Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِفِينَ
ṧumme Sadeḳnāhumu l-veǎ'de fe enceynāhum ve men neşā'u ve ehleknā l-musrifīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra vaadimizi gerçekleştirmiştik onlara da onları da kurtarmıştık, dilediklerimizi de ve imansızlıkta ileri gidenleri helâk etmiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra vaadimizi gerçekleştirmiştik onlara da onları da kurtarmıştık, dilediklerimizi de ve imansızlıkta ileri gidenleri helâk etmiştik.
Adem Uğur
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helâk ettik.
Ahmed Hulusi
Sonra Onlara bildirimimizi gerçekleştirdik; Onları ve dilediğimiz kimseleri kurtarıp, müsrifleri helak ettik.
Ahmet Tekin
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Peygamberleri, sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselerle, mü’minlerle birlikte kurtardık. Allah’ın emirlerine cahilce davranarak âsi olanları, koyduğu kuralları tanımayanları, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyanları, azgınları da yokettik.
Ahmet Varol
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri ise helak ettik.
Ali Bulaç
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Ali Fikri Yavuz
Sonra onlara olan vadimizi doğruya çıkardık da hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. Müşrikleri ise helak ettik.
Ali Rıza Safa
Sonra, Onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ölçüyü aşanları da yıkıma uğrattık.
Bayraktar Bayraklı
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de helak ettik.
Bekir Sadak
Sonra Biz onlara verdigimiz sozu yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardik; asiri gidenleri ise yok ettik.
Celal Yıldırım
Sonra da onlara verdiğimiz sözü doğrulukla yerine getirdik. Onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık, (inkârda, sapıklık ve azgınlıkta) aşırı gidenleri ise yok ettik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece, hem onları hem de dilediğimiz kimseleri kurtuluşa erdirdik; haddi aşanları ise helâk ettik.
Diyanet İşleri
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.
Diyanet Vakfi
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helâk ettik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri yok ettik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri helak ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra onlara olan va'de sadık olduk da kendilerini ve dilediklerimizi necata çıkarıp müsrifleri helak ettik
Erhan Aktaş
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve hak eden kimseleri kurtardık. Müsrifleri ise yok ettik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve hak eden kimseleri kurtardık. Müsrifleri ise yok ettik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Aşırı gidenleri ise yok ettik.
Fizilal-il Kuran
Sonra sözümüzü tutarak onları ve dilediğimiz kimseleri kurtararak ölçülerimizi çiğneyen azgınları yokettik.
Gültekin Onan
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Hamdi Döndüren
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri ise yok ettik.
Hasan Basri Çantay
Sonra biz onlara olan va'd (imiz) in doğruluğunu gösterdik de hem kendilerini, hem kimleri diliyorsak onları kurtardık. İftiracıları ise helak etdik.
Hasib Asutay
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece hem onları hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık ve aşırı gidenleri de helâk ettik.
Hayrat Neşriyat
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik de kendilerini ve dilediğimizkimseleri kurtardık; haddi aşanları ise helâk ettik.
İbni Kesir
Nihayet onlara verdiğimiz sözün doğruluğunu gösterdik. Kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri de yok ettik.
Mehmet Okuyan
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirmiştik; böylece hem onları hem de dilediğimiz (layık olan) kişileri kurtarmış, haddi aşanları da helak etmiştik.
Muhammed Esed
Sonuç olarak, Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik ve bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık; ama kendi kendilerini ziyan edenleri ise yok ettik.
Mustafa İslamoğlu
Nitecede Biz onlara verdiğimiz sözü tuttuk; bunun sonucunda onları ve dilediklerimi kurtarıp, (hayatlarını) amaçsızca harcayanları ise helak ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onlara olan vaadi gerçekleştirdik de onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık ve müsrif olanları da helâk ettik.
Ömer Öngüt
Sonra onlara verdiğimiz sözü dosdoğru yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları da yok ettik.
Suat Yıldırım
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve beraberlerinde bulunan dilediğimiz kullarımızı kurtardık, haddi aşanları ise helâk ettik.
Süleyman Ateş
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helak ettik.
Süleymaniye Vakfı
Sonunda verdiğimiz sözü tuttuk; elçileri ve uygun gördüğümüz kişileri kurtardık. Aşırı gidenleri de helak ettik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonunda onlara verdiğimiz sözü tuttuk; onları ve kurtulmasını tercih ettiklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de etkisizleştirdik.
Şaban Piriş
Onlara verdiğimiz sözü tuttuk, onları ve dilediklerimizi kurtardık, gaflet ve cehalette diretenleri de helak ettik.
Tefhim-ul Kuran
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Ümit Şimşek
Sonra kendilerine verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları ve daha başka dilediklerimizi kurtarıp inkârla haddini aşanları helâk ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helak ettik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra isə, onlara verdiyimiz vədi yerinə yetirdik. Biz həm onları, həm də istədiyimiz kəsləri xilas edib, həddi aşanları məhvə uğratdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra onlara verdiyimiz vəʼdi yerinə yetirdik. (Peyğəmbərlərə) və istədiyimiz kəslərə (onlara iman gətirənlərə) nicat verdik, (Allaha şərik qoşmaqla, küfr etməklə) həddi aşanları isə məhv etdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben die ihnen gegebene Verheißung wahrhaftig erfüllt, sie, und die Wir wollten, errettet und die maßlos Ungläubigen vernichtet.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf hielten Wir ihnen das Versprechen. Wir retteten sie und diejenigen, die Wir (erretten) wollen, und vernichteten die Maßlosen.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann erfüllten Wir ihnen das Versprechen; und Wir erretteten sie und die, die Wir wollten; die Übertreter aber vertilgten Wir.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann erfüllten WIR ihnen das Versprechen und erretteten sie und diejenigen, die WIR wollten, und richteten die Maßlosen zugrunde.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We fulfilled Our promise to them and delivered them out of danger together with whom We willed and We reduced the transgressors to a useless from.
Abdul Haleem
We fulfilled Our promise to them in the end: We saved them and those We wished to save, and We destroyed those who exceeded all bounds.
Abdullah Yusuf Ali
In the end We fulfilled to them Our Promise, and We saved them and those whom We pleased, but We destroyed those who transgressed beyond bounds.
Abul A'la Maududi
Then We fulfilled the promise We had made to them: We rescued them and those whom We wished, and We destroyed those who exceeded all bounds.
Aisha Bewley
But We kept Our promise to them and rescued them and those We willed, and destroyed the profligate.
Al-Hilali & Khan
Then We fulfilled to them the promise. So We saved them and those whom We willed, but We destroyed Al-Musrifûn (i.e. disbelievers in Allah, in His Messengers, extravagants, transgressors of Allâh’s limits by committing crimes, oppressions, polytheism and sins).
Ali Quli Qarai
Then We fulfilled Our promise to them, and We delivered them and whomever We wished, and We destroyed the profligates.
Amatul Rahman Omar
(We sent Our revelations to them) then We fulfilled the promise We made to them so that We delivered them, and those whom We pleased (beside them), and We destroyed the transgressors.
Arthur John Arberry
then We made true the promise We gave them and We delivered them, and whomsoever We would; and We destroyed the prodigal.
Bijan Moeinian
I fulfilled My promises with them. I saved them (from the punishment which was descending upon their people) with whoever else I willed. Then I destroyed the sinners.
E. Henry Palmer
Yet we made our promise to them good, and we saved them and whom we pleased; but we destroyed those who committed excesses.
Edip-Layth
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
George Sale
But We made good our promise unto them: Wherefore We delivered them, and those whom We pleased; but We destroyed the exorbitant transgressors.
Hamid S. Aziz
Nor did We give them bodies that ate no food, nor were they immortal.
Mahmoud Ghali
Thereafter We sincerely (made good Our) promise to them; so We delivered them and whomever We decided (to deliver) and We caused the extravagant (ones) to perish.
Marmaduke Pickthall
Then we fulfilled the promise unto them. So we delivered them and whom We would, and We destroyed the prodigals.
Mohamed Ahmed - Samira
Then We made Our promise good to them and delivered whomsoever We pleased, and destroyed the transgressors.
Muhammad Asad
In the end, We made good unto them Our promise, and We saved them and all whom We willed [to save], and We destroyed those who had wasted their own selves.
Mustafa Khattab
Then We fulfilled Our promise to them, saving them along with whoever We willed and destroying the transgressors.
Progressive Muslims
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Sahih International
Then We fulfilled for them the promise, and We saved them and whom We willed and destroyed the transgressors.
Sam Gerrans
Then fulfilled We the promise to them, and delivered them and whom We wished, and destroyed the committers of excess.
Shabbir Ahmed
We always fulfilled Our Promise to them. We saved them and all those who were worthy to be saved according to Our Law and We destroyed those who had wasted their own "Self."
Syed Vickar Ahamed
In the end, We kept Our promise to them, and We saved them and those whom We pleased, but destroyed those who exceeded (their) limits.
Taqi Usmani
Then We caused the promise to come true for them, so We saved them and those whom We willed, and destroyed the transgressors.
The Monotheist Group
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis Nous réalisâmes la promesse (qui leur avait été faite). Nous les sauvâmes avec ceux que Nous voulûmes (sauver). Et Nous fîmes périr les outranciers.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Piştre, me ew peymana ku daye wan bi cih anî, vêca me ew û yên ku me ew xwestin rizgar kirin û Me yên musrif jî helak kirin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar wij vervullen onze belofte omtrent hen; wij bevrijdden hen en degenen die ons behaagden, maar wij verdelgden de zondaren.
Hollandaca — Siregar
Dawop vervulden Wij voor ben de belofte en Wij redden ben en wie Wij wensten. En Wij vemietigden de buitensporigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом Мы оправдали [исполнили] (данное) им [пророкам и их последователям] обещание (о том, что их спасем и погубим отвергших знамения) и спасли их и тех, кого желали [тех, которые признали истину], и погубили преступающих [многобожников].
Rusça — Osmanov
Потом Мы сдержали данное им обещание, спасли [от бедствий] их и тех, кого захотели, а преступающих [пределы дозволенного] погубили.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Till sist uppfyllde Vi Vårt löfte och räddade dem och de (andra) som Vi ville (rädda), och dem som hade förslösat sina själar lät Vi gå under.