sədəqəni) verənlər –
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und beim Spenden von Gottes Gaben Schauder im Herzen verspüren, weil sie am Jüngsten Tag zu ihrem Herrn zurückgeführt werden,
Almanca — Der Edle Quran
und die geben, was sie geben, während ihre Herzen sich (davor) ängstigen, weil sie zu ihrem Herrn zurückkehren werden,
Almanca — M. A. Rassoul
und jene, die da spenden, was zu spenden ist, und jene, deren Herzen beben, weil sie zu ihrem Herrn zurückkehren werden
Almanca — Muhammad Zaidan
und diejenigen, die das geben, was sie gaben, während ihre Herzen ehrfurcht-erfüllt sind, da sie zu ihrem HERRN zurückkehren werden,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
d) Who give in benevolence, no matter what, lifting to Allah their inward sight and laying to their hearts their fate in Day of Judgement, an event they realize however unseen and approximate however remote,
Abdul Haleem
who always give with hearts that tremble at the thought that they must return to Him,
Abdullah Yusuf Ali
And those who dispense their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord;-
Abul A'la Maududi
who give, whatever they give in charity, with their hearts trembling at the thought that they are destined to return to their Lord;
Aisha Bewley
those who give what they have given, their hearts fearful of their return to their Lord,
Al-Hilali & Khan
And those who give that (their charity) which they give (and also do other good deeds) with their hearts full of fear (whether their alms and charities have been accepted or not),[1] because they are sure to return to their Lord (for reckoning).
Ali Quli Qarai
and who give whatever they give while their hearts tremble with awe that they are going to return to their Lord
Amatul Rahman Omar
And those who give whatever they can afford to give (as alms in the way of their Lord), while their hearts tremble (at the thought) that they are returning to their Lord (and whether their deeds will find His approval or not).
Arthur John Arberry
and those who give what they give, their hearts quaking that they are returning to their Lord --
Bijan Moeinian
those who devote a part of their God given income to charity and they are looking forward to return to their Lord;
E. Henry Palmer
and those who give what they do give while their hearts are afraid that they unto their Lord will return, -
Edip-Layth
They give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.
George Sale
and who give that which they give in alms, their hearts being struck with dread, for that they must return unto their Lord:
Hamid S. Aziz
And those who ascribe not partners unto their Lord
Mahmoud Ghali
And the ones who bring whatever they bring with hearts tremulous that they are returning to their Lord.
Marmaduke Pickthall
And those who give that which they give with hearts afraid because they are about to return unto their Lord,
Mohamed Ahmed - Samira
Who give whatsoever they give (in His way), and their hearts tremble with fear that they have to go back to their Lord,
Muhammad Asad
and who give whatever they [have to] give with their hearts trembling at the thought that unto their Sustainer they must return:
Mustafa Khattab
and who do whatever ˹good˺ they do with their hearts fearful, ˹knowing˺ that they will return to their Lord[1]—
Progressive Muslims
And they give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.
Sahih International
And they who give what they give while their hearts are fearful because they will be returning to their Lord -
Sam Gerrans
And those who give what they give with their hearts in dread that they are returning to their Lord:
Shabbir Ahmed
And those who give (in the Cause of Allah of their wealth and person) whatever they can, and are still afraid (that they have not done enough and) because they have to return to their Lord,
Syed Vickar Ahamed
And those who give out their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord—
Taqi Usmani
And those who give whatever they give, with their hearts full of fear that to their Lord they are to return
The Monotheist Group
Andthey give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui donnent ce quʹils donnent, tandis que leurs cœurs sont pleins de crainte (à la pensée) quʹils doivent retourner à leur Seigneur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku ya li ser wan pêwist e didin digel ku dilên wan bitirs e ji ber ku birastî ew ê li Xwedayê xwe vegerin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en zij die geven wat zij geven terwijl hun harten vol ontzag zijn omdat zij tot hun Heer terug zullen keren,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die aalmoezen geven, en wier harten van vrees zijn doordrongen, omdat zij eens tot hunnen Heer moeten terugkeeren.
Hollandaca — Siregar
En degenen die hun giften gaven terwijl hun harten vol ontzag zijn omdat zij tot hun Heer zullen terugkeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и которые дают то, что дали [дают закят, милостыни,...], а сердца их трепещут от того, что они к Господу своему возвратятся [боятся, что их дела не будут приняты Аллахом и думают, что этих дел не будет достаточно для спасения от наказания], –
Rusça — Osmanov
которые подают то, что положено, а сердца их страшатся того, что им суждено вернуться к своему Господу, -
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och som, när de ger sina gåvor, ängslas vid tanken på att de skall stå till svars inför sin Herre; -