Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدِينَ

ve mā ceǎlnāhum ceseden lā ye'kulūne T-Taǎāme ve mā kānū ḣālidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2جَعَلْنَاهُمْceǎlnāhumج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbiz onları yapmadık
3جَسَدًاcesedenج س دVücuda yapışmak veya pıhtılaşmak, O (kan) yapıştı veya yapışıktı, O (kan) kurudu, O (giysi) vücuda yapışacak şekilde yapıldı.ceset(ler)
4لَا
5يَأْكُلُونَye'kulūneا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryemeyen
6الطَّعَامَT-Taǎāmeط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yeriyemek
7وَمَاve māve
8كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğillerdi
9خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakölümsüz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onları yemek yemeyen bir kalıp olarak yaratmamıştık ve onlar, ebedî de değillerdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onları yemek yemeyen bir kalıp olarak yaratmamıştık ve onlar, ebedî de değillerdi.

Adem Uğur

Biz onları (peygamberleri), yemek yemez birer (cansız) ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedî de değillerdir.

Ahmed Hulusi

Onları (Nebi/Rasulleri), yemeğe ihtiyacı olmayan bedenli olarak meydana getirmedik! (Onlar dünyada) ebedi kalıcılar da değillerdi.

Ahmet Tekin

Biz peygamberleri yeyip içmeyen, beşer tabiatından uzak birer varlık haline getirmedik. Onlar bu dünyada ölümsüz, ebedî kalıcı da değiller.

Ahmet Varol

Biz onları yemek yemeyen cesetler kılmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

Ali Bulaç

Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi.

Ali Fikri Yavuz

Biz peygamberleri yemek yemez birer cesed olarak yaratmadık. Dünyada ebediyyen kalıcı da değildirler.

Ali Rıza Safa

Onları, yemek yemeyen bir beden yapısında yapmadık; ölümsüz de değillerdi.

Bayraktar Bayraklı

Biz onları yiyip içmeyen birer ceset kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdir.

Bekir Sadak

Biz onlari yemek yemez birer ceset kilmadik ve onlar olumsuz de degillerdi.

Celal Yıldırım

Biz, o peygamberleri yemek yemiyen birer cesed kılmadık ve onlar (Dünya'da) ebedî de değillerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları yiyip içmez bir beden kılmadık, ölümsüz de değillerdir

Diyanet İşleri

Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Biz onları yemek yemez birer ceset kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Diyanet Vakfi

Biz onları (peygamberleri), yemek yemez birer (cansız) ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedî de değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz onları yemek yemez birer cesed kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onları yemek yemez bir ceset yapmadık; ölümsüz de değildiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

biz onları hem yemek yemez bir cesed yapmadık hemde mühalled değildiler

Erhan Aktaş

Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan varlıklar yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan varlıklar yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan bir varlık yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Fizilal-il Kuran

Biz onları yemek yemez organizmalar olarak yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

Gültekin Onan

Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi.

Hamdi Döndüren

Biz peygamberleri, yemek yemez birer cansız ceset olarak yaratmadık, onlar (bu dünyada) ebedî de değillerdir.

Hasan Basri Çantay

Biz onları yemek yemez birer cesed olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi de değillerdi.

Hasib Asutay

Biz, onları (peygamberleri) yemek yemez birer (cansız) ceset yapmadık. (Onlar) ölümsüz de değillerdi.

Hayrat Neşriyat

Hem onları yemek yemeyen cesedler yapmadık; (onlar) ölümsüz kimseler de değillerdi.

İbni Kesir

Biz onları; yemek yemez bir ceset kılmadık ve onlar, ebedi de değillerdi

Mehmet Okuyan

Biz onları (peygamberleri), yemek yemeyen birer ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi kalıcı da değillerdi.

Muhammed Esed

(Göreceksiniz ki,) Biz o'nları yiyip içmeye ihtiyaç duymayan bir yapıda yaratmamıştık; o'nlar ölümsüz de değillerdi.

Mustafa İslamoğlu

Biz onları yemeğe bile ihtiyaç duymayan varlıklar olarak göndermedik; dahası onlar ölümsüz de değildiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları taam yemez birer ceset kılmadık ve onlar bâki kalan kimseler de olmadılar.

Ömer Öngüt

Biz onları yemek yemeyen birer ceset kılmadık. Onlar ebedî de değillerdi.

Suat Yıldırım

Biz onları yiyip içmeyen bedenden ibaret kılmadık; hem dünyada onlar ebedî olarak da kalmadılar.

Süleyman Ateş

Biz onları yemek yemeyen ceset(ler) yapmadık. (Onlar), ölümsüz de değillerdi.

Süleymaniye Vakfı

O elçileri yemek yemeyen bedenler kılmadık; ölümsüz de değillerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları yemek yemeyen bedenler yapmadık; ölümsüz de değillerdi.

Şaban Piriş

Biz onlara yemek yemez bir vücut vermedik, onlar ölümsüz de değillerdi.

Tefhim-ul Kuran

Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi.

Ümit Şimşek

Biz onları yiyip içmeyen cesetler halinde yaratmadık; onlar ölümsüz de değillerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onları yemek yemez bir ceset olarak yaratmadık. Onlar sonsuza dek kalıcı da değillerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onları yemək yeməyən bir vücud etmədik. Onlar əbədi də deyillər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onları (peyğəmbərləri) yeməz-içməz (yemək yeməz) bir bədən yaratmadıq. Onlar (dünyada) əbədi də deyillər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben sie nicht mit besonderen Körpereigenschaften geschaffen, so daß sie etwa keine Nahrung zu sich nahmen, und sie waren nicht unsterblich.

Almanca — Der Edle Quran

Wir machten sie nicht zu Körpern, die keine Speise essen, und sie waren nicht unsterblich.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir machten ihnen keinen Leib, daß sie keiner Speise bedürft hätten, noch daß sie ewig lebten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR machten sie nicht zu Körpern, die keine Speisen aßen, und sie lebten nicht ewig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor did We make their material being -the body- able to survive without consuming food nor were they destined to escape death or last forever.

Abdul Haleem

We did not give them bodies that ate no food, nor were they immortal.

Abdullah Yusuf Ali

Nor did We give them bodies that ate no food, nor were they exempt from death.

Abul A'la Maududi

We did not endow the Messengers with bodies that would need no food; nor were they immortals.

Aisha Bewley

We did not give them bodies which did not eat food, nor were they immortal.

Al-Hilali & Khan

And We did not create them (the Messengers, with) bodies that ate not food, nor were they immortals.

Ali Quli Qarai

We did not make them bodies that did not eat food, and they were not immortal.

Amatul Rahman Omar

Nor did We give them such bodies as could go without food, neither were they people given unusually long lives (to enjoy).

Arthur John Arberry

nor did We fashion them as bodies that ate not food, neither were they immortal;

Bijan Moeinian

They were neither immortals, nor had a different kind of body (which did not need food to survive. )

E. Henry Palmer

Nor did we make them bodies not to eat food, nor were they immortal.

Edip-Layth

We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.

George Sale

We gave them not a body which could be supported without their eating food; neither were they immortal.

Hamid S. Aziz

Nor did We send before them any but men whom We inspired? Ask you the people of the Scriptures if you do not know.

Mahmoud Ghali

And in no way did We make them (corporeal) forms that would not eat food, and in no way were they eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

We gave them not bodies that would not eat food, nor were they immortals.

Mohamed Ahmed - Samira

We did not make their bodies immune to hunger, nor were they immortal.

Muhammad Asad

and neither did We endow them with bodies that could dispense with food nor were they immortal.

Mustafa Khattab

We did not give those messengers ˹supernatural˺ bodies that did not need food, nor were they immortal.

Progressive Muslims

And We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.

Sahih International

And We did not make the prophets forms not eating food, nor were they immortal [on earth].

Sam Gerrans

And We gave them not bodies that ate not food, nor were they immortals;

Shabbir Ahmed

We gave them not bodies that won't require food, nor were they immortal.

Syed Vickar Ahamed

Nor did We give them bodies that did not eat food, nor were they exempt from death,

Taqi Usmani

We did not make them such bodies as ate no food, nor were they immortal.

The Monotheist Group

And We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous nʹen nʹavons pas fait des corps qui ne consommaient pas de nourriture. Et ils nʹétaient pas éternels.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ew (pêxember) nekirin cesedên (bêruh) ku xwarinê naxwin û ew (li vê dinyayê) ebedî jî namînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben hen niet als lichamen gemaakt die geen voedsel eten en zij bleven ook niet altijd bestaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij gaven hun geen lichaam, dat onderhouden kan worden zonder dat zij voedsel gebruikten, en zij waren niet onsterfelijk.

Hollandaca — Siregar

En Wij schiepen hen niet met lichamen die geen voedsel aten en zij leefden niet eeuwig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы не сделали для них [для прежних пророков] (таких) тел, (что они стали бы) не кушающими пищу, и не были они вечными [бессмертными].

Rusça — Osmanov

Мы не сотворили их (т. е. посланников) бестелесными существами, не потребляющими пищу, и не были они бессмертными.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Inte heller gav Vi dem kroppar som inte behövde föda och de var inte odödliga.