Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

اِذْ رَاٰ نَارًا فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُوا اِنِّٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلِّي اٰتِيكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى

iƶ raā nāran fe ḳāle li ehlihi mkuṧū innī ānestu nāran leǎllī ātīkum minhā bi ḳabesin ev ecidu ǎlā n-nāri huden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْhani
2رَاٰraāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmüştü
3نَارًاnāranن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakbir ateş
4فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti
5لِاَهْلِهِli ehlihiا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarailesine
6امْكُثُواmkuṧūم ك ثOyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmaksiz durun
7اِنِّٓيinnīelbette ben
8اٰنَسْتُānestuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.gördüm
9نَارًاnāranن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakbir ateş
10لَعَلِّيleǎllībelki
11اٰتِيكُمْātīkumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize getiririm
12مِنْهَاminhāondan
13بِقَبَسٍbi ḳabesinق ب سBaşkasından ateş istemek veya almak, öğrenmek, öğretmek, yakalamak, başkasından ışık almak. Qabas - yanan sopa, ateş markası, yanan marka. İqtabsa (fiil 8) - başkasından ışık almak.bir kor
14اَوْevyahut
15اَجِدُeciduو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulurum
16عَلَىǎlā(yanında)
17النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşin
18هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bir yol gösteren

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani bir ateş görmüştü de âilesine durun demişti, ben bir ateş görüyorum, ya gider, bir kor getiririm oradan size, yahut birine rastlarım da yol öğrenirim ateş başında.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani bir ateş görmüştü de âilesine durun demişti, ben bir ateş görüyorum, ya gider, bir kor getiririm oradan size, yahut birine rastlarım da yol öğrenirim ateş başında.

Adem Uğur

Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti.

Ahmed Hulusi

Hani (Musa) bir ateş gördü de ehline: "Yerinizde durun, muhakkak ki ben bir ateş hissettim. . . Belki ondan size bir kor parçası getiririm ya da o ateşin yanında bir kılavuz bulurum. "

Ahmet Tekin

Hani o bir ateş görmüş ailesine: 'Burda bekleyin. Gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Belki size alevli bir eğsi-köz getiririm. Yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.' demişti.

Ahmet Varol

Hani o bir ateş görmüştü de ailesine: 'Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size bir kor getirir yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum' demişti.

Ali Bulaç

Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum."

Ali Fikri Yavuz

(Mûsa Medyen’den annesini ziyaret için Mısır’a giderken yolda ailesi ile fırtınaya tutulmuş, karanlık bir gecede yolu şaşırmış ve davarları dağılmıştı. İşte böyle ateşe ihtiyaç duyulan bir vakitte) hani o, bir ateş görmüştü de ailesine: “- Yerinizde durun. Benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahud ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.

Ali Rıza Safa

Bir ateş gördüğünde, ailesine, "Bekleyin!" dedi; "Aslında, bir ateş gördüm. Belki ondan bir kor parçası getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum!"

Bayraktar Bayraklı

Hani o, bir ateş görmüştü de, ailesine/toplumuna, "Durun! Ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında bir rehber bulurum" demişti.

Bekir Sadak

O, bir ates gormustu de, ailesine: «Durun, ben bir ates gordum, ya ondan size bir kor getirir, ya da atesin yaninda bir yol gosteren bulurum» demisti.

Celal Yıldırım

Hani o bir ateş görmüştü de ailesine, «durun demişti, doğrusu bir ateşe gözüm ilişti, ondan size bir kor getireceğimi veya üzerinde bir yol gösterici bulabileceğimi ümit ederim».

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hani o bir ateş görmüş ve ailesine şöyle demişti: “Siz bekleyin, (şu uzakta) bir ateş bulunduğunu farkettim; belki ondan size bir kor parçası getiririm veya ateşin başında bir kılavuz bulurum.”

Diyanet İşleri

Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

Diyanet İşleri (eski)

O, bir ateş görmüştü de, ailesine: 'Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum' demişti.

Diyanet Vakfi

Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hani o bir ateş görmüştü de, ailesine: «Yerinizde durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum» demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani bir vakit o bir ateş gördü de ailesine: "Siz durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size ondan bir yalın kor getiririm veya ateşin yanında bir kılavuz bulurum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakıt o bir ateş gördü de ehline durun, dedi: benim gözüme bir ateş ilişti belki size ondan bir yalın getiririm, yahud üzerinde bir kılağuz bulurum

Erhan Aktaş

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin üzerinde bir yol gösteren bulurum." demişti.

Fizilal-il Kuran

Hani o bir ateş görünce ailesine dedi ki; «Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm, ya ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum.»

Gültekin Onan

Hani bir ateş görmüştü de, ehline (ailesine) şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum."

Hamdi Döndüren

Hani o, bir zamanlar bir ateş görmüş, ailesine, “Burada bekleyin, ben bir ateş gördüm, belki size ondan bir kor getiririm yahut ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum.” demişti.

Hasan Basri Çantay

Hani o, bir ateş görmüşdü de aailesine: "Siz (burada) durun. Hakıykat ben (muunis) bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getirir, yahud ateşin yanında doğru bir yol (gösterici) bulurum" demişdi.

Hasib Asutay

Hani o, bir ateş görmüştü de ailesine, 'Bekleyin, gerçekten bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm veya onun yanında bir rehber bulurum' demişti. (3) (3. Hz. Musa ailesiyle birlikte, Medyen'den Mısır'a dönerken.)

Hayrat Neşriyat

Hani bir ateş görmüştü de âilesine: '(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş gördüm; belki ondan size bir kor getiririm; ya da ateşin yanında yol gösteren bir kimse bulurum' demişti.

İbni Kesir

Hani o; bir ateş görmüştü de ailesine: Durun, ben bir ateş gördüm. Size ya ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum, demişti.

Mehmet Okuyan

Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine, “(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir kor (bir tutam ateş parçası) getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum.” demişti.

Muhammed Esed

Hani, o (uzakta) bir ateş görmüş ve ailesine: "Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm" demişti, "belki size oradan bir tutam kor getiririm; yahut orada ateşin yanında bir yol gösterici bulurum".

Mustafa İslamoğlu

Hani o ateş türü cazip bir şey görmüştü de, ailesine hemen "Durun, bekleyin!" demişti; "Benim gözüme ateş türü bir şey ilişti; belki size ondan bir tutam kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum".

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, o bir ateş görmüş de ailesine demişti ki: «Durunuz, ben şüphesiz bir ateş gördüm, belki ondan size bir aydınlık getiririm, yahut ateşin yanında bir rehber bulurum.»

Ömer Öngüt

Hani o bir ateş görmüştü de âilesine şöyle demişti: “Siz burada durun. Ben bir ateş gördüm. Oradan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum. ”

Suat Yıldırım

Hani o çölde, gece yol alırken, bir ateş gördü uzaktan. "Durun!" dedi, ailesine: "Bir ateş ilişti gözüme. Oraya doğru gideyim, Belki oradan bir kor alıp size getiririm. Belki orada yolu bilen birini bulurum."

Süleyman Ateş

Hani (o) bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.

Süleymaniye Vakfı

(Tur Dağının eteklerinde) Bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Durun! Ben bir ateş farkettim. Belki ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Durun hele; bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm; belki de ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum."

Şaban Piriş

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: -Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.

Tefhim-ul Kuran

Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: «Durun, şüphesiz ben bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm ya da ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.»

Ümit Şimşek

Hani o bir ateş görmüş ve ailesine 'Siz durun,' demişti. 'Gözüme bir ateş ilişti. Bakarsınız, ondan bir kor alıp getirir, yahut orada yol gösterecek birisini bulurum.'

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman o, bir od görüb ailəsinə demişdi: “Dayanın! Mən bir od gördüm. Bəlkə, ondan sizə bir köz gətirdim, ya da odun yanında bir bələdçi tapdım!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa Şüeybi Mədyəndə qoyub anasına və qardaşına baş çəkmək üçün zövcəsi ilə birlikdə Misirə gedərkən Tur dağının qərbində yerləşən Tuva vadisində gecə vaxtı bir uşağı dünyaya gəlmişdi. Onlar zil qaranlıq gecədə işıqsız qalıb yolu itirmişdilər). O zaman (Musa qarşıda) bir od görüb ailəsinə belə demişdi: ″Siz (yerinizdə) durun. Mənim gözümə bir od sataşdı. Bəlkə, ondan sizə bir göz gətirdim, yaxud odun yanında bir bələdçi tapdım!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Einst sah er Feuer, als er unterwegs war. Er sagte seinen Angehörigen: ʺBleibt hier! Ich habe Feuer gesehen. Ich gehe hin und hole euch etwas Glut davon, oder ich finde am Feuer den rechten Weg .ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Als er ein Feuer sah, sagte er zu seinen Angehörigen: ʺBleibt (hier), ich habe ein Feuer wahrgenommen; vielleicht kann ich euch ein Stück Glut davon bringen oder den rechten Weg am Feuer finden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nachdem er Feuer gesehen hatte, sagte er seiner Familie: ʺBleibt! Ich sah Feuer, vielleicht bringe ich euch davon Feuerbrand oder finde beim Feuer (jemanden, der) mich rechtleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He saw a fire from far**, He said to his family: "You stay here; I have just

Abdul Haleem

He saw a fire and said to his people, ‘Stay here––I can see a fire. Maybe I can bring you a flaming brand from it or find some guidance there.’

Abdullah Yusuf Ali

Behold, he saw a fire: So he said to his family, "Tarry ye; I perceive a fire; perhaps I can bring you some burning brand therefrom, or find some guidance at the fire."

Abul A'la Maududi

When he saw a fire and said to his family: "Hold on! I have just perceived a fire; perhaps I will bring a brand from it for you, or I will find some guidance at the fire about the way to follow."

Aisha Bewley

When he saw a fire and said to his family, ‘Wait here. I can make out a fire. Maybe I will bring you a brand from it, or will find guidance there.’

Al-Hilali & Khan

When he saw a fire, he said to his family: "Wait! Verily, I have seen a fire; perhaps I can bring you some burning brand therefrom, or find some guidance at the fire."

Ali Quli Qarai

when he sighted a fire, and said to his family, ‘Wait! Indeed I descry a fire! Maybe I will bring you a brand from it, or find some guidance at the fire. ’

Amatul Rahman Omar

When he saw a fire, he said to his companions, `Stay here for I perceive a fire (creating feelings of love and affection). I hope, I may bring you a fire brand from there. Rather I feel that I would find some guidance at the fire.'

Arthur John Arberry

When he saw a tire, and said to his family, 'Tarry you here; I observe a fire. Perhaps I shall bring you a brand from it, or I shall find at the fire guidance.'

Bijan Moeinian

When he saw a fire afar, he said to his family: "Wait a little so that I bring a bit of that fire (to make a fir) for us or get a guidance (knowledge about what it is, where we are, etc. ) from it (if he knew that he is going to get the guidance of his life from that fire.)"

E. Henry Palmer

When he saw the fire and said to his family, 'Tarry ye; verily, I perceive a fire! Haply I may bring you therefrom a brand, or may find guidance by the fire. '

Edip-Layth

When he saw a fire, so he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring from it something, or find at the fire some guidance."

George Sale

When he saw fire, and said unto his family, tarry ye here; for I perceive fire: Peradventure I may bring you a brand thereout, or may find a direction in our way by the fire.

Hamid S. Aziz

Has the story of Moses come to you?

Mahmoud Ghali

As he saw a fire, so he said to his family, "Stay (here); surely I perceive a fire; possibly I will come up to you with a (flaming) brand from it, or I will find at the fire ". guidance

Marmaduke Pickthall

When he saw a fire and said unto his folk: Lo! Wait! I see a fire afar off. Peradventure I may bring you a brand therefrom or may find guidance at the fire.

Mohamed Ahmed - Samira

When he saw a fire he said to his family: "You wait here. I have seen a fire. I may haply be able to bring an ember from it, or find direction by the fire."

Muhammad Asad

Lo! he saw a fire [in the desert]; and so he said to his family: "Wait here! Behold, I perceive a fire [far away]: perhaps I can bring you a brand there from, or find at the fire some guidance. "

Mustafa Khattab

When he saw a fire, he said to his family, "Wait here, ˹for˺ I have spotted a fire. Perhaps I can bring you a torch from it, or find some guidance at the fire."[1]

Progressive Muslims

When he saw a fire, so he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring from it something, or find at the fire some guidance. "

Sahih International

When he saw a fire and said to his family, "Stay here; indeed, I have perceived a fire; perhaps I can bring you a torch or find at the fire some guidance. "

Sam Gerrans

When he saw a fire, and said to his people: “Stay here; I perceive a fire. I might bring you therefrom a firebrand, or find at the fire guidance.”

Shabbir Ahmed

When he saw a fire (in the desert), he said to his family, "Wait! Behold, I see a fire far away. Perhaps I can bring to you a burning torch from there or find some guidance at the fire (to get directions)."

Syed Vickar Ahamed

When he (Musa) saw a fire: He said to his family, "You stay (behind); I see a fire; Perhaps I can bring you something burning from it, or some guidance at the fire. "

Taqi Usmani

When he saw a fire and said to his family, "Stay here. I have noticed a fire. Perhaps I can bring you an ember from it, or find some guidance by the fire."

The Monotheist Group

When he saw a fire, he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring a piece from it, or find at the fire some guidance."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Lorsquʹil vit du feu, il dit à sa famille: ʺRestez ici! Je vois du feu de loin; peut-être vous en apporterai-je un tison, ou trouverai-je auprès du feu de quoi me guiderʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema Mûsa agirek dît û ji ehlê xwe re got: Li vir rawestin! Bêguman agirek li ber çavên min ket. Dibe ku ez ji we re perengekî jê bînim an jî li cem êgir rêberekî bibînim (da ku riya rast ber me bixe).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen hij een vuur zag en tot zijn mensen zei: ʺBlijft staan, ik heb een vuur waargenomen, misschien zal ik jullie er een fakkel van brengen of bij het vuur een aanduiding van de goede richting vinden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen hij vuur zag, zeide hij tot zijn gezin: Blijf hier; want ik bemerk vuur. Misschien kan ik u een brandend stuk hout daarvan medebrengen, of zal ik de richting van onzen weg door het vuur vinden.

Hollandaca — Siregar

Toen hij een vuur zag, en tot zij familie zei ʺBlijft hier, want ik zie een vuur. Misschien zal ik daarvan een fakkel bij jullie brengen of zal ik bij het vuur Leiding vinden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Однажды (ночью) (при возвращении из Мадьяна в Египет) (Муса) увидел огонь и сказал своей семье: «Оставайтесь (здесь), поистине, я заметил (вдали) огонь. Может быть, я принесу вам от нее головню (чтобы нам самим разжечь огонь) или найду возле огня верный путь [спрошу у людей как правильно идти]».

Rusça — Osmanov

Вот он увидел огонь [вдали] и сказал [членам] своей семьи: ʺПодождите здесь, ибо я увидел огонь. Быть может, я принесу вам головешку или же найду дорогу [и проведу всех] к огнюʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han hade sett en eld (på avstånd) och sade till de sina: ʺStanna här! Jag har upptäckt en eld; kanske kan jag hämta en fackla åt er därifrån eller råka (någon) vid elden som visar oss vägen.ʺ