Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ

ve le hu men fī s-semāvāti ve l-erDi ve men ǐndehu lā yestekbirūne ǎn ǐbādetihi ve lā yesteHsirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَهُve le huve onlar
2مَنْmenkimseler
3فِيolan
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
5وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
6وَمَنْve menve kimseler
7عِنْدَهُǐndehuع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.O'nun yanındaki
8لَا
9يَسْتَكْبِرُونَyestekbirūneك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklenmez
10عَنْǎn
11عِبَادَتِهِǐbādetihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekO'na kulluk etmekten
12وَلَاve lāve
13يَسْتَحْسِرُونَyesteHsirūneح س رYorulmak, yorgun düşmek, bıkmak, yetersiz kalmak. Bir şeyi çıkarmak/sökmek/soymak/sıyırmak, soymak, süpürmek, batıp kaybolmak, alçak veya çekilmiş olmak, yorgun olmak, donuk veya sönük olmak, üzüntü veya keder veya pişmanlık ifade etmek, birini küçümsemek, birini rahatsız etmek veya sinirlendirmek, birini uzaklaştırmak, birinin üzüntü veya pişmanlık yaşamasına veya düşmesine neden olmak, tüy dökmek (kuşlar), yorgunluktan düşmek veya dökülmek, bir şeyi açığa çıkarmak, kaldırılmak veya temizlenmek.yorulmazlar

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve onun katındakiler, ona kulluk etmekten çekinip ululanmadıkları gibi yorulmazlar, bıkmazlar da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve onun katındakiler, ona kulluk etmekten çekinip ululanmadıkları gibi yorulmazlar, bıkmazlar da.

Adem Uğur

Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Ahmed Hulusi

Semalarda ve arzda kim varsa O'nun (El Esma manalarının açığa çıkması) içindir! "HU"nun indinde olanlar, O'nun kulluğunu ne benliklerini katarak büyüklenmiş olurlar ne de bezginlik duyarlar!

Ahmet Tekin

Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı O’nun koyduğu düzenin içindedir. Kendi katında olanlar da, O’na kulluk ve ibadette ne büyüklük taslarlar, ne serkeşlik ederler, ne de yorulurlar.

Ahmet Varol

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun huzurundakiler O'na ibadette büyüklüğe kapılmazlar ve yorulmazlar.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.

Ali Fikri Yavuz

Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar Allah’ındır. O’nun katındakiler (melekler), kendisine ibadet etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde kim varsa, O'nun malıdır. O'nun katındakiler, büyüklük taslayarak, O'na hizmet etmekten kaçınmazlar; yorulmazlar da.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde var olan herkes/her şey O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet etmek hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Bekir Sadak

Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten cekinmezler ve usanmazlar.

Celal Yıldırım

Göklerde ve yerde bulunan her şey O'nundur. O'nun huzurunda bulunanlar O'na ibâdet etmeyi (bir hafiflik sayıp) büyüklük taslamazlar ve bıkkınlık da duymazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göklerde ve yerde olanlar hep O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet etme hususunda ne büyüklenirler ne de yorulurlar.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

Diyanet İşleri (eski)

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten çekinmezler ve usanmazlar.

Diyanet Vakfi

Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa göklerde, yerde kim varsa O'nundur, O'nun huzurundakiler O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Göklerde Yerde kim varsa onundur, ve onun huzurundakiler ona ibadetten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Fizilal-il Kuran

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun katındakiler hiçbir büyüklük kompleksine kapılmaksızın ve hiç bıkmaksızın O'na ibadet ederler.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.

Hamdi Döndüren

Göklerde ve yerde kimler varsa, hepsi O’nundur. O’nun katında bulunanlara gelince; onlar, ona ibadet etmekten büyüklenmezler ve yorulmazlar.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ve yerde bulunan kişiler Onundur. Onun huzuurundaki kişiler kendisine ibadet etmekden asla kibirlenmezler, yorulmazlar da.

Hasib Asutay

Göklerde ve yerde kim varsa, O'nundur. O'nun huzurunda bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar.

Hayrat Neşriyat

Göklerde ve yerde kim varsa O’nun (kulu)dur. O’nun katında bulunan (melek)ler de O’na ibâdet etmekte kibirlenmezler ve yorulmazlar.

İbni Kesir

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi yalnızca O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadetten dolayı kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Muhammed Esed

Çünkü, göklerde ve yerde var olan her şey O'nundur; O'nun yanında yer alanlar O'na kulluk etmekte asla ne kibre kapılırlar ne de usanç duyarlar.

Mustafa İslamoğlu

Zira, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'na aittir; nitekim O'nun tarafında yer alanlar, O'na kulluk etmede ne kibre kapılırlar, ne de bıkıp usanırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve göklerde ve yerde kim varsa O'nun içindir ve O'nun huzurundakiler, O'na ibadette bulunmaktan asla kibirlenmezler ve yorgunluk da duymazlar.

Ömer Öngüt

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Suat Yıldırım

Halbuki göklerde olsun, yerde olsun kim varsa O’nun mülküdür. O’nun nezdindeki melekler O’na ibadeti, ne gurur meselesi yapar, ne de ibadetten yorulurlar.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun yanında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'a aittir. Onun yanında olanlar ona kulluk etmekten ne büyüklenerek geri durur ne de yorulurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O'nundur. O'nun katındakiler O'na kulluğu büyütmezler. Kulluktan usanmazlar da.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde kim varsa Allah'a aittir. O'nun katında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Tefhim-ul Kuran

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur, O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve onlar yorgunluk da duymazlar.

Ümit Şimşek

Göklerde ve yerde kim varsa Onundur. Onun katındakiler ise, Ona kulluk etmekten ne yüksünür, ne usanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorulurlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərdə və yerdə kimlər varsa, hamısı Onundur. Onun yanında olanlar Ona ibadət etməyə təşəxxüs göstərmir və bundan yorulmurlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göylərdə və yerdə olan (bütün) məxluqat Onundur (Allahın qüdrət əsəridir). Onun dərgahında olanlar (rütbə və şərəf eʼtibarilə məʼnən Allaha yaxın mələklər) Ona ibadət etməyə təkəbbür göstərməz və (bu ibadətdən) yorulmaq bilməzlər.

Almanca (1)

Almanca — Al-Azhar

Ihm gehören alle in den Himmeln und auf Erden. Die, die es bei Ihm gibt, sind nicht zu überheblich, um Ihm demütig zu dienen und werden nicht müde vor ständigem Gebet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And to Allah alone belong all that is in the heavens and on earth, and those serving in His realm of heaven do not pride themselves nor show inordinate self- esteem for serving Him and prostrating to Him in adoration nor do they ever grow weary.

Abdul Haleem

Everyone in the heavens and earth belongs to Him, and those that are with Him are never too proud to worship Him, nor do they grow weary;

Abdullah Yusuf Ali

To Him belong all (creatures) in the heavens and on earth: Even those who are in His (very) Presence are not too proud to serve Him, nor are they (ever) weary (of His service):

Abul A'la Maududi

To Him belongs whosoever dwells in the heavens and on earth. Those (angels) that are with Him neither disdain to serve Him out of pride, nor do they weary of it.

Aisha Bewley

Everyone in the heavens and the earth belongs to Him. Those in His presence do not consider themselves too great to worship Him and do not grow tired of it.

Al-Hilali & Khan

To Him belongs whosoever is in the heavens and on earth. And those who are near Him (i.e. the angels) are not too proud to worship Him, nor are they weary (of His worship).

Ali Quli Qarai

To Him belongs whatever is in the heavens and the earth, and those who are near Him do not disdain to worship Him, nor do they become weary.

Amatul Rahman Omar

And whosoever is in the heavens and the earth belongs to Him. And those who are close to Him do not disdain to worship Him, nor do they (ever) grow weary (to serve Him).

Arthur John Arberry

To Him belongs whosoever is in the heavens and the earth; and those who are with Him wax not too proud to do Him service neither grow weary,

Bijan Moeinian

To God belongs every soul in the heavens and on earth. Those who are close to Him, never feel that it is beneath their dignity to worship Him; they worship Him from the bottom of their heart.

E. Henry Palmer

His are whosoever are in the heavens and the earth, and those who are with Him are not too big with pride for His service, nor do they weary.

Edip-Layth

To Him is whoever is in the heavens and in the earth. Those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

George Sale

Since whoever is in heaven and on earth is subject unto Him; and the angels who are in his presence do not insolently disdain his service, neither are they tired therewith.

Hamid S. Aziz

Nay, We hurl the True against the False and it does break its head, and lo! It vanishes. But woe to you for what you attribute (to Allah).

Mahmoud Ghali

And to Him belongs whoever is in the heavens and the earth; and whoever are in His Providence do not wax too proud to do Him worship, nor do they (grow) weary. (Or: nor do they regret)

Marmaduke Pickthall

Unto Him belongeth whosoever is in the heavens and the earth. And those who dwell in His presence are not too proud to worship Him, nor do they weary;

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever is in the heavens and the earth belongs to Him; and those who are near Him do not disdain to worship Him or weary (of His service),

Muhammad Asad

for, unto Him belong all [beings] that are in the heavens and on earth; and those that are with Him are never too proud to worship Him and never grow weary [thereof]:

Mustafa Khattab

To Him belong all those in the heavens and the earth. And those nearest to Him are not too proud to worship Him, nor do they tire.

Progressive Muslims

And to Him is whoever is in the heavens and in the Earth. And those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

Sahih International

To Him belongs whoever is in the heavens and the earth. And those near Him are not prevented by arrogance from His worship, nor do they tire.

Sam Gerrans

And to Him belongs whoso is in the heavens and the earth; and those in His presence are not too proud for His service, nor do they grow weary,

Shabbir Ahmed

Unto Him belongs whoever is in the heavens and the earth. All creation dwells in His Dominion and none is ever too proud to obey His Laws, nor do they get tired.

Syed Vickar Ahamed

And to Him belong all (creatures) in the heavens and on earth: And even those who are in His Presence are not too proud to worship Him, nor are they (ever) tired (of His service):

Taqi Usmani

To Him belong all those in the heavens and the earth. And those who are near to Him are not arrogant against His worship, nor are they sluggish.

The Monotheist Group

Andto Him is whoever is in the heavens and on the earth. And those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A Lui seul appartiennent tous ceux qui sont dans les cieux et sur la terre. Ceux qui sont auprès de Lui (les Anges) ne se considèrent point trop grands pour Lʹadorer et ne sʹen lassent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi tiştên li erd û asîmanan hene yên Xwedê ne û ew ên li cem Xwedayê te (ku melayîket in) li ser îbadetê Xwedê, xwe mezin nadêrin û jê nawestin jî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hem behoort wat er in de hemelen en op de aarde is. En wie er bij Hem zijn, zijn niet te trots om Hem te dienen noch worden zij er moe van.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Alles wat in den hemel en op aarde bestaat, is aan hem onderworpen, en de engelen, die in zijne tegenwoordigheid zijn, rekenen hen niet beneden zich, hem te aanbidden, en worden dit niet moede.

Hollandaca — Siregar

Aan Hem behoort wat in de hemelen en op de aarde is. En degenen die niet Hem zijn (de Engelen), zijn niet te hoogmoedig om Hem te dienen en zij worden er niet moe van.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Ему [Аллаху] принадлежат (все) те, кто в небесах и на земле. И те, кто у Него [ангелы] – те не проявляют высокомерия, пренебрегая служением (и поклонением) Ему, и не устают [никогда не прекращают восхвалять Аллаха]. (Поэтому, как можно кого-либо равнять Ему?)

Rusça — Osmanov

Ему принадлежат те, кто на небесах и на земле. А те, кто находится рядом с Ним, не пренебрегают поклонением, и это им не в тягость.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Honom som allt och alla i himlarna och på jorden tillhör! De som står nära Honom håller sig inte för goda att tjäna Honom och de förtröttas inte.