(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

وَتَقَطَّعُوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ

ve teḳaTTaǔ emrahum beynehum kullun ileynā rāciǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَقَطَّعُواve teḳaTTaǔق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetleve parçaladılar
2اَمْرَهُمْemrahumا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakişlerini
3بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
4كُلٌّkullunك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlihepsi
5اِلَيْنَاileynābize
6رَاجِعُونَrāciǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.döneceklerdir

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dîne âit işlerinde, kendi aralarında bölük bölük oldu onlar ve hepsi de dönüp bizim tapımıza gelecek.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dîne âit işlerinde, kendi aralarında bölük bölük oldu onlar ve hepsi de dönüp bizim tapımıza gelecek.

Adem Uğur

(İnsanlar) kendi aralarında (din ve devlet) işlerinin birliğini bozdular. Halbuki hepsi bize döneceklerdir.

Ahmed Hulusi

Onlar aralarında işlerini (din - sistem anlayışlarını) paramparça ettiler. . . Hepsi bize rücu edicilerdir.

Ahmet Tekin

İnsanlar, aralarındaki, düzenlerini, işlerini, birliklerini, güçlerini, yönetimlerini, ekonomilerini ve dinlerini parçaladılar. Hepsi bizim huzurumuza gelip hesap verecekler.

Ahmet Varol

Onlar işlerini aralarında parçaladılar. [12] (Sonuçta) hepsi bize dönecektir.

Ali Bulaç

Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi bize döneceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

Geçen ümmetler, din işlerini aralarında parçaladılar, ayrılıklara düştüler; fakat hepsi bize döneceklerdir.

Ali Rıza Safa

Oysa aralarındaki birliği parçaladılar. Tümü, Bize dönecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ama insanlar din konusunda aralarında bölündüler; hepsi bize döneceklerdir.

Bekir Sadak

Ama insanlar, din konusunda aralarinda boluklere ayrildilar, hepsi Bize doneceklerdir. *

Celal Yıldırım

(Ne var ki insanlar) kendi aralarında bölünüp parça parça oldular. (Ama sonunda) hepsi de bize döneceklerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama insanlar kendi aralarında birliği paramparça ettiler. Oysa hepsi bize dönecektir.

Diyanet İşleri

(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

Diyanet İşleri (eski)

Ama insanlar, din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar, hepsi Bize döneceklerdir.

Diyanet Vakfi

(İnsanlar) kendi aralarında (din ve devlet) işlerinin birliğini bozdular. Halbuki hepsi bize döneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama insanlar din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar ama, hepsi bize döneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar kumandanlarını aralarında parçaladılar, fakat hepsi Bize dönecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar kumandalarını beyinlerinde parçaladılar, fakat hepsi bize rücu' edecekler

Erhan Aktaş

Emirlerini aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Emirlerini aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Emirlerini aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Fizilal-il Kuran

Fakat insanlar inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara bölündüler. Ama hepsi sonunda bize döneceklerdir.

Gültekin Onan

Onlar, buyruklarını kendi aralarında parça parça dağıttılar [dinlerinde bölünmeler yaptılar]; hepsi bize döneceklerdir.

Hamdi Döndüren

Onlar kendi aralarında (din ve devlet işlerinin) birliğini bozdular. Oysa sonunda hepsi Bize döneceklerdir.

Hasan Basri Çantay

(Muhaatablardan ba'zıları) aralarında, (din) işlerinde fırka fırka oldular. (Bununla beraber) hepsi yine ancak bize dönücülerdir.

Hasib Asutay

(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de (sonunda) bize döneceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Fakat (yahudilerle hristiyanlar, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler! Hepsi (sonunda) ancak bize dönücüdürler.

İbni Kesir

Onlar aralarında kendi işlerinde bölük bölük oldular. Ama hepsi Bize döneceklerdir.

Mehmet Okuyan

(İnsanlar) kendi aralarında işlerini paramparça ettiler. (Oysa) hepsi bize döneceklerdir.

Muhammed Esed

Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler; (hem de) sonunda topluca Bize dönecekler(ini unutarak).

Mustafa İslamoğlu

Ama onlar birliklerini aralarında paramparça ettiler: (oysa ki) hepsi de sonunda yine Bize dönecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(Bazı milletler) Din işlerinde kendi aralarında fırka fırka oldular. Hepsi de Bize dönücülerdir.

Ömer Öngüt

Amma ne var ki insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler. Halbuki hepsi bize dönecekler.

Suat Yıldırım

Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler. Fakat sonunda yine Bize dönecekler.

Süleyman Ateş

İşlerini aralarında parçaladılar (Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa düştüler); hepsi (sonunda) bize döneceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Fakat onlar, işlerini /dinlerini kendi aralarında böldüler. Hepsi huzurumuza çıkacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama din işlerini aralarında bölük bölük ettiler; hepsi bize döneceklerdir.

Şaban Piriş

Aralarındaki işlerini paramparça ettiler. Hepsi bize dönecektir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi bize döneceklerdir.

Ümit Şimşek

Fakat insanlar dinlerini paramparça ettiler. Hepsi de sonunda huzurumuza dönecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

İşlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize dönecekler.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma (insanlar din barəsində) öz aralarında firqələrə bölünüb parçalandılar. Onların hamısı Bizim hüzurumuza qayıdacaqlar. (Biz də müvafiq surətdə əməllərinin əvəzini verəcəyik).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie stritten aber und fielen in Gruppen auseinander. Alle werden aber zur Abrechnung zu Uns zurückkehren.

Almanca — Der Edle Quran

Aber sie spalteten sich in ihrer Angelegenheit untereinander; doch sie werden alle zu Uns zurückkehren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie zerteilten ihre Angelegenheit untereinander. Sie alle werden jedoch zu Uns zurückkehren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet people according to their desires and irreligious viewpoints set themselves at variance, but all shall inevitably return to Us.

Abdul Haleem

They have torn their unity apart, but they will all return to Us.

Abdullah Yusuf Ali

But (later generations) cut off their affair (of unity), one from another: (yet) will they all return to Us.

Abul A'la Maududi

But they tore asunder their faith into many parts. But to Us they are bound to return.

Aisha Bewley

But they disagreed and split into different sects. Each one will return to Us.

Al-Hilali & Khan

But they have broken up and differed as regards their religion among themselves. (And) they all shall return to Us.

Ali Quli Qarai

They have fragmented their religion among themselves. Everyone of them will return to Us.

Amatul Rahman Omar

But they (- the latter generations) split up their affair (of religion) among themselves (and became divided into factions), and all will return to Us.

Arthur John Arberry

But they split up their affair between them; all shall return to Us.

Bijan Moeinian

As for those who have broken this nation into pieces [creating different sects and religions, ] they have an appointment with Me.

E. Henry Palmer

But they cut up their affair amongst themselves; they all shall return to us;

Edip-Layth

They disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.

George Sale

But the Jews and Christians have made schisms in the affair of their religion among themselves: But all of them shall appear before us.

Hamid S. Aziz

Verily, this your religion (or brotherhood) is a single religion (brotherhood); and I am your Lord, so serve Me.

Mahmoud Ghali

And they differed about their Command (i. e., broken themselves into sects) among themselves; all are returning to Us.

Marmaduke Pickthall

And they have broken their religion (into fragments) among them, (yet) all are returning unto Us.

Mohamed Ahmed - Samira

But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.

Muhammad Asad

But men have torn their unity wide asunder, [forgetting that] unto Us they all are bound to return.

Mustafa Khattab

Yet the people have divided it into sects. But to Us they will all return.

Progressive Muslims

And they disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.

Sahih International

And [yet] they divided their affair among themselves, [but] all to Us will return.

Sam Gerrans

But they divided their affair between them; all are returning to Us.

Shabbir Ahmed

But people have torn their unity wide asunder, (forgetting that) unto Our Law and ultimately unto Us are they bound to return.

Syed Vickar Ahamed

But (later people) differed in their religion, one from another: (Yet) they will all return to Us.

Taqi Usmani

But they have separated their ways from one another. All of them have to return to Us.

The Monotheist Group

Andthey disputed in the matter among themselves. Each of them will be returned to Us.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Lê belê peyrewên pêxemberan) di nav xwe de, der barê karên (dînê) xwe de bi hev ketin. Ew tev dê li me vegerin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij splitsten zich onderling op; allen keren zij naar Ons terug.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar de menschen hebben onder elkander afscheiding in hunnen godsdienst gemaakt; doch zij zullen allen voor ons verschijnen.

Hollandaca — Siregar

Maar zij raakten onderling verdeeld over hun zaak (van eenheid). Allen zulleit tot Ons terugkeren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А они [люди] разделили свое дело среди самих себя [разделились между собой] (когда придумали себе разные вероучения отклонившись от единобожия); (и) каждый (кто откололся от Истинной Веры) к Нам вернется (в День Воскрешения) (а не к кому-то другому)!

Rusça — Osmanov

Хоть [люди] разошлись по своей вере, но все они предстанут перед Нами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men människorna har velat slå sönder denna enhet, trots att de alla är kallade att återvända till Oss (för att avlägga räkenskap).