Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

ḣateme (a)llahu ǎlā ḳulūbihim ve ǎlā sem'ǐhim ve ǎlā ebSārihim ğişāvetun ve lehum ǎƶābun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خَتَمَḣatemeخ ت مMühürlemek/damgalamak/basmak/işaretlemek, bir şeyden kendini korumak, bir şey üzerinde etki yaratmak, bir şeyin sonuna ulaşmak, bir şeyin üzerini kaplamak, bir şeyden veya birisinden kaçınmak/uzaklaşmak, anlamak, kalbin inanmasını önlemek, umursamazlığı taklit etmekmühürlemiştir
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3عَلٰىǎlāüzerini
4قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinin
5وَعَلٰىve ǎlāve üzerini
6سَمْعِهِمْsem'ǐhimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakkulaklarının
7وَعَلٰٓىve ǎlāve üzerine
8اَبْصَارِهِمْebSārihimب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgözlerinin
9غِشَاوَةٌğişāvetunغ ش وaldatmak, kandırmak, gizlemek, hile yapmak, göz boyamak, yanıltmak, saklamakperde inmiştir
10وَلَهُمْve lehumve Onların
11عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
12عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah kalplerini, kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde var, pek büyük azâb onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah kalplerini, kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde var, pek büyük azâb onlara.

Adem Uğur

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Allah, onların, beyinlerindeki hakikat algılamasını kilitlemiştir; basiretleri perdelidir. Yaptıklarının sonucu olarak feci bir azabı hak etmişlerdir.

Ahmet Tekin

Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmemeleri, inkârları sebebiyle, Allah onların kalplerini, kafalarını anlayışsız, kulaklarını duyarsız hale getirir. Gözlerinde de bir perde vardır, basiretleri bağlanmıştır. Büyük bir cezayı hak etmişlerdir.

Ahmet Varol

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde de bir örtü vardır. İşte onlara büyük bir azap vardır.

Ali Bulaç

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır.

Ali Fikri Yavuz

Allah onların kalblerine, kulaklarına mühür vurmuştur. Gözlerinin üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azâp vardır. (Hem dünyada, hem ahirette).

Ali Rıza Safa

Allah, onların yüreklerine ve kulaklarına damga vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Bu nedenle Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.

Bekir Sadak

Allah onlarin kalblerini ve kulaklarini muhurlemistir, gozlerinde de perde vardir ve buyuk azab onlar icindir. *

Celal Yıldırım

Allah (değişmiyen sünneti gereği) onların kalblerini, kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde ve onlar için büyük bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azab onlar içindir.

Diyanet Vakfi

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş; gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı pek büyük bir azaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah kalblerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine bir perde inmiştir ve bunların hakkı azim bir azaptır

Erhan Aktaş

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Fizilal-il Kuran

Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

Tanrı, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde perde vardır ve büyük azap onlaradır.

Hamdi Döndüren

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır!

Hasan Basri Çantay

Allah onların kalblerine de, kulaklarına da mühür basmışdır. Gözlerinin üzerinde bir de perde var. En büyük azab onlarındır.

Hasib Asutay

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde de bir perde vardır. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

Allah, onların kalblerine ve kulaklarına (küfürlerindeki inadları yüzünden) mühür vurmuştur. Gözlerinin üzerinde ise bir perde bulunur. Ve onlar için (pek) büyük bir azab vardır.

İbni Kesir

Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir perde vardır ve onlar için büyük bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

(Bu nedenle) Allah onların kalplerini ve işitme (duyu)larını mühürlemiştir. Gözlerinde de (manevi) perde vardır; onlar için büyük bir azap vardır.

Muhammed Esed

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir ve gözleri üzerinde de bir perde vardır; dehşet verici bir azap beklemektedir onları.

Mustafa İslamoğlu

Allah onların kalpleri ve kulakları üzerine mühür vurmuştur, gözleri üzerinde de bir tür perde vardır; işte onlardır korkunç bir azabı hak edenler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, onların gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap da vardır.

Ömer Öngüt

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerine perde inmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı büyük bir azaptır.

Süleyman Ateş

Allah, onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerine de perde inmiştir. Onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

(Sanki) Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerinin üzerine de perde inmiştir! Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sanki kalplerini ve kulaklarını Allah mühürlemiş, gözleri de perdelidir. Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

Şaban Piriş

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde de perdeler vardır. Ve büyük azab onlarındır.

Ümit Şimşek

Allah onların kalplerini de mühürlemiştir, kulaklarını da. Gözleri ise perdelidir. Ve onlara büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların kafa gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah onların qəlblərini və qulaqlarını möhürləmiş, gözlərinə də pərdə çəkmişdir. Onlar üçün böyük bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah onların ürəyinə və qulağına möhür vurmuşdur. Gözlərində də pərdə vardır. Onları böyük bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sind dem wahren Glauben so verschlossen, als wären ihre Herzen und Ohren versiegelt und ihre Augen verdeckt. Eine schwere Strafe erwartet sie.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hat ihre Herzen und ihr Gehör versiegelt, über ihrem Augenlicht befindet sich eine Hülle. Für sie wird es gewaltige Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Versiegelt hat Allah ihre Herzen und ihr Gehör; und über ihren Augen liegt ein Schleier; ihnen wird eine gewaltige Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH versiegelte ihre Herzen und ihr Gehör, und über ihren Augen ist eine (Sicht-) Blende. Und für sie ist überharte Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah has closed their hearts’ ears and denied them intellectual sense of hearing, and their minds' eyes grow dim as if covered with a film; they are disposed to denseness of intellect and shall suffer a fitting punishment.

Abdul Haleem

God has sealed their hearts and their ears, and their eyes are covered. They will have great torment.

Abdullah Yusuf Ali

Allah hath set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a veil; great is the penalty they (incur).

Abul A'la Maududi

Allah has sealed their hearts and their hearing, and a covering has fallen over their eyes. They deserve severe chastisement.

Aisha Bewley

Allah has sealed up their hearts and hearing and over their eyes is a blindfold. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

Allâh has set a seal on their hearts and on their hearing, (i.e. they are closed from accepting Allâh’s Guidance), and on their eyes there is a covering. Theirs will be a great torment.

Ali Quli Qarai

Allah has set a seal on their hearts and their hearing, and there is a blindfold on their sight, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(With the result that) Allâh has set a seal upon their hearts and upon their hearing, and on their eyes is a covering. And a mighty punishment awaits them.

Arthur John Arberry

God has set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a covering, and there awaits them a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

(In account of their disobedience and disbelief) God seals their minds, their hearing and their eyes and they will be subject to a great punishment.

E. Henry Palmer

God has set a seal upon their hearts and on their hearing; and on their eyes is dimness, and for them is grievous woe.

Edip-Layth

God has sealed their hearts and their ears; and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

George Sale

God hath sealed up their hearts and their hearing; a dimness covereth their sight, and they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Allah has set a seal upon their heart and on their hearing; and on their eyes is dimness, and for them is grievous woe.

Mahmoud Ghali

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing; and on their be-holdings (i. e. eyesights) is an envelopment. And for them is a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Allah hath sealed their hearing and their hearts, and on their eyes there is a covering. Theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes. For them is great deprivation.

Muhammad Asad

God; has sealed their hearts and their hearing, and over their eyes is a veil; and awesome suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Allah has sealed their hearts and their hearing, and their sight is covered. They will suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

God has sealed upon their hearts and upon their ears, and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

Sahih International

Allah has set a seal upon their hearts and upon their hearing, and over their vision is a veil. And for them is a great punishment.

Sam Gerrans

God has sealed their hearts, and over their hearing and over their sight is a covering; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Allah has sealed their hearts and their hearing, and on their sight there is a veil. Theirs will be a tremendous suffering.

Syed Vickar Ahamed

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a veil; Great is the penalty they (have to face).

Taqi Usmani

Allah has set a seal on their hearts and on their hearing; and on their eyes there is a covering, and for them awaits a mighty punishment.

The Monotheist Group

God has sealed their hearts and their ears, and over their eyes are covers. They will incur a great retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah a scellé leurs cœurs et leurs oreilles; et un voile épais leur couvre la vue; et pour eux il y aura un grand châtiment.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê dil û guhên wan mor kiriye, çavên wan perdekiriye û ji bo wan ezabekî mezin heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God heeft hun harten en hun gehoor verzegeld en over hun ogen is een sluier; voor hen is er een geweldige bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft hunne harten en ooren verzegeld, hunne oogen geblinddoekt en eene verschrikkelijke straf wacht hen.

Hollandaca — Siregar

Allah heeft hun harten en hun gehoor verzegeld en over hun ogen ligt een bedekking en voor hen is er een geweldige bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(За то, что они отвернулись от Истины, когда она стала для них ясной) наложил Аллах печать на сердца их и на их слух, а на взорах их – покров [завеса]. И для них – великое наказание (в Аду)!

Rusça — Osmanov

Аллах запечатал их сердца и слух, а на глазах у них - пелена, и уготовано им великое наказание.