Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

وَالَّذِينَ يُؤْتُونَ مَا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَ

ve(e)lleƶīne yu'tūne mā ātev ve ḳulūbuhum veciletun ennehum ilā rabbihim rāciǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve onlar ki
2يُؤْتُونَyu'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverirler
3مَاşeyi
4اٰتَوْاātevا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverdikleri
5وَقُلُوبُهُمْve ḳulūbuhumق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalbleri
6وَجِلَةٌveciletunو ج لTitremek/korkmak, korku duymak, hızlı hissetmekürpererek
7اَنَّهُمْennehumşüphesiz onlar
8اِلٰىilā
9رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinin huzuruna
10رَاجِعُونَrāciǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.dönecekler

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki verecekleri neyse verirler ve yürekleri, şüphesiz olarak dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki verecekleri neyse verirler ve yürekleri, şüphesiz olarak dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.

Abdullah Aydın

Rabblerine döneceklerinden yürekleri korku ile ürpererek zekâtlarını verenler,

Adem Uğur

Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;

Ahmed Hulusi

Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.

Ahmet Davudoğlu

Ve Rabblerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri çarparak zekâtlarını verenler!..

Ahmet Tekin

Müslüman nesillerin tevdi ettikleri emanetleri, sorumlulukları, lâyıkı veçhile yerine getirememe endişesiyle kalpleri ürpererek gelecek nesillere aktarmaya, verdikleri zekâtı, sadakayı, vergiyi kabul edilmeme endişesiyle kalpleri ürpererek vermeye devam edenlerdir. Onlar da kesinlikle rablerinin huzuruna vararak hesap verecekler.

Ahmet Varol

Ve verdiklerini Rabblerine döndürülecekleri için kalpleri ürpererek verenler.

Ali Arslan

(zekât ve sadakadan) verdiklerini, Rabblerin huzuruna dönecekler diye kalpleri korku ile ürpererek verenler (var ya)!

Ali Bulaç

Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;

Ali Fikri Yavuz

Rablerinin huzuruna varacaklarından kalbleri korkarak verdiklerini (zekâtlarını) verenler,

Ali Rıza Safa

Efendilerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini yürekleri ürpererek verenler.

Arif Pamuk

Verdiklerini, Rablerine dönecekleri için, kalpleri ürpererek verenler,

Ayntabî Mehmet Efendi

Ve Rabbleri Cella Şânühu'ya rücu edeceklerinden kalpleri titreyerek vereceklerini (zekât ve sadakalarını) verirler.

Bahaeddin Sağlam

Ve onlar ki Rabblerinin huzuruna döneceklerine inandıklarından, verdikleri hayır ve sadakaları kalpleri korku ile ürpererek verirler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar ki Rablerinin huzuruna çıkacakları korkusuyla kalpleri titreyerek verirler.

Bekir Sadak

(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.

Bir Heyet

Ve, Rabblerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yaparlar.

Celal Yıldırım

Onlar ki kendilerine verilen (nîmetler)den (Allah yolunda muhtaçlara) verirler ve Rablarına mutlaka döneceklerini (bildikleri) için kalbleri ürperir;

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Verdiklerini, rablerine dönecekleri inancından dolayı kalpleri ürpererek verenler;

Diyanet İşleri

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

Diyanet İşleri (eski)

(57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

Diyanet Vakfı (1993)

Ve Rabblerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar.

Diyanet Vakfi

Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;

Erhan Aktaş

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

Fizilal-il Kuran

Ve onlar ki, Rabb'lerine dönecekler diye kalpleri ürpererek verdikleri şeyi verirler.

Gültekin Onan

Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;

Hamdi Döndüren

Ve verdiklerini, Rablerinin huzuruna döneceklerini düşünerek ve kalpleri korkudan ürpererek verenler,

Hasan Basri Çantay

(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.

Hasan Tahsin Feyizli

Rabblerinin huzuruna döneceklerinden, yürekleri titreyerek verecekleri (zekât, sadaka gibi vergileri)'ni verenler (var ya)...

Hasib Asutay

Ve verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesi ile kalpleri korkudan ürpererek verenler.

Hayrat Neşriyat

Ve o kimseler ki, şübhesiz onlar Rablerine dönecek kimseler oldukları(nı bildikleri)için, verdikleri şeyleri kalbleri ürpererek verirler.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler...

Hüseyin Kaleli

“Ve şüphesiz Rablerine dönücüler olduklarından verdiklerini kalpleri titreyerek verenlerdir.”

İbni Kesir

Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlar verdiklerini Rablerinin huzuruna dönecekleri korkusuyla kalbleri ürpererek verirler.

Mehmet Okuyan

Onlar Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri korkudan ürpererek verenlerdir.

Muhammed Esed

sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:

Mustafa İslamoğlu

en sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:

Nedim Yılmaz

(60-61) Yaptıklarını Rabblerine döneceklerinden korktukları için kalpleri titreyerek yapanlar… İşte bunlar hayır işlerinde koşuşurlar ve hayır işlerine en önde giderler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki, onlar Rablerinin huzuruna muhakkak varacaklarından dolayı kalpleri şiddetli korkarak verdiklerini (sadakaları vesâireyi) verirler.

Ömer Öngüt

Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesi ile kalpleri ürpererek verirler.

Ömer Rıza Doğrul

(59-60-61)Rablerine asla eş-ortak katmayanlar, Rablerine döneceklerine (inandıklarından) yürekleri titreyerek vereceklerini verenler, onlar hayır işlerine koşarak yarışırlar ve hayır işlerine varmakta ileri geçerler.

Suat Yıldırım

Rab’lerine dönüp hesaba çekileceklerinden, yaptıkları hayırları kalpleri titreyerek yapanlar.

Süleyman Ateş

Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.

Süleymaniye Vakfı

ve verdikleri her şeyi, Rablerinin huzuruna çıkacakları için kalpleri titreyerek verenler var ya

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin huzuruna dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler var ya.

Şaban Piriş

Rab'lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..

Talat Koçyiğit

Rablerine döneceklerinden, verdiklerini kalpleri korkarak verirler.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlar gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;

Ümit Şimşek

Verdiklerini de, Rablerinin huzuruna varacaklarının bilinci içinde, kalpleri ürpererek verirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Ve şunlar ki, kendilerine verilenden verirler ve Rabblerinin huzuruna döneceklerinden kalpleri titrer.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbinə qayıdacaqlar deyə yerinə yetirməli olduqlarını qəlbləri qorxa-qorxa yerinə yetirənlər –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ürəkləri Rəbbinin hüzuruna qayıdacaqlarından qorxuya düşüb verməli olduqlarını (zəkatı, sədəqəni) verənlər –

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und beim Spenden von Gottes Gaben Schauder im Herzen verspüren, weil sie am Jüngsten Tag zu ihrem Herrn zurückgeführt werden,

Almanca — Der Edle Quran

und die geben, was sie geben, während ihre Herzen sich (davor) ängstigen, weil sie zu ihrem Herrn zurückkehren werden,

Almanca — M. A. Rassoul

und jene, die da spenden, was zu spenden ist, und jene, deren Herzen beben, weil sie zu ihrem Herrn zurückkehren werden

Almanca — Muhammad Zaidan

und diejenigen, die das geben, was sie gaben, während ihre Herzen ehrfurcht-erfüllt sind, da sie zu ihrem HERRN zurückkehren werden,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

d) Who give in benevolence, no matter what, lifting to Allah their inward sight and laying to their hearts their fate in Day of Judgement, an event they realize however unseen and approximate however remote,

Abdul Haleem

who always give with hearts that tremble at the thought that they must return to Him,

Abdullah Yusuf Ali

And those who dispense their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord;-

Abul A'la Maududi

who give, whatever they give in charity, with their hearts trembling at the thought that they are destined to return to their Lord;

Aisha Bewley

those who give what they have given, their hearts fearful of their return to their Lord,

Al-Hilali & Khan

And those who give that (their charity) which they give (and also do other good deeds) with their hearts full of fear (whether their alms and charities have been accepted or not),[1] because they are sure to return to their Lord (for reckoning).

Ali Quli Qarai

and who give whatever they give while their hearts tremble with awe that they are going to return to their Lord

Amatul Rahman Omar

And those who give whatever they can afford to give (as alms in the way of their Lord), while their hearts tremble (at the thought) that they are returning to their Lord (and whether their deeds will find His approval or not).

Arthur John Arberry

and those who give what they give, their hearts quaking that they are returning to their Lord --

Bijan Moeinian

those who devote a part of their God given income to charity and they are looking forward to return to their Lord;

E. Henry Palmer

and those who give what they do give while their hearts are afraid that they unto their Lord will return, -

Edip-Layth

They give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

George Sale

and who give that which they give in alms, their hearts being struck with dread, for that they must return unto their Lord:

Hamid S. Aziz

And those who ascribe not partners unto their Lord

Mahmoud Ghali

And the ones who bring whatever they bring with hearts tremulous that they are returning to their Lord.

Marmaduke Pickthall

And those who give that which they give with hearts afraid because they are about to return unto their Lord,

Mohamed Ahmed - Samira

Who give whatsoever they give (in His way), and their hearts tremble with fear that they have to go back to their Lord,

Muhammad Asad

and who give whatever they [have to] give with their hearts trembling at the thought that unto their Sustainer they must return:

Mustafa Khattab

and who do whatever ˹good˺ they do with their hearts fearful, ˹knowing˺ that they will return to their Lord[1]—

Progressive Muslims

And they give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

Sahih International

And they who give what they give while their hearts are fearful because they will be returning to their Lord -

Sam Gerrans

And those who give what they give with their hearts in dread that they are returning to their Lord:

Shabbir Ahmed

And those who give (in the Cause of Allah of their wealth and person) whatever they can, and are still afraid (that they have not done enough and) because they have to return to their Lord,

Syed Vickar Ahamed

And those who give out their charity with their hearts full of fear, because they will return to their Lord—

Taqi Usmani

And those who give whatever they give, with their hearts full of fear that to their Lord they are to return

The Monotheist Group

Andthey give of what they were given, and their hearts are full of reverence that they will return to their Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui donnent ce quʹils donnent, tandis que leurs cœurs sont pleins de crainte (à la pensée) quʹils doivent retourner à leur Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku ya li ser wan pêwist e didin digel ku dilên wan bitirs e ji ber ku birastî ew ê li Xwedayê xwe vegerin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en zij die geven wat zij geven terwijl hun harten vol ontzag zijn omdat zij tot hun Heer terug zullen keren,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die aalmoezen geven, en wier harten van vrees zijn doordrongen, omdat zij eens tot hunnen Heer moeten terugkeeren.

Hollandaca — Siregar

En degenen die hun giften gaven terwijl hun harten vol ontzag zijn omdat zij tot hun Heer zullen terugkeren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и которые дают то, что дали [дают закят, милостыни,...], а сердца их трепещут от того, что они к Господу своему возвратятся [боятся, что их дела не будут приняты Аллахом и думают, что этих дел не будет достаточно для спасения от наказания], –

Rusça — Osmanov

которые подают то, что положено, а сердца их страшатся того, что им суждено вернуться к своему Господу, -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och som, när de ger sina gåvor, ängslas vid tanken på att de skall stå till svars inför sin Herre; -