Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ

fe ekelā minhā fe bedet le humā sev'ātuhumā ve Tafiḳā yeḣSifāni ǎleyhimā min veraḳi l-cenneti ve ǎSā ādemu rabbehu fe ğavā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَكَلَاfe ekelāا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryediler
2مِنْهَاminhāo(ağaç)tan
3فَبَدَتْfe bedetب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmekböylece göründü
4لَهُمَاle humākendilerine
5سَوْاٰتُهُمَاsev'ātuhumāس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötü yerleri
6وَطَفِقَاve Tafiḳāط ف قBir şey yapmaya başlamak, bir şey yapmayı üstlenmek, girişmek, başlatmak/öncülük etmek, kesintisiz devam etmekve başladılar
7يَخْصِفَانِyeḣSifāniخ ص فBirleştirmek veya bir araya getirmek, erkeklere, bir şeyi bir parçayı diğerinin üzerine koyarak ikiye katlamak, bir şeyle kaplamak, iki renge sahip olmak, yalan söylemek (sanki bir sözü diğerinin üzerine dikmek ve böylece süslemek gibi).örtmeğe
8عَلَيْهِمَاǎleyhimāüstlerini
9مِنْmin-ndan
10وَرَقِveraḳiو ر قYaprak açmak, yeşermek. Waraqun hem tekil hem çoğul olarak kullanılır ve waraqa fiilinden türetilen bir isimdir. Auraaq al-rajulu - adam zengin oldu. Warqun - yapraklar, yaprak örtüsü, kağıt yaprağı, bir şeyin tazeliği ve canlılığı, bir topluluğun genç erkekleri, bir şeyin güzelliği.yaprağı-
11الْجَنَّةِl-cennetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennet
12وَعَصٰٓىve ǎSāع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.ve karşı geldi
13اٰدَمُādemuادمAdem
14رَبَّهُrabbehuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
15فَغَوٰىۖfe ğavāغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karınve şaşırdı

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İkisi de o ağacın meyvesından yediler de avret yerlerini gördüler ve cennetteki ağaçların yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular ve Âdem, Rabbinin emrine karşı geldi de umduğundan mahrûm oldu.

Abdulkadir Gölpınarlı

İkisi de o ağacın meyvesından yediler de avret yerlerini gördüler ve cennetteki ağaçların yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular ve Âdem, Rabbinin emrine karşı geldi de umduğundan mahrûm oldu.

Adem Uğur

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

Ahmed Hulusi

İkisi de (şuur ve bilinç {beden}) ondan (ağacın, bedenselliğin meyvesinden) yediler! SEVAT'ları (bedenleri) hissedilir oldu da Cennet yaprağından (bedensellik duygusunu bilinçteki hissedişleriyle) örtmeye çalıştılar! Adem, Rabbine asi oldu da yaşayışı bozuldu.

Ahmet Tekin

Bunun üzerine o bitkinin mahsulün-den yediler. Kendilerini ayıplatacak fiilleri akıllarına geldi ve edep yerleri açıldı. Üstlerini, Cennetten topladıkları yapraklarla örtmeye çalıştılar. Bu sebeple Âdem Rabbine âsi oldu, düzeni bozuldu, zarar gördü.

Ahmet Varol

Böylece ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri açıldı ve cennet yapraklarıyla üstlerini örtmeye başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi ve yolu şaşırdı.

Ali Bulaç

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri, kendilerine açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından örtüb yamamağa başladılar. Adem Rabbine asi oldu da şaşırdı.

Ali Rıza Safa

Böylece, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çıplaklıkları kendilerine açıldı; cennet yapraklarından örtünmeye başladılar. Âdem, Efendisine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine ikisi de ağaçtan yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

Bekir Sadak

Bunun uzerine ikisi de o agacin meyvasindan yedi, ayip yerleri gorunuverdi. Cennet yapraklariyla ortunmeye koyuldular. Adem, Rabbine bas kaldirdi ve yolunu sasirdi.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine Âdem'le eşi o ağaçtan yediler. Bu sebeple edep yerleri açılıverdi. Üzerlerini Cennet yapraklarıyla örtmeğe başladılar ve böylece Âdem, Rabbına karşı geldi de şaşırıp kaldı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nihayet ikisi de o ağaçtan yediler. Bunun üzerine mahrem yerleri kendilerine göründü, üstlerini cennet yaprağıyla örtmeye çalıştılar. Böylece Âdem rabbine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

Diyanet İşleri (eski)

Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

Diyanet Vakfi

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem Rabbine asi oldu da şaşkın düştü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler, derhal kendilerine kötü yerleri açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem rabbına asiy oldu da şaşkın düştü

Erhan Aktaş

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Adem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Fizilal-il Kuran

Böylece ikisi de o ağacın meyvasından yediler. Meyvayı tadar tatmaz ayıp yerlerinin farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. Adem Rabb'inin emrine karşı geldi ve yoldan çıktı.

Gültekin Onan

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

Hamdi Döndüren

Sonunda ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Böylece kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Âdem, Rabbinin buyruğuna karşı geldi ve yolunu şaşırdı.

Hasan Basri Çantay

İşte bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen kötü yerleri açılıverdi. Üstlerini cennet yaprağından yamamıya başladılar. Adem Rabbine karşı geldi de şaşıb kaldı.

Hasib Asutay

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine asi olup (yolunu) şaşırdı.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine ondan (o ağacın meyvesinden) yediler; böylece (Cennet elbiseleri üzerlerinden hemen alınmakla) avret yerleri kendilerine göründü ve derhâl (bir pişmanlık ve utançla) Cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem, Rabbi(nin emri)ne âsî oldu da şaşırdı.

İbni Kesir

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen ayıp yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarından yamamaya başladılar. Adem, Rabbına karşı geldi de şaşkın düştü.

Mehmet Okuyan

(Âdem ve eşi yasak ağaçtan) yemiş ve edep yerleri görünmüştü. (Ardından) bahçenin yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. (Böylece) Âdem (unutarak) Rabbine karşı gelmiş (asi olmuş) ve hata yapmıştı.

Muhammed Esed

Ve böylece her ikisi de o ağac(ın meyvesin)den yediler; bunun üzerine çıplaklıklarının farkına vardılar ve bahçeden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye çalıştılar. Ve (böylece) Adem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddi bir hataya düşmüş oldu.

Mustafa İslamoğlu

Derken o ikisi ondan yediler. Bunun ardından kendi cinselliklerinin farkına vardılar ve başladılar has bahçenin yapraklarından topladıklarıyla üzerlerini örtmeye: sonuçta Adem Rabbine karşı gelmiş ve huzurunu bozmuş oldu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık ikisi de ondan yediler, hemen ikisi için avret mahalleri açılıverdi. Üzerlerine cennetin yaprağından yapıştırmaya başladılar. Ve Âdem Rabbine âsi oldu da şaşırdı kaldı.

Ömer Öngüt

Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler, ayıp yerleri görünüverdi. Üstlerini cennet yapraklarıyla örtünmeye çalıştılar. Âdem Rabbine âsi olup şaşırdı.

Suat Yıldırım

Derken ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler. Derhal cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi de şaştı kaldı.

Süleyman Ateş

O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı). Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.

Süleymaniye Vakfı

İkisi de o ağaçtan yediler, bunun üzerine tüm bedenleri kendilerine göründü. Bahçenin yapraklarını üst üste koyup örtünmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yanlış kurgulara kapıldı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonunda ikisi de o ağaçtan yediler ve her birine diğerinin edep yerleri göründü. Üzerlerini bahçenin yapraklarıyla örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine karşı geldi ve yanlış bir yola girdi.

Şaban Piriş

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi olmuş ve şaşkına dönmüştü.

Tefhim-ul Kuran

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

Ümit Şimşek

O ağaçtan yediklerinde kendilerine çirkin yerleri görünüverdi de Cennet yapraklarıyla örtünmeye çalıştılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi ve şaşıp kaldı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

İkisi də ondan yedilər və ayıb yerləri özlərinə göründü. Onlar üstlərinə Cənnət ağaclarının yarpaqlarından örtməyə başladılar. Beləliklə, Adəm Rəbbinə asi olub səhv yol tutdu.

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Sie aßen beide davon, so daß ihnen ihre Blöße bewußt wurde, und sie nahmen Blätter vom Paradiesgarten und bedeckten sich damit. Adam hatte sich ungehorsam gegen Gott verhalten und ging den Irrweg.

Almanca — Der Edle Quran

So aßen sie beide davon, und da zeigte sich ihnen ihre Blöße offenkundig, und sie begannen, Blätter des (Paradies)gartens auf sich zusammenzuheften. So widersetzte Adam sich seinem Herrn, und da fiel er in Verirrung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Deceived by AL-Shaytan's allurement and consenting to his enticement, they both ate of the tree and there, their private parts were exposed wherefore they realized how shameful this was. They kept collecting leaves from the trees of Paradise -to cover their naked bodies which aroused their sense of shame- and there, has Adam disobeyed Allah, His Creator, and strayed from the path of righteousness.

Abdul Haleem

and they both ate from it. They became conscious of their nakedness and began to cover themselves with leaves from the garden. Adam disobeyed his Lord and was led astray-

Abdullah Yusuf Ali

In the result, they both ate of the tree, and so their nakedness appeared to them: they began to sew together, for their covering, leaves from the Garden: thus did Adam disobey his Lord, and allow himself to be seduced.

Abul A'la Maududi

Then the two of them ate the fruit of that tree and their shameful parts became revealed to each other, and they began to cover themselves with the leaves from the Garden. Thus Adam disobeyed his Lord and strayed into error.

Aisha Bewley

So the two of them ate from it and their private parts were disclosed to them and they started stitching together the leaves of the Garden to cover themselves. Adam disobeyed his Lord and became misled.

Al-Hilali & Khan

Then they both ate of the tree, and so their private parts became manifest to them, and they began to cover themselves with the leaves of the Paradise for their covering. Thus did Adam disobey his Lord, so he went astray.

Ali Quli Qarai

So they both ate of it, and their nakedness became evident to them, and they began to stitch over themselves with the leaves of paradise. Adam disobeyed his Lord, and went amiss.

Amatul Rahman Omar

So they (Adam and his wife) ate from that (tree), so that their shortcomings became unveiled to them and they began to cover themselves with the leaves of the garden. Adam did not observe the commandment of his Lord, so he became miserable.

Arthur John Arberry

So the two of them ate of it, and their shameful parts revealed to them, and they took to stitching upon themselves leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, and so he erred.

Bijan Moeinian

When they ate of that fruit, they found themselves naked and began to cover themselves with the leaves of the trees. This is how Adam disobeyed his Lord and fell.

E. Henry Palmer

And they eat therefrom, and their shame became apparent to them; and they began to stitch upon themselves some leaves of the garden; and Adam rebelled against his Lord, and went astray.

Edip-Layth

So they both ate from it, and their sin became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

George Sale

And they both ate thereof: And their nakedness appeared unto them; and they began to sew together the leaves of paradise, to cover themselves. And thus Adam became disobedient unto his Lord, and was seduced.

Hamid S. Aziz

But Satan whispered to him, saying. "O Adam! shall I guide you to the Tree of Immortality, and a kingdom that wastes not away?"

Mahmoud Ghali

So the two of them ate of it, (and) so their shameful parts became displayed to them, and they took to splicing upon themselves (some) of the leaves of the Garden. And ??dam disobeyed his Lord; so he became misguided.

Marmaduke Pickthall

Then they twain ate thereof, so that their shame became apparent unto them, and they began to hide by heaping on themselves some of the leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, so went astray.

Mohamed Ahmed - Samira

And both ate of (its fruit), and their hidden parts were exposed to one another, and they patched the leaves of the garden (to hide them). Adam disobeyed his Lord, and went astray.

Muhammad Asad

And so the two ate [of the fruit] thereof: and thereupon they became conscious of their nakedness and began to cover themselves with pieced-together leaves from the garden. And [thus] did Adam disobey his Sustainer, and thus did he fall into grievous error.

Mustafa Khattab

So they both ate from the tree and then their nakedness was exposed to them, prompting them to cover themselves with leaves from Paradise. So Adam disobeyed his Lord, and ˹so˺ lost his way.[1]

Progressive Muslims

So they both ate from it, and their wickedness became apparent for them, and they began to place leaves on themselves from the garden. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

Sahih International

And Adam and his wife ate of it, and their private parts became apparent to them, and they began to fasten over themselves from the leaves of Paradise. And Adam disobeyed his Lord and erred.

Sam Gerrans

And they ate thereof, and their shame became clear to them; and they began to draw over them of the leaves of the garden; and Adam opposed his Lord, so he erred.

Shabbir Ahmed

Man and woman both ate the fruit of the Tree. People started dividing among themselves and their basic necessities of life ceased to remain guaranteed. They had to toil and contend with one another to earn their livelihood. This exposed the flaws in their character. They tried to hide their selfish behavior with superficial courtesy. Adam and his mate had disobeyed their Lord and gone astray..

Syed Vickar Ahamed

Then, they (Adam and his wife) both ate from the tree, and so their nakedness (private parts) appeared to (could be seen by) them: They began to sew together, for their covering, leaves from the Garden (Paradise): Thus Adam disobeyed His Lord, and allowed himself to be misled (into wrong conduct).

Taqi Usmani

So, both of them Ādam and Hawwā’ (Eve)] ate from it, and their parts of shame were exposed to them, and they started stitching on themselves some of the leaves of Paradise. And ’Ādam disobeyed his Lord, and erred.

The Monotheist Group

So they both ate from it, and their bodies became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Tous deux (Adam et Eve) en mangèrent. Alors leur apparut leur nudité. Ils se mirent à se couvrir avec des feuilles du paradis. Adam désobéit ainsi à son Seigneur et il sʹégara.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Şeytên bi hîle û xapa ew xapandin) Vêca herduyan ji wê (darê) xwarin. Ewretê wan ji wan ve hate xuyakirin û wan hewl da ku bi pelên bihiştê xwe binixumînin. (Bi vî awayî) Adem bêemriya Xwedayê xwe kir, vêca riya xwe şaşkir.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen aten zij er beiden van en hun schaamte werd voor hen zichtbaar en zij begonnen zich te bedekken met aaneengehechte bladeren uit de tuin. Adam was ongehoorzaam aan zijn Heer en misleid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij aten beiden daarvan, zagen hunne naaktheid, en naaiden bladeren van het paradijs bij elkander om zich te bedekken. En zoo werd Adam ongehoorzaam aan zijn Heer, en werd verleid.

Hollandaca — Siregar

Vervolgens aten zij ervan, zodat hun schaamte zichtbaar werd en zij begonnen zich te bedekken uwt bladeren van het Paradijs; en zo was Adam zijn Hecr ongehoorzaam en dwaalde hij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И они оба [Адам и Ева] поели от него [с запретного дерева], и стали видны им обоим их нагота (которая до этого не была видна), и стали они сшивать для себя райские листья (чтобы укрыть свою наготу), и ослушался Адам Господа своего и сбился с пути (съев плод того дерева, к которому Аллах запретил ему даже приближаться).

Rusça — Osmanov

[Адам и его супруга] поели [плодов того дерева], и увидели они свою наготу. Они стали прикрываться сложенными [вместе] листьями райских деревьев. Так Адам ослушался своего Господа и сошел с правильного пути.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de åt båda av dess (frukt) och blev på detta sätt medvetna om sin nakenhet och de försökte skyla sig med hopfästade blad från lustgården. Adam bröt (alltså) mot sin Herres befallning och slog in på en förbjuden väg.