Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

فَلَمَّا اَتٰيهَا نُودِيَ يَامُوسَىٰ

fe lemmā etāhā nūdiye yā mūsā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ateşe doğru gidince ona seslenildi: Ey Mûsâ.

Adem Uğur

Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:

Ahmed Hulusi

Ona (ateşe) yaklaştığında: "Ya Musa" diye sesleniş algıladı.

Ahmet Tekin

Ateşin yanına vardığı zaman: 'Ey Mûsâ!' diye seslenildi.

Ahmet Varol

Onun yanına gelince: 'Ey Musa!' diye seslenildi.

Ali Bulaç

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: "Ey Musa."

Ali Fikri Yavuz

Ateşe vardığı zaman, şöyle çağrıldı: “Ey Musa!

Ali Rıza Safa

Oraya geldiğinde, seslenildi: "Ey Musa!"

Bayraktar Bayraklı

Musa ateşin yanına gelince, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Bekir Sadak

Musa atesin yanina gelince: «Ey Musa!» diye seslenildi:

Celal Yıldırım

(11-12) Musâ ateşe varınca, «Ey Musâ !» diye seslenildi: «Şüphesiz ki ben senin Rabbinim; ayakkaplarını çıkar, çünkü sen gerçekten kutsal vadi Tûr'da bulunuyorsun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onun yanına geldiğinde kendisine “ey Mûsâ!” diye seslenildi.

Diyanet İşleri

Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

Diyanet İşleri (eski)

Musa ateşin yanına gelince: 'Ey Musa!' diye seslenildi:

Diyanet Vakfi

Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ateşe vardığı zaman şöyle çağrıldı: «Ey Musa!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona vardığı zaman, kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki ona vardı kendine şöyle nida olundu

Erhan Aktaş

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Fizilal-il Kuran

Ateşin yanına gelince kendisine şöyle seslenildi; «Ey Musa!»

Gültekin Onan

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: "Ey Musa."

Hamdi Döndüren

Ateşin yanına gelince kendisine, “Ey Musa!” diye seslenildi.

Hasan Basri Çantay

İşte (Musa) ona gidince kendisine (şöyle) nida olundu: "Ey Musa".

Hasib Asutay

(Musa) o (ateşin yanı)na gelince kendisine 'Ey Musa!' diye seslenildi.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet ona gelince kendisine: 'Ey Mûsâ!' diye seslenildi.

İbni Kesir

Ateşin yanına gelince; kendisine: Ey Musa, diye seslenildi.

Mehmet Okuyan

Oraya ulaştığında (tarafımızdan) kendisine şöyle seslenilmişti:

Muhammed Esed

Fakat ateşe yaklaşınca bir ses ona "Ey Musa!" diye seslendi,

Mustafa İslamoğlu

Fakat ateşe yaklaşınca ona (gaipten) "Ey Musa!" diye seslenildi;

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, ateşin yanına geldi. «Ya Mûsa!» diye nidâ olundu.

Ömer Öngüt

Oraya vardığında: “Ey Musa!” diye nidâ edildi.

Suat Yıldırım

Ateşin yanına varınca birden: "Mûsâ!" diye nida edildi.

Süleyman Ateş

(Musa), o(ateşin yanı)na gelince kendisine "Ey Musa!" diye seslenildi.

Süleymaniye Vakfı

Oraya varınca şöyle seslenildi: "Ey Musa!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ateşin yanına varınca "Musa!" diye bir ses yükseldi.

Şaban Piriş

Ateşin yanına geldiği zaman: -Ey Musa! diye seslenildi.

Tefhim-ul Kuran

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: «Ey Musa.»

Ümit Şimşek

Ateşin yanına geldiğinde, 'Ey Musa!' diye seslenildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onun yanına geldiğinde kendisine "Musa!" diye seslenildi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Oda yaxınlaşdıqda bir səda gəldi: “Ey Musa!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) odun yanına yetişdikdə belə bir nida gəldi: ″Ya Musa!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und als er dort ankam, hörte er rufen: ʺO Moses!

Almanca — Der Edle Quran

Als er dort hinkam, wurde ihm zugerufen: ʺO Musa!

Almanca — M. A. Rassoul

Und wie er näher herankam, wurde er angerufen: ʺO Moses!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als er daran war, wurde gerufen: ʺMusa!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when he reached the destined spot, he was called to: "O Mussa", Allah said

Abdul Haleem

When he came to the fire, he was summoned, ‘Moses!

Abdullah Yusuf Ali

But when he came to the fire, a voice was heard: "O Moses!

Abul A'la Maududi

When he came to it, a voice called out: "Moses!

Aisha Bewley

Then when he reached it, a voice called out, ‘Musa!

Al-Hilali & Khan

And when he came to it (the fire), he was called by name: "O Mûsâ (Moses)!

Ali Quli Qarai

So when he came to it, he was called, ‘O Moses!

Amatul Rahman Omar

And when he came close to this (fire) he was hailed, `O Moses!

Arthur John Arberry

When he came to it, a voice cried, 'Moses,

Bijan Moeinian

When he reached the fire, a voice called out: "O Moses. "

E. Henry Palmer

And when he came to it he was called to, 'O Moses!

Edip-Layth

So when he came to it he was called: "O Moses."

George Sale

And when he was come near unto it, a voice called unto him, saying, O Moses!

Hamid S. Aziz

Behold, he saw a fire: and said to his folk, "Tarry ye; verily, I perceive a fire far off. Perhaps I may bring you there from a brand, or may find some guidance (news, information) by the fire."

Mahmoud Ghali

(by name) came up to it, he was called out Then, as soon as h, "O Mûsa!

Marmaduke Pickthall

And when he reached it, he was called by name: O Moses!

Mohamed Ahmed - Samira

When he approached it, a voice called out:

Muhammad Asad

But when he came close to it, a voice called out: "O Moses!

Mustafa Khattab

But when he approached it, he was called, "O Moses!

Progressive Muslims

So when he came to it he was called: "O Moses. "

Sahih International

And when he came to it, he was called, "O Moses,

Sam Gerrans

And when he came to it, he was called: “O Moses:

Shabbir Ahmed

(This is the story of the days when Moses had reached the converging point of the stream of the conceptual knowledge of intellect, and the stream of the extrinsic knowledge of the Divine Revelation (18:65)). When Moses reached the fire, a voice called out, "O Moses!

Syed Vickar Ahamed

And when he came to the fire, a voice was heard: "O Musa (Moses)!

Taqi Usmani

So when he came to it, he was called, "O Mūsā,

The Monotheist Group

So when he came to it he was called: "O Moses."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, lorsquʹil y arriva, il fut interpellé: ʺMoïse!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gava Mûsa gihîşt cem êgir, lê hate gazîkirin: Ey Mûsa!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen hij er kwam werd hem toegeroepen: O Moesa,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen hij naderbij gekomen was, riep hem eene stem toe zeggende: O Mozes!

Hollandaca — Siregar

En toen hij daar aankwam, werd geroepen: ʺO Môesa!ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Когда он подошел к огню, раздался глас: ʺО Муса!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när han närmade sig kallade en röst på honom: ʺMoses!