Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ فِي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْاَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ

li yeşhedū menāfiǎ lehum ve yeƶkurū isme (a)llahi fī eyyāmin meǎ'lūmātin ǎlā mā razeḳahum min behīmeti l-en'ǎāmi fe kulū minhā ve eT'ǐmū l-bāise l-feḳīra

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لِيَشْهَدُواli yeşhedūش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahit olmaları için
2مَنَافِعَmenāfiǎن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.birtakım faydalara
3لَهُمْlehumkendileri için
4وَيَذْكُرُواve yeƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve anmaları için
5اسْمَismeس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)adını
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7فِي
8اَيَّامٍeyyāminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünlerde
9مَعْلُومَاتٍmeǎ'lūmātinع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebelirli
10عَلٰىǎlāüzerine
11مَاşeyleri
12رَزَقَهُمْrazeḳahumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.onlara rızık olarak verilen
13مِنْmin-dan
14بَهِيمَةِbehīmetiب ه مOtlayan hayvanlar, kuzu/keçi/koyun, sığır türü hayvanlar, bir yerde kalmak/durmak, ayrılmamak, bir şeye sürekli bakmak, bir şey karşısında sessiz/şaşkın/kafası karışık kalmak, kavga veya çatışmaya girmemek, şüpheli/belirsiz/karışık bir şey, kapalı/kilitli kapı, cesur adam, vahşi hayvanlar/hayvanlar.yürüyen
15الْاَنْعَامِl-en'ǎāmiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.hayvanlar-
16فَكُلُواfe kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryiyin
17مِنْهَاminhāonlardan
18وَاَطْعِمُواve eT'ǐmūط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yerive yedirin
19الْبَائِسَl-bāiseب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıksıkıntı içinde bulunan
20الْفَقِيرَl-feḳīraف ق رFakir/yoksul/muhtaç olmak, ihtiyaç duymak, yoksulluk. Sırt kırıcı felaketle alt üst etmek, omurgada ağrı hissetmek.fakire

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gelsinler de kendilerine âit olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yok yoksul fakiri de doyurun.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gelsinler de kendilerine âit olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allahʼın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yok yoksul fakiri de doyurun.

Adem Uğur

Ta ki kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günler de Allah'ın ismini ansınlar. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.

Ahmed Hulusi

"Ta ki kendileri yararına şahit olsunlar. . . Kendilerini rızıklandırdığımız kurbanlıkları kurban ederek, bilinen günlerde Allah'ın ismini zikretsinler. . . Artık onlardan yeyin ve fakir, muhtaç olanlara da yedirin. "

Ahmet Tekin

Kendilerinin dinî, kültürel, ekonomik, siyasî menfaatleriyle yakînen ilgilenmeleri, tesbitler ve planlamalar yapmaları, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları belli günlerde, bayram günlerinde keserlerken Allah’ın ismini anarak şükretmeleri, kurban kesmeleri için sana, Kâbe’ye gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de fakr-u zarurete, sıkıntıya düşen iflas eden, sıkıntısını hissettirmeyen kimselere yedirin.

Ahmet Varol

Ki kendileri için birtakım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yiyin ve zor durumdaki yoksula da yedirin.

Ali Bulaç

Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

Ali Fikri Yavuz

Tâ ki kendilerine ait menfaatlere şahid olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanlar (kurbanlıklar) üzerine belirli günlerde (kurban kesme günlerinde) Allah’ın adını ansınlar. İşte bu kurbanlıklardan yeyin ve muztar fakiri doyurun.

Ali Rıza Safa

"Kendileri için bir takım yararlara tanık olsunlar ve onlara yiyecek olarak verdiği hayvanların üzerine, belirlenen günlerde Allah'ın İsmini ansınlar. Onlardan yiyin ve darlığa düşmüş olanları doyurun!"

Bayraktar Bayraklı

"Kendileri için orada bulunan faydaları görsünler; belli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!"

Bekir Sadak

Taki kendi menfaatlerine sahid olsunlar; Allah'in onlara rizik olarak verdigi hayvanlari belli gunlerde kurban ederken O'nun adini ansinlar. Siz de bunlardan yiyin, caresiz kalmis yoksulu da doyurun.

Celal Yıldırım

Tâ ki kendileri lehine bir takım menfaatlere şâhid ve hazır olsunlar. Allah'ın onlara rızık olarak sunduğu eti yenen hayvanlara (kurban etmelerine) karşılık belli günlerde Allah'ın ismini ansınlar. Siz de onların etinden yeyin ve sıkıntıya uğramış fakirlere yedirin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açık seçik görsünler ve Allah’ın onlara rızık olarak verdiği, belirlenen günlerde kesecekleri kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yiyin hem sıkıntı içindeki yoksulları doyurun.

Diyanet İşleri

Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

Diyanet İşleri (eski)

Taki kendi menfaatlerine şahid olsunlar; Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.

Diyanet Vakfi

(27-28) İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gelsinler kendilerine aid bir takım menfeatlere şahid olsunlar ve En'am behimelerinden kendilerine merzuk buyurduğu kurbanlıklar üzerine ma'lum günlerde Allahın ismini ansınlar da onlardan yeyin ve yoksulu, fakıri doyurun

Erhan Aktaş

Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

Fizilal-il Kuran

Gelsinler de çeşitli yararlarını gözleri ile görsünler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belirli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Bu hayvanların etinden hem kendiniz yiyiniz, hem de sıkıntı içinde bulunan yoksullara yediriniz.

Gültekin Onan

Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Tanrı'nın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

Hamdi Döndüren

Böylece, kendileri için bir takım yararlara tanık olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak vermiş olduğu hayvanları belli günlerde (keserken) üzerlerine Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yeyin, hem de darlık içindeki yoksula yedirin!

Hasan Basri Çantay

"Taki kendilerine aid menfeatlere şahid (ve haazır) olsunlar. Allahın rızk olarak kendilerine verdiği dört ayaklı davarlar (kurbanlıklar) üzerine ma'lum olan günlerde Allahın adını ansınlar. İşte bunlardan yeyin, yoksulu, fakiri de doyurun".

Hasib Asutay

Tâ ki, kendileri için birtakım faydalara (11) tanık olsunlar ve (Allah'ın) kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederek) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan yiyin ve sıkıntı çeken yoksula da yedirin. (11. Bu faydalar hem dünyevi hem uhrevidir. Dünyevi olan, haccın insan üzerinde meydana getirdiği ahlaki tesirler ile ticari ve içtimai faydalardır. Uhrevi olanlar ise, Allah'ın hoşnutluğu ve O'nun müminlere olan af ve bağışlamasıdır.)

Hayrat Neşriyat

'Tâ ki kendilerine âid (dünyevî ve uhrevî) menfaatlere şâhid olsunlar ve (Allah’ın)kendilerine rızık olarak verdiği sağmal hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın ismini zikretsinler! Artık (siz de) bunlardan yiyin, darda kalmış fakire de yedirin!'

İbni Kesir

Ta ki kendileri için faydalara şahid olsunlar ve Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yeyin. Çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.

Mehmet Okuyan

Kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, (Allah’ın) onlara rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın ismini anmaları için (insanları hacca çağır)! Artık o (hayvanların eti)nden hem kendiniz yiyin hem de fakir yoksula yedirin!

Muhammed Esed

de (bunun) kendilerine sağlayacağı yararları görsünler; ve (kurban için) belirlenen günlerde, (bu amaçla) O'nun kendilerine rızık olarak sağladığı hayvanlar üzerine Allah'ın ismini ansınlar; ve böylece siz de bunlardan yiyin ve darlık içindeki yoksulu da doyurun.

Mustafa İslamoğlu

ki, bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Bir de belirlenen günlerde, O'nun kendilerine rızık olarak sunduğu hayvanları (kurban ederken), üzerine Allah'ın adını ansınlar: işte bunlardan siz de yiyin, zor durumdaki ihtiyaç sahiplerine de yedirin.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Tâ ki, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve kendilerini merzûk etmiş olduğumuz dört ayaklı kurbanlık hayvanlar üzerine malum olan günlerde Allah'ın ismini ansınlar. Artık onlardan yeyin ve yoksul fakirlere yediriniz.»

Ömer Öngüt

“Tâ ki kendilerine âit bir takım faydaları yakînen görsünler. Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken, O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, hem de yoksula fakire yedirin. ”

Suat Yıldırım

(26-28) Zira Biz vaktiyle İbrâhim’e Beytullah'ın yerini belirlediğimiz zaman: "Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben’im Mâbedimi tavaf ederken, kıyamda, rükûda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut!" Hem bütün insanları hacca dâvet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah’ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.

Süleyman Ateş

Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allah'ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine olan faydalarını yaşayarak görmek ve Allah'ın onlara rızık olarak verdiği en'am cinsi hayvanlar üzerine, bilinen günlerde onun adını anarak kurban kesmek için (gelsinler). (Ey Kurban kesenler!) Onlardan siz yiyin, fakir olup zor durumda kalana da yedirin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gelsinler de kendi menfaatlerini görsünler; belli günlerde de Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlardan en'am (koyun, keçi, sığır ve deve) üzerine Allah'ın adını ansınlar. Onlardan hem siz yiyin hem de darda olan yoksula yedirin.

Şaban Piriş

Kendilerine faydalı olacak şeyleri görsünler, Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde, Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Ondan hem siz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakiri doyurun.

Tefhim-ul Kuran

Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

Ümit Şimşek

'Böylece haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve belirli günlerde, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Onun adını ansınlar. Sonra onlardan hem siz yiyin, hem de yoksullara ve darlığa düşmüş kimselere yedirin.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine ait bir takım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerinde belirli günlerde Allah'ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qoy onlar öz mənfəətlərinin şahidi olsunlar və məlum günlərdə Allahın onlara verdiyi heyvanları qurban kəsərkən Allahın adını çəksinlər. Onlardan özünüz də yeyin, sıxıntı içində olan yoxsullara da yedirdin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Belə ki, öz mənfəətlərinin şahidi olsunlar və məʼlum günlərdə Allahın onlara ruzi verdiyi (dördayaqlı) heyvanların üstündə (onları qurban kəsərkən) Onun adını çəksinlər (bismillah desinlər). Onlardan özünüz də yeyin, biçarə (zavallı) yoxsullara da yedirdin!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden erleben, wie sie allerlei Nutzen erzielen, und sie werden Gottes Namen an bestimmten Tagen über den ihnen von Ihm bescherten zu schlachtenden Tieren aussprechen. Eßt davon und gebt den Elenden und den Armen!

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß sie allerlei Vorteile wahrnehmen und während einer bestimmten Anzahl von Tagen des Namens Allahs für das gedenken mögen, was Er ihnen an Vieh gegeben hat. Darum esset davon und speist den Notleidenden, den Bedürftigen.

Almanca — Muhammad Zaidan

damit sie für sich Nützlichem beiwohnen und ALLAHs Namens an bestimmten Tagen gedenken für das, was ER ihnen an Rizq von den unverständigen Anʹam gewährte. So esst davon und speist den armen Notleidenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"They shall be eager to respond to your call to observe facts and events considered a source of knowledge, and to participate in the intercourse of life and envisage the spiritual and the deeply moving sacred events and associations dating back as the most ancient times. " "And they will extoll and proclaim the glorious attributes of Allah throughout the predetermined days in appreciation of Allah's blessings, and be impelled to the feeling of gratitude and gratefulness for what He provided for them of cattle for sacrifice, and to fulfill what He has enjoined" Thus: "Eat there from if you may and feed the indigent and the needy who are in need of Zakat (alms), " for zakat is but the vehicle of prayer.

Abdul Haleem

to attain benefits and celebrate God’s name, on specified days, over the livestock He has provided for them- feed yourselves and the poor and unfortunate-

Abdullah Yusuf Ali

"That they may witness the benefits (provided) for them, and celebrate the name of Allah, through the Days appointed, over the cattle which He has provided for them (for sacrifice): then eat ye thereof and feed the distressed ones in want.

Abul A'la Maududi

to witness the benefits in store for them, and pronounce the name of Allah during the appointed days over the cattle that He has provided them. So eat of it and feed the distressed and the needy.

Aisha Bewley

so that they can be present at what will profit them and invoke Allah’s name on specific days over livestock He has provided for them. Eat of them and feed those who are poor and in need.

Al-Hilali & Khan

That they may witness things that are of benefit to them (i.e. reward of Hajj in the Hereafter, and also some worldly gain from trade), and mention the Name of Allâh on appointed days (i.e. 10th, 11th, 12th, and 13th day of Dhul-Hijjah), over the beast of cattle that He has provided for them (for sacrifice), [at the time of their slaughtering by saying: (Bismillah, Wallâhu-Akbar, Allâhumma Minka wa Ilaik).] Then eat thereof and feed therewith the poor having a hard time.

Ali Quli Qarai

that they may witness the benefits for them, and mention Allah’s Name during the known days over the livestock He has provided them. So eat thereof, and feed the destitute.

Amatul Rahman Omar

So that they (- the Pilgrims) may witness benefits (that lay therein) for them, and that (at the time of making a sacrifice) on days prescribed they may mention the name of Allâh over the beasts of the family of cattle He has given them. (When you have sacrificed the animal) then eat from this, (flesh of the animal thus sacrificed), yourselves and (also) feed the poor distressed one and the needy (on that).

Arthur John Arberry

that they may witness things profitable to them and mention God's Name on days well-known over such beasts of the flocks as He has provided them: "So eat thereof, and feed the wretched poor. "

Bijan Moeinian

"Thus, they may go through the experiences that will benefit them (such as standing next to each other in inexpensive uniforms in the middle of the desert which will remind them of standing in front of the Creator in the Day of Judgment. ) They will mention the name of God, while sacrificing an animal that I have provided for them at first place. They may eat from it and feeds the poor who are going through hard time."

E. Henry Palmer

that they may witness advantages for them, and may mention the name of God for the stated days over what God has provided them with of brute beasts, then eat thereof and feed the badly off, the poor.

Edip-Layth

So that they may witness benefits for themselves and recall God's name in the appointed days over what He has provided for them of the animal livestock. So eat from it and feed the needy and the poor.

George Sale

that they may be witnesses of the advantages which accrew to them from the visiting this holy place, and may commemorate the name of God on the appointed days, in gratitude for the brute cattle which He hath bestowed on them. Wherefore eat thereof, and feed the needy, and the poor.

Hamid S. Aziz

"And proclaim amongst men the Pilgrimage; they will come to you on foot and on every kind of camel, lean from journeys through distant mountain and deep ravines,

Mahmoud Ghali

That they may witness (things) profitable to them and mention the Name of Allah on days well-known over such brute cattle as He has provided them. So eat thereof, and feed the miserable poor."

Marmaduke Pickthall

That they may witness things that are of benefit to them, and mention the name of Allah on appointed days over the beast of cattle that He hath bestowed upon them. Then eat thereof and feed therewith the poor unfortunate.

Mohamed Ahmed - Samira

In order to reach the place of advantage for them, and to pronounce the name of God on appointed days over cattle He has given them for food; then eat of the meat and feed the needy and the poor.

Muhammad Asad

so that they might experience much that shall be of benefit to them, and that they might extol the name of God on the days appointed [for sacrifice], over whatever heads of cattle He may have provided for them [to this end]: eat, then, thereof, and feed the unfortunate poor.

Mustafa Khattab

so they may obtain the benefits ˹in store˺ for them,[1] and pronounce the Name of Allah on appointed days over the sacrificial animals He has provided for them. So eat from their meat and feed the desperately poor.

Progressive Muslims

So that they may witness benefits for themselves and recall God's name in the appointed days over what He has provided for them of the animal livestock. So eat from it and feed the needy and the poor.

Sahih International

That they may witness benefits for themselves and mention the name of Allah on known days over what He has provided for them of [sacrificial] animals. So eat of them and feed the miserable and poor.

Sam Gerrans

“That they might witness benefits for them, and remember the name of God on days appointed over their provision of livestock cattle.” So eat thereof, and feed the unfortunate poor;

Shabbir Ahmed

So that they might see with their own eyes and experience what benefits the Divine System holds for them (in addition to uniting them in the common bond of humanity). And they shall commemorate Allah's Name collectively during the specified days of Hajj; and over the livestock He has bestowed upon them. Then host one another with the livestock (to make the Congregation self-sufficient in the food resource). Eat and feed the distressed poor (regardless of whether they are in the congregation or elsewhere).

Syed Vickar Ahamed

"That they may see the rewards for themselves, and celebrate the Name of Allah, through the appointed Days over the (sacrifice of the) cattle which He has provided for them: Then (you) eat from there and feed the poor in need.

Taqi Usmani

so that they witness benefits for them, and recite Allah’s name in specified days, over the provision He gave them from the cattle. "So, eat thereof and feed the distressed, the poor."

The Monotheist Group

So that they may witness benefits for themselves, and mention the name of God in the appointed days over what He has provided for them of the animal livestock. So eat from it and feed the needy and the poor.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

pour participer aux avantages qui leur ont été accordés et pour invoquer le nom dʹAllah aux jours fixés, sur la bête de cheptel quʹIl leur a attribuée, ʺMangez-en vous-mêmes et faites-en manger le besogneux misérable.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Da ku ji bo xwe (di Hecê de) berjewendiyan (ên dinyayî û axretî) bibînin, da ku navê Xwedê li ser şerjêkirina heywanên qurbanê bibêjin, ew ên ku me bi risqînî daye wan. Vêca ji (goştê) wan bixwin û bidin jar û xizanan jî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

om getuige te zijn van dingen die voor hen nuttig zijn en om Gods naam op de bekende dagen te vermelden over de dieren van het vee waarmee Hij jullie voorzien heeft. Eet daar dan van en voedt ook de arme die noodlijdend is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Opdat zij getuigen mogen zijn van de voordeelen die voor hen voortspruiten uit het bezoeken van deze heilige plaats, en dat zij den naam van God mogen herdenken op de bepaalde dagen, uit dankbaarheid voor de kudden, welke hij hun heeft geschonken. Eet dus daarvan, en voedt den nooddruftige en den arme.

Hollandaca — Siregar

Zodat zij getuigen zijn van de voordelen voor hen. En de Naam van Allah uitspreken op de bekende dagen over het slachtvee waarmee Hij hen voorzien heeft. Eet er daarom van en voedt de arme behoeftige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Пусть они присутствуют при том, что полезно для них [чтобы этим обрести прощение грехам, награду за исполнение обрядов и за повиновение, и получить прибыль от торговли, и другое] и пусть вспоминают имя Аллаха в дни известные [в десятое число месяца зуль-хиджжа и последующие за ним дни ташрика: одиннадцатое, двенадцатое и тринадцатое] над тем, что Он дал для пропитания им [людям] из животных из скота [совершать обряд жертвоприношения]: ешьте их (сами) [мясо принесенных в жертву животных] и накормите нуждающегося нищего!

Rusça — Osmanov

дабы быть очевидцами выгод [которые влечет хаддж] для них, славить имя Аллаха в установленные дни при [принесении в жертву] дарованную им скотину. Так ешьте их мясо и кормите обездоленного бедняка!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för att uppleva vad som tjänar till deras uppbyggelse och under de (av alla) kända dagarna uttala Guds namn över de djur ur boskapshjordarna som Han skänker dem (för att offras); ät något av köttet från dessa (djur) och ge också den olycklige som lider nöd att äta!