Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ

ṧumme l yeḳDū tefeṧehum ve l yūfū nuƶūrahum ve l yeTTavvefū bi l-beyti l-ǎtīḳi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2لْيَقْضُواl yeḳDūق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakgidersinler
3تَفَثَهُمْtefeṧehumت ف ثVücudun ve konforun bakımını ihmal etmek, kendine özen göstermemek, bakımsızlık, temiz olmama hali, değişikliğe uğramış, savaşta ve zorunlu hallerde ibadet görevlerini yerine getirmek ve tamamlamak.kirlerini
4وَلْيُوفُواve l yūfūو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.ve yerine getirsinler
5نُذُورَهُمْnuƶūrahumن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.adaklarını
6وَلْيَطَّوَّفُواve l yeTTavvefūط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmave tavaf etsinler
7بِالْبَيْتِbi l-beytiب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirYapı
8الْعَتِيقِl-ǎtīḳiع ت قyaşlı, kadim, özgür, özgürleşmiş, güzel, mükemmel, asil olmak.atık / atıl

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra ihramdayken yapılmayan şeyleri yapıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve tavâf etsinler "Beyt e'l-atıyk"ı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra ihramdayken yapılmayan şeyleri yapıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve tavâf etsinler ″Beyt eʼl-atıyk″ı.

Adem Uğur

Sonra kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler.

Ahmed Hulusi

"Sonra (nefslerinin) kirlerine son versinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'lerini (şerefli - özgür ev'i) çok tavaf etsinler. "

Ahmet Tekin

Sonra kirlerini giderip, temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyti Atîk’ı, ilk kurulan, dokunulmazlığı olan özgür mabedi, özgürlük yurdunu, ziyaret edenleri günahlardan uzaklaştıran şerefli en eski mâbedi tavaf etsinler.

Ahmet Varol

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Eski Ev'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.'

Ali Bulaç

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Ali Fikri Yavuz

Sonra kirlerini (saç ve tırnaklarını) atsınlar, adaklarını yerine getirsinler ve o kadîm olan Beyt’i = Kâbe’yi tavaf etsinler.

Ali Rıza Safa

"Sonra, kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve En Eski Ev'i tavaf etsinler!"

Bayraktar Bayraklı

"Sonra beden temizliği yapsınlar. Adaklarını yerine getirsinler. Eski evi tavaf etsinler!"

Bekir Sadak

Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarini yerine getirsinler. Kabe'yi tavaf etsinler.

Celal Yıldırım

Sonra da (saçlarını, tırnaklarını kesip üst-başlarındaki) kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve (yeryüzünde Allah'a ibâdet için) ilk kurulan Beyt'i tavaf etsinler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra kalan hac fiillerini tamamlayıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve o kadîm evi (Kâbe) tavaf etsinler.”

Diyanet İşleri

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Kabe'yi tavaf etsinler.

Diyanet Vakfi

Sonra kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Kâbeyi tavaf etsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra kirlerini atsınlar, adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i Atik'i (Ka'be'yi) tavaf etsinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra kirlerini atsınlar ve adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i Atik'ı tavaf etsinler

Erhan Aktaş

Sonra kirlerini gidersinler. Adaklarını yerine getirsinler. Ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra kirlerini gidersinler. Adaklarını yerine getirsinler. Ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra kirlerini gidersinler. Adaklarını yerine getirsinler. Ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Fizilal-il Kuran

Sonra kirlerini giderip temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve bu tarihi evi (Kâ'be'yi) tavaf etsinler.

Gültekin Onan

Sonra kirlerini gidersinler ve adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Hamdi Döndüren

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Evi (Kâbe’yi) tavaf etsinler!

Hasan Basri Çantay

"Sonra kirlerini gidersinler. Adaklarını yerine getirsinler ve o Beyt-i atıykı tavaaf etsinler".

Hasib Asutay

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler.

Hayrat Neşriyat

'Sonra (vücudlarındaki) kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atîk’ı (Kâ'be’yi) tavâf etsinler!'

İbni Kesir

Bilahare kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt el Atik'i tavaf etsinler.

Mehmet Okuyan

(Hacca gidenler bundan) sonra kirlerini gidersinler; adaklarını (görevlerini) yerine getirsinler ve o Eski Ev’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler!”

Muhammed Esed

Bundan sonra, uymak zorunda oldukları belli birtakım kısıtlamalara son versinler; (varsa) adaklarını yerine getirsinler ve (Dünyanın) bu en eski Mabedini (bir kere daha) tavaf etsinler.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda, zorunlu yasaklara son verip kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve bu Özgürlük Evi'ni tavaf etsinler.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Sonra kirlerini gidersinler ve adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.»

Ömer Öngüt

“Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler. ”

Suat Yıldırım

Bundan sonra saçlarını, tırnaklarını kesip üstlerindeki başlarındaki kirleri gidersinler ve diğer hac görevlerini yerine getirsinler, dünyanın bu en kıdemli mâbedini bir kere daha tavaf etsinler.

Süleyman Ateş

Sonra (bıyıklarını, tırnaklarını kesmek, sair temizlik gereklerini yapmak suretiyle) Kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Eski Ev(Ka'be'y)i tavaf etsinler.

Süleymaniye Vakfı

Geldikten sonra tefeslerini /Arafat ve Müzdelife vakfelerini yapsınlar, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'te /Harem bölgesi içinde art arda tavaflar yapsınlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aynı zamanda tefeslerini (Arafat ve Müzdelife vakfelerini) tamamlasınlar, adaklarını yerine getirsinler ve o şerefli Beyti (Kabe'yi) tavaf etsinler.

Şaban Piriş

Sonra da temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik-i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

Tefhim-ul Kuran

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler, Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.

Ümit Şimşek

'Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.'

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, kirlerini atsınlar, adaklarını yerine getirsinler, saldırılardan korunmuş/tarihi/yüce evi tavaf etsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra həcc ayinlərini tamamlasınlar, nəzirlərini yerinə çatdırsınlar və qədim evi (Kəbəni) təvaf etsinlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra həcc əməllərini (dırnaq kəsmək, saçını qırxmaq, yaxud qısaltmaq və s.) yerinə yetirsinlər (və ya kirlərini təmizləsinlər), nəzirlərini versinlər və (Nuhun tufanından salamat çıxmış, yaxud bəşər övladı üçün ilk ziyarətgah olan) qədim evi (Kəʼbəni) təvaf etsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann müssen sie den Zustand der eingestellten Körperpflege beenden, ihre Gelübde einlösen und das ehrwürdige Heilige Haus umschreiten.

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf sollen sie ihre Ungepflegtheit beenden, ihre Gelübde erfüllen und den Umlauf um das alt(ehrwürdig)e Haus vollziehen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Dann sollen sie ihre persönliche Reinigung vollziehen und ihre Gelübde erfüllen und um das Altehrwürdige Haus wandeln.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann sollen sie ihren Schmutz entfernen, ihre Gelübde erfüllen und öfters Tawaf um das Ehrwürdige Haus vollziehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Thereafter they shall be permitted to remove the unwanted biological accumulations on their bodies -hair, dirt, nails, and to fulfill their promises and pay their vows -if any- and again go round the ancient Sacrosanct House in procession".

Abdul Haleem

so let the pilgrims perform their acts of cleansing, fulfil their vows, and circle around the Ancient House.’

Abdullah Yusuf Ali

"Then let them complete the rites prescribed for them, perform their vows, and (again) circumambulate the Ancient House."

Abul A'la Maududi

Thereafter, let them tidy up and fulfil their vows and circumambulate the Ancient House."

Aisha Bewley

Then they should end their state of self-neglect and fufil their vows and circle the Ancient House. ’

Al-Hilali & Khan

Then let them complete their prescribed duties (Manâsik of Hajj) and perform their vows, and circumambulate the Ancient House (the Ka‘bah at Makkah).[1]

Ali Quli Qarai

Then let them do away with their untidiness, and fulfill their vows, and go around the Ancient House.

Amatul Rahman Omar

Then let the people perform their needful rituals regarding the cleansing (of their bodies and shaving) and fulfill their voluntary promises made to Allâh and perform the (last) circuit of the Ancient, Free, Invulnerable House.

Arthur John Arberry

Let them then finish with their self-neglect and let them fulfil their vows, and go about the Ancient House. '

Bijan Moeinian

"Then let them complete their obligations, fulfill their vows, and go round the ancient shrine. "

E. Henry Palmer

'Then let them finish the neglect of their persons, and let them pay their vows and make the circuit round the old House.

Edip-Layth

Then let them complete their duties and fulfill their vows, and let them partake at the ancient sanctuary.

George Sale

Afterwards let them put an end to the neglect of their persons; and let them pay their vows, and compass the ancient house.

Hamid S. Aziz

That they may witness things of benefit for them, and that they may mention the name of Allah for (or on) appointed days over the cattle Allah has provided them with (for sacrifice), then eat thereof and feed the distressed ones in want.

Mahmoud Ghali

Thereafter let them make an end of their unkemptness, and let them fulfill their vows, and let them circumambulate the Ancient House.

Marmaduke Pickthall

Then let them make an end of their unkemptness and pay their vows and go around the ancient House.

Mohamed Ahmed - Samira

Let them then attend to their persons and complete the rites of pilgrimage, fulfil their vows and circuit round the ancient House.

Muhammad Asad

Thereafter let them bring to an end their state of self-denial, and let them fulfill the vows which they [may] have made, and let them walk [once again] around the Most Ancient Temple.

Mustafa Khattab

Then let them groom themselves,[1] fulfil their vows, and circle the Ancient House."

Progressive Muslims

Then let them complete their duties and fulfill their vows, and let them partake at the ancient sanctuary.

Sahih International

Then let them end their untidiness and fulfill their vows and perform Tawaf around the ancient House. "

Sam Gerrans

Then let them make an end of their unkemptness, and fulfil their vows, and walk around the ancient house.

Shabbir Ahmed

As they host one another, they shall consult to clean out their societies of individual and collective vices. And, design ways to fulfill their obligations as human beings. Then they shall walk around the Ancient House in their resolve.

Syed Vickar Ahamed

"Then let them complete the specific rites stated for them, make their (sacred) vows, and go around (in Tawaf) the Ancient House (i. e., Kab’ah in Makkah)."

Taqi Usmani

Then, they must remove their dirt, and fulfill their vows, and make Tawāf of the Ancient House."

The Monotheist Group

Then let them complete their duties and fulfill their vows, and let them traverse at the ancient Sanctuary.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis quʹils mettent fin à leurs interdits (quʹils nettoient leurs corps), quʹils remplissent leurs vœux, et quʹils fassent les circuits autour de lʹAntique Maisonʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê bila qirêja xwe ji ser xwe rakin û bila qurbanên ku li ser xwe nezir kiribûn bînin cih û bila wê mala qedîm (Ke‘bê) tewaf bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dan moeten zij zich ontdoen van hun viezigheid en hun geloften vervullen en de omgang om het aloude huis verrichten.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laat hen daarna een einde maken aan de achteloosheid nopens hunne personen, en laat hen hunne geloften voldoen en om het oude huis trekken.

Hollandaca — Siregar

Dan moeten zij (de omgeving van) haar onreinheid reinigen en kun geloften vervullen een rondgang maken om het Aloudc Huis.ʺ (al Bait al ʹAtîq)

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом пусть они [паломники] покончат со своею неопрятностью [постригут волосы и отстригут ногти] (выходя из состояния ихрама) и полностью выполнят свои обеты (которые они давали относительно жертвоприношений) и пусть обойдут вокруг [совершат обряд таваф] Древнего Дома [Каабы].

Rusça — Osmanov

Пусть потом они совершат свои обряды [паломничества], сполна выполнят свои обеты и обойдут вокруг древнего храма.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Därefter skall de fullfölja och avsluta de för vallfärden föreskrivna andaktsövningarna och infria de högtidliga löften som de har avlagt och (en sista gång) utföra rundvandringen omkring den äldsta Helgedomen.